Heinz Halm – Şiiler (2020)

Yakın zamanda burada ‘Haşhaşiler’ adlı kitabına yer verdiğimiz Heinz Halm, şimdi de Kerbela olayından bugüne Şiîliğin geçirdiği dini ve siyasi dönüşümün hikâyesini sunuyor.

Bugün Şiilik, İran ve genel olarak Orta Doğu’nun diğer bölgelerinde, daha ziyade siyasi bir olgu olarak karşımıza çıkıyor.

Halm ise, Şiîlerin inançlarının ve temelini tövbe ritüellerinin ve matem törenlerinin oluşturduğu dini geleneklerinin bin üç yüz yılı aşan bir tarihe sahip olduğunu ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

İslam’ın heterodoks bir yorumu olarak Şi’a, tarih boyunca sînezenlerin ve zencirzenlerin kanlı matem törenlerini öne çıkararak “sapkın” bir inanç olarak gösterildi.

Buna rağmen Şiîlik, ortaya çıkışından 1979 İran Devrimi’ne kadar defalarca şekil değiştirerek varlığını sürdürmeyi başardı.

İşte Halm’ın çalışması, Şiîliğin bu ve bunun gibi önemli starihsel dönüm noktalarına yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Heinz Halm – Şiiler, çeviren: Muhammet Mertek, Runik Kitap, tarih, 110 sayfa, 2020

Louise Bryant – Moskova’dan Devrim Portreleri (2020)

1917 Devrimi, Lenin ve etrafındaki çekirdek ekibin olağanüstü liderliğinde ortaya çıkıp gelişti.

Louise Bryant’ın bu enfes çalışması ise, bu figürleri sıradan hayatları içinde izlemesiyle dikkat çekiyor.

‘Moskova’dan Devrim Portreleri’, Lenin başta olmak üzere Troçki, Kalinin ve Çiçerin gibi, 1917 Ayaklanmasını devrime dönüştüren isimlerin hayatlarına dair birçok ilginç detaylar vermesiyle de önemli.

Örneğin burada her bir ismin evlerinde hangi mobilyaları kullandıklarından ofislerinde hangi özel misafirleri nasıl ağırladıklarına ve onlarla neler konuştuklarına kadar, tarihin bilinen kayıtlarına girmeyen pek çok ayrıntı yer alıyor.

Kitabın bizi ayrıca ilgilendiren kısmıysa, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından devrim Moskova’sına geçmiş Enver Paşa’nın ve maiyetindekilerle ilgili önemli bilgiler vermesi.

  • Künye: Louise Bryant – Moskova’dan Devrim Portreleri, çeviren: Yahya Yeşilyurt, Runik Kitap, tarih, 126 sayfa, 2020

Heinz Halm – Haşhaşiler (2020)

Şiî İslam, Haşhaşîler ve heterodoks İslam konularında dünya çapında otorite sayılan Tübingen Üniversitesinde İslam Bilimleri profesörü Heniz Halm, on birinci ve on ikinci yüzyıllarda İslam dünyasında büyük çalkantılar yaratmış Haşhaşîleri anlatıyor.

İşledikleri siyasi cinayetlerle bilinen bu gizemli örgüt, Orta Çağ’dan bu yana çeşitli efsanelere konu oldu.

Bunlardan biri de, örgütün lideri Hassan Sabbah’ın cenneti vaat ettiği genç erkekleri, daha sonra intihar suikastçısı olarak dünyanın dört bir tarafına gönderdiğiydi.

Halm’in hem İslam hem de Avrupa kaynaklarından yararlandığı önemli çalışması ise, bu ve buna benzer efsanelerin ne kadar gerçek ya da uydurma olduğunu ayrıntılı şekilde ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Halm, o dönemde Şiîlerin içinde yaşanan bölünmeden gizli bir İsmailî örgütünün ortaya çıkışını, bu örgütün liderlerinin İslam’ın yazıya dökülmemiş, gerçek mesajını bildiklerine dair inanışlarını, İran ve Suriye’de birçok kaleyi ele geçirmelerini, Haçlılara korku ve dehşet salmalarını adım adım izliyor.

  • Künye: Heinz Halm – Haşhaşiler: Gizli Bir Örgütün Tarihi, çeviren: Atilla Dirim, Runik Kitap, tarih, 120 sayfa, 2020

Brian Z. Tamanaha – Hukukun Üstünlüğü (2020)

Uzun yıllar süren mücadelelerle oluşan, büyük bedeller ödenerek varılmış hukukun üstünlüğü ideali, bütün toplumlar için hayati derecede önemli.

Fakat bugün, Türkiye’nin de içinde bulunduğu dünyanın farklı ülkelerinde hukukun üstünlüğü büyük gerileme yaşadı ve halen yaşıyor.

İşte Amerikalı hukukçu Brian Tamanaha’nın bu kitabı, hukukun üstünlüğü idealinin tarihini, siyasi çerçevesini ve teorik boyutlarını çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Tamanaha, konuyu antik Yunan ve Roma’daki fikirleri ele alarak çalışmasına başlıyor ve devamında da,

  • Hukukun üstünlüğüne Orta Çağ’da yapılan katkıları,
  • Liberal teoride ve liberal siyasi sistemlerde hukukun üstünlüğünün oynadığı rolü,
  • Batılı liberal muhafazakârların hukukun üstünlüğünün zayıflaması konusundaki endişelerini,
  • Radikal Sol’un hukukun üstünlüğü ideali üzerindeki etkileri,
  • Hukukun üstünlüğüne dair temel teorik akımları,
  • Ve hukukun üstünlüğünün küresel ölçekte bugün karşı karşıya bulunduğu çıkmazları kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Bugünün dünyasında en önde gelen meşrulaştırıcı siyasi ideal hukukun üstünlüğüdür, fakat onun tam olarak ne anlama geldiği konusunda bir fikir birliği yoktur.”

“Devletin hukukla sınırlandırdığı fikrinin ortaya çıkardığı muamma şudur: Hukuku bizzat üretip yürürlüğe koyan bir güç onunla nasıl sınırlandırılır?”

“Hukukun üstünlüğü geleneği asırlardır süren bir oluşum. Tarih boyunca bu sürecin vazgeçilmez unsuru, devlet yetkilileri ve halkın, hukukun üstünlüğünün değerini ve doğruluğunu kabul etmiş olması ve sorgusuz sualsiz benimsemeye başlamasıydı.”

  • Künye: Brian Z. Tamanaha – Hukukun Üstünlüğü: Tarih, Siyaset ve Teori, çeviren: Ali Fahri Doğan, Runik Kitap, hukuk, 244 sayfa, 2020

Kolektif – Çivisi Çıkan Dünya (2020)

“… şimdiki ve gelecekteki salgınlara karşı etkili şekilde yanıt verebilmek için gerekli olan demokratik modelleri tartışmalıyız.”

Covid-19 salgını, hayatımızı ve hatta muhtemeldir ki geleceğimizi kökten dönüştürdü.

Bu harika kitap ise, dünyanın önde gelen düşünürlerinin salgın üzerine yaptıkları ufuk açıcı değerlendirmelerini sunuyor.

Felsefe, sosyoloji, antropoloji, siyaset, iktisat ve biyoloji gibi zengin bir arka plandan beslenen buradaki makaleler, hem bugün yaşadıklarımızın sağlam bir muhasebesini yapıyor hem de Covid-19 gibi salgınların geleceğimizi nasıl şekillendireceği konusunda kimi öngörülerde bulunuyor.

Salgının iyi bir muhasebesini yapmak, bugün gelecekte bizi nelerin beklediği üzerine derinlemesine düşünmek için çok iyi fırsat.

Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: David Harvey, Slavoj Žižek, Giorgio Agamben, Alain Badiou, Judith Butler, Mike Davis, Bruno Latour, Adam Tooze, Daniel Tanuro, Sandro Mezzadra, Panagiotis Sotiris, Massimo De Angelis, Ingar Solty, Josh Gabert Doyon ve Rob Wallace.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Korona virüsü, hayli elzem bir şeyi tehdit ediyor: ‘müşterek’i.”

“Son yirmi otuz yıldaki deneyimleri hesaba katarak şu soruyu sormaktan asla yorulmamalıyız: Hangi ekonomik kısıtlamalar gerçek ve hangileri hayali?”

“Endüstriyel tarım o kadar kâr odaklıdır ki, bir milyar insanı öldürebilecek bir virüs için seçim yapmak alınmaya değer bir risk olarak görülür.”

“Sadece haddinden fazla tuvalet kâğıdı satın almanın ne kadar saçma olduğunu düşünün!”

“Asıl soru şu: Bu ne kadar sürecek? Bir yıldan uzun sürebilir, ayrıca ne kadar uzun sürerse işgücü dâhil, değersizleşme de o kadar artar.”

“Büyük çaplı davranış değişimleri de dâhil olmak üzere, insan topluluklarının sağlığına gerçekten yardımcı olacak ve aynı esnada zora başvurma ve gözetleme biçimlerini yaygınlaştırmayacak kolektif pratiklerimiz olabilir mi?”

“Korona virüsünü onarıcı biçimde okumak, kendimizi yalıttığımız, sosyal mesafelenme pratiğine uyduğumuz dönemlerde geliştirdiğimiz yeni türde dayanışmalara katılmak demektir.”

“Kendini izole etme talimatı, pandemiye özgü bu yeni zamanda ve mekânda, küresel olarak birbirimize bağımlı olduğumuz gerçeğini yeniden tanımamıza tesadüf ediyor.”

“Yönetici sınıfının elitleri şu anda retorik olsun diye işçi sınıfının sistem açısından öneminden bahsediyorsa da bu ‘tanıma’nın maddi bir karşılığa dönüşüp dönüşmeyeceği net değil.”

“Bu salgının sebep olduğu başlıca tehlike sağlık sisteminin tıkanma ihtimalidir. Bu da kaçınılmaz olarak en yoksul ve güçsüz kesimlerin, özellikle de yaşlı yurttaşların ödediği bedellerin ağırlaşmasına sebep olacaktır.”

“Görünen o ki salgının ortaya koyduğu güçlük her yerde aklın iç faaliyetini dağıtıyor, özneleri mistisizm, masal uydurma, dua, kehanet ve beddua gibi, vebanın hüküm sürdüğü Orta Çağ’da âdetten olan kederli etkilere geri dönmeye zorluyor.”

“Kendimizi izole ederken bile ve hatta tam da böyle yaparken, bilimin kontrol edebildiği hakikatler ve yeni bir siyasetin ayakları yere basan bakış açıları, yerelleşmiş deneyimleri ve stratejik hedefleri dışında hiçbir şeye itimat etmeyelim.”

“Yıllardır ilk defa, evlerine tıkılı kalmış bir milyar insan, şu unutulmuş lüksü keşfetti: kendilerini sık sık, gereksiz yere oraya buraya çeken şeyi düşünme ve onu fark etme zamanı.”

  • Künye: Kolektif – Çivisi Çıkan Dünya: Covid-19 Salgını Üzerine Muhasebeler, derleyen: Erkan Ünal, Runik Kitap, siyaset, 132 sayfa, 2020