Mike O’Mahony – Sergey Ayzenştayn (2021)

Sinemanın kurucularından biri olan Sergey Ayzenştayn üzerine zengin bir biyografi.

Mike O’Mahony, geniş bir arşivden yararlanarak Ayzenştayn’ın hayatını, bilhassa yaşadığı dönemi derinlemesine analiz ederek anlatıyor.

Şöhreti, kendi ülkesi Sovyetler Birliği’nden önce Batı ülkelerine yayılmış; Hitchcock, Godard, Fellini ve Scorsese gibi sinemanın dâhilerini derinden etkilemiş Sergey Ayzenştayn, sinemanın kurucularından biri olarak kabul edilir.

O’Mahony, kaleme aldığı bu ayrıntılı biyografide Ayzenştayn’ın hem yayımlanmış hem de henüz yayımlanmamış yazılarından oluşan geniş bir arşivden yararlanıyor ve onun hayat hikâyesini, Sovyetler Birliği’ndeki komünist rejimin ilk otuz yılının sosyo-politik bağlamında anlatıyor.

O’Mahony bunun yanı sıra Potemkin Zırhlısı, Ekim ve Aleksandr Nevskiy dâhil olmak üzere en etkili filmlerini, tamamlanmamış film projelerini, öncü teori ve yöntemlerini ve çok sayıda yazı ve çizim arşivini de yakından inceliyor.

Modern film yapımına dair etkili ve zengin bir bakış açısı sunan Ayzenştayn’ın bu biyografisi, sinema tarihi çalışanlar ve sinemaseverler için bir başucu eseri olmaya aday.

  • Künye: Mike O’Mahony – Sergey Ayzenştayn, çeviren: Sinan Odabaşı, Runik Kitap, biyografi, 205 sayfa, 2021

Damian Flanagan – Yukio Mişima (2021)

Büyük yazar Yukio Mişima’nın hiçbir kalıba sığdırılamayacak, çelişkilerle dolu yaşamı üzerine çok iyi bir inceleme.

Damian Flanagan, Mişima’nın kişisel, edebi ve siyasi serüvenini adım adım izliyor.

Günümüzde de Japonya’nın en tartışmalı edebi figürlerinden biri kabul edilen Mişima, yirminci yüzyılın uluslararası alanda en çok tanınan yazarlarından biriydi; olağanüstü yetenekli, göz kamaştırıcı derecede üretken ve Nobel Ödülü için önemli bir adaydı.

Fakat ne olduysa, 1970 yılında önce darbe girişiminde büyük rol oynaması sonra da harakiri yapmasıyla tüm dünyayı şoke etti.

Flanagan, bu ilgi çekici yaşama dair eldeki analizinde, Mişima’nın klişeleşmiş sağcı milliyetçi ve estetikçi tasvirinden uzaklaşıp yazarı, hayatının ve eserlerinin merkezine koyduğu zamana takıntılı bir adam olarak ele alıyor.

Flanagan, bir yandan yazarın anılarında sıkça karşılaşılan kafa karıştırıcı detayları çözümlemeye çalışırken diğer yandan da sanatsal kişiliğini yönetme ve dönüştürme evriminin izini sürüyor.

1950’lerde vücut geliştirmeye başlayıp bir model ile oyuncuya dönüşmesine rağmen, yazmaya devam ettiği eserlerinde çağdaş siyasi skandalların temalarını benimseyen, öğrenci protestolarına katılan ve hippi alt kültüründen etkilenen yazarın, sıklıkla sadece bir protesto figürü gibi algılansa da savaş sonrası kültüre nasıl ayak uydurduğunu ortaya koyuyor.

En büyük kâbusu, Japonya’nın köklerinden ve monarşi düzeninden uzaklaşmasıyken tüm benliğiyle modern dünyanın bir esiri hâline gelen Mişima’nın çalkantılı hayatına ve bunun eserlerine nasıl yansıdığına, yakından bakıyoruz.

  • Künye: Damian Flanagan – Yukio Mişima, çeviren: Tünde Ecem Kutlu, Runik Kitap, biyografi, 239 sayfa, 2021

Hans-Joachim Blome ve Harald Zaun – Büyük Patlama (2021)

Saniyenin milyarda biri kadar kısa sürede, sonsuz küçüklükte şiddetli bir patlama gerçekleşti.

Hans-Joachim Blome ve Harald Zaun, Büyük Patlama’ya (Big Bang) dair merak edilen her şeyi açıklıyor.

Bundan 15 milyar yıl önce, uzayın derinliklerinde akıl almayacak derecede yüksek bir enerji ve ısı yoğunluğuna sahip, şiddetli bir “patlama” olarak betimlenen Büyük Patlama gerçekleşti.

Bunun sonucunda oluşan yapılar, günümüzde gaz ve toz bulutları, galaksiler ve galaksi kümeleri şeklinde görülebiliyor.

Bunlar evrende ortaya çıkmış ve çıkacak her şeyin kökeninin, Büyük Patlama’ya dayandığına yönelik fiziki kanıtlar sunuyor.

Büyük Patlama Teorisi’nde zayıflıklar ve belirsizlikler olsa da, bu teori hâlâ evrenin oluşumuna ilişkin en iyi açıklama sayılıyor.

Bu kitapta iki uzman yazar, astrofizikçi Hans-Joachim Blome ve bilim gazetecisi Harald Zaun, teorinin en önemli ayrıntılarıyla birlikte halen cevaplanamamış sorulara yönelik bilgiler de sunarak bunların dünyaya ve evrene bakışımız üzerindeki etkilerini açıklıyor.

Künye: Hans-Joachim Blome ve Harald Zaun – Büyük Patlama: Evrenin Başlangıcı ve Geleceği, çeviren: Necip Cihan Akün, Runik Kitap, bilim, 126 sayfa, 2021

Timothy McDermott –Aquinas’ı Nasıl Okumalıyız? (2021)

Ortaçağ devi, başlı başına bir ekol olmuş Thomas Aquinas üzerine derinlemesine bir okuma.

Timothy McDermott, Aquinas’ın bütün felsefe tarihini kuşatmış güçlü örüntülerini ortaya koyuyor.

Çalışmasında, Platon’la Aristoteles’e, Stoalılara, Augustinus’a; sonra Descartes’a, Darwin’e, Einstein’a ve başka yeni düşüncelere pek çok gönderme yapan McDermott, böylece Aquinas düşüncesinin derin felsefi izlerini gözler önüne seriyor.

‘Aquinas’ı Nasıl Okumalıyız?’, Aquinas’ın düşüncesi ve mirası üzerine usta işi bir inceleme.

  • Künye: Timothy McDermott –Aquinas’ı Nasıl Okumalıyız?, çeviren: Enes Bilgin, Runik Kitap, 118 sayfa, 2021

Willie Thompson – İnsanlık Tarihinin Dönüştürücü Güçleri (2021)

İnsanın binlerce yıllık serüveni üzerine muhteşem bir çalışma.

Willie Thompson, bilincin ortaya çıkışından geleceğimizi etkileyen çevresel felaket tehdidine pek çok çarpıcı konuyu iş, cinsellik ve iktidar temalarını merkeze alarak izliyor.

Aynı zamanda, insanların son derece belirsiz bir gelecekle nasıl başa çıkabileceklerine dair tartışmaya da katkı sağlayan kitapta,

  • Homo sapiens’in, yani insanın evrendeki ve kendi gezegeninin biyosferindeki yeri,
  • İnsan gelişiminin ilk birkaç binyılınındaki farklı insan türleri, göçleri, teknolojiler ve yaşam tarzları,
  • Günümüzden yaklaşık 10.000 yıl öncesine rastlayan ilk tarımsal dönüşüm, bunun nedenleri, sonuçları ve devam eden mirası,
  • İnsan hayatının tüm zaman ve mekânlardaki temel gerçekliği olan cinsellik, üreme ve akrabalık,
  • İktisadi ve toplumsal sömürü bağlamında tahakküm ve hiyerarşinin ortaya çıkışı,
  • Sömürü ve şiddet pratikleri,
  • Ahlak, din ve kimlik gibi, insan varoluşunun doğasına içkin olan toplumsal pratikler,
  • İkinci büyük sosyo-teknolojik dönüşümün nedenleri ve bu bağlamda Avrupa iktidarının Amerikalar, Avrasya, Sahraaltı Afrika ve Avustralasya’yı işgalinden önceki yüzyıllarda yaşananlar,
  • Avrupa tarafından dayatılan küreselleşme ve “Sanayi Devrimi” şeklinde zuhur eden dönüşümler,
  • Tarihsel gelişimi karakterize eden tahakküm ve sömürü yapılarını yıkmak için tarih boyunca gerçekleşmiş, en yakın ve küresel nitelikteki sosyalizmin de dâhil olduğu girişimler,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Thompson ayrıca, insanların küresel çevre içindeki önemini ve bu bağlamda insanın geleceğine dair düşüncelerini de bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Willie Thompson – İnsanlık Tarihinin Dönüştürücü Güçleri: İş, Cinsellik ve İktidar, çeviren: Aslı Önal, Runik Kitap, tarih, 400 sayfa, 2021

 

Peter Fleming – Bunlar Daha İyi Günlerimiz (2021)

Kapitalizm, dünyanın başına gelmiş en büyük kötülüktür.

Peter Fleming, işlerin iyice çığırından çıktığı bugün, güneşli güzel günlere ulaşmak için neler yapabileceğimizi anlatıyor.

Kapitalizm batıyor ve kendisiyle birlikte bizi de aşağıya doğru çekiyor.

Burada yanıtlanması gereken kritik soru şudur:

Bunun sonunda parlak bir sosyal dönüşüm mü yaşanacak yoksa yeni bir karanlık çağ mı başlayacak?

Fleming, ‘Bunlar Daha İyi Günlerimiz’de, neoliberal kapitalizmin bugün yaşadığı krizin çok daha kötü bir senaryoya yol açma ihtimalini tartışmaya açıyor.

Bizi iflah olmaz iyimserliğe kapılmamaya çağıran Fleming, şimdilik dibe vurmadığımızı, fakat çok daha kötüsünün mümkün olabileceğini ileri sürüyor.

Yazar, karamsar bir tablo çiziyor, beri yandan kurtuluşun mümkün olduğunu da özellikle vurguluyor.

Kaderciliğe ya da umutsuz bir teslimiyete düşmeden, mevcut dünyanın çeşitli hâlleri gerçekçi bir gözle nasıl çözümlenebilir?

Eli kulağındaki distopik dönüşüme karşı nasıl bir tavır alınabilir?

‘Bunlar Daha İyi Günlerimiz’, bu sorulara doyurucu yanıtlar verdiği gibi, okurunu gerçeklerle yüzleşmeye ve sorunların çözümü için elini taşın altına koymaya davet ediyor.

  • Künye: Peter Fleming – Bunlar Daha İyi Günlerimiz: Kapitalizm Sonrasında Hayatta Kalmak İçin Bir Rehber, çeviren: Gökçenur Şehirli, Runik Kitap, siyaset, 200 sayfa, 2021

Klaus-Jürgen Matz – Dünya Tarihinin En Önemli 1000 Olayı (2021)

İnsanlığın 5000 yıllık serüveninin en çarpıcı 1000 tarihi ve kültürel olayını ele alan bir çalışma.

Klaus-Jürgen Matz’ın kitabının en güzel yanlarından biri de, dünya tarihinin önemli olaylarını uzun uzadıya anlatmak yerine, bunları bugünün ihtiyaçlarına uygun olarak özetlemesi.

Kitap, Avrupa merkezli olsa da, Avrupa dışı medeniyetlerin katkılarını ihmal etmemesiyle de dikkat çekiyor.

Burada, çivi yazısının icadından tekerleğin icadına, piramitlerin inşa edilişinden Büyük İskender’in İskenderiye’yi kuruşuna, insanlığın Ay’a ayak basışından bugünlerde bütün dünyayı alt üst eden Covid-19 salgınına 1000 tarihi olay kronolojik bir bakışla izleniyor.

  • Künye: Klaus-Jürgen Matz – Dünya Tarihinin En Önemli 1000 Olayı: Çivi Yazısının İcadından Covid-19 Salgınına, çeviren: Mehmet Yıldırım, Runik Kitap, tarih, 135 sayfa, 2021

Luise Schorn-Schütte – Reformasyon (2021)

Feodaliteyle birlikte dini iktidarların da sonunu getirmiş Reformasyon sürecinin dört dörtlük bir fotoğrafı.

Luise Schorn-Schütte, Martin Luther’in 1517 yılında yaymaya başladığı tezlerinden 1555 tarihli Augsburg Din Barışı’na kadar süren çalkantılı Reformasyon dönemini başından sonuna izliyor.

Çalışma, önce Orta Avrupa’da, daha sonra Avrupa’nın başka yerlerinde çok ciddi dini, siyasi ve toplumsal sonuçlar doğuran, hatta “ilk burjuva devrimi” olduğu öne sürülen, feodal rejimlerin ve dini iktidarların düşüşünün yanında, dolaylı yoldan Alman ulusunun doğmasının da ön adımı sayılan Reformasyon’u her açıdan ele alıyor.

Kitapta ayrıca, reform çatışmasının taraflarından olan Katolikler ve Protestanların kendi açılarından yaptıkları tarihsel analizlerin yanı sıra günümüz ideolojilerinin ve sosyal tarih anlayışlarının bakış açılarına da değiniliyor.

  • Künye: Luise Schorn-Schütte – Reformasyon: Temelleri, Seyri ve Etkileri, çeviren: Arif Ünal, Runik Kitap, tarih, 131 sayfa, 2021

Annette Weinke – Nürnberg Yargılamaları (2021)

Ekim 1945’ten Nisan 1949’a kadar süren Nürnberg duruşmaları, Nazilerin tabutuna son çiviyi çaktı.

Annette Weinke de, Hitler’in nasyonal sosyalist imparatorluğunun üst yönetim kadrosuna açılan toplam 13 davanın arka planını, işleyişini ve sonuçlarını irdeleyerek izliyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın Müttefik Devletleri, Ağustos 1945’te Alman işgalciliğine ve nasyonal sosyalistlerin tarihte emsali görülmemiş zulüm ve soykırımlarına karşılık Londra Antlaşması’nın imzalanması ve uluslararası bir askerî mahkeme kurulması konusunda mutabakata vardı.

Nürnberg duruşmalarında Ekim 1945’ten Nisan 1949’a kadar Nazi rejiminin 200’den fazla üst düzey temsilcisi, kısmen uluslararası ceza hukuku normları temelinde, işledikleri suçlardan dolayı ayrı ayrı yargılandılar.

Weinke de bu eserinde, bir yandan tarihi önemdeki bu yargılamaların hukuki temelini anlaşılır biçimde ele alırken diğer yandan da siyasal, toplumsal ve kültürel yansımalarını tasvir ediyor.

Kitapta ayrıca Alman, İngiliz, Sovyet ve Amerikan cephelerinde hukuki süreçlerin yürütülmesindeki çelişki ve tutarsızlıklar da tarafsız gözlemlerle betimleniyor.

Weinke, bağımsız tarihçi ve Berlin Özgür Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışıyor.

Weinke’nin, geçmişle yüzleşme politikaları tarihine ve Nazi soykırımlarıyla hukuki hesaplaşmalara ilişkin Federal ve Demokratik Alman devletlerinde yayımlanmış pek çok çalışması bulunuyor.

  • Künye: Annette Weinke – Nürnberg Yargılamaları, çeviren: Oğuzhan Açıcı, Runik Kitap, tarih, 134 sayfa, 2021

Marcus Llanque – Siyasi Düşünceler Tarihi (2021)

Siyasi düşünceler tarihi üzerine iyi bir giriş kitabı arayanlara bu çalışmayı muhakkak öneriyoruz.

Marcus Llanque, siyasi düşünceler ve ideolojileri ortaya çıktıkları tarihsel ve sosyolojik döneme yerleştirerek açıklıyor.

Siyasi düşüncelerin tarih boyunca insanlığa ve toplumsal süreçlere muazzam etkileri oldu.

Platon, Aristoteles, Thomas Aquinas, Machiavelli, Hobbes, Montesquieu, Kant ve Marx gibi önemli düşünürler, dünya klasikleri arasına girmenin ötesine geçip tarihin seyrini de değiştirdiler.

Bu büyük filozların eserlerine ve görüşlerine yönelen okurlar, sadece tarihi daha iyi anlamakla kalmıyor, aynı zamanda siyasi ufuklarını da genişletiyor ve hem geçmişin hem de günümüzün toplumlarını çok daha iyi yorumlayabiliyorlar.

İşte Llanque’nin bu çalışması da, siyasi düşünceler üzerine iyi bir kılavuz.

Kitap, belli çağlarda ve dönemlerdeki temel akımları ve gidişatı açıklamada özellikle başarılı olan fikirlere odaklanarak insanlığın siyasi macerasının özetini sunuyor.

  • Künye: Marcus Llanque – Siyasi Düşünceler Tarihi: İlk Çağ’dan Günümüze, çeviren: Edip Sönmez, Runik Kitap, siyaset, 136 sayfa, 2021