David Ruelle – Rastlantı ve Kaos (2014)

Fizik yasaları somut gerçeklere dayanır.

Beri yandan rastlantının, evrenin tanımı içinde nasıl yer aldığı, yanıt arayan en önemli soru.

David Ruelle kitabında, rastlantı ve belirsizlik kavramlarını açıklıyor, bunların hangi yollarla gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

Ruelle teknik anlatımdan uzak durarak, özellikle kaosa ilişkin çağdaş görüşleri ayrıntılı biçimde ele alıyor; gödel teoremi, bilgi teorisi, algoritmik karmaşa gibi kavramları açıklığa kavuşturuyor.

Ruelle ayrıca, havaya atılan bir parada yazı veya tura gelme ihtimali ile piyango gibi şans oyunlarında ikramiye çıkma ihtimali gibi keyifli ve ilginç konuları da irdeliyor.

  • Künye: Rastlantı ve Kaos, David Ruelle, çeviren: Deniz Yurtören, Say Yayınları, bilim, 250 sayfa

Dale Newton ve John Gaspard – Dijital Film Yapımı (2014)

İkisi de senaryo yazarlığı ve film yapımcılığı yapmış Dale Newton ile John Gaspard, düşük bütçeli film yapmak isteyenlerin imdadına yetişiyor.

Kitap, senaryonun kaleme alınmasından başlayarak, film için bütçe hesaplanmasını; bağışlar ve yatırımcılar ile film bütçesinin nasıl toparlanacağını; oyuncuları bulma ve oyuncu seçmelerini; set ekibini toparlamayı; yapım aşamasında ihmal edilmemesi gereken detayları; özel efektlerin kullanımını; post-prodüksiyon aşamasının olmazsa olmazlarını; film dağıtımı için insan kaynağı ve bütçenin nasıl oluşturulacağını ve film tanıtımının yapılacağı belli başlı mecraları anlatıyor.

  • Künye: Dijital Film Yapımı, Dale Newton ve John Gaspard, çeviren: Gökçe Metin, Say Yayınları, eğitim, 327 sayfa

 

#henryrosovski – Üniversite: Bir Dekan Anlatıyor (2016)

  • ÜNİVERSİTE: BİR DEKAN ANLATIYOR, Henry Rosovsky, çeviren: Süreyya Ersoy, Say Yayınları, eğitim, 360 sayfa 2016

Ekonomi profesörü Henry Rosovsky, Harvard Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesinde 1973-1984 ile 1990-1991 yılları arasında dekan olarak görev yapmış, bu sürenin sonunda da kendi isteğiyle görevinden istifa etmiş. Rosovsky’nin bir nevi iç dökme metni olarak düşünülebilecek kitabı, öğrencilerden hocalara, akademik yaşamdan yönetici kadrolara üniversitelerin işleyişine dair önemli deneyimler ve değerlendirmeler barındırıyor. Öğrencilerin okul seçme saikleri nelerdir ve onları üniversitede neler bekler? Üniversitedeki temel kültür eğitiminin amaçları nedir? Harvard’ın çekirdek programı nasıl oluşmuştur? Akademik yaşam nasıl bir döngüyle işler? Üniversitelerde daimi kadro ne işe yarar? Bu ve bunun gibi birçok sorunun yanıtını veren Rosovsky, dekanlık görevini sürdürürken üniversite yönetiminin tepe noktasında yaşanan ilginç ve öğretici olayları da okurlarıyla paylaşıyor. Rosovsky, bölüm başkanının, dekanın, direktörün, rektörün ve rektör yardımcısının üniversite üzerinde mülkiyet hakkını iddia edemeyeceğini, üniversitenin bir okul olduğunu ve öğrenciler olmazsa burada bilimin zamanla tükenip gideceğini belirtiyor. Buna rağmen öğrencilerin de üniversitenin asıl sahibi olmadığını söyleyen yazar, öğrencisinden akademisyenine üniversiteyi bir bütün ve toplumun her kesiminden insanın mülkiyeti olarak okuyor.

Kevin Crossley-Holland – İskandinav Mitolojisi (2016)

Günümüzde İskandinav halkları pek uslu görünse de, kendileri Avrupa’nın en özgün ve ürkütücü, ayrıca gotik ve fantastik edebiyata en çok konu olmuş mitolojilerine sahip.

İskandinav mitolojisi alanına büyük katkılarda bulunmuş, 2005’te aramızdan ayrılan Kevin Crossley-Holland, tüm mitoloji tutkunlarının kitaplıklarında muhakkak bulunması gereken elimizdeki çalışmaya imza atmış.

Bu kitap, neredeyse 300 yıl boyunca Avrupa’daki ve Avrupa ötesindeki en heyecan verici ve etkili güç olmuş Vikinglerin mitlerinde vücut bulmuş Tanrılara, kahramanlara ve canavarlar gibi doğaüstü varlıklara daha yakından bakmak için şahane bir fırsat.

Crossley-Holland kitabına, Vikinglerin etkili olduğu dönemdeki İskandinav dünyasını, Viking kozmolojisini, Viking mitlerinin dayandığı kaynakları ve Viking mitlerinin edebi yapısını irdelediği kapsamlı bir girişle başlıyor.

Kitabın devamında da, Aesirlerden Vanirlere, Darağacı Lordu’ndan Rig’e, Loki’nin Çocukları’ndan İdun’un Elmaları’na, Njord ile Skadi’nin evlenmesinden Skirnir’in yolculuğuna ve Brisinglerin Kolyesi’ne bu sıra dışı mitolojiden harikulade örneklere yer veriyor.

  • Künye: Kevin Crossley-Holland – İskandinav Mitolojisi, çeviren: Simge Kaytan, Say Yayınları, mitoloji, 408 sayfa

Barry Strauss – Tarihe Yön Veren Büyük Komutanlar (2014)

  • TARİHE YÖN VEREN BÜYÜK KOMUTANLAR, Barry Strauss, çeviren: Ümit Hüsrev Yolsal, Say Yayınları, tarih, 381 sayfa

Barry Strauss ‘Tarihe Yön Veren Büyük Komutanlar’da, Büyük İskender, Hannibal ve Sezar’ın liderlik anlayışlarını ele alıyor. Strauss, bu üç ismi bir araya getiren ortak niteliklerin tutku, yargı gücü, liderlik, cesaret, kıvraklık, altyapı ve strateji olduğunu belirtiyor. Yazar, geniş bir zaman diliminde gezinerek, İskender’in Pers İmparatorluğu’nu, Hannibal’ın kendi imparatorluğunu ve Sezar’ın Roma Cumhuriyeti siyasi yönetimini yıkışını adım adım izliyor; söz konusu liderlerin hem siyasetçi olarak nasıl yıkıcı olduklarını hem de hangi dolaylı yollardan birer iktidar kurucu haline geldiklerini aydınlatıyor.

Şahin Filiz – İslam Felsefesinde Mistik Bilginin Yeri (2014)

  • İSLAM FELSEFESİNDE MİSTİK BİLGİNİN YERİ, Şahin Filiz, Say Yayınları, inceleme, 384 sayfa

Felsefe tarihi alanında uzman Şahin Filiz ‘İslam Felsefesinde Mistik Bilginin Yeri’nde, İslam’ın tasavvufi bilgi teorisini geniş bir düşünsel alanda gezinerek irdeliyor. Filiz, üç bölümden oluşan kitabında ilk olarak, genel olarak bilgi fenomenini ve felsefe tarihinde bu problemi ele alan başlıca bilgi ekollerini sistematik tarzda inceliyor; sensualist, empirist rasyonalist ve sezgici yaklaşımların bilgi anlayışlarına odaklanıyor. Devamında, tasavvufi bilginin bilhassa kendi iç ve dış imkânlarını felsefi açıdan ele alan yazar, bunu da Descartes, Kant, Bergson ve Russell gibi pek çok düşünürün fikirlerini tartışarak yapıyor.

Fernand Braudel – Kapitalizmin Kısa Tarihi (2014)

  • KAPİTALİZMİN KISA TARİHİ, Fernand Braudel, çeviren: İsmail Yerguz, Say Yayınları, tarih, 108 sayfa

kapitalizmin

Fernand Braudel’in otuz yıla yayılan çabalarının ürünü olan ‘Akdeniz’ ile ‘Maddi Uygarlık’ eserlerine yaslanan bu rehber kitabı, kapitalizmin 15. ve 18. yüzyıllar arasındaki gelişimini ayrıntılı bir bakışla ortaya koyuyor. Braudel, Avrupa’yı kasıp kavuran veba salgınları, 1450’den başlayarak Avrupa’da insan nüfusunun hızla artışı ve buna paralel ekonomide yaşanan canlanma, sanayi ürünleri fiyatlarının yükselmesinin kent düzenine etkileri, zanaatçı dükkânları ile kent pazarlarının ekonomideki rolleri ve Atlantik ekonomisinin gelişmesiyle uluslararası panayırları oluşumu gibi, kapitalizm tarihinin dönüm noktalarını aydınlatıyor.

Derman Bayladı – Felsefenin Beşiği Anadolu (2007)

  • FELSEFENİN BEŞİĞİ ANADOLU, Derman Bayladı, Say Yayınları, felsefe, 152 sayfa

felsefenin-besigi-anadolu

Derman Bayladı ‘Felsefenin Beşiği Anadolu’da, Anadolu’da antik çağlarda ortaya çıkmış felsefe akımlarını ve filozofları ele alıyor. Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Demokritos, Protagoras, Herakleitos, Ksenophanes, Pythagoras, Epikouros ve Aristo, bu filozoflardan birkaçı. Bayladı’nın kitabı, başta Batı Anadolu olmak üzere, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde ortaya çıkmış çok sayıda isme yer vermesiyle oldukça kapsamlı ve zengin bir çalışma. Batı Anadolu’dan İyonya, İç Batı Anadolu, Kıyı Ege Kentleri, Ege Adaları, Karadeniz Bölgesi, Marmara Denizi Çevresindeki Adalar ve Kapadokya, bu filozof ve felsefe okullarının bulunduğu başlıca coğrafyalar.

John Keegan – İkinci Dünya Savaşı (2016)

  • İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI, John Keegan, çeviren: Samet Öksüz, Say Yayınları

ikinci-dunya-savasi

Yedi kıtanın altısında ve okyanusların tümünde cereyan etmiş olan 2. Dünya Savaşı’nın sebepleri, seyri ve sonuçları hakkında bir başucu kitabı. Keegan’ın çalışması, 2. Dünya Savaşı’nı birbirinden trajik olaylar yığını olarak değil, savaş tipleri, savaş temaları ve savaşa katılan liderlerin siyasal hedefleri bağlamında irdelemesiyle önemli.

Yalçın Pekşen – Ye Türk’üm Ye (2007)

  • YE TÜRK’ÜM YE, Yalçın Pekşen, çizimler: İsmail Gülgeç, Say Yayınları, mizah, 190 sayfa

ye-turkum-ye

Yalçın Pekşen, Türkiye mizah sanatının önemli isimlerinden. Kendisinin, çizimlerini İsmail Gülgeç’in yaptığı bu kitabı da, adından da anlaşılacağı üzere, Türkiye’nin mizah konusundaki zengin toprağından feyiz alıyor. Pekşen, kitabının birinci bölümünde mizah öykülerine, ikincisinde de mizahi yorumlara yer veriyor. Kitaptaki bu bölümlendirme, daha iyi bir okuma imkânı da sunuyor. Çünkü birinci bölümde tamamen Pekşen’in yaratı dünyasının ürünü olan kurgu metinleri, diğerinde de Türkiye kültüründe sık sık karşımıza çıkan alışkanlıklara, davranışlara dair mizah yorumları yer alıyor. Kitabı, Pekşen’e ve genel olarak da mizaha ilgi duyan tüm okurlara öneriyoruz.