Berhudan Şamar – Egemenin Mührü (2025)

Berhudan Şamar’ın bu çalışması, 2015–2016 yıllarında Diyarbakır Sur’da yaşanan çatışma, abluka ve sokağa çıkma yasaklarının yarattığı yıkımı yalnızca bir güvenlik olayı olarak değil, mekân üzerinden kurulan uzun erimli bir iktidar pratiği olarak ele alıyor. Kitap, kentsel yerinden edilmeyi, travmayı ve mekânın ekonomi-politik dönüşümünü birbirinden kopuk başlıklar olarak değil, aynı sürecin iç içe geçmiş boyutları olarak tartışıyor.

Şamar, yerinden edilmeyi Kürt coğrafyasında istisnai bir kırılma değil, tarihsel olarak tekrar eden bir yönetim tekniği olarak konumlandırıyor. Çatışma ve şiddetin mekânda süreklilik kazanmasının, bireylerin hayatlarında geri dönülmez kopuşlar yarattığını; hafıza, aidiyet ve gündelik yaşamın bu süreçte parçalandığını gösteriyor. Devletin mekânı denetim altına alma stratejileri, güvenlik söylemi, ulusal hassasiyetler ve olağanüstü uygulamalarla meşrulaştırılırken, temel hak ve özgürlüklerin nasıl askıya alındığını açığa çıkarıyor.

Kitap, Diyarbakır’ın binlerce yıllık yaşam belleğinin merkezi olan Sur’da yaşananları bir “kentkırım” olarak kavramsallaştırıyor. Yıkımın yalnızca fiziksel yapılarla sınırlı kalmadığını; toplumsal ilişkileri, kültürel sürekliliği ve kolektif hafızayı hedef aldığını ortaya koyuyor. Yeniden inşa ve soylulaştırma süreçleri ise bu yıkımın devamı olarak ele alınıyor; Sur’un, sakinlerinden arındırılmış yeni bir kentsel vitrine dönüştürülmesi eleştirel biçimde analiz ediliyor.

‘Egemenin Mührü’, Sur örneği üzerinden Kürtlerin Cumhuriyet tarihi boyunca maruz kaldığı yerinden edilme politikalarının yarattığı derin yarayı görünür kılıyor. Şamar’ın çalışması, mekân, iktidar ve şiddet ilişkisini merkezine alan; travmayı bireysel bir deneyimden çok, politik olarak üretilmiş kolektif bir sonuç olarak ele alan güçlü bir tanıklık ve analiz sunuyor.

  • Künye: Berhudan Şamar – Egemenin Mührü: Sur’da Yerinden Edilme, Travma ve Soylulaştırma, Dipnot Yayınları, siyaset, 216 sayfa, 2025