Tiffany Watt Smith – Kötü Arkadaş (2025)

Tiffany Watt Smith bu kitabında, kadınlar arasındaki dostluğu idealize eden anlatıları bilinçli biçimde tersyüz ediyor. Toplumun kadın arkadaşlığını koşulsuz destek, sürekli uyum ve sarsılmaz sadakat üzerinden tanımladığını hatırlatan Smith, bu beklentilerin gerçek deneyimleri görünmez kıldığını söylüyor. Kitap, kadın dostluklarının her zaman “iyi” ve pürüzsüz olmadığını, aksine kıskançlık, kırgınlık, rekabet ve uzaklaşma gibi duygularla şekillendiğini gösteriyor.

Smith, kendi kişisel deneyimlerinden yola çıkarak yirminci yüzyıl boyunca kurulmuş kadın dostluklarının izini sürüyor. Arşiv belgeleri, edebiyat metinleri ve psikanalitik kayıtlar aracılığıyla, birbirine hayran olan ama aynı zamanda birbirini kıskanan, kopma noktasına gelen ama bağı tamamen kesmeyen kadınların hikâyelerini anlatıyor. Bu ilişkilerde dostluk, yalnızca bir dayanışma alanı değil; çatışmanın, dönüşümün ve kişisel büyümenin de sahnesi olarak ortaya çıkıyor.

‘Kötü Arkadaş’ (‘Bad Friend’), kadın arkadaşlıklarını ahlaki bir kusursuzluk ölçütüyle değerlendirmek yerine, onları çelişkileriyle birlikte düşünmeye çağırıyor. Smith’e göre “kötü” duygular olarak adlandırılan hisler, bu ilişkilerin başarısızlığı değil, derinliğinin bir parçası. Kitap, kadın dostluklarının kırılgan ama üretken doğasını görünür kılarak, kadınlar arası bağları yeniden düşünmek için güçlü bir çerçeve sunuyor ve bu yüzden çağdaş feminist tartışmalar açısından önemli bir yere oturuyor.

Tiffany Watt Smith — Kötü Arkadaş: Kadın Arkadaşlığının Yüzyılı
Çeviren: Ayça Göçmen • Kolektif Kitap
İnceleme • 336 sayfa • 2025

Tiffany Watt Smith – Schadenfreude (2020)

Bir başkasının, hele hele o başkası sevmediğimiz biriyse, başına talihsiz olaylar geldiğinde seviniriz.

Hatta bazen, havalara uçarız.

Almanlar, bu durumda hissettiğimiz beklenmedik heyecanı, o lezzetli ve gizlenen insani zevki tanımlamak için “Schadenfreude” kelimesini kullanır.

Daha önce Türkçeye ‘Duygular Sözlüğü’ de çevrilmiş Tiffany Watt Smith, tümüyle “Schadenfreude” üzerine elimizdeki çalışmasıyla karşımızda.

“Başka insanların talihsizliklerinden keyiflenmek kulağa basitlik gibi gelebilir. Ama yakından bakacak olursanız hayatınızın en gizli kalmış fakat önem taşıyan yönlerini bir anlığına bu duyguda yakalayabilirsiniz.” diyen Smith, bu çelişkili duyguyu yapıcı ve yıkıcı yönleriyle mercek altına alıyor.

Schadenfreude duygusunun gündelik yaşam, siyaset, felsefe, sanat ve kültür gibi alanlardaki izdüşümlerini çok yönlü bir şekilde ortaya koyan yazar, bu duygunun barındırdığı bütün risklere ve aşırılıklarına rağmen bizi başarısızlıklarımızla barıştırmak, yetersizlik duygumuza rağmen yaşama sarılmamıza yardımcı olmak ve yaşamın absürdlüğünü görmemizi sağlamak gibi hayati önemde olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Tiffany Watt Smith – Schadenfreude: Başkasının Talihsizliğinden Duyulan Keyif, çeviren: Nüvit Bingöl, Kolektif Kitap, 160 sayfa, 2020

Tiffany Watt Smith – Duygular Sözlüğü (2018)

Bazen yaşadığımız duygulara ad koyamayız, belki de bunu asla başaramayacağız.

Bu konuda bize yardımcı olmayı amaçlayan elimizdeki sözlük ise, dünyanın farklı kültürlerinde yaşanan tam 154 duyguyu açıklıyor.

Sözlüğün asıl güzelliği ise, yalnızca bu duyguları açıklaması değil, bu duyguları tarihsel bir perspektifle ele alarak, biz okurlara, kültür tarihinde keyifli ve aydınlatıcı bir yolculuk sunması.

Birkaç örnek:

  • Antik Yunan mahkemelerinde ağlayan jüri,
  • Cesur, sakallı Rönesans kadınları,
  • Duygusal 18. yüzyıl doktorları,
  • Darwin’in Londra Hayvanat Bahçesi’nde kendi üzerinde yaptığı deneyler,
  • Birinci Dünya Savaşı’nda bunalıma giren askerler…

Üzülmek, somurtmak, ürkmek, sevinmek gibi duygular kadar, duygularımızın kendimizi ait hissettiğimiz ahlaki ve siyasi hiyerarşilerle, cinsiyetimizle ve milliyetimizle ne denli iç içe geçtiğini açık seçik görmek isteyenler bu kitabı edinmeli.

  • Künye: Tiffany Watt Smith – Duygular Sözlüğü, çeviren: Hale Şirin, Kolektif Kitap, sözlük, 322 sayfa, 2018