Tiffany Watt Smith – Schadenfreude (2020)

Bir başkasının, hele hele o başkası sevmediğimiz biriyse, başına talihsiz olaylar geldiğinde seviniriz.

Hatta bazen, havalara uçarız.

Almanlar, bu durumda hissettiğimiz beklenmedik heyecanı, o lezzetli ve gizlenen insani zevki tanımlamak için “Schadenfreude” kelimesini kullanır.

Daha önce Türkçeye ‘Duygular Sözlüğü’ de çevrilmiş Tiffany Watt Smith, tümüyle “Schadenfreude” üzerine elimizdeki çalışmasıyla karşımızda.

“Başka insanların talihsizliklerinden keyiflenmek kulağa basitlik gibi gelebilir. Ama yakından bakacak olursanız hayatınızın en gizli kalmış fakat önem taşıyan yönlerini bir anlığına bu duyguda yakalayabilirsiniz.” diyen Smith, bu çelişkili duyguyu yapıcı ve yıkıcı yönleriyle mercek altına alıyor.

Schadenfreude duygusunun gündelik yaşam, siyaset, felsefe, sanat ve kültür gibi alanlardaki izdüşümlerini çok yönlü bir şekilde ortaya koyan yazar, bu duygunun barındırdığı bütün risklere ve aşırılıklarına rağmen bizi başarısızlıklarımızla barıştırmak, yetersizlik duygumuza rağmen yaşama sarılmamıza yardımcı olmak ve yaşamın absürdlüğünü görmemizi sağlamak gibi hayati önemde olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Tiffany Watt Smith – Schadenfreude: Başkasının Talihsizliğinden Duyulan Keyif, çeviren: Nüvit Bingöl, Kolektif Kitap, 160 sayfa, 2020

David Harvey – Yeni Emperyalizm (2019)

David Harvey’nin bu önemli çalışması, global kapitalizmin mevcut durumuna ve bu kapitalizmde ‘yeni’ bir emperyalizmin oynadığı role odaklanıyor.

Konuya tarihsel-coğrafi materyalizm olarak adlandırdığı bir mercek üzerinden bakan Harvey, Amerika’nın tutum ve politikasında meydana gelen tarihsel değişimlerin arkasında yatan belirleyici faktörleri bir bir ele alıyor.

Harvey burada, Amerikan bütün politik faaliyetlerine yön veren asıl etkenin petrol olup olmadığı, çatırdayan ekonomisinin Amerika’nın uluslararası maceracılığa sürüklenmesindeki rolünün ne olduğu, neoliberallerin değil de yeni-muhafazakârların iktidarda olmasının Amerikan politikasında ne gibi farklılıklara sebep olduğu ve Amerikan militarizmi ile iç politikası arasındaki ilişkinin mahiyeti gibi çok önemli konuları tartışıyor.

Kitap, özellikle, Amerika’nın “yeni emperyalizm” biçiminde tezahür eden dünya üzerindeki güç gösterisinin arkasında yatan dürtüleri çok açık bir tarzda ortaya koymasıyla dikkat çeken çalışma, hem “Yeni emperyalizm” ve mevcut iktidar kurumlarıyla ilgili çarpıcı iddialarda bulunuyor hem de bu kurumların nasıl değiştirilebileceği hakkında somut öneriler, umut verici öngörüler sunuyor.

  • Künye: David Harvey – Yeni Emperyalizm, çeviri: Ahmet Nüvit Bingöl, Sel Yayıncılık, siyaset, 191 sayfa, 2019

Tzvetan Todorov – Aydınlanma Zihniyeti (2019)

❝Sorumluluk sahibi varlıklar olarak davranmak için yalnızca söylemimizi değil eylemlerimizi de temellendirecek kavramsal bir çerçeveye ihtiyacımız var. Böyle bir çerçeve arayışıyla yola koyulduğumda bir düşünce ve duyarlılık akımına, Aydınlanma’nın hümanist tarafına vardım.❞

Tzvedan Todorov bu kısa ama etkileyici kitabında, Aydınlanma’yı müşterek yaşamımızı üzerine inşa edeceğimiz entelektüel ve ahlaki bir temel olarak inceliyor.

Aydınlanma ile birlikte, tarihte ilk kez insanlar, yazgılarını kendi ellerine almaya ve eylemlerinin nihai amacını insanlığın esenliği olarak belirlemeye karar verdiler.

Todorov da, Aydınlanma projesinin temelinde özerklik, eylemlerimizin insani amacı ve evrensellik olduğunu belirterek kitabının ilk bölümünde bu kavramları ortaya çıkaran tarihsel sürecin analizini yapıyor.

Aydınlanma düşüncesine yönelik eleştirilerle çalışmasına devam eden Todorov, ardından da Aydınlanma düşüncesinin laik veya seküler bir toplumun ortaya çıkışına nasıl katkıda bulunduğunu tartışıyor.

Kitabın bir diğer önemli yönü ise, Aydınlanma düşünürlerinin bugünün sorunlarının daha iyi kavranmasına ne gibi katkılarının olabileceğini incelemesi.

Böylece Todorov, bakışını içinde yaşadığımız çağdan ayırmadan, geçmiş ile şimdi arasında sürekli bir ileri-geri hareket içinde Aydınlanma düşüncesinin ana hatlarını ortaya çıkarıyor.

  • Künye: Tzvetan Todorov – Aydınlanma Zihniyeti, çeviren: Ahmet Nüvit Bingöl, Bgst Yayınları, inceleme, 112 sayfa, 2019

Étienne Klein – Kuantum Dünyasında Küçük Bir Gezinti (2018)

Daha önce burada, Étienne Klein’ın ‘Evrenin Kökeni Üzerine’ adlı kitabına da yer vermiştik.

Yazar şimdi de, kuantum fiziğini popüler bir yaklaşımla enine boyuna açıkladığı bu rehber kitabıyla karşımızda.

Klein kitabında,

  • Kuantum fiziğinin temel ilkelerinin neler olduğunu,
  • Gündelik hayatımızda kuantum fiziğinin izini nasıl sürebileceğimizi,
  • Belirlenemezlik ilkesini,
  • Einstein’ın temel itirazlarını,
  • Einstein-Bohr tartışması sonrasında fizikçilerin nasıl farklı kamplara bölündüğünü,
  • Çokça tartışılan kuantum teorisinin gerçeklikle ilişkisini,
  • Ve bu gerçeklik ilişkisiyle ilgili ortaya konan farklı yaklaşımları akıcı bir üslupla ortaya koyuyor.

Künye: Étienne Klein – Kuantum Dünyasında Küçük Bir Gezinti, çeviren: Ahmet Nüvit Bingöl, Bgst Yayınları, bilim, 133 sayfa, 2018

Kojin Karatani – İzonomi ve Felsefenin Kökenleri (2018)

Felsefenin ve modern demokrasinin beşiğinin genellikle Antik Yunan, ya da daha doğru bir ifadeyle Atina olduğu söylenir.

Kojin Karatani de bu harika incelemesinde, Atina’nın felsefe ve demokrasideki bu rolünü teslim etse de, bu sistemin daha gelişmiş, yani daha eşitlikçi halinin İyonya’da yaşandığını söylüyor.

Atina’daki sistemin İyonya’daki sistemin yozlaşmış biçimi olduğunu savunan Karatani, İyonya’daki daha eşitlikçi sistemi “izonomi” kavramıyla tanımlıyor.

Düşünüre göre Atina’daki demokrasi sınıf eşitsizlikleri ve kölelik barındırırken İyonya’daki izonomi gerçek anlamda bir ekonomik ve siyasi eşitlik ile hareket özgürlüğü sunmaktaydı.

Karatani bu karşılaştırmayı yaparken, Yunan filozoflarının İyonya doğa felsefesi ve etiğiyle olan bağlarını açıklıyor.

Karatani bu bağlamda, Hippokrates, Hesiodos, Homeros, Heredotos, Herakleitos, Sokrates, Platon ve Pythagoras gibi filozofların düşüncelerinden hareketle İyonya toplumu ve düşüncesini, İyonya doğa felsefesinin arka planını ve İyonya doğa felsefesinin temel noktalarını açıklıyor.

Karatani öte yandan, Antik Yunan’daki demokrasi deneyimini, günümüzde demokrasinin karşı karşıya olduğu ciddi kriz bağlamında yeniden yorumluyor ve bugün reel demokrasinin potansiyel tehlikelerine karşı bizi daha uyanık olmaya davet ediyor.

Düşünüre göre, “Tiranlık ile demokrasi birbirinden göründüğü kadar farklı değildir.”

  • Künye: Kojin Karatani – İzonomi ve Felsefenin Kökenleri, çeviren: Ahmet Nüvit Bingöl, Metis Yayınları, felsefe, 200 sayfa, 2018

Étienne Klein – Evrenin Kökeni Üzerine (2018)

Evren nereden geliyor?

Daha da önemlisi, bir evren olduğu fikri nereden geliyor?

Fizikçi ve bilim felsefecisi Étienne Klein, hakkında çokça tartışma yürütülegelen evrenin kökeni konusunu zengin bir bağlamda yorumluyor.

Modern fiziğin evrenin kökenine getirdiği yorumu oldukça anlaşılabilir bir üslupla açıklayan Klein, konuyu bilimsel olduğu kadar felsefi bir perspektifle de tartışıyor ki, kitabı zengin kılan hususların başında da bu geliyor.

Kitapta,

  • Büyük patlama teorileri,
  • Modern fiziğin, Albert Einstein’ın genel görelilik teorisi ile kuantum teorisini birleştirme çabaları,
  • Büyük patlamanın popüler algıdaki yeri,
  • Evrenin nasıl var olduğu,
  • Ve evrenin başlangıcında ne olduğu gibi önemli konular açıklanıyor.

Künye: Étienne Klein – Evrenin Kökeni Üzerine, çeviren: Ahmet Nüvit Bingöl, Bgst Yayınları, bilim, 149 sayfa, 2018

Bülent Diken, Graeme Gilloch ve Craig Hammond – Nuri Bilge Ceylan Sineması (2018)

Nuri Bilge Ceylan, Uzak (2002), İklimler (2006), Üç Maymun (2008), Bir Zamanlar Anadolu’da (2011) ve Kış Uykusu (2014) gibi uluslararası başarıların sahibi bir yönetmen olarak yalnızca Türkiye’de değil, dünya çapında da dikkat çeken, hakkını tam teslim etmek gerekirse, 21. yüzyılın en etkili yönetmenlerinden biri.

Üç yazarlı bu önemli kitap da, Ceylan’ın filmlerindeki kendine has üslubu, havası ve tematik meselelerine, ulusötesi bir bağlamda odaklanıyor.

Bülent Diken, Graeme Gilloch ve Craig Hammond, Ceylan’ın filmlerini eleştirel bir analize tabi tutarak,  bu sinemada sıklıkla karşımıza çıkan yersiz yurtsuzluk, nostalji, göç ve yer değiştirme, hiçlik ve yokluk, melankoli ve can sıkıntısı, modern yaşamın etkileri gibi temaları merkeze alarak irdeliyor.

Yakın zamanda Ahlat Ağacı adlı filmi gösterime girecek Nuri Bilge Ceylan’ın sinemasının özgün yönlerine daha yakından bakmak isteyenler bu kitabı muhakkak okumalı.

  • Künye: Bülent Diken, Graeme Gilloch ve Craig Hammond – Nuri Bilge Ceylan Sineması: Türkiyeli Bir Sinemacının Küresel Hayal Gücü, çeviren: Ahmet Nüvit Bingöl, Metis Yayınları, sinema, 216 sayfa, 2018

Alain Badiou ve Jean-Luc Nancy – Alman Felsefesi Üstüne Diyalog (2017)

Alman felsefesi, yaşayan iki büyük filozof olan Alain Badiou’nun da Jean-Luc Nancy’nin de eserlerinde her zaman önemli rol oynadı.

İşte Jan Völker’in moderatörlüğünde yürütülen bu söyleşi de, iki filozofun Alman felsefesi üstüne kısa, ama özlü ve güçlü bir diyalogunu sunuyor.

Badiou ve Nancy, burada Alman felsefesini ve bunun kendi sistemleri üzerindeki etkilerini tartışmakla yetinmiyor, aynı zamanda felsefenin mevcudiyeti, güncelliği, çağdaş zamana müdahalesi ve imkânları meseleleri üzerine de derinlemesine düşünüyor.

Söyleşinin, iki filozofun Fransa ile Almanya arasındaki felsefi ilişkinin evveliyatı ve şimdiki hali konusundaki değerlendirmelerini barındırmasıyla da ayrıca önemli olduğunu belirtmeliyiz.

  • Künye: Alain Badiou ve Jean-Luc Nancy – Alman Felsefesi Üstüne Diyalog, söyleşi: Jan Völker, çeviren: Ahmet Nüvit Bingöl ve Levent Konca, Metis Yayınları, felsefe, 96 sayfa, 2017

Roland Barthes – Sesin Rengi: Söyleşiler (2017)

“Yazı”nın ve “yazarın/yazmanın” konumundan gündelik yaşamdaki mitlere, klasik yazın üzerine incelemelerden göstergebilim kuramına zengin bir alanda eser üretmiş Roland Barthes’la yapılan, düşünürün dünyasından aydınlatıcı detaylar sunan söyleşiler.

Barthes bu söyleşilerinde sinema, modanın sistemi, kültür ve karşı-kültür, haz, yazı, okuma, edebiyat, öğretim, gerçeküstücüler, beden, hakikat krizi, entelektüelin görevi, aşk, mitler, şiddet ve tembellik gibi pek çok konu hakkındaki görüşlerini, özgün bakış açısıyla paylaşıyor.

“İlk kaybettiğimiz, belli ki, masumiyettir; sözün kendiliğinden diri, doğal, spontane, doğru, bir nevi saf içselliğin dışavurumu olması nedeniyle değil; tersine, sözümüz ağzımızdan çıktığı anda teatraldir, hünerlerini koca bir kültürel ve söylevsel kodlar kümesinden devşirir: Söz her zaman taktiktir…” diyen Barthes’ın söyleşileri, bu büyük düşün insanının engin kültürünü,  sıra dışı zekâsını gözler önüne sermesiyle önemli.

  • Künye: Roland Barthes – Sesin Rengi: Söyleşiler, çeviren: Ahmet Nüvit Bingöl, Metis Yayınları, söyleşi, 328 sayfa

Heinrich Geiselberger (haz.) – Büyük Gerileme (2017)

Farklı ülkelerden, alanında uzman 15 yazarın katkıda bulunduğu, dünyanın değişik yerlerinde sağ popülist siyasetlerin yükselişe geçmelerinin altındaki saikleri açıklığa kavuşturan ufuk açıcı bir çalışma.

Bugün yaşadığımız darboğaza, 1990’lı yıllarda küreselleşme hakkında yürütülen tartışmalara uzanarak bakan kitap, hem bu durumu yaratan etkenleri analiz ediyor hem de gelecek yıllarda olabileceklere dair öngörülerde bulunuyor.

  • Sağ popülizmin yükselişe geçişinin ardındaki sosyolojik ve ekonomik nedenler neler?
  • Bu süreçte alt sınıflar ile orta sınıflar arasında bir ittifaktan bahsedilebilir mi?
  • Alınmaya çalışılan önlemler gerçekte kimleri ve neleri korumaya yönelik?
  • Ekonomik ve sosyal politikaların yabancı ve göçmen düşmanlığıyla nasıl bir ilişkisi var?
  • Ve her şey bir yana, bütün bu olup bitenler aslında neoliberal kapitalizmin büyük ve ertelenemez krizi anlamına mı geliyor?

Bu ve benzeri birçok soruyu yanıtlayan kitap, yaşadığımız dönemin nitelikli ve derli toplu bir analizini yapmasıyla her kitaplıkta bulunmayı fazlasıyla hak ediyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Zygmunt Bauman, Nancy Fraser, Slavoj Žižek, Bruno Latour, Arjun Appadurai, Donatella della Porta, Eva Illouz, Ivan Krastev, Paul Mason, Pankaj Mishra, Robert Misik, Oliver Nachtwey, César Rendueles, Wolfgang Streeck ve David Van Reybrouck.

  • Künye: Kolektif – Büyük Gerileme, hazırlayan: Heinrich Geiselberger, çeviren: Merisa Şahin, Aslı Biçen, Ahmet Nüvit Bingöl ve Orhan Kılıç, Metis Yayınları, siyaset, 232 sayfa