Kolektif – İnsan, Hayvan ve Ötesi (2021)

Bugün hayvanlara yönelik zulmün ve sonu gelmez ekolojik yıkımın, insanı her şeyin ölçüsü olarak gören anlayışla birebir ilgisi var.

‘İnsan, Hayvan ve Ötesi’, Türkiye’den hayvan meselesi üzerine farklı disiplinlerden akademisyenlerin makalelerini sunarak hayvan çalışmaları külliyatına büyük katkıda bulunuyor.

Her geçen gün derinleşen ekolojik kriz bağlamında daha da önem kazanan politik ekoloji ve hayvan çalışmaları konusunda önemli veriler barındıran kitapta,

  • Hayvan özgürlüğü,
  • Kırsal alanda ortakyaşam pratikleri,
  • Sokak köpekleri biyopolitikası,
  • Türler arası ilişkiler ve ölüm hiyerarşisi,
  • Hayvanların sinemada “kullanılması”,
  • Canlı hayvan deneyleri,
  • Kentsel esaret mekânları olarak hayvanat bahçeleri,
  • Primatlar üzerinde yürütülen Covid-19 aşısı çalışmaları,
  • Canlı hayvan deneylerinin nasıl gerekçelendirildiği ve deney karşıtı hareketin nasıl büyüdüğü,
  • Yoldaş tür ilişkisinin nasıl kurulacağı,
  • Şefkat etiğinin ne olduğu ve neden önemli olduğu,
  • Ve insan toplumlarındaki mücadelelerin hayvan mücadelesinden ayrı sürdürmenin mümkün olup olmadığı gibi, hayvan meselesinin önemli ve güncel başlıkları çoğul bir tartışma zemininde ele alınıyor.

İnsanmerkezci uygulama ve söylemlerin sorgulandığı kitapta, insanı her şeyin ölçüsü kabul eden bilimsel yaklaşımlara karşı çıkılıyor ve farklı yaşam biçimleri oluşturmaya yönelik fikirler tartışılıyor.

Yaşamlar arasında hiyerarşi kurulmayan bir dünya özlemiyle…

  • Künye: Kolektif – İnsan, Hayvan ve Ötesi, derleyen: Kiraz Özdoğan, M. Fatih Tatari ve Ali Bilgin, Kolektif Kitap, inceleme, 234 sayfa, 2021

Charles Taylor – Hegel ve Modern Toplum (2021)

Hegel düşüncesinin usta işi bir analizini okumak isteyenler bu çalışmayı kaçırmasın.

Felsefe tarihi alanındaki önemli çalışmalarıyla bildiğimiz Charles Taylor, Hegel’in toplum felsefesinin günümüz için geçerliliğini ortaya koyuyor.

Kitap, Hegel’in özgürlük felsefesine yaptığı vurguyla, çağımızın en büyük sorunlarını düşünürken birey ve toplum ilişkisini, yabancılaşma ve öznellik meselesini tarihsel bir bakışla yeniden değerlendirmemize fırsat vermesiyle ayrıca kıymetli.

Hegel düşüncesinin temellerini anlaşılır bir dille özetleyen ve bu yönüyle Hegel’i keşfetmek isteyen okurlar için çok değerli bir kaynak olan çalışma, Frederick Neuhouser’in önsözüyle yayımlandı.

Neuhouser, kitap için şöyle diyor:

“Özgür bireylerin kendi toplumsal etkinliklerini salt faydalı değil, aynı zamanda kim olduklarını dışavuran etkinlikler olarak gördüğü Hegelci toplum tasavvuru, bugün artık kırk sene öncesine göre çok daha uzak bir hedef gibi görünüyor ve bu nedenle, Taylor’ın çığır açan yapıtı, günümüz toplum felsefecileri tarafından yeniden yorumlanmayı hak ediyor.”

  • Künye: Charles Taylor – Hegel ve Modern Toplum, çeviren: Kadir Gülen, Kolektif Kitap, felsefe, 284 sayfa, 2021

James Lovelock – Novasen (2021)

Gelecek üç yüz yılın sonunda şu anki yapay zekâ sistemlerinden yeni bir elektronik yaşam biçimi ortaya çıkacak.

Gaia teorisinin yaratıcısı James Lovelock, Novasen çağının sakinleri siborgları anlatıyor.

Gaia teorisiyle yaşamlarımızı ve gezegenimizi anlama biçimimizi çarpıcı şekilde değiştiren, çağımızın önemli çevreci düşünürlerinden Lovelock, bu çalışmasında, Dünya’da yaşamın geleceği hakkında muazzam bir yeni teori atıyor ortaya.

Lovelock, üç yüz yılın sonunda Antroposen’in biteceğini ve Novasen adını verdiği yeni bir çağın başlamak üzere olduğunu savunuyor.

Bu yeni çağda, şu anki yapay zekâ sistemlerinden yeni bir elektronik yaşam biçimi ortaya çıkacak, bunun yanı sıra bizden on bin kat daha hızlı düşünen, kendi kendisini iyileştirme ve kopyalama becerisine sahip siborglar dünyayı yönetecek.

Lovelock’a göre bu hiperzeki varlıklar, kıyamet senaryolarının aksine, gezegenimize en az bizim kadar bağlı olacak ve Dünya’yı soğutma, Gaia’daki organik yaşamı koruma projesinde bizimle birlikte çalışacak.

Bu yeni çağla evrende düşünen tek varlık, kozmosu anlayan tek varlık olma statümüzü kaybedeceğiz.

Kitaptan bir alıntı:

“Antroposen’in başlamasından kısa süre sonra hızlanmanın gücüyle kendisinden geçen yarışçı çocuklara döndük. Üç yüz yıldır hız pedalına basıyoruz, şimdi de insan yapımı elektronik, mekanik ve biyolojik şeylerin Dünya sistemini kendi başlarına yönetebileceği çağa yaklaşıyoruz.”

  • Künye: James Lovelock – Novasen: Yaklaşan Hiperzekâ Çağı, çeviren: Ebru Kılıç, Kolektif Kitap, bilim, 142 sayfa, 2021

Slavoj Žižek, Frank Ruda ve Agon Hamza – Marx Okumak (2021)

Genelde Hegel eleştirisi üzerinden Marx anlaşılmaya çalışılır.

Bu kitap ise, bunun tam tersini yaparak Marx’tan başlayıp ardından Hegel’e dönüyor.

Günümüzün önemli düşünürlerinden Slavoj Žižek, Frank Ruda ve Agon Hamza, Marx’ı yeni bir özgürleşme siyasetine zemin sunabilecek tarzda yeniden yorumluyorlar.

Çalışma, kapitalizmin içinde bulunduğu krize farklı bir yaklaşım getiren yaratıcı ve deneysel bir okuma sunmasıyla özellikle dikkat çekiyor.

Burada Marx hem Platoncu, hem Kartezyen hem de Hegelci bağlamda derinlemesine tartışılıyor.

  • Künye: Slavoj Žižek, Frank Ruda ve Agon Hamza – Marx Okumak, çeviren: Barış Engin Aksoy, Kolektif Kitap, siyaset, 169 sayfa, 2021

Alain Corbin – Sessizliğin Tarihi (2021)

Bütün duyularımızı felç eden, insafsız bir gürültü çağında yaşıyoruz.

Alain Corbin de, sessizliğin tarihini izleyerek tefekkür ve bizi derin düşünüşün egemen olduğu o eski asil zamanlara götürüyor.

Birçok insan sessizlikten ürker.

Çünkü onlara göre sessizlik, doldurulması gereken tekinsiz bir boşluktur.

Şehirlerin karmaşasında yaşayan kimi insanlarsa, özellikle bugünlerde sessizliğin hikmetini ve kıymetini yeniden öğrenmeye başlıyor.

İşte Fransa’nın yaşayan en önemli tarihçilerinden biri kabul edilen Corbin de bu kitabında, gürültünün mekândan uzaya her yeri işgal ettiği bu çağdan hareketle, sessizliğin tarihinin izini sürüyor.

Kitapta, sessizliği deneyimleme biçimleri, sessizlik arayışlarının muazzam çeşitliliği ve geçirdikleri evrim konularında çok ilgi çekici ayrıntılar yer alıyor.

Sessizliğe eğitici bir değerin atfedildiği, konuşmanın nadide görüldüğü bu çağlara bakmaksa, insanın iç sesine kulak vermesi açısından çok iyi fırsat.

  • Künye: Alain Corbin – Sessizliğin Tarihi, çeviren: Işık Gören, Kolektif Kitap, felsefe, 115 sayfa, 2021

Caleb Everett – Sayılar ve Türümüze Katkıları (2021)

Farklı toplumlar sayılarla nasıl ilişki kurar?

Kültürün gelişimi ile sayı sayma arasında nasıl bir ilişki vardır?

Dilbilimci antropolog Caleb Everett bu ödüllü çalışmasında, insanlarla diğer hayvanların sayısal becerileri ve bu becerilerin nörobiyolojik kökenlerini çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor.

Everett, dilbilim ve antropolojinin yanı sıra bilişsel bilimler, nörobiyoloji ve fizyoloji gibi farklı alanlardan birçok araştırmayla zenginleşen çalışmasında, Amazon ormanlarından Avusturalya çöllerine uzanarak farklı kültürlerin sayılarla ilişkisini ve sayıların insan zihnini, davranış ve kültürleri nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor.

İnsan türünün en önemli bilişsel ve dilsel başarısı olan sayı sayma ve niceliksel kavramları kullanarak muazzam çeşitlilikteki kültürel faaliyetleri zenginleştirip geliştirme yeteneğini daha iyi kavramak açısından önemli veriler barındıran kitap, dilin kültürel bir icat olarak türümüzü şekillendirmekteki hayati işlevini açık bir şekilde göstermesiyle önemli.

  • Künye: Caleb Everett – Sayılar ve Türümüze Katkıları: Sayı Sayma ve Kültürlerin Gelişimi, çeviren: Can Evren Topaktaş, Kolektif Kitap, bilim, 258 sayfa, 2021

Srećko Horvat – Gelecekten Gelen Şiir (2021)

Kapitalizm dünya çapında büyük vahşet yaratırken, buna muhalefet edecek güçler neden küreselleşemiyor?

Srećko Horvat, ulusal sınır ve kimlikleri aşan küresel bir örgütlenmenin nasıl inşa edilebileceğini tartışıyor.

Günümüzün bu en acil sorunlarından birine yanıt veren ‘Gelecekten Gelen Şiir’, küresel düzeni kökten sarsacak bir enternasyonalizmin manifestosu olarak okunmalı.

“Bugün yaşadığımız işgal, başka bir alternatif olmadığına, dolayısıyla bir geleceğin de olmadığına yönelik yaygın hisse –hatta gerçekliğe– dayanıyor.” diyen Horvat, Nazi işgalindeki Yugoslavya’nın partizan direniş hareketinden mülteci kamplarına, edebiyat ve sinemadaki distopik anlatılardan günümüz isyan hareketlerine uzanıyor.

Kitabın en önemli katkısı, yalnızca içinde bulunduğumuz vahim durumu çok yönlü bir şekilde ortaya koyması değil, aynı zamanda bundan nasıl çıkabileceğimiz konusunda çarpıcı bir vizyon da sunması.

  • Künye: Srećko Horvat – Gelecekten Gelen Şiir: Küresel Özgürleşme Hareketi Neden Uygarlığımızın Son Fırsatı?, çeviren: M. Taha Tunç, Kolektif Kitap, siyaset, 190 sayfa, 2021

Rosi Braidotti – İnsan Sonrası Bilgi (2021)

‘Hakikat sonrası’ popülist liderlerin paranoyak ve ırkçı retoriğine karşı, olumlayıcı etik ve politik pratikleri inşa etmek için birlikte nasıl emek verebiliriz?

Şu ana kadar çok önemli çalışmalara imza atmış Rosi Braidotti, insan sonrası dönem için bir yol haritası çiziyor.

Temellendirilmiş, hesap verebilir ve aktif bir ‘biz’ oluşturarak işe başlamamız gerektiğini belirten Braidotti, yaratıcı bir direnişi toplumsal olarak nasıl inşa edebileceğimizi, beşeri bilimlerdeki akademisyenlerin mevcut durumda insan sonrası zorluklara cevap olacak şekilde bilgi alanlarını nasıl yeniden şekillendireceklerini, nihilizme direnmek, tüketici bireycilikten kaçınmak ve yabancı düşmanlığına karşı bağışıklık kazanmak için hangi araç gereçleri kullanabileceğimizi irdeliyor.

Braidotti’ye göre insan sonrası yaklaşım bütün canlı yaşamı, ekolojiyi ve teknolojiyi bir süreklilik olarak gören; duygulanıma, ilişkiselliğe ve çapraz üretkenliğe odaklanan, farklılıklardan beslenen, olumlayıcı etiği kendine rehber edinen, materyalist ve eleştirel, neşeli, tutkulu ve yaratıcı bir yaklaşımdır.

‘İnsan Sonrası Bilgi’, Dördüncü Endüstri Devrimi ile Altıncı Yok Oluş’un kesişiminde yaşadığımız insan sonrası dönemde beşeri bilimlerin dönüştürücü potansiyelini gerçekleştirmeye yönelik bir çağrı niteliğinde.

  • Künye: Rosi Braidotti – İnsan Sonrası Bilgi, çeviren: Seyran Sam ve Eda Çaça, Kolektif Kitap, siyaset, 232 sayfa, 2021

Maxime Rovere – Aptallarla Ne Yapmalı? (2020)

Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim:

Bu kitap, bir aptal, bir Aktroll veya bir yobaz savar değil.

Daha ziyade, onlardan biri olmamamız için bir rehber.

Maxime Rovere, bugün aptallığın nasıl içinde hapsolduğumuz bir sistem haline geldiğini açıklıyor ve bundan kurtulmak için düşüncelerimizi nasıl yönlendirebileceğimizi araştırıyor.

Başka bir deyişle Rovere, aptallarla muhatap olmak yerine onlardan biri olmamak için zihinsel yetkinliğimizi nasıl koruyabileceğimizi, felsefi argümanlarımızı nasıl kurabileceğimizi anlatıyor.

“Genç insanların su katılmamış bir aptal olmalarını en etkili şekilde engelleyecek müşterek yaşam biçimini örgütlememiz gerekmektedir” diyen Rovere, aptallığı hukuksal değil olgusal olarak ele alıyor.

Başka bir deyişle, her şeyden evvel ahlaki, politik ve toplumsal bir mesele olan aptallık engellenmelidir.

Mükemmel bir dünyada, mümkün olan tüm iyi niyetlere rağmen, kaçınılmaz olarak her zaman aptallarla karşılaşacağız.

Rovere, bu yüzden aptallarla uzlaşmanın yapısal olarak imkânsız olduğunu ve bizim de buna göre davranmayı öğrenmemiz gerektiğini söylüyor.

İşte bu kitap, tam olarak bunu nasıl yapabileceğimizi açıklıyor.

Rovere, felsefenin bu acil soruna net çözümler üretip üretemeyeceğini çok yönlü bir şekilde tartışıyor.

  • Künye: Maxime Rovere – Aptallarla Ne Yapmalı?: Onlardan Biri Olmamak İçin, çeviren: Servet Ugan, Kolektif Kitap, felsefe, 160 sayfa, 2020

Ulaş Özdemir – Kimlik, Ritüel, Müzik İcrası (2016)

Etnomüzikoloji özelinde İstanbul Cemevlerindeki zakirlik hizmetinde bulunanların müzik icrasının dinamiklerini ele alan değerli bir inceleme.

Çalışma, Alevi cemlerinde hizmette bulunan zakirlerin, özellikle 2000’li yıllardan itibaren görünürlüklerinin nasıl arttığını ve zakirliğin Alevi kimliğiyle nasıl bir ilişki içinde olduğunu ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Ulaş Özdemir – Kimlik, Ritüel, Müzik İcrası, Kolektif Kitap