Zacharey Jane – Okyanusun Sonsuzluğunda (2008)

Zaharey Jane ‘Okyanusun Sonsuzluğunda’ romanında, isimsiz bir adanın kıyısına vurmuş yaşlı bir çiftin hikâyesini anlatıyor.

Bu hikâye de, adada yaşayan genç bir çevirmenin gözünden anlatılır.

Bu çiftin geçmişlerine, nereden geldiklerine ve ne yapacaklarına dair tüm belleklerinin silinmesi, romanın en ilginç temalarından.

Ada, çift için hayata yeniden başlamayı simgeler.

Öte yandan, hikâyeyi aktaran çevirmen de, kurguda ağırlıklı bir rol oynar.

Zira, savaşta tüm ailesini kaybetmiş bu genç kız, çifte yakınlık duyacak ve kaybettiklerini onlarla telafi edecektir.

  • Künye: Zacharey Jane – Okyanusun Sonsuzluğunda, çeviren: Belgin Çallıoğlu, Şenocak Yayınları, roman, 207 sayfa

Robert Ashton – Girişimcinin Kontrol Listesi (2008)

Robert Ashton ‘Girişimcinin Kontrol Listesi’nde, yeni iş kuran veya kurmayı düşünen girişimcilere, ne yapmaları ve ne yapmamaları konularında fikir ve önerilerde bulunuyor.

Ashton, girişimciyi başarıya götürecek bir iş fikrinden, bu fikrin uygulamaya konduğu ve geliştirildiği ana kadar, yaşanması muhtemel süreçleri anlatıyor ve girişimciyi bekleyen tuzakların nasıl aşılabileceğine dair ipuçları veriyor.

Ashton’ın çalışması, özellikle işi planlama, kurma, büyütme ve satışa çıkarmayı amaçlayan girişimcilere hitap edebilecek nitelikte.

  • Künye: Robert Ashton – Girişimcinin Kontrol Listesi, çeviren: Ümit Şensoy, Optimist Kitap, iş dünyası, 283 sayfa

Arslan Kacar – Pepo Kuşu (2008)

Arslan Kacar ‘Pepo Kuşu’nda, İran’da hüküm süren Kacar ailesinden iki kardeşin Elazığ Palu’ya yaptıkları göçü ve bunun sonrasında yaşadıklarını hikâye ediyor.

1779-1925 yılları arasında İran’da hüküm süren bir hanedanlık olan Kacarlar, Türkiye, Türkistan, Azerbaycan ve Esterâbad’ta da varlık gösteriyor.

Romanın dikkat çeken yönlerinden birinin, bu aileden Abbas Mirza ve Nasır isimli kardeşlerin göçünü, Türkiye’nin son 60 yılının önemli tarihi olaylarıyla harmanlayarak vermesidir diyebiliriz.

Kacar, özenle kurduğu romanında, kardeşlerden Abbas Mirza’nın Elazığ’dan İstanbul’a gelişini, bu şehirdeki üniversite hayatını, cezaevine girişini ve trajik ölümünü, söz konusu ailenin ve Türkiye’nin tarihi çerçevesinden hikâye ediyor.

  • Künye: Arslan Kacar – Pepo Kuşu, Berfin Yayınları, roman, 427 sayfa

Vural Ergül – Ergenekon’un Hahamı (2008)

Vural Ergül ‘Ergenekon’un Hahamı’nda, 2001 yılında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde verdiği ifadeleriyle Ergenekon iddianamesinin temel dayanağı olan Tuncay Güney’i, onun misyonunu ve rolünü anlatıyor.

Vural, dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarıyla ifadesi alınan Güney’in nasıl olup da Ergenekon hakkında bilgi vermeye başladığı; ifadelere ilişkin video kaydı ve bant çözümlerinin neden kaybolduğu; daha sonra bir şekilde bulunan kayıtlardan hangi bölümlerin, niçin çıkarıldığı; evinden çuvallarla belge alınıp alınmadığı; savcıların söylediği gibi, sorgusundaki ifadelerinin “samimi” olup olmadığı; gizlenen İslami geçmişi ve Fethullah Gülen cemaatiyle ilişkilerinin olaylarda nasıl bir rol oynadığı konularını anlatıyor.

  • Künye: Vural Ergül – Ergenekon’un Hahamı, Güncel Yayıncılık, siyaset, 391 sayfa

C. K. Prahalad – Piramidin Altındaki Servet (2008)

Prahalad, alt başlığı ‘Yoksulluğu Refaha Dönüştürmek’ olan bu çalışmasında, sivil toplum kuruluşlarını, büyük yerel firmaları, çokuluslu şirketleri, resmi daireleri ve yoksulları, yoksulluğun aşılması noktasında bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Prahalad’ın “piramidin altındakiler”den kastettiği, tahmin edilebileceği gibi, yoksullardır: Birey olarak saygı gösterilmeyen, yalnız bırakılan ve adaletsizlikten fazlasıyla nasibini almış yoksullar.

Bunun büyük bir zenginliğe dönüştürülebileceğini savunan Prahalad, özel sektörün yoksulluğu nasıl kazançlı bir fırsat haline getirebileceğini, yoksulların kendi dilinden olaylar ve başarı hikâyeleri eşliğinde anlatıyor.

  • Künye: C. K. Prahalad – Piramidin Altındaki Servet, çeviren: Serpil Demirci, Sistem Yayıncılık, ekonomi, 468 sayfa

Gül Sabar – Sesimiz: Eğitimi ve Korunması (2014)

Gül Sabar bu çalışmasında, kendi şan anlayışı çerçevesinde, en değerli çalgı olan ve özen isteyen insan sesinin nasıl eğitilebileceğine ve hangi yollarla korunabileceğine odaklanıyor.

Sabar çalışmasında, insan sesinin geçmişini, yapısını ve işleyişini inceliyor ve bunun nasıl geliştirilebileceğini araştırıyor.

Sabar’ın kitabı, karmaşık bir enstrüman olan sesin nasıl geliştirilebileceğini ve sesin bir virtüöz gibi nasıl kullanılabileceğini uygulamalar, teknikler aracılığıyla ve kolay anlaşılabilir bir dille anlatıyor.

Çalışmanın, sesini iyi kullanmak isteyenlere veya onu geliştirmeyi düşünenler için altın değerinde bir rehber olduğunu söyleyelim.

  • Künye: Gül Sabar – Sesimiz: Eğitimi ve Korunması, Pan Yayıncılık, eğitim, 192 sayfa

Sam Hayes – Başkasının Oğlu (2014)

Ünlü televizyon programcısı Carie Kent, oğlu Max’in bıçaklanarak öldürüldüğü haberiyle sarsılır.

Böyle olayların, yalnızca programına konuk ettiği insanların başına geldiğini zanneden Kent, oğlunun ölümünün ardındaki gizemleri araştırmaya koyulur.

Fakat Kent, cinayetin gerçek nedenini öğrendiğinde, bu sefer daha büyük bir şok yaşar.

  • Künye: Sam Hayes – Başkasının Oğlu, çeviren: İrem Karay Yücel, Feniks Kitap

 

Hamit Emrah Beriş – Egemenlik (2014)

Egemenliğin günümüzde taşıdığı önemi, işlevini ve devletler sistemi içindeki yerini, hukuksal ve siyasal açıdan anlamaya çalışan bir inceleme.

Hamit Emrah Beriş, egemenlik düşüncesini üreten tarihsel ve siyasal koşulları, klasik egemenlik düşüncesinde değişime neden olan belli başlı faktörleri, sivil toplum örgütlerinin ulusal egemenliğe etkilerini tartışıyor.

  • Künye: Hamit Emrah Beriş – Egemenlik, Tezkire Yayınları

Harriet Beecher Stowe – Tom Amca’nın Kulübesi (2014)

Beyazların egemenliğini sürdürdüğü 19. yüzyıl Amerika’sının utanç verici kölelik kurumunu acımasızca eleştiren, devrimci bir roman.

Harriet Beecher Stowe, siyah başkahramanı yaşlı Tom Amca’nın hikâyesi üzerinden, köleliği tümüyle beyazların sebep olduğu bir sorun olarak ele alıyor, siyahların çektiği ıstırap ve sıkıntıları cesur bir şekilde tasvir ediyor.

  • Künye: Harriet Beecher Stowe – Tom Amca’nın Kulübesi, çeviren: Yasemin Yener, Bilgi Yayınevi

Mesut Çiftçi – Yaşanmamış Hayata Veda (2014)

Hayatı, tarihe yön vermiş olaylar ile yitik aşkların gölgesinde geçmiş Aziz Yalnız’ın hikâyesi.

Ömrünün son yıllarını sürmekte olan Yalnız, geçmişinde tanık oldukları ve yaşadıklarıyla yüzleşmeye koyulur.

1968 Mayıs’ı, 1938 Dersim katliamı ve bir kadına duyduğu sonu gelmez aşk, kimi yerde trajik hale gelen bu yüzleşmenin önemli duraklarıdır.

  • Künye: Mesut Çiftçi – Yaşanmamış Hayata Veda, Minval Yayınları