Fang Fang – Wuhan Günlüğü (2020)

Covid-19 salgınının ilk ortaya çıktığı Çin’in Wuhan kentinde, tam olarak neler yaşandı?

İşte ‘Wuhan Günlüğü’ adlı bu kitap, dünyanın gündemine oturmuş bu kentte neler yaşandığı ilk zamanlarından itibaren gün gün izliyor.

Ödüllü Çinli yazar Fang Fang (Wang Fang), Covid-19 pandemisinin ilk ortaya çıktığı dönemde internet ortamında bu günlüğü yayımlamaya başlamıştı.

Fang Fang burada, kentteki günlük yaşamı, sağlık sistemindeki sorunları, gıda ve maske gibi ihtiyaçlar için yaşanan mücadeleyi kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

Günlükler bunun yanı sıra, “insanlar arasında bulaşıcı değil” diyen, gerçekleri sansürleyen siyasilerin yalanlarını ve hilelerini çekinmeden ortaya dökmesiyle de önemli.

“Tek düşmanımız virüs değil” diyen Fang Fang’ın, ölümcül salgının kaynağından yazdığı ve hepimiz açısından önemli dersler barındıran günlüğü, halkın sesi olarak görülmüş ve büyük yankı uyandırmıştı.

Kitaptan bir alıntı:

“Tek düşmanımız virüs değil. Biz aynı zamanda kendimize düşmanız, kendi kendimizin suç ortaklarıyız. Birçok insanın ancak şimdi uyanmakta olduğu, ülkemizin ne kadar harika olduğu yönünde boş sloganlar atmanın ne kadar anlamsız olduğunu kavramaya başladığı, günlerini siyasi çalışmalar ve boş laflar ederek geçiren siyasilerin beceriksizliğini gördüğü söyleniyor.”

  • Künye: Fang Fang – Wuhan Günlüğü, çeviren: Sezen Kiraz, Bilgi Yayınevi, anlatı, 260 sayfa, 2020

Ergün Poyraz – Faili Meçhul mü? (2016)

Türkiye’nin birer kara lekesi olarak tarihe geçen faili meçhul (!) cinayetlerin izini süren bir araştırma.

Ergün Poyraz burada, Uğur Mumcu’dan Abdi İpekçi’ye, Bahriye Üçok’tan Çetin Emeç’e, Necip Hablemitoğlu’ndan İhsan Güven’e, Berkin Elvan’dan Ethem Sarısülük’e, Kâşif Kozinoğlu’ndan Muhsin Yazıcıoğlu’na pek çok ismin cinayetinin ardındaki sır perdesini aralıyor.

  • Künye: Ergün Poyraz – Faili Meçhul mü?, Bilgi Yayınevi

Mustafa Gazalcı – Köy Enstitüleri Sistemi (2016)

Köy Enstitüleri mezunlarıyla yapılan görüşmelere dayanan, konuyu birinci ağızdan ortaya koyan bir kaynak çalışma.

Köy Enstitülerinin kuruluş sürecini detaylı bir şekilde ele alan bir yazı ile mezunların Köy Enstitülerindeki öğrencilik yılları, öğretmenlik yılları ve bu kuruma dair görüşleri hakkında aydınlatıcı birçok bilgi bu kitapta.

  • Künye: Mustafa Gazalcı – Köy Enstitüleri Sistemi, Bilgi Yayınevi

Özlem Sürücü – Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozukluğu (2016)

Çocuk ergen psikiyatristi Özlem Sürücü’den, anne-babalar ve öğretmenler için hazırlanmış Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) konusunda bir elkitabı.

DEHB’in beyin işlevlerini nasıl etkilediği, toplumda görülme sıklığı, aile üzerindeki etkileri, eğitime yansımaları ve tedavisi gibi konularda kapsamlı bir rehber.

  • Künye: Özlem Sürücü – Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Bilgi Yayınevi

Bekir Coşkun – Titanic Kemancıları (2016)

Sözünü ve öfkesini esirgemeyen köşe yazarlarından Bekir Coşkun’un yayınlanmış eski yazıları bu kitapta bir araya getiriliyor.

Coşkun yazılarında, aydınları, bilim insanlarını, gazetecileri, yazarları, kısacası toplumun tüm muhalif kesimlerini baskı altına alan iktidarı kıyasıya eleştiriyor; bu sıkıntılı sürecin kendi cephesinden bir kaydını tutuyor.

  • Künye: Bekir Coşkun – Titanic Kemancıları, Bilgi Yayınevi

Yaşar Seyman – Benazir (2015)

İki kez Pakistan başbakanlığı yapmış, 2007’de suikasta uğrayan Benazir Bottu’nun zorluklar ve mücadeleyle örülü hayat hikâyesi.

Butto’nun çocukluğu, yetiştiği çevre, üniversite yılları, babasının idamı, mücadele yılları, hapishane günleri, Amerika yılları, başbakanlığı, sürgün dönemi ve Butto sonrası Pakistan’ın dönüşümü, kitaptaki ilginç konular arasında.

  • Künye: Yaşar Seyman – Benazir, Bilgi Yayınevi

Ayla Kutlu – Eyvah Kardeşimi Sevmeye Başladım (2015)

Kahramanımız Tolga, aileye yeni bir üyenin katıldığını öğrendiğinde büyük bir endişeye kapılır.

Çünkü kendisi, hem kardeş sahibi olmaya pek istekli değildir hem de anne babasının değişen tavırları karşısında şaşkındır.

Fakat günler geçtikte, Tolga ve yeni misafir Can, yavaş yavaş yakınlaşmaya başlayacaktır. Serap Deliorman’ın çizimleriyle.

  • Künye: Ayla Kutlu – Eyvah Kardeşimi Sevmeye Başladım, resimleyen: Serap Deliorman, Bilgi Yayınevi

Aytaç Durak – Söyleyeceklerim Var (2015)

Adana Belediyesi eski Başkanı Aytaç Durak’ın, belediyecilerin ve siyasilerin kendinden çok şey bulacağı anıları.

Adana’da beş dönem Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış Durak, siyasi göndermeleriyle dikkat çeken anılarında, görev yaptığı süreçteki çalışmalarını, şehrin geçirdiği dönüşümü ve siyasi partiler ile politikacılarla ilişkilerini anlatıyor.

  • Künye: Aytaç Durak – Söyleyeceklerim Var, Bilgi Yayınevi

Stuart Kelly – Kayıp Kitaplar Kitabı (2009)

Stuart Kelly, elimizdeki özgün çalışması ‘Kayıp Kitaplar Kitabı’nda, asla okunamayacak yitik kitapların izini sürüyor.

Trenlerde unutuldukları, yakıldıkları, kaybedildikleri, bitirilmeden bırakıldıkları, hiç başlanmadıkları ya da yazarının ölümüyle eksik kaldıkları için bugün mahrum kaldığımız kitaplar, Kelly’nin araştırmacılığıyla okurun karşısına çıkıyor.

“Kayıp bir kitap, asla dansa kalkmayı teklif edemediğiniz kişi gibi, sonsuza kadar daha da çekici kalmayı sürdürür çünkü o ancak hayal gücünüzde kusursuz olabilir,” diyen Kelly’nin çalışması, alternatif bir yazın tarihi olarak, ayrıca “Eğer kaybolmasalardı neler olurdu?” sorusunun yanıtını arayan, varsayımsal bir kütüphane olarak düşünülebilir.

  • Künye: Stuart Kelly – Kayıp Kitaplar Kitabı, çeviren: Hakan Gür, Bilgi Yayınevi, anlatı, 478 sayfa

Esat Mahmut Karakurt – Kadın İsterse (2009)

Türkiye edebiyatında aşk ve macera konulu popüler kitaplarıyla bilinen Esat Mahmut Karakurt, ‘Kadın İsterse’ isimli bu romanında, bir Rus generalin kızı olan Nadya ile Kurmay Binbaşı İrfan arasında bütün engellere karşı koyan tutkulu bir aşkı hikâye ediyor.

Nadya ve İrfan arasında önüne geçilemez bir ilişki yaşanırken, Nadya’nın babası da sevgilileri ayırmak için elinden geleni yapmaktadır.

Öte yandan Nadya’nın kalp hastası olması, olay örgüsünde ağırlıklı bir yer tutuyor.

Âşıklar, birbirlerine kavuşmamaları için konan engelleri bir bir aşarken, Türkiye’den İsviçre’ye ve oradan da Rusya’ya uzanan maceralara yelken açıyor.

Roman, Nadya’nın kalp hastalığının tedavi edilmesi ve sevenlerin birbirlerine kavuşmasıyla son bulur.

1960 yılında yayımlanan roman, beş yıl sonra sinemaya aktarılmış ve bilindiği gibi bu filmde Ayhan Işık ile Hülya Koçyiğit başrollerini paylaşmıştı.

  • Künye: Esat Mahmut Karakurt – Kadın İsterse, Bilgi Yayınevi, roman, 263 sayfa