Necati İnceoğlu – Anılarda Yalnızlar (2008)

1930 ve 1940 arasındaki on yıllık süre, Cumhuriyet reformlarının önemli bir bölümünün yapıldığı dönemlerden.

Örneğin 1933 yılındaki üniversite reformu ile Darülfünun İstanbul Üniversitesi’ne dönüşmüş, Güzel Sanatlar Akademisi geleneksel anlayıştan vazgeçip modern olana yüzünü dönmüştü.

Bu kitap bağlamında, o yılların en önemli ayrıntısı ise, İTÜ Mimarlık Fakültesi’nin temellerinin atılmasıydı.

İşte Necati İnceoğlu’nun ‘Anılarda Yalnızlar’ı, bu kurumun ilk dönemlerine tanık olan isimlerin anılarından oluşuyor.

Harika Söylemezoğlu, Prof. Kemal Ahmet Arû, Prof. Doğan Erginbaş, Bülent Çetinor, Doğan Tekeli, Radi Birol, Prof. Doğan Kuban, İnceoğlu’nun o dönemi konuştuğu isimlerden birkaçı.

Türkiye’nin o döneminde mimarlığın içinde bulunduğu şartlar, İTÜ Mimarlık Fakültesi’nin kurulmasının hemen ertesinde parlak bir dönem yaşamaya başlayan modern mimarlık, İnceoğlu’nun anılarında yer bulan birkaç ayrıntı.

  • Künye: Necati İnceoğlu – Anılarda Yalnızlar, YEM Yayın, anı, 161 sayfa

Tülay Kayar – Muğla’da Güz Baharı (2008)

 

Muğla tutkunu Tülay Kayar’ın, bir başvuru kitabı niteliğindeki ‘Muğla’da Güz Baharı’ isimli elimizdeki kitabı, şehrin kültürünü, tarihini ve gündelik hayatını anlatıyor.

Kayar’ın çalışmasında,

  • Muğla evleri,
  • Hanları, hamamları,
  • Sinemaları,
  • Ramazan ve Hıdrellez gelenekleri,
  • Yayla kültürü ve yayla kahveleri,
  • Değirmenleri,
  • Kara fırınları,
  • Çınarlarıyla Saburhane semti,
  • Mutfak kültürü,
  • Ve folkloru gibi, şehre dair birçok ayrıntı yer alıyor.

Kayar’ın uzman edasından ziyade bir aktarıcı, ileten üslubuyla kaleme aldığı kitap, bu sevimli şehre dair efsaneleri ve bu coğrafyanın ünlü simalarını da samimi bir dille anlatıyor.

  • Künye: Tülay Kayar – Muğla’da Güz Baharı, Heyamola Yayınları, şehir, 239 sayfa

Marguerite Duras – Yaz Yağmuru (2008)

Fransız edebiyatının önemli isimlerinden Marguerite Duras’nın ‘Yaz Yağmuru’, dahi kahramanı Ernesto’yu ve onun çocukluğunda yaşadıklarını hikâye ediyor.

Duras, kalabalık ve yoksul bir ailede yaşayan Ernesto ve kız kardeşi Jeanne’ın hiçlik ve ölüm fikriyle örülü çocuk dünyalarını, ailenin diğer bireylerini de kurguya dâhil ederek anlatıyor.

Vitry banliyösünde yaşayan kalabalık ailenin çocuklarından Ernesto ve Jeanne, suç ortaklığı yapmışlardır.

Bu suç ortaklığı kısa süre içinde ensest bir ilişkiye dönüşecektir.

Duras, çocukların yaşadığı ilişkiyi, ikisinin dünyayı anlama ve yorumlama çabaları çerçevesinden verir.

Çocukların hisleriyle gerçek dünyanın uyuşmazlığı ise, romanın asıl trajik boyutunu oluşturuyor.

  • Künye: Marguerite Duras – Yaz Yağmuru, çeviren: İsmail Yerguz, Sel Yayıncılık, roman, 137 sayfa

William L. Cleveland – Modern Ortadoğu Tarihi (2008)

William L. Cleveland’ın, ‘Modern Ortadoğu Tarihi’, alanında en kapsamlı ve en çok referans gösterilen kaynaklardan biri.

Çalışmasına, 7. yüzyılda İslamiyet’in doğuşunu anlatmakla başlayan Cleveland, kitabında genel olarak 18. yüzyılın sonlarından günümüze kadar, bu coğrafyanın tanık olduğu önemli gelişmeleri anlatıyor.

Kitap böylece, Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Mısır’da gerçekleştirilen reformlardan Batı Emperyalizminin egemenliğine ve İran Devrimi’nden Körfez Savaşı’na uzanan geniş bir zaman dilimini kapsıyor.

Kitap, öğrenciler ile konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyen okurlara hitap edecek nitelikte.

  • Künye: William L. Cleveland – Modern Ortadoğu Tarihi, çeviren: Mehmet Harmancı, Agora Kitaplığı, tarih, 634 sayfa

Koray Karabekiroğlu – Çocuğuma Nasıl Davranmalıyım? (2008)

Koray Karabekiroğlu’nun ‘Çocuğuma Nasıl Davranmalıyım?’ı, ebeveynleri, çocuğun ruhsal gelişimi konusunda bilgilendirmeyi amaçlıyor.

Çocuk ruh sağlığının temel kavramlarına odaklanan çalışma, çocuklardaki inatçılık, kıskançlık, okul korkusu, anne depresyonu, çocuk eğitimi gibi, temel duygu ve durumlara odaklanan yazılar barındırıyor.

  • Üstün zekâlı çocuklarda sık görülen özelliklerin neler olduğu,
  • Bebeklerin neden uyku sorunu yaşadığı,
  • Çocukta kendine güvenin nasıl geliştirilebileceği,
  • Ve hiperaktiviteyi üretici ve yaratıcı bir sürece dönüştürmek, kitapta yer alan kimi konular.

Künye: Koray Karabekiroğlu – Çocuğuma Nasıl Davranmalıyım?, Turkuaz Yayınları, psikoloji, 335 sayfa

Bruni Prasske – Devrimin ve Yasakların Gölgesinde İran (2008)

İran, Türkiye için, olumsuz yönleri daha ağır olsa da, cazibesini hiçbir zaman yitirmeyen ülkelerden.

Alman yazar Bruni Praske’nin ‘Devrimin ve Yasakların Gölgesinde İran’ isimli bu kitabı da, kendisinin İran’da yaşadığı daha çok olumsuz deneyimlerinden oluşuyor.

Prasske, İran’a yaptığı ilk gezide, olumlu izlenimler edinmiş.

Fakat daha sonraki gidişleri ve buna ek olarak da bir İranlı erkeğe âşık oluşu, bu ülkeyi daha iyi analiz etmesine ve bunun ardından fikirlerinin değişmesine vesile olmuş.

Prasske’nin İran’ı önemli ayrıntılarla değerlendirdiği anlatısı, aynı zamanda, okurun bu ülkeyle Türkiye arasındaki benzerlik ve farklılıkları karşılaştırmasına da yardımcı olmakta.

  • Künye: Bruni Prasske – Devrimin ve Yasakların Gölgesinde İran, çeviren: Gülderen Pamir, İkarus Yayınları, anlatı, 296 sayfa

 

Necip Mahfuz – Şevk Sarayı (2008)

‘Şevk Sarayı’, Necip Mahfuz’un meşhur ‘Kahire Üçlemesi’nin ikinci romanı.

Serinin ikinci romanında, ilkinde olduğu gibi, Ahmet Abdülcevat ve ailesinin hikâyesi devam ediyor.

Aileye katılan yeni kuşak ve bunun etrafında yaşananlar, ikinci romanın ana gövdesini oluşturuyor.

Kurgu, Ahmet Abdülcevat gibi daha eski kuşaklar yerine, Yasin, Hatice, Kemal ve Ayşe’den oluşan yeni kuşağın hayat hikâyesiyle örülür.

Bu karakterlerden Yasin’in evinin bulunduğu Şevk Sokağı’ndan adını alan roman, 1920’lerin sonundaki Mısır ve Kahire’deki sosyal ve siyasal havayı anlatıyor.

Mahfuz’un kurgusu, tam da kendisine yakışacak şekilde, görkemli karakterlerinin etkileyici öyküleriyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Necip Mahfuz – Şevk Sarayı, çeviren: Işıl Alatlı, Hit Kitap, roman, 448 sayfa

Aysel Okan – İstanbul Evliyaları (2008)

Aysel Okan, ‘İstanbul Evliyaları’nda, İstanbul’un muhtelif semtlerinde, halk arasında adı sık sık geçen evliyaların izini sürüyor.

Eyüp Sultan, Şeyh Yahya, Merkez Efendi, Sümbül Efendi, Karaca Ahmet Sultan, Zembilli Ali Efendi, Nalıncı Dede, Tuz Baba, Çifte Sultanlar, Ahmet Turanî, Laleli Baba, Lohusa Sultan, Kral Kızı ve Çifte Gelinler, bu kitapta yer bulan, kimisi bir semte adını vermiş, çoğu menkıbe ve rivayetlere konu olmuş evliyalardan yalnızca birkaçı.

Okan’ın, evliyaların biyografileri, onlara dair rivayetler ve menkıbelerden oluşan anlatımında, bu isimlerin yaşadığı İstanbul semtleri de kendine yer buluyor.

Dolayısıyla çalışma, İstanbul’un sosyal tarihine dair ilginç ayrıntılar da barındırıyor diyebiliriz.

  • Künye: Aysel Okan – İstanbul Evliyaları, Kapı Yayınları, biyografi, 312 sayfa

Feridun Hürel – Yaratıcı Reklamcılık (2008)

3 Hürel grubunun solisti olan Feridun Hürel, aynı zamanda otuz yıllık reklamcı.

Hürel yaratıcı reklamcılığın sırrının, hedef kitleyi tanımak, onların hissettiklerini hissedebilmek ve hatta onlar gibi düşünebilmek olduğunu söylüyor.

Hürel, Türkiye reklamcılarının hedef kitlesini tanıyamadığını ve bu durumun da reklamların niteliğine yansıdığını belirtiyor.

Hürel çalışmasında, yaratıcı reklamlara verdiği çok sayıda örneği analiz ederek, bu reklamların başarılarının altında yatan nedenleri ortaya çıkarıyor.

Yaratıcılık reklamın esası olabilir. Fakat en önemlisi, bu yaratıcılığı anlaşılır kılabilmek.

Hürel’in çalışması, bu iki önemli ayrıntının nasıl mümkün kılınabileceğine kafa yoruyor.

  • Künye: Feridun Hürel – Yaratıcı Reklamcılık, Say Yayınları, reklam, 134 sayfa

 

Patricia Muradi – Limanda Bir Kadın (2008)

‘Romanika-Çingeneler’, Patricia Muradi’nin ilk romanıydı. Muradi, ‘Limanda Bir Kadın’da ise, baba mesleği olan gemicilikle uğraşan Selin’in hikâyesini anlatıyor. Babasının zorlaması ile kendisini birdenbire limanın ortasında, bir gemi acentesinde çalışır bulan Selin, bu dünyada ayakta kalabilmek için mücadele etmek zorunda kalacaktır.

Genç ve tecrübesiz bir kadın olarak Selin’in, erkeklerin egemen olduğu denizcilik işlerine girmesi, işini bayağı zorlaştıracaktır.

Muradi’nin kurgusu, alışılmadık bir dünyaya adım atan karakterin, bir yandan varolabilmek için mücadele edişini, öte yandan da hayatı öğrenme deneyimini, mizahi unsurları da ihmal etmeden hikâye ediyor.

  • Künye. Patricia Muradi – Limanda Bir Kadın, Pentagram Yayınları, roman, 382 sayfa