‘Sahadaki Kimlik: Amedspor’, Amedspor’u bir futbol kulübünün ötesinde, Türkiye’de kimlik, aidiyet ve siyaset ekseninde şekillenen toplumsal gerilimlerin sahadaki yansıması olarak ele alıyor. Vahap Coşkun, futbolun sadece spor olmadığını; hafızayı, dışlanmayı, dayanışmayı ve temsil arzusunu taşıyan güçlü bir toplumsal alan olduğunu gösteriyor. Amedspor’un etrafında oluşan destek, tepki ve kutuplaşma üzerinden Türkiye’de Kürt meselesinin geçirdiği dönüşüm okunuyor.
Çalışma, Amedspor’u Diyarbakırspor’un mirasını devralan ama aynı zamanda ondan ayrışan bir yapı olarak değerlendiriyor. Diyarbakırspor uzun yıllar boyunca “Kürtlerin takımı” olarak algılansa da devlet politikalarıyla halkın aidiyet duygusu arasında sıkışmış bir kulüp görünümü taşıyordu. Amedspor ise daha açık biçimde “halkın takımı” olma iddiasıyla ortaya çıkıyor; Kürt kimliğini görünmezleştirmeden, onu doğrudan kamusal alana taşıyan bir temsil biçimi geliştiriyor. Bu nedenle kulüp, yalnızca sportif başarılarıyla değil, adıyla, renkleriyle, taraftar profiliyle ve uğradığı muameleyle de politik bir anlam kazanıyor.
Kitap boyunca futbol ile etnik kimlik arasındaki tarihsel ilişki de inceleniyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, 12 Eylül sonrasından günümüz endüstriyel futboluna kadar uzanan süreçte futbolun nasıl bir “milli kimlik üretim alanı” hâline geldiği tartışılıyor. Bu bağlamda Amedspor, merkezi milliyetçi futbol kültürünün dışında kalan bir kimlik alanı açıyor. Deplasmanlarda karşılaştığı ırkçı söylemler, cezalar, medya dili ve hukuki baskılar da bu çatışmalı zeminin parçaları olarak değerlendiriliyor.
Coşkun’un saha araştırmasına dayanan çalışması, taraftarların Amedspor’u nasıl hissettiğine özel önem veriyor. Kulüp, birçok insan için yalnızca bir takım değil; görünür olmanın, birlikte konuşmanın ve temsil edilmenin simgesi hâline geliyor. Taraftarların farklı kuşaklardan gelen anlatıları, Amedspor’un bir şehir kulübünün ötesine geçerek kolektif bir hafıza ve dayanışma alanına dönüştüğünü gösteriyor. Bunun yanında kitap, kulübe yönelik eleştirileri de dışarıda bırakmıyor; profesyonelleşme baskısı, yerli oyuncu meselesi, futbol dışındaki branşlardan uzaklaşılması ve başarı odaklı dönüşüm gibi başlıklar da tartışılıyor.
‘Sahadaki Kimlik: Amedspor’, özetle futbolun toplumsal gerçeklikten bağımsız düşünülemeyeceğini savunuyor. Amedspor’u bir nevi “sahalardaki kimlik” olarak okuyarak Türkiye’de aidiyet, dışlanma, temsil ve kültürel mücadele meselelerini görünür kılıyor. Kulübün hikâyesi, yalnızca bir spor tarihini değil; aynı zamanda tanınma talebinin, kolektif hafızanın ve kamusal var olma mücadelesinin hikâyesini anlatıyor.
Vahap Coşkun — Sahadaki Kimlik: Amedspor
• İletişim Yayınları
İnceleme • 199 sayfa • 2026

