Adnan Binyazar – Ağıt Toplumu (2015)

Denemeleriyle her kuşaktan okuru cezbetmiş Adnan Binyazar’dan, bu toprakların özgün kültürüne odaklanmış metinler.

Hoşgörü, okuma kültürü, bilimin halklaşması, ulusal birikim, aydınlar ve bilinçlilik, çağdaş eğitim, çağdışı eğitimin tehlikeleri ve Anadolu’nun kadim bilgeliği, özgün üsluplarıyla öne çıkan bu denemelerde ele alınan kimi konular.

  • Künye: Adnan Binyazar – Ağıt Toplumu, Can Yayınları

Kolektif – Söylem, Söylen, Yazın (2015)

Gerek bilimsel üretimi, gerek kurmaca yapıtları, gerek denemeleri ve gerek Türkiye’deki göstergebilim çalışmaları alanında öncü oluşuyla çok yönlü bir yazar söylemi yaratmış Tahsin Yücel’e, bir armağan kitap.

Kitaba katılan yazarlar, Yücel’in bir dost, akademisyen, yazar ve bir insan olarak portresini sunmakta.

  • Künye: Kolektif – Söylem, Söylen, Yazın, hazırlayan: Nedret Tanyolaç Öztokat, Can Yayınları

Yiğit Okur – Buralardan Geçerken (2015)

Öykü ve romanlarıyla bildiğimiz Yiğit Okur’dan, Türkiye’nin yakın tarihine tanıklık eden anılar.

“Anı yazmak; kendini ayıklamak, kendini temize çekmek, kendini ciltlemek, tortuya hayat vermektir.” diyen Okur, 1939’daki Erzincan Depremi’nde göçük altından çıkarılışını, Galatasaray Lisesi yıllarını, hukuk eğitimini, bir yazar olarak yaşadıklarını bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Yiğit Okur – Buralardan Geçerken, Can Yayınları

Zygmunt Bauman – Iskarta Hayatlar (2018)

Ekonomik ve teknolojik ilerlemenin büyük bedelleri oldu.

Örneğin Sanayi Devrimi’nden itibaren yeni üretim yöntemlerinin bulunuşundan günümüze, geleneksel mesleklerin çoğu geriledi.

Bu durum, ihtiyaç fazlası, gereksiz, ıskartaya çıkarılmış insanların çoğalmasına neden oldu.

Özellikle küreselleşme ve teknolojideki gelişmeler atık insan sorunun sadece belli ülkelerin değil, tüm dünyanın meselesi haline getirdi.

İşte Zygmunt Bauman ‘Iskarta Hayatlar’da, sürekli büyüyen “atık insan” ve “insan atığı” sorununun geldiği vahim boyutu gözler önüne seriyor.

“Atık insanların” neden ortaya çıktığı, bu insanların günümüzde büyük bir sorun haline gelmesinin ekonomik ve siyasi nedenleri, ülkelerinde yaşama seçenekleri azaldığı için göç eden insanların başka ülkelerin siyasetçileri tarafından nasıl vatandaşlarının güvenlik endişelerini depreştirmek amacıyla kullanıldıkları, kitabın odaklandığı kimi konular.

Bauman, yalnızca bu büyük sorunun dinamiklerini çok yönlü bir bakışla ortaya koymakla yetinmiyor, aynı zamanda insan atıklarının siyasete, kültüre, hayatımıza ve hatta ilişkilerimize etkilerini de tartışıyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Iskarta Hayatlar: Modernite ve Safraları, çeviren: Osman Yener, Can Yayınları, sosyoloji, 168 sayfa, 2018

 

Tufan Aşçıoğlu – Düş Deposu (2015)

Arda, Efe ve Mert…

Ortak özellikleri, hayallerinin ve düşlerinin peşinde koşmak olan çocukların hikâyeleri.

Bu öykülerde kahramanlarımız yaşadıkları sıra dışı maceralarla, güçlü dostluklar kurmayı, değer yaratmayı, hayatı doyasıya yaşamayı, doğaya ve insana sevgi beslemeyi, merak etmeyi ve bilmeyi deneyimleyecektir.

  • Künye: Tufan Aşçıoğlu – Düş Deposu, resimleyen: Uğur Altun, Can Yayınları

John Cheever – Falconer Hapishanesi (2018)

Yakın zamanda bizde ‘Bullet Park’ı yayımlanan büyük Amerikan öykücülerinden John Cheever’dan bir başyapıt daha.

Romanın başkahramanı, uyuşturucu bağımlısı olan Profesör Ezekiel Farragut, kardeşini öldürmekten on yıl hapse mahkûm olmuştur.

Cheever’ın, romanlarında önemli yer tutan banliyöden ayrıldığı ‘Falconer Hapishanesi’, Farragut’un yaşadığı varoluşsal krizi adım adım izleyerek muazzam bir insanlık durumu hikâyesine uzanıyor.

Bir yandan eşinin acı veren ziyaretleri, öte yandan hapishane yaşamının tekdüzeliği, beri yandan acımasız hafızası, Farragut’u çıldırmanın eşiğine getirir.

Bu ağır yükün altında kahramanımız, insanlığını korumak ve cezasının çekmek için olağanüstü çaba sarf edecektir.

‘Falconer Hapishanesi’, insanın özgürlük özlemi hakkında görkemli bir tragedya.

  • Künye: John Cheever – Falconer Hapishanesi, çeviren: Ayça Sabuncuoğlu, Can Yayınları, roman, 192 sayfa, 2018

 

Pierdomenico Baccalario ve Alessandro Gatti – Darmaduman (2015)

Hem Zıpır hem zeki hem de tarihin görüp göreceği en çılgın mucit: Darmaduman.

Darmaduman’ın üstesinden gelemeyeceği zorluk yok.

Yeter ki ilham gelsin.

Ama hayat işte: her zaman yolunda gitmeyen bazı şeyler de, aksilikler de her an tetikte bekler!

Hikâyemize, Andrea Castellani’nin güzel resimleri eşlik etmekte.

  • Künye: Pierdomenico Baccalario ve Alessandro Gatti – Darmaduman, çeviren: Nükhet Amanoel, Can Yayınları

Louis Althusser – Felsefede Marksist Olmak (2018)

Louis Althusser’in felsefe ve Marksizm arasındaki ilişkiyi derinlemesine irdelediği yazıları, bu kitapta.

Althusser bu ilişkiyi sorgularken,

  • Felsefi dil ve sıradan dil ilişkisi,
  • Öznesiz süreç,
  • Felsefi kurgu,
  • Mutlak hakikat,
  • İdealizm/materyalizm,
  • Bilimin felsefe tarafından sömürülmesi,
  • Doğruluk/haklılık,
  • Özne/nesne,
  • Pratik/teorik,
  • Materyalist felsefe,
  • Bilgi teorisinin çöküşü,
  • Marksist gnoseoloji ve mitoloji,
  • Maddenin düşünceye göre önceliği,
  • Sınıf mücadelesi,
  • Ve Felsefenin ideolojik ve politik işlevi gibi, birçok konu ve kavramı tartışıyor.

Althusser’in çalışması, tarihsel gelişim çizgisi içinde felsefenin ne olduğunu, siyasal mücadele alanı olarak bilgi üretiminin nasıl tanımlanacağını ve daha da önemlisi, felsefecinin sınıf savaşı açısından önemini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Louis Althusser – Felsefede Marksist Olmak, çeviren: İsmet Birkan, Can Yayınları, felsefe, 248 sayfa, 2018

Rachel Kushner – Küba’dan Teleks (2015)

Küba devriminin ardından, 1958’de adadan kovulan Amerikalıların romanı.

Annesi de Küba’daki Amerikan yerleşiminde büyümüş olan Rachel Kushner’in hikâyesi, bir kabare dansçısı ile Fransız bir provokatörün siyaset ve yeraltı dünyasına uzanan, tehlikeler ve entrikalarla örülü maceraları ekseninde, bu topluluğun ilginç dünyasına inmekte.

  • Künye: Rachel Kushner – Küba’dan Teleks, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları

Alexander Pechmann – Kayıp Kitaplar Kütüphanesi (2015)

Edebiyat tarihine girememiş, okuruyla buluşma şansını yakalayamamış kayıp kitaplar…

Alexander Pechmann, bir dedektif titizliğiyle bunların bir bir peşine düşüyor. Kafka’nın bebek oyunu, Byron’un hatıratı, imha edilen elyazmaları, Herman Melville’in hiç yayınlanmamış Haç Adası isimli öyküsü ve bunun gibi pek çok hikâye.

  • Künye: Alexander Pechmann – Kayıp Kitaplar Kütüphanesi, çeviren: Regaip Minareci, Can Yayınları