Daniel Kehlmann – En Uzak Yer (2008)

Alman edebiyatçı Daniel Kehlmann, daha önce yayımlanan ‘Ben ve Kaminski’ adlı romanıyla birlikte, Türkiyeli okurlarca da takip edilen bir isim haline geldi.

Yazar bu son romanında da, başkahramanı Julian üzerinden, bir kaçış öyküsü anlatıyor.

Kehlman’ın, kaçma, başka bir dünya keşfetme özlemini derinlikli bir üslupla işlemesi, romanı ilgi çekici kılan en önemli etken.

On bir yaşındaki Julien, ciddi bir boğulma tehlikesi geçirdikten sonra, bunu bir kaçma fırsatına dönüştürmeye çalışır.

Zira herkes öldüğünü zannettiğinde, kaçıp gitmesi daha kolay olacaktır.

Kehlmann, Julian’ın kaçma teşebbüsleri üzerinden, bir insanın kendi yaşamından firar etmesinin mümkün olup olmadığını irdeliyor.

  • Künye: Daniel Kehlmann – En Uzak Yer, çeviren: İsmet Sait Damgacı, Can Yayınları, roman, 97 sayfa

Erendiz Atasü – Gençliğin O Yakıcı Mevsimi (2014)

Türkiye kadın edebiyatı yazınında önemli yeri olan Erendiz Atasü’den, kadını görmezden gelen toplumsal ve kültürel alanın incelikli bir tasviri.

Buradaki hikâyeyi asıl özgün kılan yönün, bilhassa romanın Fatih isimli karakteri üzerinden, kadın erkek eşitliğinin en çok dile döküldüğü sol kesimde de kadına yönelik ayrımcılığın yoğun bir şekilde işlediğini gözler önüne sermesidir diyebiliriz.

  • Künye: Erendiz Atasü – Gençliğin O Yakıcı Mevsimi, Can Yayınları

Cem Akaş – Bumba ile Bibu (2014)

Bir iskelet ile bir zürafanın dans yarışmasında kesişen yolları.

Çok hareketli bir iskelet olan Bibu’nun, başlıca keyfi dans etmektir.

Bir süre sonra düzenlenecek bir dans yarışmasına katılan Bibu, burada zürafa Bumba ile tanışır.

Kahramanlarımız çok uyumlu bir ikilidir ve kıyasıya rekabetle geçecek yarışmanın birincisi olmak için çabalar.

  • Künye: Cem Akaş – Bumba ile Bibu, Can Yayınları

Lawrence Durrell – Mekân Ruhu (2008)

Dünya edebiyatının usta isimlerinden, farklı yazın dallarındaki başarısıyla bilinen Lawrence Durrell’in ‘Mekânın Ruhu’ isimli bu kitabı, kendisinin mektuplarını, denemelerini, gezi yazılarını ve bazı romanlarından bölümleri bir araya getiriyor.

Durrell, 1935 yılından sonra Korfu, Yunanistan, Paris, Mısır, Rodos, Arjantin, Yugoslavya, Kıbrıs ve Güney Fransa gibi birçok yerde yaşadı.

Yazarın bu mekânları ele aldığı yazıları da, kitapta yerini alıyor.

Ayrıca, bu “yerleşik yabancı”nın kitapları dışında, dergilerde yayınlanmış ve özel baskı küçük kitaplarda toplanmış ve genellikle Ege ve Akdeniz manzaralarının betimlendiği makaleleri de, ilk kez Alain G. Thomas’nın yayına hazırladığı bu kitapta bulunuyor.

Nihayet, kitaba eklenen mektupların ise, Durrell’in eserlerinin yazıldığı ortama dair okura önemli fikirler vereceğini belirtelim.

  • Künye: Lawrence Durrell – Mekân Ruhu, yayına hazırlayan: Alain G. Thomas, çeviren: Ülker İnce, Can Yayınları, deneme, 537 sayfa

Yiğit Bener – Özgür Rosto (2014)

Sıra dışı bir kız çocuğu ile bir kara kaplumbağasının arkadaşlığı.

Kahramanımız Lal’a babası, doğum gününde bir kaplumbağa hediye eder.

Lal, evde Rosto diye çağrılan bu kaplumbağa ile sıkı bir dostluk geliştirir.

Küçük kız hayatı adım adım tanımaya başlarken, Rosto’nun yoldaşlığıyla dostluğu ve paylaşmayı da öğrenir.

  • Künye: Yiğit Bener – Özgür Rosto, resimleyen: Cemil Eren, Can Yayınları

Sezer Ateş Ayvaz – Aynalarda Yaz (2008)

Sezer Ateş Ayvaz, en çok ‘Tamiris’in Gecekuşları’yla sesini duyurmuştu.

Zira bu kitap, 2006 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü kazanarak, Ayvaz’ın öykü serüvenini önemli bir durağa taşımıştı.

Yazarın 1988 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı ‘Aynalarda Yaz’da yer alan ‘Bütün Oteller İstanbul Palas’ ise Akademi Kitabevi Öykü Başarı Ödülü’nü kazanmıştı.

Aradan geçen on yıllık süre içinde yeniden basılan kitapta yer alan öyküler, genel olarak insanın hayat karşısındaki tedirginliğini, kâh hüzünlü kâh keyifli kareler eşliğinde işliyor.

Bu tedirginliğin yanı sıra, kendini dayatan değişimin baskısı ve insanı nerede bulacağı bilinmeyen yenilenme isteği de, metinlerin diğer temalarını oluşturuyor.

  • Künye: Sezer Ateş Ayvaz – Aynalarda Yaz, Can Yayınları, öykü, 108 sayfa

Rudolf Herfurtner – Lucia ve Ejderha Fuları (2014)

Yemek amacıyla olsun oyun oynamak için olsun, farelere akla hayale gelmeyecek işkenceler yapan obur kedilere karşı, Lucia ve Orlando öncülüğünde başlayan büyük çaplı bir isyan!

Kahramanlarımız, korkularından tüm özgüvenlerini yitirmiş fare soydaşlarını, kedilere karşı savaşmadan özgür olmanın mümkün olmadığına ikna etmeli.

  • Künye: Rudolf Herfurtner – Lucia ve Ejderha Fuları, çeviren: Saliha Nazlı Kaya, Can Yayınları

Halide Edip Adıvar – Yeni Turan (2014)

Osmanlı’nın Balkanlardaki yenilgilerle hızla çöküşe doğru yol aldığı süreçte yazılan, Türkçü/Turancı bir ütopya.

Roman, her ne kadar otoriter bir gelecek tasavvuru sunsa da, Türkiye’nin Batı’yla ilişkileri, kadın sorunu ve ideolojik kamplaşmalar gibi, bugün de tartışılan kimi konu ve sorunlara dair öngörüleriyle okunmayı hak ediyor.

  • Künye: Halide Edip Adıvar – Yeni Turan, Can Yayınları

Halide Edip Adıvar – Hindistan’a Dair (2014)

1935’te Hindistan’a giden ve burada yoğun ilgiyle karşılanıp bir dizi konferans veren Adıvar’ın, bu ülkeye dair izlenim ve değerlendirmeleri.

Türkiye’nin verdiği kurtuluş ve modernleşme mücadelesini Hint halkına anlatan Adıvar’ın kitabı, sıradan gezi izlenimlerini aşarak, toplumsal cinsiyet, sınıf ve oryantalizm gibi ilgi çekici konuları da tartışıyor.

  • Künye: Halide Edip Adıvar – Hindistan’a Dair, Can Yayınları

Epifania Uveda de Robledo ve Alejandro Vaccaro – Senyor Borges (2008)

‘Senyor Borges’, edebiyat ustası Jorge Louis Borges’in gündelik hayatını okura aktaran ilginç bir kitap.

Kitabın ilginçliği, Borges’e otuz yıl hizmet eden Epifania Uveda de Robledo’nun anlatımlarıyla oluşmuş olması.

Robledo’nun Alejandro Vaccaro’yla yaptığı söyleşilerin sonucunda oluşan bu kitap, hayatı boyunca Borges’in tek bir eserini dahi okumamış Robledo’nun gözünden, yazarın gündelik yaşamına dair bilinmeyenleri barındırıyor.

Robledo’nun tanıklığı okura, yazarın ruh halini, ailesiyle ilişkilerini, evliliklerini ve yaşlılık döneminde düştüğü aşkı anlatıyor.

Kitap, ustanın hayatının farklı yönlerini keşfetmek iyi bir fırsat.

  • Künye: Epifania Uveda de Robledo ve Alejandro Vaccaro – Senyor Borges, çeviren: Aylin Demirhan, Can Yayınları, anlatı, 120 sayfa