Gabor Maté – Aç Hayaletler Diyarında (2025)

Gabor Maté’nin bu çalışması, bağımlılığı yalnızca kimyasal bir hastalık değil, insanın duygusal acılarına verilmiş bir yanıt olarak ele alıyor. Vancouver’daki yoksul ve madde bağımlısı hastalarla yıllarca çalışan Maté, klinik deneyimlerini nörobilim ve psikolojiyle harmanlayarak bağımlılığın kökenine iniyor. Ona göre bağımlılıklar, çocuklukta yaşanan travmaların, sevgisizlik ve dışlanmanın yetişkinlikte bıraktığı boşluğu doldurma çabasıdır. Beynin ödül sistemi bu duygusal eksikliklerle yeniden şekilleniyor ve kişi, geçici bir rahatlama uğruna kendine zarar veren davranışlara sığınıyor.

Maté, uyuşturucu bağımlılığını merkez alsa da alışveriş, teknoloji, yeme veya başarı hırsı gibi daha “saygın” bağımlılık biçimlerini de aynı mekanizmanın ürünü olarak tanımlıyor. Böylece bağımlılığı, toplumsal yapının dayattığı yalnızlık, rekabet ve bastırılmış duyguların bir sonucu olarak görmemizi sağlıyor. ‘Aç Hayaletler Diyarında: Bağımlılıkla Yakın Temaslar’ (‘In the Realm of Hungry Ghosts: Close Encounters with Addiction’), cezalandırma yerine şefkat temelli bir yaklaşım öneriyor: bağımlıyı suçlamak yerine, onun hikâyesini anlamaya çalışmak.

Maté’nin üslubu hem bilimsel hem derin biçimde insani. Kendi yaşamındaki duygusal boşluklara da değinerek bağımlılığın kişisel boyutunu açık yüreklilikle paylaşıyor. ‘Aç Hayaletler Diyarında’, modern toplumun ruhsal yoksulluğunu gözler önüne seren ve iyileşmenin empatiyle mümkün olabileceğini hatırlatan güçlü bir eser olarak öne çıkıyor.

  • Künye: Gabor Maté – Aç Hayaletler Diyarında: Bağımlılıkla Yakın Temaslar, çeviren: Defne Orhun, İletişim Yayınları, psikoloji, 535 sayfa, 2025

Kolektif – 1821 Yunan Devrimi (2022)

1821’de başlayan Yunan bağımsızlık savaşı üzerine çok zengin bir derleme.

Kitap, devrimin belli başlı dinamikleri ile farklı sosyal sınıfların devrime nasıl katkı sunduklarını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

  • Yunan bağımsızlık savaşının aktörleri ‘devrim’ ve ‘yerel ve ulusal kimlik’ gibi kavramları nasıl algılıyorlardı?
  • Yunan devriminin öncülerinin oynadıkları rol neydi ve kişisel güzergâhları nasıl şekillenmişti?
  • Farklı sosyal sınıflar devrime hangi saiklerle katılmışlardı?
  • Devrimin liderliği için siyasi mücadele ve çatışma mevcut muydu?
  • Yunan ulusal mücadelesinin enternasyonal bir etkisi var mıydı ve 19. yüzyılın uluslararası hareketleriyle ilişkisi neydi?
  • Avrupa’dan devrime katılan Filhelenler ne uğruna savaştılar?
  • Osmanlılar Yunan devrimine nasıl tepkiler verdiler?

Modern Yunan devletinde devrimin hafızası nasıl inşa edildi?

Bu sorulara aydınlatıcı yanıtlar veren kitap, aynı zamanda 200. yıldönümü vesilesiyle 1821 Yunan devrimine ilişkin çağdaş Yunan tarihyazımının yeni yaklaşımlarının örneklerini Türkiyeli okura ulaştırıyor.

Kitap, Yunan devrimiyle ilgili Türk tarihyazımında var olan boşluğu bir nebze doldurmaya çalışıyor.

Yunan devriminin Tepedelenli Ali Paşa’nın sonu ve yeniçerilerin imhası ile eş zamanlı olarak gerçekleşen ve Osmanlı topraklarındaki başka milli hareketlerin takip ettiği ilk ulusal devrim olduğunu düşünürsek bu boşluk daha da büyük önem kazanıyor.

Çalışma, Türkiyeli okura 1821 Yunan devrimini ve onun öznelerini, Güneydoğu Avrupa’nın ve Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihini etkileyen dinamik bir değişim süreci olarak sunuyor.

  • Künye: Kolektif – 1821 Yunan Devrimi: Yunan Tarihyazımında Yeni Yaklaşımlar, hazırlayan: Konstantina Andrianapoulou ve Anna Vakali, çeviren: Fulya Aktüre, Aslı Damar-Çakmak, Güneş Fındıkoğlu, Defne Orhun, Ayşe Gülsevin Tamer ve Altuğ Yılmaz, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 325 sayfa, 2022

Sara Villanueva – Ergenlik: Sıkıntılı Yıllar (2018)

“Kucağıma sokulmaya can atan tatlı minnoş oğluma ne oldu?”

“Saçlarını taratmak için hevesle önüme oturup ardından benimkileri taramak için yalvaran küçük sevecen kızım nereye kayboldu?”

Bunlar, birçok ebeveynin, çocukları ergenliğe adım attıktan sonra yaşanan gelişmelere bakıp kendilerine sık sık sordukları sorulardır.

Kendisi de dört çocuk sahibi bir anne olan Sara Villanueva’nın, kendi deneyimlerinden de yola çıkarak kaleme aldığı bu kitap, “fırtına ve stres” olarak özetlenebilecek ergenlik dönemine ebeveynlerin nasıl daha sağlıklı ve yapıcı bir şekilde yaklaşabileceklerini anlatıyor.

Ergenlik dönemindeki muazzam gelişmeleri açıklayarak açılan kitapta,

  • Ergenlerde kavrama,
  • Ebeveyn-ergen çatışmasının nedenleri,
  • Gençlerin bağımsızlıklarını kazanmasının ailedeki yansımaları,
  • Gençlerde buluğ ve seks süreci,
  • Ergen çocuğun sosyal dünyası,
  • Ergenlikte flört, romantik ilişkiler ve seks,
  • Ergenlikteki olası tuzaklar ve sorunlar,
  • Ergen yetiştirmenin yarattığı korku ve güvensizlikle yüzleşmek,
  • Ve ergenler dışarıya açılırken ebeveynlerinin bu değişime kucak açması gibi önemli konular irdeleniyor.

Son olarak belirtelim: Sara Villanueva’nın uzmanlık alanı, ergen gelişimi.

Villanueva, halen görevli olduğu St. Edward Üniversitesi’nde çocuk ve ergenlik psikolojisi, gelişimsel psikopatoloji ve insan cinselliği gibi konularda ders veriyor.

  • Künye: Sara Villanueva – Ergenlik: Sıkıntılı Yıllar (Ergen Çocuklarımıza Keyifle Ebeveynlik Etmenin Yolları), çeviren: Defne Orhun, İletişim Yayınları, psikoloji, 184 sayfa, 2018

Özgür Heval Çınar – Uluslararası İnsan Hakları Hukukunda Vicdani Red ve Türkiye (2014)

Elimizdeki kapsamlı çalışma, uluslararası insan hakları hukukuna dair ayrıntılı bir analizle, Türkiye’nin askerlik hizmetinin vicdani reddi konusundaki durumunu saptıyor.

Yazar, Türkiye’nin hangi noktalarda yükümlülüklerinin gerisinde kaldığını ve bu bağlamda iç hukukunda yapması gereken değişiklikleri ortaya koyuyor.

  • Künye: Özgür Heval Çınar – Uluslararası İnsan Hakları Hukukunda Vicdani Red ve Türkiye, çeviren: Defne Orhun, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 327 sayfa