Taylan Esin – Osmanlı Savaşının İktisadi Aktörleri (2020)

Birinci Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı’nın dışarıya bağımlı iktisadi durumu ve bu durumun dünyanın diğer güçleriyle arasındaki ilişkilere nasıl yön verdiği üzerine sağlam bir çalışma.

Taylan Esin, savaş sürecinde imparatorluğun müttefikleriyle olan ticari ilişkilerini zengin belgelerden yola çıkarak aydınlatıyor.

Bu dönemde “milli iktisat” olarak adlandırılan sermaye birikim modelini de ayrıntılı bir bakışla irdeleyen Esin, Cihan Harbi’nde bağımlılığa konu olan emtia ticaretini yapan kuruluşlara odaklanarak Osmanlı savaş iktisadının farklılıklarını belirliyor.

  • Künye: Taylan Esin – Osmanlı Savaşının İktisadi Aktörleri (1914-1919), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 508 sayfa, 2020

Kolektif – İslam Cumhuriyeti’nde 40 Yıl (2020)

Bir zamanlar İran da, Türkiye gibi modern bir ülkeydi.

1979’daki devrim, kısa süre sonra İslami devrime dönüştü ve bu yeni toplumsal ve siyasal düzen, 40 yılı aşkın süre içinde eskisinden çok farklı bir toplumsal yapı meydana getirdi.

Belki şimdi Türkiye için de böylesi bir tehdit, eskisinden çok daha fazla ihtimal dâhilindedir.

İşte bu nitelikli derleme de, İran’ın son 40 yılda yaşadığı olağanüstü dönüşümü kayda aldığı gibi, bizim bu yaşananlardan ne gibi dersler çıkarabileceğimizi ortaya koyuyor.

Türkiye, İran ve Avrupa’dan 20 araştırmacının işbirliğiyle ortaya çıkan çalışma, günümüz İran İslam Cumhuriyeti’nin yapısını, kurumlarını, değişim dinamiklerini ve siyasaları çok yönlü bir bakışla analiz ediyor.

Bugünkü İran’ı daha iyi tanımamıza olanak sağlayacak kitapta, İran’da kentleşme dinamikleri, gündelik hayat, ekonomik yapı, siyasal sistem, sanat, spor, toplumsal dinamikler, toplumsal cinsiyet tartışmaları, ekolojik problemler gibi pek çok konu tartışılıyor.

  • Künye: Kolektif – İslam Cumhuriyeti’nde 40 Yıl: İran’da Toplum, Siyaset ve Değişim, hazırlayan: Özüm Sezin Uzun ve Hakan Güneş, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, ülke, 464 sayfa, 2020

Cem Doğan – Osmanlı’da Cinselliğin Saklı Kıyısı (2020)

1878-1922 arasında İstanbul’da cinsellik ve frengi ile iktidar arasındaki girift ilişkiler üzerine çok önemli bir çalışma.

Osmanlı’da fahişeliğin devletin gözünde bir meslek olarak kabul ediliş süreci üzerine derinlemesine düşünen Cem Doğan, buna olanak sağlayan toplumsal dinamikleri aydınlatıyor.

Doğan, söz konusu zaman aralığını hem İstanbul’da fahişelerle iktidar pratikleri arasındaki ilişkiler üzerinden hem de fuhuş sektörünün kadın-erkek isimsiz aktörlerinin davranışları üzerinden izliyor.

Kitap, Osmanlı Devleti’nde modernleşme hareketlerinin hız kazanmasıyla birlikte daha önce görmezden gelinen fahişelerin hem toplumsal alanda hem de devlet nezdinde artık daha görünür hale geldiğini gösteriyor.

Ayrıca tam da bu süreçte, frenginin yayılmasını durdurmak amacıyla Batılı ülkelerde yürürlüğe konulan kanun ve uygulamaların Osmanlı’da da uygulanmaya başlandığı görülüyor.

İktidar, özellikle hastalık söylemi üzerinden bir kontrol mekanizmasının yaratılabileceği fikrinden hareketle medikal kontrollerle kadın bedeninin en mahrem ayrıntısına kadar incelenmesine olanak tanıyan çifte standartlara dayanan bir tıp anlayışını uygulamaya başlıyor.

İşte ‘Osmanlı’da Cinselliğin Saklı Kıyısı’, bütün bu süreçte yaşanan dönüşümleri adım adım izliyor.

  • Künye: Cem Doğan – Osmanlı’da Cinselliğin Saklı Kıyısı: II. Abdülhamid Dönemi ve Sonrası İstanbul’da Fuhuş, Frengi ve İktidar (1878-1922), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 572 sayfa, 2020

E. P. Thompson – Tarih Yapmak (2020)

İngiliz Marksist tarihçilerin en karizmatik üyesi olan Edward Palmer Thompson, 20. yüzyılda yetişmiş en büyük tarihçilerden biridir.

Thompson’un makaleleri ve konuşmalarını bir araya getiren ‘Tarih Yapmak’ adlı bu kitabı ise, kendi tarihçiliğine dair fikirlerini ayrıntılı bir şekilde paylaştığı ve bu yönüyle eşsiz diyebileceğimiz bir çalışmadır.

Yazar ölmeden kısa bir süre önce hazırladığı kitabında, tarihe bakış açısını, ilgilendiği meseleleri, tartıştığı kişileri, çalıştığı şahsiyetleri, araştırdığı konuları bizimle paylaşıyor.

Kitabı, genel okuyucunun yanı sıra, Thompson’ın çalışmalarına merak duyanlar için iyi bir giriş kitabı olarak da öneriyoruz.

  • Künye: E. P. Thompson – Tarih Yapmak: Tarih ve Kültür Üzerine Yazılar, çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 376 sayfa, 2020

Igor Despot – Savaşan Tarafların Gözüyle Balkan Savaşları (2020)

Balkan Savaşları’nın birincisi, 8 Ekim 1912’de, Karadağ’ın Osmanlı İmparatorluğu’na savaş ilan etmesiyle başladı.

Bu süreç adeta ışık hızıyla ilerledi ve aralarındaki anlaşmazlıkları bir yana bırakıp bir araya gelen dört millet, Balkan İttifakını oluşturdular: Sırbistan, Yunanistan, Karadağ ve Bulgaristan.

Balkan İttifakı olağanüstü bir toprak zaferi elde etmesine karşın, çok geçmeden toprakların nasıl bölüştürüleceği konusunda tartışmalar baş gösterdi.

Makedonya’dan aldığı paydan memnun olmayan Bulgaristan, eski müttefikleri Sırbistan ve Yunanistan’a saldırdı.

10 Ağustos 1913’te yapılan Bükreş Antlaşması bu ikinci savaşı sona erdirdi, ancak barışa vesile olmadı.

Saraybosna suikastıyla başlayan Birinci Dünya Savaşı’nda da, Balkanlar yine bir savaş sahnesine dönüştü.

İşte Igor Despot’un bu özenli çalışması, Balkan Savaşları’na neden olan etkenlerden savaşların seyrine ve sonuçlarına uzanarak süreci başından sonuna izleyen çok önemli bir kitap.

Kitap, söz konusu anlaşmazlığın belgelenmesi ve anlaşılmasına katkıda bulunmasıyla büyük öneme haiz.

Öte yandan çalışma, bu savaşlar sırasında yaşanan olayları aktarmakla sınırlı kalmayarak, bu olayları kültürel bağlamlarının ışığında inceleyerek Balkan tarihi boyunca ortaya çıkmış müttefiklikleri belirlemiş ya da çatışmaları alevlendirmiş olabilecek kültürel benzerlik ve farklılıklara da dikkat çekiyor.

  • Künye: Igor Despot – Savaşan Tarafların Gözüyle Balkan Savaşları, çeviren: Mete Tunçay, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 330 sayfa, 2020

Michael Axworthy – Devrimci İran (2020)

Çağdaş İran üzerine iyi bir analiz okumak isteyenlere bu şahane çalışmayı öneriyoruz.

Michael Axworthy, kapsamlı kitabında, İran’ı 1979 Devrimi’nin kökenlerinden günümüze eksiksiz bir hikâyesini anlatıyor.

Axworthy, İran’ı Orta Çağ’a ait gerici bir coğrafya olarak algılayan egemen anlayışa temelden karşı çıkıyor.

Yazar, İran rejiminin sıra dışı dayanıklılığını açıklıyor ve bu dayanıklılıkta, kitle siyaseti manipülasyonunun, teknoloji ve eğitim saplantısının, İran tarihi ve kültürünün kullanımının, suistimalin ve cumhuriyetin ısrarlı modernliğinin nasıl belirleyici nitelikler olduğunu gözler önüne seriyor.

Çarpıcı değerlendirmeleriyle dikkat çeken kitap, İran’ın nevi şahsına münhasır dünyasına yakından bakmak için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: Michael Axworthy – Devrimci İran, çeviren: Ali Karatay, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 550 sayfa, 2020

G. L. Sleidler – Doğu’da Siyasal Düşünce (2020)

Siyasal düşüncelerin tarihi konusundaki Avrupa merkezciliğin ötesine geçen çok önemli bir çalışma.

Grzegorz Leopold Seidler, Doğu’nun toplumsal ve siyasal gelişimini çok yönlü bir perspektifle izliyor.

Bunu yaparken, büyük imparatorluklardaki siyasal düşünceleri inceleyen Sleidler, siyasal düşünceyi genel bir toplumsal ve ekonomik çerçeve içine oturtuyor ve daha da önemlisi düşüncenin ortaya çıkış koşullarının tarihin seyrini nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.

Doğu siyasal düşüncesine ilişkin nesnel bir açıklama çerçevesi sunmasıyla büyük öneme sahip çalışma, sınıf mücadelesine ve siyasal düşüncenin sınıfsal niteliğine ağırlık vermesiyle de dikkat çekiyor.

  • Künye: G. L. Sleidler – Doğu’da Siyasal Düşünce: Doğu Dünyasının Ortaya Çıkışı, çeviren: Mete Tunçay, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 267 sayfa, 2020

Nevcihan Özbilge – Çekirgeler, Kürtler ve Devlet (2020)

Erken Cumhuriyet döneminde devletin Kürtlere yaklaşımı sorunluydu.

Örneğin Kürtler bu dönemde sıklıkla bir “problem” olarak algılandığından Kürtlere dair yapılan akademik çalışmalar da çoğunlukla ulus-devlet inşası ve milliyetçilik tartışmaları çerçevesinde şekillendi.

İşin daha da ilginci bu sorun, sınır aşırı bir başka “problem” olan çekirge salgınlarıyla paralellik arz eden söylemsel bir çerçevede kodlanıyordu.

İşte Nevcihan Özbilge’nin bu özgün çalışması, ulus devletin her iki “problem”iyle de benzer stratejilerle mücadele ettiğini gözler önüne seriyor.

Başka bir deyişle Özbilge, devletin çekirgelerle ve Kürtlerle mücadelesindeki paralel söylemini eleştirel bir bakışla ele alıyor.

Konu ve döneme ilgi duyanların beğenerek ve aydınlanarak okuyacakları bir çalışma.

  • Künye: Nevcihan Özbilge – Çekirgeler, Kürtler ve Devlet: Erken Cumhuriyet Dönemine Yeniden Bakmak, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 180 sayfa, 2020

J. Donald Hughes – Çevresel Tarih Nedir? (2019)

Tarihi incelerken kullanmamız gereken kavramlar kadar hangi çevresel tarih kaynaklarına bakmamız gerektiği de önemlidir.

Donald Hughes’un eldeki kitabı ise, insan ve sosyal bilim araştırmalarına getirilmiş en yenilikçi ve kapsayıcı görüşlerden biri olan çevresel tarih konusunda çok iyi bir giriş.

Çevresel tarih, sadece insanların değil, insanların da içinde yer aldığı doğal çevredeki canlı-cansız tüm varlıkların ve bu varlıklar arasındaki etkileşimin yazılması gereken bir tarihi olduğu düşüncesini savunur.

İnsanın çevre, çevrenin de insan üzerindeki etkisine özel bir vurgu yapan bu yaklaşım siyasi, askeri, sosyal, iktisadi ve kültürel tarih gibi geleneksel tarihyazım şekillerine ilave edilecek ve bunlar üzerinde yeniden düşünmemizi sağlayacak devrimci bir niteliğe sahip.

Özellikle 1960’lardan bu yana kapsamı ve hedefleri belirli bir disiplin olarak ABD’den Rusya’ya, Brezilya’dan Hindistan’a dünyanın farklı coğrafyalarında icra edilen bu yeni tarihçilik biçimi ülkemizde de biliniyor ve uygulanıyor.

Çevresel tarihi tanımlayarak kitabına başlayan Hughes, kitabının devamında ele aldığı kimi konular şöyle:

  • Çevresel tarihini öncüleri,
  • Çevresel tarihçiliğin Amerika’da doğuşunu ve gelişimi,
  • Yerel, bölgesel ve ulusal çevresel tarih yaklaşımları,
  • Çevresel dünya tarihi,
  • Çevresel tarihin meseleleri ve bu alandaki yeni yönelimler,

Kapsamlı bakış açısıyla ve konuları ele alış biçimiyle başucu kitabı olarak önerebileceğimiz çalışma, lisans ve lisansüstü tarih öğrencileri kadar tarihle amatör ya da profesyonel uğraşan herkese hitap edecek türden.

  • Künye: J. Donald Hughes – Çevresel Tarih Nedir?, çeviren: M. Fatih Çalışır, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 220 sayfa, 2019

İlhan Tekeli – Mekansal ve Toplumsal Olanın Bilgibilimi Yazıları (2010)

‘Mekansal ve Toplumsal Olanın Bilgilimi Yazıları’, İlhan Tekeli’nin, ağırlıklı olarak epistemolojiye odaklandığı yazılarını bir araya getiriyor.

Toplumsal bilimlerde mekân boyutunun, zaman boyutuna göre büyük ölçüde ihmal edilmiş olduğunu savunan yazılar, mekâna ve zamana eş önem veren bir toplumsal bilimin olanaklarını araştırıyor.

Tekeli, kitabının ilk bölümde, mekân önecelikli bilim alanlarına ilişkin epistemolojik tartışmalar üzerinde duruyor.

İkinci bölümde, toplumsal bilimlerin toplumla ilişkileri konusunu irdeleyen Tekeli, son bölümde ise, toplumsal bilimler alanına yeni epistemolojik pozisyonlar ve bakış açıları getirmeye çalışıyor.

  • Künye: İlhan Tekeli – Mekansal ve Toplumsal Olanın Bilgibilimi Yazıları, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, inceleme, 291 sayfa