Ahu Gökçe ve Ümit Akırmak – Psikoloji ve Açık Bilim (2022)

Açık bilim, özetle, bilimsel bilginin ücretsiz, patentsiz şekilde ulaşıma açılmasını amaçlar.

Bu rehber kitap ise, yaklaşık son on yıldır var olan, üzerinde daha fazla düşünülerek evrilmiş ve gelişen teknolojinin desteğini de alarak daha önce var olmayan birçok imkan sunan açık bilim pratiklerini net bir şekilde açıklıyor.

Açık bilim ve pratikleri birçok araştırmacı tarafından biliniyor ve tecrübeli araştırmacılara dahi yabancı bir kavram olabiliyor.

Açık bilim prensiplerini teorik olarak bilen ama nasıl uygulanacağı konusunda tereddütte olan araştırmacılar da vardır ki çok kısa bir geçmişi olan bir kavram olduğu düşünüldüğünde bu pek şaşırtıcı değil.

Bu kitap, açık bilim prensip ve uygulamalarını hem teorik hem de pratik olarak tanıtıyor ve bu sayede araştırmacıların kendi bilimsel araştırmalarında bu pratiklerden faydalanmasını sağlıyor.

Kitaptan yüksek lisans ve üzeri eğitim almış tüm araştırmacılar faydalanabilir.

Kitap, şu linkten ücretsiz temin edilebilir: https://bit.ly/3MWO51C

  • Künye: Ahu Gökçe ve Ümit Akırmak – Psikoloji ve Açık Bilim, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikoloji, 90 sayfa, 2022

Nessa Carey – Epigenetik Devrimi (2022)

Bu kitap, epigenetiğin büyülü dünyasına daha yakından bakmak için harika fırsat.

Nessa Carey, yokuş yukarı çıkmayı nasıl öğrendiğimizden obezitenin epigenetiğine, cinsiyetlerin savaşından kanserdeki epigenetiğe, konuyu geniş bir pencereden izliyor.

Epigenetik, dünyadaki biyolojik yaşamın yapısı ve davranışını kavrayışımızda devrim yaratma potansiyeline sahip.

Bir organizmanın genetik kodunun haritasını çıkarmanın, onun nasıl geliştiğini veya hareket ettiğini belirlemek için neden yeterli olmadığını açıklarken, doğuştan gelen özelliklerle çevrenin etkileşiminin biyolojik çeşitliliği nasıl tasarladığını gösterir.

Carey, ‘Epigenetik Devrimi’nde alanın argümanlarını karıncaların ve kraliçe arıların kolonilerini nasıl kontrol ettiği, belli renklerdeki kedilerin neden hep dişi olduğu, bazı bitkilerin çiçek açmadan önce neden soğuk havaya ihtiyaç duyduğu ve vücudumuzun nasıl yaşlanıp hastalandığı gibi çeşitli olgularla ilişkilendiriyor.

Carey, alanın gelecekteki yönelimleriyle beraber insan sağlığını ve hayatını iyileştirme kabiliyetlerini de tartışıyor.

Biyolojinin ötesine geçen epigenetik, uyuşturucu bağımlılığı, kıtlığın uzun vadeli etkileri ve çocukluk çağı travmalarının fiziksel ve psikolojik sonuçları üzerine yapılan güncel çalışmalara yön veriyor.

Alanın yirmi yıllık tarihini incelerken aynı zamanda en son bulguları ve yenilikleri ele alan kitap, epigenetiğin temellerine bir giriş niteliğinde.

  • Künye: Nessa Carey – Epigenetik Devrimi, çeviren: Dilara Gostolüpçe, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, bilim, 308 sayfa, 2022

Albert-László Barabási – Formül (2022)

Çevremizdeki geniş ve görünmez ağlar, başarımızı nasıl etkiler?

Ağ biliminin öncülerinden Albert-László Barabási, başarıyı getiren karmaşık ama tutarlı bir şekilde tekrarlanabilir olan mekanizmaları açıklıyor.

Sıklıkla becerinin başarıyla eş değer olmadığını tecrübe ederiz.

Sıkı çalışırız ancak terfi alamayız, iyi oynarız ancak fark edilmeyiz, fikri biz üretiriz ancak takdiri başkası toplar.

Yetenek ve katı bir çalışma disipliniyle öne geçebileceğimize inanırız fakat bunlar çoğu kez yetmez ve bu durumu tam olarak anlamlandıramayız.

Barabási ve meslektaşları, bu tutarsızlığı irdeleyerek, çevremizdeki geniş ve görünmez ağların başarımızı nasıl şekillendirdiğini açıklıyor.

Yeteneğin ve performansın başarıya dönüşmesi, topluluğun verdiği tepkiye bağlıdır.

Ağ bilimi gibi karmaşık bir konuyu yalın ve anlaşılır bir dille geniş kitlelere ulaştıran Barabási, başarının altındaki en gelişkin bilimsel ve matematiksel ilkelere dikkat çekiyor.

Eserde neden performansın gerekli ancak yeterli olmadığına, neden “uzmanlar”ın çoğu zaman yanıldığına, başarıyı yakalayacak bir takımın nasıl kurulabileceğine ve ağlarımızı en etkin şekilde nasıl kullanabileceğimize dair yepyeni bir anlayış sunuluyor.

‘Formül’, başarı odaklı toplumumuzun her bireyinin yaşam, kariyer ve uzun vadeli amaçlarıyla ilgili bakış açısını temelden değiştirmeyi vaat ediyor.

Yazar, kitabını bir kişisel gelişim kitabı değil, daha çok çıktıları düzenlemek ve anlamak için bilimi kullanan bir çerçeve, bir “bilimsel gelişim kitabı” olarak tanımlıyor ve okuyucunun başarıyı getiren karmaşık ama tutarlı bir şekilde tekrarlanabilir olan mekanizmaların farkına varıp bu bilgiyi kendi hayatlarında kullanabilmeleri için genel bir çerçeve sunmayı amaçlıyor.

  • Künye: Albert-László Barabási – Formül: Başarının Evrensel Kanunları, çeviren: Onur Aslan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 225 sayfa, 2022

Kolektif – Çağdaş Siyaset Teorisi (2022)

Siyaset teorisinin son otuz yıldaki gelişimini yakından görmek isteyenlere bu derlemeyi öneriyoruz.

‘Çağdaş Siyaset Teorisi’, siyaset teorisinin güncel durumunu konu ediniyor.

Kitap, siyasete ilişkin teorik ve felsefi araştırma ve çalışmaların son yirmi-otuz yıldaki görünümünü tespit ederek incelerken, bunu çağdaş siyasal düşüncenin, belli başlı teori ve yaklaşımlar, kavram ve konularla sorun ve tartışmalarını odağına alarak yapıyor.

Günümüzde siyasal uygulama, fikir, anlayış, tutum ve düşüncelerin, hangi kavramsal/analitik çerçeveler ve teorik/felsefi açıklamalar ve yorumlar aracılığıyla bilimsel araştırmaya tabi tutulduğuna odaklanıyor.

Siyaset teorisi disiplininin araştırma konuları, belli başlı meseleleri, çalışma yöntemleri gibi başlıklardaki tartışma, birikim ve literatürü gözden geçirerek soruşturuyor.

Kitabın ilk kısmında günümüzde siyaset teorisindeki ana felsefi yönelimleri ve düşünce hatlarını temsil eden liberalizm, komüniteryanizm, postyapısalcılık, eleştirel teori ve postmarksizme yer veriliyor.

İkinci kısım, demokrasi, vatandaşlık, adalet, toplumsal cinsiyet ve ideoloji gibi siyaset teorisinin anahtar kavramlarıyla önemli konu başlıklarını içeriyor.

Üçüncü kısım ise siyaset teorisinin çağdaş araştırma gündemini oluşturan bir dizi sorunsal ve tartışmayı ele alıyor ve cumhuriyetçilik, kozmopolitanizm, karşılaştırmalı siyaset teorisi ve popülizm bölümlerinden oluşuyor.

‘Çağdaş Siyaset Teorisi’, siyaset bilimciler, akademisyenler, öğrenciler ve siyaset teorisindeki tartışmaları derinlemesine takip etmek isteyen tüm okurlar için güncel bir başvuru kaynağı.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ahmet Okumuş, Ali Aslan, Ali Kaya, Arda Güçler, Aslı Çalkıvik, Başak İnce, Elif Madakbaş Gülener, Eylem Özdemir, Feyzullah Yılmaz, Muhammed A. Ağcan, Ömer Taşgetiren, Uğur Altuntaş ve Ünsal Doğan Başkır.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Siyaset Teorisi, derleyen: Muhammed A. Ağcan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 497 sayfa, 2022

Kolektif – Tamamlanmamış Kentsel Devrim (2022)

Kentsel siyaset, kentsel sosyoloji ve kentsel coğrafya alanlarında usta işi bir derleme.

‘Tamamlanmamış Kentsel Devrim’, bilhassa kent kuramına dair yeni yaklaşımlar sunmasıyla dikkat çekiyor.

Son 30-40 yıllık süreçte, tüm dünyada, kentsel coğrafyanın değişimine, kentsel siyasetin ve yerel yönetişimin çeşitlenen dinamiklerine, şehir ve bölge planlama konularına odaklanan, çok sayıda ufuk açıcı kuramsal yaklaşım geliştirildi.

Çoğunlukla küresel Kuzey’in kentlerini merkezine alan, kısıtlı dahi olsa küresel Güney’in kentleşme deneyimlerini de anlamaya ve anlamlandırmaya çalışan bu uluslararası yazının sadece belirli bir bölümü, kitap çevirileri yoluyla Türkçeye kazandırıldı.

Hiç kuşku yok ki, bu türden etkili kent kuramcıları ve ortaya koydukları yeni kavramlar, Türkiye kentlerini çözümleyebilmemiz için yeni olanaklar sağlıyor.

Ancak tüm bunlar günümüz Türkiye kentlerini anlamak ve geleceğe dönük yeni yaklaşımlar geliştirebilmek için gerçekten yeterli mi?

‘Tamamlanmamış Kentsel Devrim’ yıllara yayılan titiz çalışmaların, özgün saha araştırmalarının ve yeni kuramsal arayışların kolektif bir ürünü.

Kitap, kentlerin değişiminin ardındaki toplumsal, siyasal ve ekolojik kökenleri çözümleyerek; kent kuramına dair yeni bir arayışın Türkiye’den ilk adımlarını atmayı hedefliyor.

Bu amaçla, kentsel siyaset, kentsel sosyoloji ve kentsel coğrafya alanlarında Türkçe yazında oldukça sınırlı kalmış olan yeni kuramsal tartışmaları, araştırmalardan edinilmiş özgün veriler eşliğinde okuyucuya sunuluyor.

Kentsel siyasetten yönetişime, kentlerin dönüşümünden politik ekolojiye, kent planlamadan kentsel hareketlere kadar çeşitlenen alanlarda gerçekleştirilmiş derinlikli nitel araştırmaları; coğrafyayı, mekânı ve gündelik hayatı çözümleyen yeni, eleştirel ve bütünlüklü bir çerçeve oluşturarak birlikte yorumlanıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Eda Acara, Esin Özdemir, Gül Tuçaltan, Hilal Kara, Mehmet Penpecioğlu, Mustafa Kemal Bayırbağ, Özge Erbaş, Seth Schindler ve Sezen Sarvan.

  • Künye: Kolektif – Tamamlanmamış Kentsel Devrim: Günümüz Türkiyesi’nde Kent, Kriz ve Gündelik Hayat, derleyen: Eda Acara ve Mehmet Penpecioğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kent çalışmaları, 318 sayfa, 2022

Ayşenur Coşkun Toker, Elif Akdağ Göçek ve Sibel Halfon – Psikodinamik Çocuk Terapisi Eşliğinde Bir Oyun Dünyasına Yolculuk (2021)

Psikodinamik çocuk terapisi hakkında, konuyla ilgilenen herkesin kitaplığında muhakkak bulunması gereken bir çalışma.

Kitapta, bu alanda uygulanan en güncel kavramlar ve araştırma tekniklerinin kullanıldığı bir terapi süreci detaylı şekilde açıklanıyor.

  • Psikodinamik çocuk terapisi nedir?
  • Kavramsal kökenleri hangi düşünürlere dayanır?
  • Psikodinamik çocuk terapisinde değerlendirme ve klinik formülasyon nasıl yapılır?
  • Etik çerçeve nasıl oluşturulur?
  • Terapide hangi teknikler uygulanır?
  • Danışan ve terapist arasında nasıl ilişki örüntüleri oluşur?
  • Terapi seanslarında çocukların oyunları nasıl semboller barındırır?
  • Terapistin iç dünyasında danışanlar ve oyunları nasıl duygular uyandırır ve bunlar ne anlama gelebilir?
  • Terapide aktarım ve karşıaktarım nedir ve nasıl kullanılır?

İşte psikodinamik çocuk terapisinin çok katmanlı boyutlarını bir araya getiren bu çalışma, bütün bu sorulara kapsamlı yanıtlar vermesiyle önemli.

Kitabın ilk bölümünde değerlendirmeden, klinik formulasyona, terapinin farklı aşamalarında uygulanması gereken terapi tekniklerinden, terapist-danışan ilişkisi özelliklerine kadar bütüncül bir psikoterapi çalışmasının önemli adımları bulunuyor.

Kitabın ikinci bölümünde ise kapsamlı bir psikodinamik oyun terapisiyle tedavi edilen bir vaka örneği sunuluyor.

Burada terapist ve danışan arasında gelişen zengin oyun dünyası sunuluyor ve anlatılan tüm teorik kavramların klinik pratikte nasıl hayata geçirildiği aktarılıyor.

Çalışma, Türkiye’de çocuk ruh sağlığı alanında çalışan veya bu konuda uzmanlaşmak isteyenlerin kullanabileceği önemli bir kaynak.

  • Künye: Ayşenur Coşkun Toker, Elif Akdağ Göçek ve Sibel Halfon – Psikodinamik Çocuk Terapisi Eşliğinde Bir Oyun Dünyasına Yolculuk, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 254 sayfa, 2021

Kolektif – Anadolu Sanatında Kadın (2021)

Anadolu tarihinde kadınların yaratıcı emeklerini görünür kılan çok iyi bir derleme.

Çalışma, Antik Dönem, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze ulaşan sanat eserlerini inceleyerek Anadolu sanatında kadın imgesine ışık tutuyor.

Erkekler tarafından yazılan tarih, kadınların toplumsal ve kültürel varlıklarını yok saymış, etkinliklerini tek bir role ve dar bir alana sınırlamıştır.

Oysaki geçmişten bugüne yaşam, kadınların geleneksel eşlik/analık rollerinin dışında da gerçekleştirdikleri etkinlik ve üretimleriyle süregeldi.

Günümüzde toplumsal, kültürel, siyasal tarih ve sanat tarihi, kadınların emeklerini ve yaratıcılıklarını görünür kılarak yeniden yazılıyor.

Doğu ile Batı uygarlıklarının birleştiği bir konumda yer alan Anadolu tarihinde de kadınların önemli bir yeri olduğunun kanıtı, arkeolojik malzemeler ve sanat eserlerindeki izleridir.

İşte ‘Anadolu Sanatında Kadın’, bu izleri görünür kılmasıyla çok önemli.

Kitapta,

  • Antik dönem ve Anadolu kadını,
  • Augustus dönemi Küçük Asyası’nda kadın,
  • Roma’da kadın,
  • Bizans’ta iktidarın öteki yarısı olarak imparatoriçeler,
  • Anadolu Selçuklu Devleti’nde kadınlar ve mimari,
  • Sultan eşleri, kimlikleri ve dönem kaynaklarındaki varlıkları,
  • Sultan eşlerinin mimari tercihleri ve politik nüfuzları,
  • Selçuklu’dan Osmanlı’ya seramiklerde kadın,
  • Erken İslam sanatında kadının yeri,
  • Osmanlı hanedan kadını imgesinin sözel ve görsel dönüşümü,
  • Kadın seyyahların izlenimlerinde ve oryantalist tablolarda Osmanlı kadını, eğitim ve öğretimi,
  • Ve Osmanlı döneminde kadına bakış ve kadının seramiklerdeki konumu gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Kitapta makaleleri bulunan yazarlar ise şöyle: Nuran Şahin, Serap Gür Kalaycıoğulları, Dilek Maktal Canko, Sema Gündüz Küskü, Gönül Öney, Sevinç Gök, Aslıhan Erkmen, Şebnem Parladır ve Seda Ağırbaş.

  • Künye: Kolektif – Antik Dönem’den Osmanlı’ya Anadolu Sanatında Kadın, editör: Dilek Maktal Canko, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sanat, 193 sayfa, 2021

Kolektif – Afetlerle Yoksullaşma (2021)

‘Afetlerle Yoksullaşma’, küresel salgının yol açtığı sert dönüşümleri tarihe not düşüyor.

Çalışma, küresel salgın sürecini, etkileri her geçen gün artan iklim krizi ve afetlerle birlikte okumasıyla bilhassa dikkat çekiyor.

24 yazarın kaleme aldığı 16 çalışmayla çok disiplinli ve bütüncül bir yaklaşım sergileyen kitap, eleştirel bir yaklaşımla söylememiz gerekenleri bir araya getiriyor.

Kitapta,

  • Afetler sonrasında yoksulluk, sosyal kırılganlık, sosyal politikalar ve yeniden yapılanma,
  • Covid-19 salgınının yaşlı bakım evlerinde sebep olduğu bakım krizi,
  • Salgın ve yoksulluk kıskacında kent mültecileri ve sağlık hakkına erişim,
  • Toplumsal afetlerde çocuklar,
  • Covid-19 küresel salgınının göçmenlere etkisi,
  • Snowden’ın takibi bağlamında, küresel salgın sürecinde dijital ahlâk ihlalleri,
  • Covid-19 tedbirlerinin ekonomik etkileri,
  • Salgın sürecinde derinleşen kent yoksulluğu,
  • Çalışma hakkı bakımından pandemi süreci ve alınan önlemler,
  • Covid-19 salgınıyla sosyal refah devleti uygulamalarının dönüşümü,
  • Salgın döneminden iklim değişikliği mücadelesine ilişkin alınabilecek dersler,
  • Ve iklim krizi gölgesinde gıda tüketiminde ve israfında öznenin rolü gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: H. Sibel Kalaycıoğlu, Volkan Yılmaz, Başak Akkan, Ayşen Üstübici, Ahmet İçduygu, Sibel Karadağ, Selin Kitiş, Ayşe Bilge Selçuk, Besim Can Zırh, İlhan Zeynep Karakılıç, Murad Tiryakioğlu, Sabâ Yağcı, Seçil Ayşed Bahçe, Emel Memiş, Nergis Dama, Mert Can Duman, M. Levent Kurnaz, Selin Özokcu, Deniz Başoğlu Acet ve Utku Perktaş.

  • Künye: Kolektif – Afetlerle Yoksullaşma: Salgınlar, Göçler ve Eşitsizlikler, derleyen: Murad Tiryakioğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 379 sayfa, 2021

Franco Moretti – Uzak Okuma (2021)

Bu çağın edebiyat eleştirisi, metni derinlemesine kavramayı amaçlayan yakın okumaya dayalıdır.

Franco Moretti ise, bu kitapta geliştirdiği “uzak okuma” yöntemi ile edebiyatı anlamanın ve okumanın özgün bir yöntemini sunuyor.

Yirminci yüzyılın edebiyat eleştirisi, metni derinlemesine kavramaya yarayan anlam katmanlarını ortaya çıkarmaya odaklanan, dolayısıyla metindeki merkezî temanın belirlenmesi ve olay örgüsündeki gelişmelerin analizi yoluyla kapsamlı sonuçlara ulaşmayı hedefleyen yakın okumaydı.

Bu anlamda yakın okuma; bireylerin, olayların, fikirlerin gelişimlerinin, etkileşimlerinin; metin yapısının, üslubunun ve argüman modellerinin analizini içeriyordu.

Yakın okumanın edebiyatın gerçek kapsamını ve doğasını ortaya çıkaramayacağının altını çizen Franco Moretti, verdiği bir örnekte, 19. yüzyıl Britanya romanlarına ilişkin bir yakın okumanın, yayınlanan tüm romanların yalnızca %5’ine ulaşılabileceği için dönemin edebiyat kavrayışı hakkında hiçbir şey söylemeyeceğini vurguluyor.

Moretti’ye göre okuma stratejisinin değişme zamanı gelmiştir: Edebiyatı anlamak için okumayı bırakmamız gerekir!

Moretti, 2000 yılında kaleme aldığı “Dünya Edebiyatı Üzerine Mütalaalar” başlıklı makalesinde geliştirdiği uzak okuma kavramıyla, veri analizini öne çıkarıyor.

Moretti’ye göre kolektif bir sistem olarak edebiyatta anlam; iletişim ağları, edebi yapıların sınıflandırılması, z-puanları, temel bileşen analizi, kümelenme katsayısı, ağ kuramı ve olay örgüsü analizi ile niceliksel bir bütünlük olarak kavranmalıdır.

Moretti, edebiyatı analiz etmenin alışılmadık bir yolunu önerdiği ‘Uzak Okuma’ ile edebiyatı veri olarak kabul ederek geleneğe meydan okuyor.

  • Künye: Franco Moretti – Uzak Okuma, çeviren: Onur Gayretli, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 208 sayfa, 2021

Tuğba Metin Açer – Başörtülü Yoksul Kadınların Ötekileri (2021)

Kentin periferisinde yaşayan, yoksul başörtülü kadınların ötekileştirilme deneyimleri neler?

Tuğba Metin Açer’in çalışması, yoksul başörtülü kadınların hikâyelerine odaklanmasıyla çok önemli.

1990’lı yıllardan itibaren İslami kimlik politikasında Müslüman kadın kimliğinin en önemli simgesi ve İslami giyim tarzının en önemli unsuru olan türban, siyasi ve toplumsal tartışmaların ana odağı oldu.

Türbanlı kadınların kamusal alanda yaşadıkları ötekileştirilme deneyimleri ise akademik camiada birçok çalışmada ele alındı.

Peki, kamusal alana çıkmayan, çıkamayan yahut çıkmayı tercih etmeyen, eğitim düzeyi düşük, kentin periferisinde yaşayan, yoksul başörtülü kadınların ötekileştirilme deneyimleri hakkında neler biliyoruz?

Örneğin, onların “öteki”leri kimler?

1980’lerden itibaren Siyasal İslam’ın artan gücü, egemenlerin değişmesi ve ekonomik politikalar sayesinde ekonomik konumlarını güçlendirmeleri, sınıfsal konumların farklılaşması anlamını taşıyor.

Öte yandan geçmişte maduniyet ve yaşadıkları mağduriyetleri ile gerek toplumsal gündemde gerekse akademik tartışmaların merkezindeki türbanlı kadınlar, günümüzde lüks tüketimin sınıfsal ayrımları daha belirgin hale getirmesiyle birlikte eleştirilerin odağı haline geldi.

Bu durum, Türkiye’de “Müslüman kadın” kategorisinin heterojenliğine işaret eden önemli bir durum.

Açer’in çalışması ise, “Müslüman kadın” kategorisinin homojen olmadığı varsayımından hareketle, yoksulluk ve yoksunluk sarmalındaki başörtülü kadınların hikâyelerine odaklanarak, farklı eşitsizliklerin kesişimselliğinde “ötekileştirilme” ve “ötekileştirme”yi ele alan özgün bir inceleme.

  • Künye: Tuğba Metin Açer – Başörtülü Yoksul Kadınların Ötekileri, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 220 sayfa, 2021