Ayşenur Coşkun Toker, Elif Akdağ Göçek ve Sibel Halfon – Psikodinamik Çocuk Terapisi Eşliğinde Bir Oyun Dünyasına Yolculuk (2021)

Psikodinamik çocuk terapisi hakkında, konuyla ilgilenen herkesin kitaplığında muhakkak bulunması gereken bir çalışma.

Kitapta, bu alanda uygulanan en güncel kavramlar ve araştırma tekniklerinin kullanıldığı bir terapi süreci detaylı şekilde açıklanıyor.

  • Psikodinamik çocuk terapisi nedir?
  • Kavramsal kökenleri hangi düşünürlere dayanır?
  • Psikodinamik çocuk terapisinde değerlendirme ve klinik formülasyon nasıl yapılır?
  • Etik çerçeve nasıl oluşturulur?
  • Terapide hangi teknikler uygulanır?
  • Danışan ve terapist arasında nasıl ilişki örüntüleri oluşur?
  • Terapi seanslarında çocukların oyunları nasıl semboller barındırır?
  • Terapistin iç dünyasında danışanlar ve oyunları nasıl duygular uyandırır ve bunlar ne anlama gelebilir?
  • Terapide aktarım ve karşıaktarım nedir ve nasıl kullanılır?

İşte psikodinamik çocuk terapisinin çok katmanlı boyutlarını bir araya getiren bu çalışma, bütün bu sorulara kapsamlı yanıtlar vermesiyle önemli.

Kitabın ilk bölümünde değerlendirmeden, klinik formulasyona, terapinin farklı aşamalarında uygulanması gereken terapi tekniklerinden, terapist-danışan ilişkisi özelliklerine kadar bütüncül bir psikoterapi çalışmasının önemli adımları bulunuyor.

Kitabın ikinci bölümünde ise kapsamlı bir psikodinamik oyun terapisiyle tedavi edilen bir vaka örneği sunuluyor.

Burada terapist ve danışan arasında gelişen zengin oyun dünyası sunuluyor ve anlatılan tüm teorik kavramların klinik pratikte nasıl hayata geçirildiği aktarılıyor.

Çalışma, Türkiye’de çocuk ruh sağlığı alanında çalışan veya bu konuda uzmanlaşmak isteyenlerin kullanabileceği önemli bir kaynak.

  • Künye: Ayşenur Coşkun Toker, Elif Akdağ Göçek ve Sibel Halfon – Psikodinamik Çocuk Terapisi Eşliğinde Bir Oyun Dünyasına Yolculuk, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 254 sayfa, 2021

Kolektif – Anadolu Sanatında Kadın (2021)

Anadolu tarihinde kadınların yaratıcı emeklerini görünür kılan çok iyi bir derleme.

Çalışma, Antik Dönem, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze ulaşan sanat eserlerini inceleyerek Anadolu sanatında kadın imgesine ışık tutuyor.

Erkekler tarafından yazılan tarih, kadınların toplumsal ve kültürel varlıklarını yok saymış, etkinliklerini tek bir role ve dar bir alana sınırlamıştır.

Oysaki geçmişten bugüne yaşam, kadınların geleneksel eşlik/analık rollerinin dışında da gerçekleştirdikleri etkinlik ve üretimleriyle süregeldi.

Günümüzde toplumsal, kültürel, siyasal tarih ve sanat tarihi, kadınların emeklerini ve yaratıcılıklarını görünür kılarak yeniden yazılıyor.

Doğu ile Batı uygarlıklarının birleştiği bir konumda yer alan Anadolu tarihinde de kadınların önemli bir yeri olduğunun kanıtı, arkeolojik malzemeler ve sanat eserlerindeki izleridir.

İşte ‘Anadolu Sanatında Kadın’, bu izleri görünür kılmasıyla çok önemli.

Kitapta,

  • Antik dönem ve Anadolu kadını,
  • Augustus dönemi Küçük Asyası’nda kadın,
  • Roma’da kadın,
  • Bizans’ta iktidarın öteki yarısı olarak imparatoriçeler,
  • Anadolu Selçuklu Devleti’nde kadınlar ve mimari,
  • Sultan eşleri, kimlikleri ve dönem kaynaklarındaki varlıkları,
  • Sultan eşlerinin mimari tercihleri ve politik nüfuzları,
  • Selçuklu’dan Osmanlı’ya seramiklerde kadın,
  • Erken İslam sanatında kadının yeri,
  • Osmanlı hanedan kadını imgesinin sözel ve görsel dönüşümü,
  • Kadın seyyahların izlenimlerinde ve oryantalist tablolarda Osmanlı kadını, eğitim ve öğretimi,
  • Ve Osmanlı döneminde kadına bakış ve kadının seramiklerdeki konumu gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Kitapta makaleleri bulunan yazarlar ise şöyle: Nuran Şahin, Serap Gür Kalaycıoğulları, Dilek Maktal Canko, Sema Gündüz Küskü, Gönül Öney, Sevinç Gök, Aslıhan Erkmen, Şebnem Parladır ve Seda Ağırbaş.

  • Künye: Kolektif – Antik Dönem’den Osmanlı’ya Anadolu Sanatında Kadın, editör: Dilek Maktal Canko, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sanat, 193 sayfa, 2021

Kolektif – Afetlerle Yoksullaşma (2021)

‘Afetlerle Yoksullaşma’, küresel salgının yol açtığı sert dönüşümleri tarihe not düşüyor.

Çalışma, küresel salgın sürecini, etkileri her geçen gün artan iklim krizi ve afetlerle birlikte okumasıyla bilhassa dikkat çekiyor.

24 yazarın kaleme aldığı 16 çalışmayla çok disiplinli ve bütüncül bir yaklaşım sergileyen kitap, eleştirel bir yaklaşımla söylememiz gerekenleri bir araya getiriyor.

Kitapta,

  • Afetler sonrasında yoksulluk, sosyal kırılganlık, sosyal politikalar ve yeniden yapılanma,
  • Covid-19 salgınının yaşlı bakım evlerinde sebep olduğu bakım krizi,
  • Salgın ve yoksulluk kıskacında kent mültecileri ve sağlık hakkına erişim,
  • Toplumsal afetlerde çocuklar,
  • Covid-19 küresel salgınının göçmenlere etkisi,
  • Snowden’ın takibi bağlamında, küresel salgın sürecinde dijital ahlâk ihlalleri,
  • Covid-19 tedbirlerinin ekonomik etkileri,
  • Salgın sürecinde derinleşen kent yoksulluğu,
  • Çalışma hakkı bakımından pandemi süreci ve alınan önlemler,
  • Covid-19 salgınıyla sosyal refah devleti uygulamalarının dönüşümü,
  • Salgın döneminden iklim değişikliği mücadelesine ilişkin alınabilecek dersler,
  • Ve iklim krizi gölgesinde gıda tüketiminde ve israfında öznenin rolü gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: H. Sibel Kalaycıoğlu, Volkan Yılmaz, Başak Akkan, Ayşen Üstübici, Ahmet İçduygu, Sibel Karadağ, Selin Kitiş, Ayşe Bilge Selçuk, Besim Can Zırh, İlhan Zeynep Karakılıç, Murad Tiryakioğlu, Sabâ Yağcı, Seçil Ayşed Bahçe, Emel Memiş, Nergis Dama, Mert Can Duman, M. Levent Kurnaz, Selin Özokcu, Deniz Başoğlu Acet ve Utku Perktaş.

  • Künye: Kolektif – Afetlerle Yoksullaşma: Salgınlar, Göçler ve Eşitsizlikler, derleyen: Murad Tiryakioğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 379 sayfa, 2021

Franco Moretti – Uzak Okuma (2021)

Bu çağın edebiyat eleştirisi, metni derinlemesine kavramayı amaçlayan yakın okumaya dayalıdır.

Franco Moretti ise, bu kitapta geliştirdiği “uzak okuma” yöntemi ile edebiyatı anlamanın ve okumanın özgün bir yöntemini sunuyor.

Yirminci yüzyılın edebiyat eleştirisi, metni derinlemesine kavramaya yarayan anlam katmanlarını ortaya çıkarmaya odaklanan, dolayısıyla metindeki merkezî temanın belirlenmesi ve olay örgüsündeki gelişmelerin analizi yoluyla kapsamlı sonuçlara ulaşmayı hedefleyen yakın okumaydı.

Bu anlamda yakın okuma; bireylerin, olayların, fikirlerin gelişimlerinin, etkileşimlerinin; metin yapısının, üslubunun ve argüman modellerinin analizini içeriyordu.

Yakın okumanın edebiyatın gerçek kapsamını ve doğasını ortaya çıkaramayacağının altını çizen Franco Moretti, verdiği bir örnekte, 19. yüzyıl Britanya romanlarına ilişkin bir yakın okumanın, yayınlanan tüm romanların yalnızca %5’ine ulaşılabileceği için dönemin edebiyat kavrayışı hakkında hiçbir şey söylemeyeceğini vurguluyor.

Moretti’ye göre okuma stratejisinin değişme zamanı gelmiştir: Edebiyatı anlamak için okumayı bırakmamız gerekir!

Moretti, 2000 yılında kaleme aldığı “Dünya Edebiyatı Üzerine Mütalaalar” başlıklı makalesinde geliştirdiği uzak okuma kavramıyla, veri analizini öne çıkarıyor.

Moretti’ye göre kolektif bir sistem olarak edebiyatta anlam; iletişim ağları, edebi yapıların sınıflandırılması, z-puanları, temel bileşen analizi, kümelenme katsayısı, ağ kuramı ve olay örgüsü analizi ile niceliksel bir bütünlük olarak kavranmalıdır.

Moretti, edebiyatı analiz etmenin alışılmadık bir yolunu önerdiği ‘Uzak Okuma’ ile edebiyatı veri olarak kabul ederek geleneğe meydan okuyor.

  • Künye: Franco Moretti – Uzak Okuma, çeviren: Onur Gayretli, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 208 sayfa, 2021

Tuğba Metin Açer – Başörtülü Yoksul Kadınların Ötekileri (2021)

Kentin periferisinde yaşayan, yoksul başörtülü kadınların ötekileştirilme deneyimleri neler?

Tuğba Metin Açer’in çalışması, yoksul başörtülü kadınların hikâyelerine odaklanmasıyla çok önemli.

1990’lı yıllardan itibaren İslami kimlik politikasında Müslüman kadın kimliğinin en önemli simgesi ve İslami giyim tarzının en önemli unsuru olan türban, siyasi ve toplumsal tartışmaların ana odağı oldu.

Türbanlı kadınların kamusal alanda yaşadıkları ötekileştirilme deneyimleri ise akademik camiada birçok çalışmada ele alındı.

Peki, kamusal alana çıkmayan, çıkamayan yahut çıkmayı tercih etmeyen, eğitim düzeyi düşük, kentin periferisinde yaşayan, yoksul başörtülü kadınların ötekileştirilme deneyimleri hakkında neler biliyoruz?

Örneğin, onların “öteki”leri kimler?

1980’lerden itibaren Siyasal İslam’ın artan gücü, egemenlerin değişmesi ve ekonomik politikalar sayesinde ekonomik konumlarını güçlendirmeleri, sınıfsal konumların farklılaşması anlamını taşıyor.

Öte yandan geçmişte maduniyet ve yaşadıkları mağduriyetleri ile gerek toplumsal gündemde gerekse akademik tartışmaların merkezindeki türbanlı kadınlar, günümüzde lüks tüketimin sınıfsal ayrımları daha belirgin hale getirmesiyle birlikte eleştirilerin odağı haline geldi.

Bu durum, Türkiye’de “Müslüman kadın” kategorisinin heterojenliğine işaret eden önemli bir durum.

Açer’in çalışması ise, “Müslüman kadın” kategorisinin homojen olmadığı varsayımından hareketle, yoksulluk ve yoksunluk sarmalındaki başörtülü kadınların hikâyelerine odaklanarak, farklı eşitsizliklerin kesişimselliğinde “ötekileştirilme” ve “ötekileştirme”yi ele alan özgün bir inceleme.

  • Künye: Tuğba Metin Açer – Başörtülü Yoksul Kadınların Ötekileri, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 220 sayfa, 2021

Robert Michels – Siyasi Partiler (2021)

Siyasi partiler, sendikalar ve kooperatiflerin güç yapıları üzerine harika bir analiz.

Robert Michels, örgütlerin, hatta teoride eşitliğe ve demokrasiye bağlı olan tüm yapıların esasen küçük bir grubun hâkimiyetindeki oligarşiler olduğunu söylüyor.

Yazar, “oligarşinin tunç kanunu” olarak adlandırdığı bu olgunun, herhangi bir demokratik örgüt içinde kaçınılmaz şekilde geliştiğini belirtiyor.

Yazar çalışmasında,

  • Modern demokrasideki oligarşik eğilimlerin sosyolojik analizi,
  • Demokratik örgütlerde liderlik,
  • Liderlerin otokratik eğilimleri,
  • İktidarın icrası ve liderler üzerindeki psikolojik etkileri,
  • Ve liderlerin nüfuzunu kısıtlama girişimleri gibi konuları irdeliyor.

Kitap aynı zamanda, parti ve sendikaların gelişmişliğiyle orantılı olarak ilkesel hedeflerinin nasıl dönüştüğüne ve bu hedeflerin nasıl kaybedildiğine dair ilk sistematik analizi sunuyor.

Michels’in demokrasinin karşılaştığı çetin engellere ilişkin yüzyılı aşkın bir süre önce ortaya koyduğu iddialar güncelliğini koruyor; parti içi ve sendika içi demokrasi üzerine yapılan araştırmalar eserin temel hipotezlerini sorgulamaya devam ediyor.

İmre Sipahi’nin özenli çevirisiyle hazırlanan kitapta, Seymour Martin Lipset’in İngilizce baskı için yazdığı Giriş ile İmre Sipahi ve Toker Dereli’nin Türkçe baskı için kaleme aldıkları Türkçe Baskıya Giriş bölümleri de yer alıyor.

  • Künye: Robert Michels – Siyasi Partiler: Modern Demokrasideki Oligarşik Eğilimlerin Sosyolojik İncelemesi, çeviren: İmre Sipahi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 343 sayfa, 2021

Kolektif – Koruma, Kabul ve Entegrasyon (2021)

Türkiye’deki göçmen koruma, kabul ve entegrasyon politikaları ve uygulamaları hakkında kapsamlı ve güncel bir kaynak arayanlara bu çalışmayı şiddetle öneririz.

Kitap, AB projesi olan “RESPOND: Avrupa ve Ötesinde Kitlesel Göçün Çok Düzeyli Yönetişimi” başlıklı araştırmanın Türkiye ayağında yapılan çalışmanın ürünü.

Kitap, Türkiye’deki göçmen koruma, kabul ve entegrasyon politikalarına, düzenlemelerine, uygulamalarına ve deneyimlerine kapsamlı bir bakış açısı sağlamak için farklı kaynaklardan veri derliyor.

Aynı zamanda ilgili uluslararası, ulusüstü, ulusal yasal mevzuatın yanı sıra yargı yetkisi ve hassas grupların korunmasına ilişkin mevzuaatı da içeriyor.

Kitap, mülakatlarla da zenginleşmiş.

Bu mülakatlar, uluslararası koruma korumanın, göçmen kabulünün ve uyumunun kurumsal uygulamasını açıklıyor ve yazarlar da bu mülakatlardan yola çıkarak göçmenlerin kişisel deneyimleri ışığında, koruma, kabul ve entegrasyon politikalarını ve kurumsal pratiklerini eleştirel bir bakışla analiz ediyor.

Son olarak, bu önemli çalışmanın açık kaynak olarak yayımlandığını da özellikle belirtelim.

Kitaba şu linkten ulaşılabilir: https://bit.ly/352dLGm

  • Künye: Ayhan Kaya, N. Ela Gökalp Aras, Susan Beth Rottman ve Zeynep Şahin Mencütek – Koruma, Kabul ve Entegrasyon: Türkiye’de Mültecilik, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 296 sayfa, 2021

Kolektif – 19. Yüzyıldan 20. Yüzyıla Modern Siyasal İdeolojiler (2021)

On dokuzuncu yüzyıla damgasını vurmuş ve yirminci yüzyılda gelişerek ve değişerek devam etmiş modern siyasal ideolojiler üzerine Türkçedeki en iyi kaynaklardan biri olan bu kitap, 11. Baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Çalışma, derleyeni Birsen Hekimoğlu Örs imzalı, ideolojileri, ideolojilerin tarihsel arka planı ve ideoloji kavramının dönüşümünü serimleyen aydınlatıcı bir metinle açılıyor.

Kitabın devamında ise, liberalizm,  muhafazakârlık, Marksizm, sosyal demokrasi, milliyetçilik, anarşizm, feminizm, faşizm ve korporatizm ideolojileri kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor.

Çalışma bunu yaparken, hem ideolojilerin dünyayı anlama ve bireysel/toplumsal yön tayin etme aracı olarak toplumları dönüştürme gücünü ortaya koyuyor, hem de ideolojilerin ortaya çıktıkları tarihsel arka planı aydınlatıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: H. Birsen Hekimoğlu Örs, Fatmagül Berktay, E. Zeynep Suda, Ahmet Bekmen, Sevgi Uçan Çubukçu, İnci Özkan Kerestecioğlu, Foti Benlisoy, Serpil Çakır ve G. Gürkan Öztan.

  • Künye: Kolektif – 19. Yüzyıldan 20. Yüzyıla Modern Siyasal İdeolojiler, derleyen: H. Birsen Hekimoğlu Örs, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 580 sayfa, 2021

Kolektif – Türkiye’nin Yerli Üretimi ve Politik Ekonomisi (2021)

Türkiye’nin kırk yıllık sanayileşme, teknolojik gelişme, yerli üretim ve devletin bu konulardaki politikaları üzerine muazzam bir derleme.

Özellikle Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olan sanayileşememe konusunu çok yönlü bir biçimde ortaya koymasıyla büyük önem arz eden çalışma, Türkiye’de sanayileşme sürecinin nasıl geliştiğini, nelerin başarıldığını, hangi fırsatların kaçırıldığını, başarıların ve başarısızlıkların nedenlerini, hangi politikaların neden ve nasıl uygulandığını veya uygulanamadığını ve çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Kitap, yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlerin pek çoğunun üretiminde on yıllardır ithal girdi bağımlılığı yüksek bir ülke olarak bilinen Türkiye’de, girdi/ürün tedarik zinciri ağlarının uluslararasılaştığı ve karmaşıklaştığı ekonomik küreselleşme ortamında acaba mal ve hizmetlerin üretiminin yerli ve milli hale getirilmesi gerekli midir, mümkün müdür, hangi politikalar ile mümkün hale getirilebilir ve bunun Türkiye ekonomisi açısından ne gibi olumlu etkileri olabilir gibi hayati bir sorunun yanıtlarını vermesiyle de önemli.

Yalnızca iktisatçıların veya akademisyenlerin değil, ülkenin hayati sorunları ile ilgilenen herkesin okuması gereken çalışma, küreselleşme, dış ticaret, sanayileşme, kalkınma ve teknoloji politikaları ilişkisi hakkında aydınlanmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’nin Yerli Üretimi ve Politik Ekonomisi, derleyen: Murad Tiryakioğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, iktisat, 598 sayfa, 2021

Pierre Bourdieu – Homo Academicus (2021)

Büyük sosyolog Pierre Bourdieu’nün, günümüzde üniversitelerin dönüşümünü anlamak için kilit önemde olan eseri ‘Homo Academicus’, artık Türkçede.

Bourdieu burada, özellikle 68 Krizi’ni merkeze alarak akademik alanın dönüşümünü, otonomisini ve heteronomisini ustaca tartışıyor.

‘Homo Academicus’un en önemli katkılarından biri de, bilgi üretim sürecini ve bilgi üreticilerini tarihsel ve toplumsal koşullardan azade ele alan büyüyü bir daha telafi edilemeyecek şekilde bozması.

Bourdieu, genel olarak bilgi üretimini ve özel olarak da akademide bilgi üretiminin faillerini bizzat kendi toplumsal konumlarından yola çıkarak inceliyor.

Akademik alandaki geçmiş ve bugün olan tüm tartışmaları göz önüne aldığımızda, kitap güncelliğini her daim koruyacak türden.

  • Künye: Pierre Bourdieu – Homo Academicus, çeviren: Nazlı Ökten, Arzu Nilay Kocasu ve Eren Gülbey, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 300 sayfa, 2021