Derya Nizam – Yeni Nesil Kooperatifler (2021)

Kapitalizmin her yere pervasızca saldırırken çocuklarımız için daha iyi bir gelecek yaratmamızın tek yolu elimizi taşın altına koymaktır.

Derya Nizam, kooperatifçiliğin nasıl bir mucize olduğunu gözler önüne serdiği gibi bu konudaki güncel tartışmaları da irdeliyor.

Türkiye’de kooperatifler üzerine çalışma yürüten antropologlar dışında sanki herkes için kooperatifler konuşulmuş, tartışılmış araştırılmış ve keşfedilmiş bir konu olarak toplumun bilgi dağarcığında ve arşivlerde yerini aldı.

Kooperatifleşme başı sonu herkes tarafından tahmin edilen çok bilindik bir hikâyedir âdeta.

Bugün ise tam tersine kooperatifleri “bilindik” değil, “bilinmedik” kılan bir bakış açısına daha çok ihtiyacımız var.

Globalizmin tüm dünyayı şiddetle kuşattığı, ulus devletlerin uluslararası sermayenin güdümüne gitgide daha fazla girdiği çağımızda her türlü sivil örgütlenme geleceğin kurtarılması için büyük bir önem taşıyor.

Çağın gerekleriyle doğrudan yüz yüze bakan bu örgütlenme modelleri de doğal olarak geçmişteki örneklerine benzemiyor, farklılaşıyor ve çeşitleniyorlar.

Bir sivil örgütlenme olan kooperatifler de, karşılaştıkları sorunlar da değişiyor elbette.

Nizam akademik alanda az çalışılan bu önemli konu üzerine dünyadan örnekler vererek bizi kooperatifler üzerine yürüyen tartışmaların tam ortasına çekiyor.

Akademik bir çalışma olduğu kadar her sivil vatandaşın da mutlaka okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Derya Nizam – Yeni Nesil Kooperatifler: Topluluk, Aidiyet ve Yer-Temellilik, Oğlak Yayınları, inceleme, 208 sayfa, 2021

Raşit Çavaş ve Derya Nizam – Türkiye’nin Tescilli Lezzetleri Coğrafi İşaretler (2021)

Lezzet ve mekân arasında birebir bir ilişki vardır.

Bu özenli çalışma ise, Türkiye’de yerel tatların ve yöresel mutfakların korunmasına büyük katkı sunacak türden.

Son yıllarda şefler kendilerini rakiplerinden farklılaştırmak için kullandıkları malzemelerin kökenini ön plana çıkarıyorlar.

Yemek yaparken kullanılan malzemelerin nereden geldiğini, nasıl üretildiğini ya da yetiştirildiğini bilmek artık daha fazla önem kazandı.

Türkçede “yerin tadı” dediğimiz bu kavram, kırsal toplulukların içinde yaşadıkları fiziksel çevreyle ilişkilerine de işaret eder.

“Yerin tadı” insanlar ve mekânlar arasında, kültür ve doğa arasında kuşaklar boyunca gelişen tarihsel ilişkiye dayalı bir yerel tarım modeli sunar.

Bu anlamda “yerin tadı” insan hüneri ve merakının bir yerin doğal özellikleriyle etkileşimini dile getirmek için kullanılır.

Kırsal topluluklar gündelik yaşam pratikleriyle yaşadıkları çevreyi belirler.

Aynı zamanda içinde yaşadıkları çevre de onların bilgi, beceri ve davranışlarını belirler.

İşte bu çalışma da, lezzet ve mekân arasındaki yakın ilişkiyi çarpıcı bir biçimde ortaya koymasıyla önemli.

Çalışma, Türkiye’nin coğrafi işaretlerinin bir envanterini sunuyor, yerel tatlar ve yöresel mutfakları kayıt altına alıyor.

  • Künye: Raşit Çavaş ve Derya Nizam – Türkiye’nin Tescilli Lezzetleri Coğrafi İşaretler, Oğlak Kitap, yemek, 424 sayfa, 2021