G. E. R. Lloyd – Rasyonalitenin Farklı Yüzleri (2021)

Rasyonel dediğimiz şey tam olarak nedir?

G. E. R. Lloyd’un bu ufuk açıcı kitabı, rasyonelliğin heterojenliğine dair hem kadim (özellikle Yunan ve Çin) hem de modern toplumların bizlere neler öğretebileceğini araştırıyor.

Rasyonalite, düşünce ve davranışların her yerde belirli ölçütler çerçevesinde değerlendirilebileceği, iyi tanımlanmış, insana dair evrensel bir olgu mudur?

Yoksa rasyonel ve irrasyonel yalnızca kültürel yapıların bir ürünü müdür?

Bu çalışma, işte söz konusu iki seçeneğe bir alternatif sunmasıyla dikkat çekiyor.

Evrenselci tez, farklı zaman ve mekânlarda örneklerini bulabileceğimiz sağlıklı insan akıl yürütmelerinin çeşitliliğini göz ardı eder.

Üstelik sıklıkla Avrupa merkezci bir önyargı sergiler.

Aşırı görecilik ise karşılıklı olarak anlaşılmaz evrenlerde olduğumuz sonucuna varma tehlikesiyle yüz yüzedir.

Çoğunlukla antik Yunan düşüncesinden miras aldığımız bazı kavramlar, özellikle Doğa ve Kültür, düz anlam ve metaforik anlam gibi ikilikler eleştirel olarak incelenmedikçe bahsettiğimiz problemler daha da derinleşir.

Felsefeden bilişsel bilimlere birçok disiplinden beslenen bu kitap ise, rasyonalite olgusunu çok yönlü bir biçimde irdeliyor.

  • Künye: G. E. R. Lloyd – Rasyonalitenin Farklı Yüzleri, çeviren: Fırat Kurt, Vakıfbank Kültür Yayınları, felsefe, 200 sayfa, 2021

Martin Kemp – Leonardo (2021)

Tarihin gelmiş geçmiş en büyük dehalarından biri olan Leonardo da Vinci ve yaşadığı dönem üzerine iyi bir inceleme.

Martin Kemp, Leonardo’nun yaşamını ve çalışmalarını böylesine benzersiz yapan şeyin ne olduğunun peşine düşüyor.

Kitap, bu büyük Rönesans adamının Mona Lisa ve Son Akşam Yemeği gibi başyapıtlarının ardındaki “gerçek” anlama dair olağanüstü bilgiler sunuyor.

Leonardo’nun gelişimini tüm çeşitliliğiyle takip ederek, gerçekleşmemiş hayalleriyle, hamilerle ilişkileriyle ve Tanrı, insanlar ve doğa hakkındaki görüşleriyle bütüncül bir portresini sunan Kemp, bilhassa Leonardo’nun zihninin işleyişini, dehasını ve başarısının anahtarını açıkça ortaya koyduğu, yaratıcı vizyonunu ve araştırmacı doğasını sergiledikleri defterleri merkeze alıyor.

Kemp bununla da yetinmeyerek, yirmi bin sayfayı aşkın çizim ve not, insan gözünün yapısından uçan makineler ve dev arbalet tasarımlarına kadar inanılmaz keşiflerini ve icatlarını ayrıntılarıyla aktarıyor.

  • Künye: Martin Kemp – Leonardo, çeviren: Handan Balkara, Alfa Yayınları, biyografi, 280 sayfa, 2021

Corinne Lepage – Başka Türlü Yaşamak (2021)

Neoliberal kapitalizmin yarattığı sosyo-ekonomik, siyasal ve ekolojik tahribatı nasıl aşabiliriz?

1995-1997 yılları arasında Çevre Bakanlığı yapmış Fransız siysaetçi Corinne Lepage, dünyayı daha iyi bir yer haline getirebilecek yeni bir ekonomik ve siyasal model öneriyor.

Başka türlü yaşamanın mümkün olduğuna işaret eden Lepage, yeni üretim ve tüketim biçimleri geliştirilerek alınması gereken ekolojik önlemlerden, daha kapsayıcı demokratik yöntemlerin geliştirilmesine kadar geniş bir yelpazede, insanlığın geleceğinin iyileştirilmesi için hareket edilmesi gerekliliğinin altını çiziyor.

  • Künye: Corinne Lepage – Başka Türlü Yaşamak, çeviren: Ruşen Keleş ve Can Umut Çiner, İmge Kitabevi, siyaset, 149 sayfa, 2021

Franz Babinger – Fatih Sultan Mehmed ve Zamanı (2021)

Bu kitap uzun yıllar önce yayımlanmış olsa da, bugün de Fatih Sultan Mehmed ve dönemi üzerine en geniş kapsamlı çalışma olmaya devam ediyor.

Franz Babinger, 800 sayfalık eserinde, Fatih’in devlet idaresini, sanat ve bilim hamiliğini irdeliyor.

İlk olarak 1953’te basılan ve bugün klasik bir biyografi haline gelmiş çalışma, 1453’teki ünlü Konstantinopolis kuşatmasından Osmanlı İmparatorluğu’nu güvenli bir sınıra ulaştıran sayısız sefere kadar, II. Mehmed’in hayatındaki olayları ve dönüm noktalarını ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Halil İnalcık’ın önsözüyle.

  • Künye: Franz Babinger – Fatih Sultan Mehmed ve Zamanı, çeviren: Dost Körpe, Alfa Yayınları, tarih, 800 sayfa, 2021

Rita Ender – Bir Avazda! (2021)

Ne demek içinde bir insan taşımak?

Ne hissettirir insana?

Rita Ender, doğurmak gibi mucizevi bir deneyimi yaşamış kadınların tanıklıklarını sunuyor.

‘Bir Avazda!’, kadınların öncesi ve sonrasıyla doğumu nasıl yaşadığını, nasıl deneyimlediğini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Kitap, farklı toplumsal geleneklerde kadınların doğum sürecini nasıl yaşadıklarını; değişik hamilelik algılarının, doğum öncesi ve sonrası ritüellerinin, doğum kutlamalarının, batıl olan-olmayan itikatların zengin dünyasını gözler önüne seriyor.

Kitapta söyleşi yapılan isimler ise şöyle: Esin Alpan, Elmas Arus, Anna Maria Beylunioğlu Atlı, Güler Baban, Funda Şenol Cantek, Elena Cedolini, Seta Estukyan, Nüket Franco, Gönül (Birgül) Gülay, Tina İlyadu, Filiz Kerestecioğlu, Irmak Bircan, Gülsün Karamustafa, Nezihe Kayaoğlu, Nardane Kuşçu, Sevin Okyay, Leyla Onar, Manuela Ergin, Yeşim Pündük, Rosana Şapka, Duygu Tokay, Gamze Gül Özşahin, Nilüfer Taşkın, Dilan Epik Topuz, Merve Ünlü ve Jinda Zekioğlu.

  • Künye: Rita Ender – Bir Avazda!: Hamilelik Söyleşileri, İletişim Yayınları, kadın, 208 sayfa, 2021

Mike O’Mahony – Sergey Ayzenştayn (2021)

Sinemanın kurucularından biri olan Sergey Ayzenştayn üzerine zengin bir biyografi.

Mike O’Mahony, geniş bir arşivden yararlanarak Ayzenştayn’ın hayatını, bilhassa yaşadığı dönemi derinlemesine analiz ederek anlatıyor.

Şöhreti, kendi ülkesi Sovyetler Birliği’nden önce Batı ülkelerine yayılmış; Hitchcock, Godard, Fellini ve Scorsese gibi sinemanın dâhilerini derinden etkilemiş Sergey Ayzenştayn, sinemanın kurucularından biri olarak kabul edilir.

O’Mahony, kaleme aldığı bu ayrıntılı biyografide Ayzenştayn’ın hem yayımlanmış hem de henüz yayımlanmamış yazılarından oluşan geniş bir arşivden yararlanıyor ve onun hayat hikâyesini, Sovyetler Birliği’ndeki komünist rejimin ilk otuz yılının sosyo-politik bağlamında anlatıyor.

O’Mahony bunun yanı sıra Potemkin Zırhlısı, Ekim ve Aleksandr Nevskiy dâhil olmak üzere en etkili filmlerini, tamamlanmamış film projelerini, öncü teori ve yöntemlerini ve çok sayıda yazı ve çizim arşivini de yakından inceliyor.

Modern film yapımına dair etkili ve zengin bir bakış açısı sunan Ayzenştayn’ın bu biyografisi, sinema tarihi çalışanlar ve sinemaseverler için bir başucu eseri olmaya aday.

  • Künye: Mike O’Mahony – Sergey Ayzenştayn, çeviren: Sinan Odabaşı, Runik Kitap, biyografi, 205 sayfa, 2021

Donald Robertson – Bilişsel-Davranışçı Terapi Felsefesi (2021)

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Sokratik felsefeye, özellikle de Stoacılığa nasıl entegre edilebilir?

Donald Robertson, bu enfes eserinde, Antik filozoflardan psikolojik terapiye dair neler öğrenebileceğimizi açıklıyor.

Antik Yunan felsefesi ile modern bilişsel-davranışçı psikoterapi arasındaki ilişkiyi irdeleyen Robertson, okurunu, psikoterapi ve felsefenin her zaman ayrı disiplinler olmadığı gerçeği üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

BDT’nin kurucuları Stoacılığın, kendi yaklaşımlarının “felsefi kökenlerini” oluşturduğunu söylemişlerdi.

Ayrıca hem teori hem de pratik açıdan Stoacılık ile BDT arasında pek çok paralellik bulmak mümkün.

Bugün de hipnotizma ve erken yirminci yüzyıl rasyonel psikoterapisi ile başlayarak ve ilk dönem davranış terapisi, rasyonel-duygucu davranış terapisi (RDDT) ve bilişsel-davranışçı terapi (BDT) ile devam ederek Stoa felsefesi ve modern psikoterapi arasındaki bağlar tanımlanıyor ve açıklanıyor.

Bu kitap, Stoa felsefesinin modern psikoterapi üzerindeki etkisinin ilk ayrıntılı açıklamasını sunmasıyla önemli.

  • Künye: Donald Robertson – Bilişsel-Davranışçı Terapi Felsefesi: Rasyonel ve Bilişsel Psikoterapi Olarak Stoa Felsefesi, çeviren: Feyza Elif Önder, Albaraka Kültür Yayınları, felsefe, 384 sayfa, 2021

Paschalis M. Kitromilides – Aydınlanma ve Devrim (2021)

 

Modern Yunanistan’ın ideolojik ve siyasi kökleri üzerine derinlemesine bir inceleme.

Paschalis Kitromilides, Yunanistan siyasi düşünce tarihi üzerine başvuru niteliğinde bir eserle karşımızda.

Yunan ulusal kimliğinin ve modern devletinin oluşumunu mercek altına alan Kitromilides, Fransız İhtilalinin ve Aydınlanma ideolojisinin, dönemin Yunan entelektüelleri üzerindeki etkisinin izini sürüyor, ayrıca Yunan Bağımsızlık Savaşı’nın arka planındaki teorik tartışmalara odaklanıyor.

Yunan Aydınlanmasının gelişimindeki felsefi kaynakların kapsamlı bir analizini sunarken, dil birliği, antik miras, kilise gibi başlıklar etrafında açığa çıkan farklı eğilimleri ortaya koyan çalışma, Velestinli Rigas, Voulgaris, Korais gibi Yunan Aydınlanmasının yapıtaşı olan entelektüellerin görüşlerini, dönemin Batı düşün dünyasıyla kurdukları karşılıklı ilişkiyle birlikte ele alıyor.

  • Künye: Paschalis M. Kitromilides – Aydınlanma ve Devrim: Modern Yunanistan’ın Kuruluşu, çeviren: Sinem Güldal, Alfa Yayınları, tarih, 520 sayfa, 2021

Carl Schmitt – Roma Katolikliği ve Politik Form (2021)

Roma Katolik Kilisesi, Roma sonrası Avrupa tarihini nasıl etkiledi?

Carl Schmitt yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan bu önemli çalışmasında, Kilisenin siyasi kudretini merkeze alarak sağlam bir Avrupa tarihi tartışması sunuyor.

Schmitt’in üzerinde yoğunlaştığı tarihi devir, Protestan ve Püriten fırkaların ona muhalefetini tevarüs eden seküler politik ve ekonomik aktörler lehine güç kaybettiği “modern zamanlar”.

Kitabın en dikkat çekici tespiti, kapitalist ekonomi çağında sermayedar patronun ve ona muhalif proleterin ekonomi merkezli dünya tasavvurları şeklindeki tezidir diyebiliriz.

Schmitt, makinenin geleneksizliğini, Protestan tüccarın yersiz-yurtsuzluğunu, hususî mülkiyeti teminat altına alan şahıs hukukunun amme hukukuna galebesini, dinî tecrübenin ve itikadın şahsileşmesiyle her şeyi hususîleştiren kapitalist hayat tarzının irtibatını; Roma Katolik Kilisesinin hâkim olmadığı bir dünyanın tezahürleri olarak meseleleştiriyor.

‘Roma Katolikliği ve Politik Form’, her ne kadar Katoliklik-Protestanlık ekseninde başlı başına bir Avrupa tarihi tartışması sunan önemli bir çalışma.

  • Künye: Carl Schmitt – Roma Katolikliği ve Politik Form, çeviren: Gültekin Yıldız, Vakıfbank Kültür Yayınları, tarih, 72 sayfa, 2021

Peter Burke ve Marek Tamm – Tarih Üzerine Yeni Yaklaşımların Tartışılması (2021)

Post-yapısalcı akımın tarih bilimini itibarsızlaştırmasına karşı bir manifesto.

Peter Burke ve Marek Tamm’ın derlediği bu çalışma ise, bu saldırılara karşı tarih biliminin yeniden itibar kazanmasına yönelik bir çabanın ürünü.

Yirminci yüzyılın sonlarında, toplumsal bilimler üzerinde nefes aldırmaz bir tahakküm kuran post-modern ve post-yapısalcı akımlar, büyük anlatılara, devasa kuramsal çalışmalara saldırı üzerinden kendilerini var ettiler.

Toplumsal bilimler içerisinde ayrıksı bir yere sahip olan tarih bilimi ise, bu kültürelci saldırılardan en fazla nasibini alan ve dolayısıyla itibar kaybına uğrayan disiplindi.

İnsanlığın toplumsal geçmişine ilişkin tarihsel analizin yerine soykütüksel sorgulamayı koyan bu genel eğilim karşısında tarihçiler ve tarih bilimi uzun süre suskun kaldı.

Burke ve Tamm’ın derlediği, ‘Tarih Üzerine Yeni Yaklaşımların Tartışılması’ ise, bu post-yapısalcı tarih bilimi itibarsızlaştırmasına karşı bir manifesto olarak okunabilir.

Başka bir deyişle bu çalışma, tarih biliminin yeniden itibar kazanmasına yönelik bir çabanın ürünü olarak okunabilir.

Genel tarih disiplinine sadık kalarak, çevresel tarihten sömürgecilik sonrası tarihe, toplumsal cinsiyet tarihinden bellek tarihine, bilginin tarihinden duyguların, şeylerin tarihine uzanan geniş bir alanda farklı incelemelerin yer aldığı bu önemli çalışma, bir yandan post-yapısalcı kültürel yönelime tepkinin, diğer yandan doğrudan bu post-yapısalcı mantık içerisinden tarih bilimine yeniden itibar kazandırmaya yönelik olarak, görsel kültür tarihi, dijital tarih, nörotarih, duyguların tarihi, post-hümanist tarih gibi, tarih biliminin yeni alt disiplinlerini de okuyucunun ilgisine sunuyor.

  • Künye: Peter Burke ve Marek Tamm – Tarih Üzerine Yeni Yaklaşımların Tartışılması, çeviren: Atilla Güney, İmge Kitabevi, tarih, 586 sayfa, 2021