Aydın Ulun – Kod Adı Blitz (2008)

Aydın Ulun ‘Kod Adı Blitz’de, Soğuk Savaş döneminde farklı istihbarat örgütlerinde istihbarat çalışmaları yapmış Hüseyin Yıldırım’ın hayatını ve maceralarını anlatıyor.

Yıldırım, 1964 yılında Almanya’ya göç ettikten sonra CIA için görev yapmaya başlamıştı.

Fakat bu görevinin yanı sıra, ABD’ye ait bilgileri KGB ve STASI’yle de paylaşmıştı.

Yıldırım ardından deşifre olmuş, 1989 yılında yakalanarak idamla yargılanmış, müebbet hapse mahkum olmuş ve nihayet 2003 yılında da serbest bırakılmıştı.

Ulun’un röportajlarla oluşturduğu çalışma, Yıldırım’ın istihbarat faaliyetlerini ve Soğuk Savaş’a dair anlatımlarını barındırıyor.

  • Künye: Aydın Ulun – Kod Adı Blitz, Doğan Kitap, biyografi, 139 sayfa

İbrahim Altun – Sürtük ve Kalpazan (2008)

‘Mimarın Odası’, ‘Romantik Salgın’, ‘Günahsız’ ve ‘Sıcak’, genç edebiyatçılarımızdan İbrahim Altun’un daha önce yayınlanan kitapları.

Altun’un son romanı ‘Sürtük ve Kalpazan’ ise yaşadığı kötü olaylar neticesinde kendi yalnızlığına dönen, bu esnada acı çeken ve nihayetinde hayata bıraktığı yerden devam eden bir yazarın hikâyesini üç güne sığdırarak anlatıyor.

Fakat baştan, ıstırabın romanın başlıca gıdası olmadığını da söyleyelim.

Çünkü Altun’un daha önceki romanlarında da dikkat çeken ironi, karakterin başından geçen beklenmedik olaylar ve tabi kurgunun başından itibaren okurun karşısına çıkan Zeytin isimli zeki ve konuşma kabiliyetine sahip kedi, romana hareket kazandıran unsurlar.

  • Künye: İbrahim Altun – Sürtük ve Kalpazan, Doğan Kitap, roman, 249 sayfa

Çiğdem Toker – Abdüllatif Şener (2008)

Ödüllü gazeteci Çiğdem Toker’in kitabı, son dönemlerde adı yeni bir siyasi oluşumla anılan Abdüllatif Şener’le yapılan uzun soluklu bir söyleşiden oluşuyor.

Abdüllatif Şener’le on beş yıla uzanan bir tanışıklığı olan Toker, Şener’in Refahyol’un Maliye Bakanlığı’nı, AKP’deki Başbakan yardımcılığını ve son seçimlerde adaylıktan çekilmesini yakından izlemiş bir isim.

Toker’in Şener’e dair bu deneyimi, çalışmayı güçlü kılan unsurların başında geliyor.

Şener’in çocukluğundan başlayarak günümüz Türkiye siyasetindeki konumuna uzanan söyleşi, Toker’in sorgulayıcı üslubunun da etkisiyle, ülkenin yakın tarihindeki birçok gelişmeyi yeniden hatırlıyor.

  • Künye: Çiğdem Toker – Abdüllatif Şener, Doğan Kitap, söyleşi, 497 sayfa

Raca el Sana – Riyad’ın Kızları (2008)

Raca el Sana, ‘Riyad’ın Kızları’nda, tutucu bir İslam ülkesinde yaşayan dört kadının hayatını anlatıyor.

Sana’nın, yayınlandıktan kısa bir süre sonra Suudi Arabistan’da yasaklanan romanı, çok geçmeden Batı’da büyük bir ilgiyle karşılandı.

Bu ilginin başlıca nedenlerinden biri, Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde yaşayan dört kadının toplumsal anlamda yaşadığı sıkıntıları resmetmesinin yanı sıra, onların duygu dünyasına ve özellikle de cinsellikle münasebetlerine odaklanıyor olmasıydı.

Sana çelişkileri çok iyi kullanarak, kadını kadın yapan evrensel özellikleri, her yanı tutuculukla kuşatılmış, olabildiğince içine kapanık bir toplumun sonu gelmez tabuları çerçevesinden işliyor.

  • Künye: Raca el Sana – Riyad’ın Kızları, çeviren: Deniz Başkaya, Doğan Kitap, roman, 243 sayfa

Bruce Masters – Osmanlı İmparatorluğu’nun Arapları: 1516-1918 (2017)

Arap topraklarında Osmanlı saltanatının kuruluşundan yüzyıllar boyunca sürmüş bu ilişkinin sona erişinin nedenlerine, Osmanlı-Arap ilişkilerinin nitelikli bir serencamını sunan bir çalışma.

Osmanlı Arap eyaletlerindeki Sünni Müslüman halkların tarihsel deneyimine dikkat çeken Bruce Masters, kitabının ilk bölümünde Osmanlı sultanlarının yönetimlerini bugün “Arap Dünyası” olarak adlandırılan bölge üzerinde nasıl kurduklarını ve merkezi hükümetin gücünün yerel aktörlere devrolduğu 18. yüzyıldaki siyasi gelişmeleri irdeliyor.

Kitabın devamındaki bölümlerde ise,

  • Erken modern dönemdeki Osmanlı yönetiminin kurumları ve Arapların onları nasıl algıladığı ve zaman içinde onlara nasıl adapte olduğu,
  • Osmanlı yönetiminin şehirler ve kırsal bölgelerdeki sıradan insanların hayatları üzerindeki etkileri,
  • Arap eyaletlerinin Osmanlı yönetiminin ilk üç yüzyılındaki sosyal ve ekonomik yapısı,
  • Osmanlı Arap dünyasında entelektüel hayat,
  • Osmanlı yönetiminin Arap topraklarındaki son yüzyılında, Sultan ile Arap tebaası arasındaki ilişkinin sone erişinin temel nedenleri,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Arap âlimler için imparatorluğun meşruiyetinin kilit noktasının sultanlık kurumunun kendisinde olduğu ise, sağlam bir dönem çalışması olan Masters’ın kitabındaki en öne çeken tezlerden.

  • Künye: Bruce Masters – Osmanlı İmparatorluğu’nun Arapları: 1516-1918, çeviren: Feray Coşkun, Doğan Kitap, tarih, 272 sayfa

Zeynep Oral – Tutkunun Romanı: Leyla Gencer (2008)

Zeynep Oral, ilk baskısı 1992’de yapılan ‘Tutkunun Romanı’nda, yakın bir zamanda kaybettiğimiz dünyaca ünlü opera sanatçısı Leyla Gencer’i anlatıyor.

Gencer’in İstanbul’un Çubuklu’sundaki çocukluğu, genç kızlığında babasını kaybedişi, İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda şan eğitimi alışı, bir Boğaziçi vapurunda İbrahim Gencer ile karşılaşıp kısa süre içinde evlenişi, dönemin ünlü sopranosu Arangi Lombardi ile tanışması ve ardından ünlü bir opera sanatçısı olarak dünya çapında ün kazanması, kitapta anlatılan ilgi çekici konulardan birkaçı.

Oral’ın kitabı, aynı zamanda müziğe her zaman tutkuyla bağlı kalmış bir kadının, bu tutkusunun peşinden gidişini ve iç dünyasını da anlatılıyor.

  • Künye: Zeynep Oral – Tutkunun Romanı: Leyla Gencer, Doğan Kitap, biyografi, 281 sayfa

Alan L. Rubin, Alison G. Acerra ve Denise Sharf – Diyabet Yemekleri (2008)

Üç yazarlı ‘Diyabet Yemekleri’, çoğunlukla dışarıda kendilerine uygun yemek türleri bulamayan diyabetlilere hitap ediyor.

Kitap, pratik tarifler, görsel malzemeler ve rahat anlatımıyla, bu anlamda iyi bir rehber işlevi üstleniyor diyebiliriz.

Ayrıca tariflerde, egzotik malzemeler yerine, herkesin kolay temin edebileceği ürünlere yer verilmesi de, kitabı pratik kılıyor.

Yazarlardan Rubin diyabet uzmanı, Acerra diyetisyen hekim, beslenme uzmanı ve Sharf da, kitapta yer alan kahvaltı, öğle yemeği ve aperatif tariflerinin yaratıcısı.

  • Künye: Alan L. Rubin, Alison G. Acerra ve Denise Sharf – Diyabet Yemekleri, çeviren: Cumhur Orancı, Doğan Kitap, yemek, 335 sayfa

Gül İrepoğlu – İstanbul Yıldızı (2014)

Paha biçilemez bir elmasın peşine düşen karakterlerle Osmanlı’dan bugüne bir zamanda yolculuk.

İstanbul Yıldızı adında bu değerli elmasın, Kanuni Sultan Süleyman’dan yaşadığımız çağa sayısız taliplisi vardır.

Yüzyıllar boyunca elden ele dolaşıp sayısız maceraya atılmış elmas, günümüzde kıran kırana geçecek bir müzayedede macerasına devam ediyor.

  • Künye: Gül İrepoğlu – İstanbul Yıldızı, Doğan Kitap, roman, 160 sayfa

Peter A. Levine ve Maggie Kline – Ey Travma Bizden Uzak Dur (2014)

Modern hayatta sıklıkla karşılaştığımız çocuklarda travma ile nasıl baş edilebilir?

Alanında uzman iki yazar tarafından kaleme alınan bu kitap, çocuğun acılarının, korkularının anlaşılması; oyun, sanat ve şiirle çocuklarda travmaya direnç geliştirme; çocuğu cinsel istismardan koruma ve yas süreçlerinde çocuğa destek olmak isteyenlere önerilir…

  • Künye: Peter A. Levine ve Maggie Kline – Ey Travma Bizden Uzak Dur, çeviren: Ayşegül Cebenoyan, Doğan Kitap, çocuk eğitimi, 248 sayfa

Süha Tuğtepe – Nişantaşı, Nişantaşı…: Renkli Sinemaskop Yıllar… (2008)

Süha Tuğtepe’nin hoş ve akıcı bir üslupla kaleme aldığı ‘Nişantaşı, Nişantaşı…’, İstanbul’un sosyal tarihinin nitelikli örneklerinden birini sunuyor.

Tuğtepe’nin yaşadığı Nişantaşı, köşe bucağından, mimari özelliklerinden çok, orada tanışılmış, arkadaşlık kurulmuş insanlarla değer kazanıyor.

Kitap bu yönüyle, Nişantaşı ve Teşvikiye caddeleri, kahveleri, tostçuları ve dükkanlarına yer vermesinin yanı sıra, ünlü ve ünsüz, bu semtle özdeşleşmiş birçok insanı da okuyucuyla tanıştırıyor.

Haydar Ergülen’in, “Bunca dostluk biriktiren bir adam kim bilir ne güzel hatıralar da biriktirmiştir,” dediği Tuğtepe’nin şiir tadındaki anıları, okurlarını bekliyor.

  • Künye: Süha Tuğtepe – Nişantaşı, Nişantaşı…: Renkli Sinemaskop Yıllar…, Doğan Kitap, anı, 217 sayfa