Hülya Uçansu – Nisan, Ayların En Güzeli (2014)

Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin kurucularından Uçansu, yolu Emek sinemasından geçen yönetmenlere dair anılarını paylaşıyor.

Emir Kusturica’dan Elia Kazan’a, Bernardo Bertolucci’den Gillo Pontecorvo’ya, Costa Gavras’tan István Szabó’ya on iki yönetmenin festivale katılma süreçleri, festival esnasında yaşananlar ve yönetmenlerin açıklamaları burada.

  • Künye: Hülya Uçansu – Nisan, Ayların En Güzeli, Doğan Kitap

Lucy Eyre – Portakalın Aklı Olsa (2008)

Lucy Eyre’nin ilk romanı ‘Portakalın Aklı Olsa’, merkeze felsefeyi koymasıyla ilgi çekiyor.

Sıkıntılı, bunalımlı bir gençlik yaşayan Ben Warner’ın çalıştığı kafeye, günün birinde Lila isimli bir kadın gelir.

Warner’a, filozofların ölümden sonra toplandıkları Fikirler Dünyası’ndan bahseden Lila, kendisinin de otuz yıl önce öldüğünü ve şimdi orada yaşadığını söyler.

Gerçekte ise Sokrates ile Wittgenstein bir iddiaya girmiştir ve iddiayı Wittgenstein kazanması halinde de, Sokrates’in felsefe dünyasındaki 2 bin 109 yıllık başkanlığı sona erecektir.

Lila da Sokrates için çalıştığından, Warner’ı kullanarak Wittgenstein’ın bahsi kaybetmesini hedeflemektedir.

İşte Warner’ın bu yeni dünyayla ilişkisi, onu felsefeyle harmanlanmış maceralara sürükleyecektir.

  • Künye: Lucy Eyre – Portakalın Aklı Olsa, çeviren: Berna Yılmazcan, Doğan Kitap, roman, 199 sayfa

Kolektif – Mahalle Baskısı (2008)

‘Mahalle Baskısı’, Prof. Dr. Şerif Mardin’in tezlerinden hareketle, Türkiye’de İslam, cumhuriyet, laiklik ve demokrasi gibi konuları tartışıyor.

Bilindiği gibi, Türkiye sosyal bilimlerinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Şerif Mardin’in kavramsallaştırdığı “mahalle baskısı”, AKP iktidarından kaygılanan, laikliğe duyarlı çevreler tarafından geniş bir şekilde kullanılmaya başlandı.

Fakat ardından, Prof. Dr. Mardin’in yaptığı imam-öğretmen kıyaslaması ile Cumhuriyet’le “iyi doğru ve güzel” arayışı konusunda söyledikleri, laiklerin tepkisini çekmiş ve beraberinde yeni tartışmalara vesile olmuştu.

Bu kitap ise, Mardin’in konuya dair söyleşileri ile toplantılarını bir araya getiriyor.

  • Künye: Kolektif – Mahalle Baskısı, hazırlayan: Ruşen Çakır, Doğan Kitap, sosyoloji, 185 sayfa

Umberto Eco – Düşman Yaratmak (2014)

Umberto Eco’nun devlet ve toplumlarda düşman inşa etme süreçlerine odaklandığı bir metin ile muhtelif konuları irdelediği “rastgele” yazıları…

Bunlarda da, sanatın kaynağı olarak ateş, Hıristiyanlıkta kutsal emanet kültü, gençlik dönemindeki okumalar, Wikileaks ve Viktor Hugo’da abartının poetikası gibi konular işleniyor.

  • Künye: Umberto Eco – Düşman Yaratmak, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Doğan Kitap

Mehmet Coral – Ateşin Gelini Gâvur İzmir (2008)

Daha önce de aynı konuya eğildiği bir kitabıyla hatırlanacak Mehmet Coral ‘Ateşin Gelini Gâvur İzmir’de, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan Türk ordusunun İzmir’e girişinden kısa bir sonra şehrin ateşe verilmesinin izini sürüyor.

Kaliteli baskısı ve görsel zenginliğiyle dikkat çeken kitabında Coral, 20. yüzyılın başındaki İzmir’le başlayıp, Kurtuluş Savaşı esnasında Yunan ordusunun geri çekilmesinin ardından başlayan ve hâlâ tartışılan yangının sorumlularını araştırıyor.

Coral, Türk ordusunun İzmir’e girişinden sonra, 13 Eylül 1922’de başlayarak şehrin dörtte üçünü yok eden yangında Türklerin, Ermenilerin ve Rumların nasıl bir rol üstlendiğini belgelere dayanarak anlatıyor.

  • Künye: Mehmet Coral – Ateşin Gelini Gâvur İzmir, Doğan Kitap, tarih, 305 sayfa

Aydın Ulun – Kod Adı Blitz (2008)

Aydın Ulun ‘Kod Adı Blitz’de, Soğuk Savaş döneminde farklı istihbarat örgütlerinde istihbarat çalışmaları yapmış Hüseyin Yıldırım’ın hayatını ve maceralarını anlatıyor.

Yıldırım, 1964 yılında Almanya’ya göç ettikten sonra CIA için görev yapmaya başlamıştı.

Fakat bu görevinin yanı sıra, ABD’ye ait bilgileri KGB ve STASI’yle de paylaşmıştı.

Yıldırım ardından deşifre olmuş, 1989 yılında yakalanarak idamla yargılanmış, müebbet hapse mahkum olmuş ve nihayet 2003 yılında da serbest bırakılmıştı.

Ulun’un röportajlarla oluşturduğu çalışma, Yıldırım’ın istihbarat faaliyetlerini ve Soğuk Savaş’a dair anlatımlarını barındırıyor.

  • Künye: Aydın Ulun – Kod Adı Blitz, Doğan Kitap, biyografi, 139 sayfa

İbrahim Altun – Sürtük ve Kalpazan (2008)

‘Mimarın Odası’, ‘Romantik Salgın’, ‘Günahsız’ ve ‘Sıcak’, genç edebiyatçılarımızdan İbrahim Altun’un daha önce yayınlanan kitapları.

Altun’un son romanı ‘Sürtük ve Kalpazan’ ise yaşadığı kötü olaylar neticesinde kendi yalnızlığına dönen, bu esnada acı çeken ve nihayetinde hayata bıraktığı yerden devam eden bir yazarın hikâyesini üç güne sığdırarak anlatıyor.

Fakat baştan, ıstırabın romanın başlıca gıdası olmadığını da söyleyelim.

Çünkü Altun’un daha önceki romanlarında da dikkat çeken ironi, karakterin başından geçen beklenmedik olaylar ve tabi kurgunun başından itibaren okurun karşısına çıkan Zeytin isimli zeki ve konuşma kabiliyetine sahip kedi, romana hareket kazandıran unsurlar.

  • Künye: İbrahim Altun – Sürtük ve Kalpazan, Doğan Kitap, roman, 249 sayfa

Çiğdem Toker – Abdüllatif Şener (2008)

Ödüllü gazeteci Çiğdem Toker’in kitabı, son dönemlerde adı yeni bir siyasi oluşumla anılan Abdüllatif Şener’le yapılan uzun soluklu bir söyleşiden oluşuyor.

Abdüllatif Şener’le on beş yıla uzanan bir tanışıklığı olan Toker, Şener’in Refahyol’un Maliye Bakanlığı’nı, AKP’deki Başbakan yardımcılığını ve son seçimlerde adaylıktan çekilmesini yakından izlemiş bir isim.

Toker’in Şener’e dair bu deneyimi, çalışmayı güçlü kılan unsurların başında geliyor.

Şener’in çocukluğundan başlayarak günümüz Türkiye siyasetindeki konumuna uzanan söyleşi, Toker’in sorgulayıcı üslubunun da etkisiyle, ülkenin yakın tarihindeki birçok gelişmeyi yeniden hatırlıyor.

  • Künye: Çiğdem Toker – Abdüllatif Şener, Doğan Kitap, söyleşi, 497 sayfa

Raca el Sana – Riyad’ın Kızları (2008)

Raca el Sana, ‘Riyad’ın Kızları’nda, tutucu bir İslam ülkesinde yaşayan dört kadının hayatını anlatıyor.

Sana’nın, yayınlandıktan kısa bir süre sonra Suudi Arabistan’da yasaklanan romanı, çok geçmeden Batı’da büyük bir ilgiyle karşılandı.

Bu ilginin başlıca nedenlerinden biri, Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde yaşayan dört kadının toplumsal anlamda yaşadığı sıkıntıları resmetmesinin yanı sıra, onların duygu dünyasına ve özellikle de cinsellikle münasebetlerine odaklanıyor olmasıydı.

Sana çelişkileri çok iyi kullanarak, kadını kadın yapan evrensel özellikleri, her yanı tutuculukla kuşatılmış, olabildiğince içine kapanık bir toplumun sonu gelmez tabuları çerçevesinden işliyor.

  • Künye: Raca el Sana – Riyad’ın Kızları, çeviren: Deniz Başkaya, Doğan Kitap, roman, 243 sayfa

Bruce Masters – Osmanlı İmparatorluğu’nun Arapları: 1516-1918 (2017)

Arap topraklarında Osmanlı saltanatının kuruluşundan yüzyıllar boyunca sürmüş bu ilişkinin sona erişinin nedenlerine, Osmanlı-Arap ilişkilerinin nitelikli bir serencamını sunan bir çalışma.

Osmanlı Arap eyaletlerindeki Sünni Müslüman halkların tarihsel deneyimine dikkat çeken Bruce Masters, kitabının ilk bölümünde Osmanlı sultanlarının yönetimlerini bugün “Arap Dünyası” olarak adlandırılan bölge üzerinde nasıl kurduklarını ve merkezi hükümetin gücünün yerel aktörlere devrolduğu 18. yüzyıldaki siyasi gelişmeleri irdeliyor.

Kitabın devamındaki bölümlerde ise,

  • Erken modern dönemdeki Osmanlı yönetiminin kurumları ve Arapların onları nasıl algıladığı ve zaman içinde onlara nasıl adapte olduğu,
  • Osmanlı yönetiminin şehirler ve kırsal bölgelerdeki sıradan insanların hayatları üzerindeki etkileri,
  • Arap eyaletlerinin Osmanlı yönetiminin ilk üç yüzyılındaki sosyal ve ekonomik yapısı,
  • Osmanlı Arap dünyasında entelektüel hayat,
  • Osmanlı yönetiminin Arap topraklarındaki son yüzyılında, Sultan ile Arap tebaası arasındaki ilişkinin sone erişinin temel nedenleri,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Arap âlimler için imparatorluğun meşruiyetinin kilit noktasının sultanlık kurumunun kendisinde olduğu ise, sağlam bir dönem çalışması olan Masters’ın kitabındaki en öne çeken tezlerden.

  • Künye: Bruce Masters – Osmanlı İmparatorluğu’nun Arapları: 1516-1918, çeviren: Feray Coşkun, Doğan Kitap, tarih, 272 sayfa