Esra Sarıoğlu — Yükünü Atmış Bedenler (2026)

Esra Sarıoğlu’nun bu çalışması, Türkiye’de “yeni kadın” figürünün nasıl kurulduğunu, beden, şiddet ve duygular ekseninde ele alan eleştirel ve disiplinlerarası bir çalışma. ‘Yükünü Atmış Bedenler: Türkiye’de Şiddet, Duygular ve Yeni Kadın’ (‘The Body Unburdened: Violence, Emotions, and the New Woman in Turkey’), kadınların kamusal ve özel alandaki deneyimlerini yalnızca hukuki ya da siyasal haklar üzerinden değil, bedensel pratikler, duygulanımlar ve gündelik şiddet biçimleri üzerinden okumayı öneriyor.

Sarıoğlu, geç Osmanlı’dan erken Cumhuriyet dönemine uzanan modernleşme sürecinde, kadın bedeninin hem özgürleşmenin hem de disiplinin merkezi hâline geldiğini gösteriyor. “Yeni kadın” ideali; eğitimli, rasyonel, duygularını denetleyebilen ve bedeni üzerinde kontrol sahibi bir özne olarak inşa edilirken, bu idealin aynı zamanda duygusal bastırma ve normatif şiddet ürettiğini savunuyor. Kadınlardan beklenen sakinlik, fedakârlık ve ölçülülük, şiddetin görünmez hale geldiği bir ahlaki rejim yaratıyor.

Kitapta duygular, bireysel iç hallerden ziyade toplumsal olarak düzenlenen ve politik işlevler üstlenen alanlar olarak ele alınıyor. Utanç, korku, sabır ve dayanıklılık gibi duygular, kadınların maruz kaldığı fiziksel ve sembolik şiddeti taşınabilir kılan araçlara dönüşüyor. Sarıoğlu, bu süreçte bedenin “yüklerinden arındırılması” söyleminin, aslında kadınların şiddeti içselleştirmesini kolaylaştırdığını ileri sürüyor.

Arşiv materyalleri, edebi metinler ve kültürel temsiller üzerinden ilerleyen çalışma, Türkiye’de kadının modernleşme anlatıları içinde nasıl hem görünür kılındığını hem de sınırlandığını açığa çıkarıyor. Kitap, şiddeti yalnızca olağanüstü anlara değil, gündelik hayata ve duygusal durumlara yerleştirerek, feminist teoriye Türkiye bağlamından güçlü bir katkı sunuyor.

Esra Sarıoğlu — Yükünü Atmış Bedenler: Türkiye’de Şiddet, Duygular ve Yeni Kadın
Çeviren: Çiğdem Çidamlı • Dipnot Yayınları
Siyaset • 288 sayfa • 2026

Kolektif – Bir Büyük Dönüşümden Kesitler (2023)

Ülkesinde yeri olmadığını düşünen, ülkesini artık sevmeyen, tanıyamayan ve hatta ülkesine artık katlanamayan insanların sayısı, Türkiye’de çok can yakıcı bir biçimde deneyimlense de, dünyanın pek çok yerinde hızla artıyor.

Bu kitlesel yabancılaşmanın hem sebeplerinden hem de semptomlarından biri, anaakım partilerin üzerinde anlaştıkları temel değer ve kuralları ifade eden siyasi merkezin çok sayıda ülkede çarpıcı bir çöküş içinde olması.

Aşırı sağ birçok ülkede hem boşalan merkezi dolduruyor hem de hâlihazırda zaten var olan azınlık, göçmen, kadın ve eşcinsel düşmanlıklarının üzerinde yükseliyor.

Elinizdeki kitap Türkiye’deki ve dünyadaki çoklu ve eşzamanlı kriz, çalkantı ve belirsizlikleri, düşüş ve yükselişleri, çöküş ve inşaları, umut ve umutsuzlukları, güçlenme ve güçsüzleşmeleri büyük tehditler ve fırsatlar barındıran bir Büyük Dönüşüm olarak görüyor ve bu dönüşümün çeşitli veçhelerini farklı sol perspektiflerle anlamaya ve analiz etmeye çalışıyor.

Türkiye ve dünyadaki büyük dönüşümü küresel bir çerçeve ve duyarlılıkla ele alan kitaptaki yazılar, Cumhuriyetin 100. yılı vesilesiyle yapılan değerlendirmelere önemli bir katkı niteliğinde.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alev Özkazanç, Barış Ünlü, Bülent Batuman, Bülent Eken, Delal Aydın, Egemen Özbek, Esra Sarıoğlu, Faruk Alpkaya, Kaan Ağartan, Selahattin Demirtaş, Şükrü Argın.

  • Künye: Kolektif – Bir Büyük Dönüşümden Kesitler: Dünya ve Türkiye, derleyen: Barış Ünlü, Bülent Eken, Dipnot Yayınları, siyaset, 320 sayfa, 2023