Terry Barrett – Sanat Üretimi (2022)

‘Sanat Üretimi’, sanat yaratım süreci ile anlam yaratım süreci arasındaki karşılıklı ilişkiye −anlatımcı içeriğe, çıkarıma ya da çalışmanın amacına− odaklanıyor.

Terry Barrett, içeriğin, malzemenin, tekniğin, formun, sürecin ve bağlamın bir sanat yapıtı üretirken birbirleriyle nasıl bir etkileşime girdiklerini inceliyor.

Sanatın ve tasarımın biçimsel unsurları ve ilkelerine ilişkin kapsamlı bir tartışma açmanın ve sanatı yorumlamaya yönelik bir kılavuz oluşturmanın yanı sıra ‘Sanat Üretimi’, sanatçıların yaratıcı pratiklerine de ışık tutuyor.

Kitap, sanat yapıtlarının form ve anlamlarını multimedya, yerleştirme, performans gibi çağdaş yaklaşımlara ağırlık vererek araştırıyor; postmodernizm ile çokkültürlülüğe vurgu yaparak sanat üretiminin izini sürüyor.

  • Künye: Terry Barrett – Sanat Üretimi: Form ve Anlam, çeviren: Ebru Berrin Alpay, Hayalperest Kitap, sanat, 428 sayfa, 2022

Hans Maes – Sanat ve Estetik Üzerine Söyleşiler (2022)

 

  • Sanat nedir?
  • Resimleri, şiirleri güzel, yüce ya da itici kılan şey nedir?
  • Müzik temsili midir yoksa soyut mu?
  • Edebiyattan, filmlerden ya da operadan bir şeyler öğrenmek mümkün müdür?
  • İnsanlar neden beğeniyi tartışır?

‘Sanat ve Estetik Üzerine Söyleşiler’de Hans Maes, estetiğin bu ve benzeri önemli sorularını dünyanın önde gelen on sanat felsefecisiyle, Noël Carroll, Gregory Currie, Arthur C. Danto, Cynthia Freeland, Paul Guyer, Carolyn Korsmeyer, Jerrold Levinson, Jenefer Robinson, Roger Scruton ve Kendall Walton’la tartışıyor.

Bu dolaysız, cömert, güçlü sözel alışverişler düşünürlerin esas fikirlerine ve entelektüel gelişimlerine dair anlaşılır bir anlatı sunuyor.

Ayrıca okurun, sanat felsefesinin çağdaş meselelerine ilişkin yeni içgörüler kazanmasını ve daha detaylı açıklamalar bulmasını sağlıyor.

‘Sanat ve Estetik Üzerine Söyleşiler’, sanat ve estetikle ilgili konulara felsefi ilgi duyan herkesi cezbedecek bilgiler içeriyor.

  • Künye: Hans Maes – Sanat ve Estetik Üzerine Söyleşiler, çeviren: Ebru Berrin Alpay Döken, Hayalperest Kitap, sanat, 333 sayfa, 2022

Debra N. Mancoff – Sanatın Sırları (2022)

 

Sürprizlerle, keşiflerle, unutulmuş hazineler ve kayıp hikâyelerle dolu ‘Sanatın Sırları’, okuru sanatın gizemli dünyasında yolculuğa çıkarıyor ve eserlerin hiç de göründüğü gibi olmadığını gösteriyor.

Londra Kulesi’nde gizlenmiş, uzun süredir kayıp bir başyapıt gün yüzüne çıkıyor.

Yalnızca seçkin azınlığın anlayabileceği bir şifre, bir tablonun içine gizleniyor.

Bir portrenin altına gizlenmiş hayaletimsi imge göze çarpıyor.

Yazar, tarihçi ve sanat dedektifi Debra N. Mancoff, bu ve benzeri daha pek çok hikâyeyi açıklığa kavuştururken Leonardo da Vinci, Vermeer ve Caravaggio’nun kullandıkları şifrelerin gizemini ortadan kaldırıyor.

Van Gogh, Picasso ve Dali’nin resimlerinin anlam katmanlarını aralıyor.

Frida Kahlo, Kara Walker ve Marina Abramovic’in eserlerine derinden bakmayı sağlıyor.

Yeni teknolojinin, arşiv araştırmalarının, bilimsel analizlerin ve eski usul merakın getirdiği bulgulardan yararlanan ‘Sanatın Sırları’, adeta birer kurguymuşçasına ilgi uyandıran ancak tamamıyla gerçek verilere dayanan bir hikâye koleksiyonunun parçaları olan ünlü başyapıtların gizemli anlamlarını açığa çıkarıyor.

  • Künye: Debra N. Mancoff – Sanatın Sırları: Sanatın Gizli Mesajları, Anlamları ve Sembolleri, çeviren: Özge Ilık, Hayalperest Kitap, sanat, 240 sayfa, 2022

Linda Nochlin – Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok? (2022)

 

“Neden hiç büyük kadın sanatçı yok?”

Linda Nochlin, feminist sanat tarihinin temellerini atan bu çarpıcı makalesinde, bu soruya bizzat beyaz erkek bakış açısının büyüklük saplantısını yapıbozuma uğratarak yanıt veriyor.

Nochlin’in bir dönüm noktası olarak feminist sanat tarihinin temellerini atan makalesi, sanat olgusunu algılamamızda hâlâ önemli bir yere sahip.

Aydınlatıcı olduğu kadar sorgulatıcı yönüyle okuru konuya dahil ediyor, kabullendiğimiz varsayımları gözden geçireceğimiz yeni bakış açılarına davet ediyor.

Nochlin, neden hiç “büyük kadın sanatçı” olmadığı sorusunu, sorunun çarpık mantığı içinde yanıtlamayı reddediyor.

Onun yerine, büyüklük kavramının kendisini masaya yatırarak sanatta erkek-egemen deha kavramını yaratan temel varsayımları yapıbozuma uğratıyor.

Sanat tarihsel düşünceye hâkim olan beyaz erkek bakış açısının yalnızca ahlaki değil, aynı zamanda entelektüel bir yanılgı olduğunu benzersiz bir kavrayışla gözler önüne seriyor.

Bu etkili makale, tek başına kitap halinde basılan bu yıldönümü baskısında yazarın kendi makalesini değerlendirdiği “Otuz Yıl Sonra” makalesiyle birlikte yayımlanmış.

Feminist, queer, ırk ve postkolonyal kuram ve çalışmalarının filizlenip yayıldığı bir dönemde “Otuz Yıl Sonra” makalesi yepyeni bir kanonun ortaya çıkışına dair çarpıcı bir değerlendirme.

Louise Bourgeois, Cindy Sherman ve başka birçok sanatçıya göndermeler yapan bu makalede Nochlin eşsiz bir tutku ve hassasiyetle kadınlar ve sanat arasındaki ilişkiyi çözümlüyor.

“Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok?” çeşitli kültür ve toplumlarda etkisi yankılanan birleştirici bir çağrı niteliğinde.

Nochlin’in mesajı hiç bu kadar acil olmamıştı: 2015 yılında söylediği gibi, “daha yapacak çok iş var.”

  • Künye: Linda Nochlin – Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok?, çeviren: Ahu Antmen, Hayalperest Kitap, sanat, 136 sayfa, 2022

Roland Barthes – Moda Sistemi (2021)

‘Moda Sistemi’, göstergebilimi kültürel bir olguya uygulayan klasikleşmiş bir yapıt.

Roland Barthes, modadaki anlamlama sistemini açığa çıkararak insanın giysisiyle ve sözüyle nasıl anlam ürettiğini gözler önüne seriyor.

Beklenmedik ama yine de düzenli, her zaman yeni ve anlaşılır olan moda, psikologların, estetikçilerin, sosyologların hep ilgisini çekti.

Ancak Barthes modayı bambaşka bir bakış açısıyla ele aldı.

Basın betimlerini kullanarak onu kavravıp modada bir anlamlama sistemini açığa çıkardı ve böylece modaya gerçek bir semantik çözümleme uyguladı.

Artık klasikleşen bu kitap göstergebilimin kültürel bir olguya uygulamasının en parlak örneklerinden biri.

  • Künye: Roland Barthes – Moda Sistemi, çeviren: Ayşe Meral, Hayalperest Kitap, sosyoloji, 350 sayfa, 2021

Hans Maes – Sanat ve Estetik Üzerine Söyleşiler (2022)

 

Sanat ve estetik felsefesi üzerine harika bir söyleşi kitabı.

Hans Maes burada, Arthur Danto’dan Noël Carroll’a sanat felsefesi alanında çalışan en önemli on isimle ufuk açıcı bir tartışmaya girişiyor.

  • Sanat nedir?
  • Resimleri, şiirleri güzel, yüce ya da itici kılan şey nedir?
  • Müzik temsili midir yoksa soyut mu?
  • Edebiyattan, filmlerden ya da operadan bir şeyler öğrenmek mümkün müdür?
  • İnsanlar neden beğeniyi tartışır?

‘Sanat ve Estetik Üzerine Söyleşiler’de Maes, estetiğin bu ve benzeri önemli sorularını dünyanın önde gelen on sanat felsefecisiyle, Noël Carroll, Gregory Currie, Arthur C. Danto, Cynthia Freeland, Paul Guyer, Carolyn Korsmeyer, Jerrold Levinson, Jenefer Robinson, Roger Scruton ve Kendall Walton’la tartışıyor.

Bu dolaysız ve güçlü alışverişler düşünürlerin esas fikirlerine ve entelektüel gelişimlerine dair anlaşılır bir anlatı sunuyor.

Ayrıca okurun, sanat felsefesinin çağdaş meselelerine ilişkin yeni içgörüler kazanmasını ve daha detaylı açıklamalar bulmasını sağlıyor.

‘Sanat ve Estetik Üzerine Söyleşiler’, sanat ve estetikle ilgili konulara felsefi ilgi duyan herkesi cezbedecek bir çalışma.

  • Künye: Hans Maes – Sanat ve Estetik Üzerine Söyleşiler, çeviren: Ebru Berrin Alpay Döken, Hayalperest Kitap, sanat, 333 sayfa, 2022

Elif Dastarlı – Yan Kapıdan Girenler (2021)

Modern Türk sanatının serüveni üzerine yetkin bir sosyolojik inceleme.

Sanat tarihçisi ve akademisyen Elif Dastarlı, özellikle resim sanatını merkeze alarak Türkiye’nin modernleşme sürecini sanat yoluyla izliyor.

‘Yanı Kapıdan Girenler’, evdeki ve sokaktaki hayatın, kadının yaşamının ve özgürlüğünün, sanatçının bir kimlik olarak ispatının, sanayinin gelişiminin, mimarinin hatta sporun modernleşme sürecinde kat ettiği yolu Türk resim sanatının penceresinden sosyolojik bir perspektifle ele alıyor.

Dastarlı, modernleşmenin Batılılaşma ile özdeş tutulmasına dair bakışın eksik-fazla yönlerine değinerek, resim sanatı üzerinden kapsamlı bir okuma yapıyor.

‘Yan Kapıdan Girenler’, doğru yöntemle doğru bilgiyi vermeye ve disiplinin elverdiği ölçüde mesafeyi koruyarak eseri yorumlamaya çalışırken, hem akademik alana bağlı kalıyor hem de herkesin Türk sanatı tarihinin belirli bir dönemini rahatlıkla okuyabilmesini amaçlıyor.

Rafaello’yu, Monet’yi, van Gogh’u tanırken Halil Paşa’yı, Müfide Kadri’yi, Ali Avni Çelebi’yi tanımamanın artık Türkiye’deki okuryazar herkesin aşması gereken bir sorun olduğunu iddia ediyor.

  • Künye: Elif Dastarlı – Yan Kapıdan Girenler: Modern Türk Resminin Analizi, Hayalperest Kitap, resim, 348 sayfa, 2021

Helen Gørrill – Kadından Ressam Olmaz (2021)

Erkeklerin ve kadınların resimleri arasında pek az estetik fark olsa da neden erkeklerin eserleri kadınlarınkinden yüzde 80 oranında daha değerli?

Helen Gørrill, bugüne dek kadınların sanat dünyasındaki rollerini belirlemiş yöntemlere meydan okuyor.

Erkekler eserlerini imzaladıklarında eserlerinin değeri artarken kadınlar imzaladıklarında değeri düşer.

Cinsiyet ve değere ilişkin bu çığır açıcı çalışmasıyla Gørrill, sanat dünyasında bu tür eşitsizliğin son derece yaygın olduğunu ileri sürüyor.

Yeni, istatistiksel bir yöntem kullanarak Gørrill, erkeklerin ve kadınların resimleri arasında pek az estetik fark olduğunu fakat erkeklerin eserlerinin kadınlarınkinden yüzde 80 oranında daha değerli bulunduğunu gösteren bir veritabanı oluşturmuştur.

Yazar, müzelerin kadın sanatçılardan numuneci bir tavırla eser satın almak suretiyle onların piyasa değerini düşürerek bu kısır döngüye suç ortağı olduklarını ispatlıyor.

Bu kışkırtıcı kitap öğrenciler, eğitimciler, araştırmacılar ve bizzat sanatçılar için zaruri olup bugüne dek kadınların sanat dünyasındaki rollerini belirlemiş yöntemlere meydan okuyor.

Ayrıca çalışma, kadın olmanın sosyal, sembolik, kültürel ya da ekonomik, sanatsal takasın her aşamasını etkilediğine ilişkin çarpıcı kanıtlar sunan değerli bir kaynak.

‘Kadından Ressam Olmaz’, şovenizmini “kalite” kisvesi ardına gizlemeye çalışan bütün akademisyenlerin, sanatçıların, küratörlerin, koleksiyoncuların ve kurumların yüzünde patlayan bir tokat.

İnkâr edilemeyecek gerçeklerle ve sayılarla dolu kitap, okuyucuların sanat alanındaki değerlerin kadınları, farklı ırka mensup sanatçıları ve çok dar, Avrupa merkezli bir kanonun sınırlarını aşan eserleri dışlayacak şekilde inşa edilme biçimlerini incelemesinde ısrarcıdır.

Gørrill’in bu tartışmalı çalışmasının kimilerini kızdırması mümkün, çok daha fazla insanı uzun vadede değişimi getirmek üzere güçlendirmesi ise çok daha muhtemel.

  • Künye: Helen Gørrill – Kadından Ressam Olmaz: Çağdaş Sanatta Toplumsal Cinsiyet, Değerler ve Cam Tavanlar, çeviren: Ebru Berrin Alpay, Hayalperest Kitap, sanat, 276 sayfa, 2021

James Elkins – Nedir Resim (2021)

İyi bir ressam, aynı zamanda çok iyi bir simyacıdır.

Zira kokular, karmaşa ve boyaların karışımı gibi tümüyle özel bilgilerle renklerini oluşturur.

James Elkins de bu klasikleşmiş yapıtında, simyanın resmetme deneyimindeki yerini irdeliyor.

Elkins, resim yapma deneyimini, sanat tarihinin geleneksel sözcük dağarcığının ötesinde anlatıyor.

Bir ressamın atölyesinde gerçekten ne yaptığını keşfetmek konusunda simya garip bir dil sunar; kokular, karmaşa, kontrol edilemeyeni kontrol altında tutmak için verilen mücadele, boyaların nasıl karışacağına ve nasıl görüneceğine dair sadece ressamların sahip olduğu özel bilgi.

Ressamlıktan sanat tarihçiliğine geçmiş birinin bakış açısından yazılan kitabın yirminci yıldönümü baskısı, Elkins’in resmetme deneyimi ve bunun günümüz sanat çalışmalarındaki rolü üzerine düşüncelerini detaylandıran yeni bir giriş ve önsöz de içeriyor.

  • Künye: James Elkins – Nedir Resim: Yağlıboya Resmi Simya Terimleriyle Anlamak, çeviren: Evren Erlevent Kence, Hayalperest Kitap, sanat, 288 sayfa, 2021

Özi Huntürk – Heykel ve Sanat Kuramları (2016)

Heykelle hem amatör hem de profesyonel olarak uğraşan okurlar için hazırlanmış, heykel sanatını buzul çağından bugüne izleyen bir rehber.

Çok sayıda görselle de zenginleşmiş kitapta, tarihteki ilk heykellerden farklı uygarlıklarda heykellerin rolüne, modernizmin heykel sanatına etkilerine ve heykel sanatında güncel yaklaşımlara pek çok konu irdeleniyor.

  • Künye: Özi Huntürk – Heykel ve Sanat Kuramları, Hayalperest Kitap