Kolektif – Gri Yeşil: İzmit (2018)

İzmit, tarihi Roma dönemine kadar uzanan kadim şehirlerimizden.

Fakat günümüzün İzmit’i, yoğun göçlerin ve sanayileşmenin çarpık çurpuk hale getirdiği bir kenttir aynı zamanda.

Bu derleme ise, İzmit’in tam olarak ne olduğunu, hem şehrin tarihi hem toplumsal dokusu hem coğrafyası ve hem de entelektüel mirasına bakarak ortaya koyuyor.

Kitapta,

  • SEKA’dan doğan kadın hareketi, SEKA Çocuk Dostları Derneği,
  • İzmit’in yakın dönem dergiciliği,
  • İzmit’te tiyatronun serüveni,
  • İzmit’in basın tarihi,
  • İzmit’te esnaf kültürü,
  • Kocaelispor’un tarihi,
  • İzmit Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın kuruluşu ve gelişim süreci,
  • İzmit’in eski tren garı,
  • Eski İzmit meyhaneleri,
  • İzmit’te üniversite öğrencisi olmak,
  • Kocaeli’de çevre sağlığı,
  • İzmit’te kurulmuş SEKA fabrikasının şehre etkileri,
  • Ve bunun gibi, İzmit denince akla gelen hemen her konu ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: İsmet Çiğit, Efnan Dervişoğlu, Esin Hamdi Dinçer, Nilay Etiler, Ayşegül Kanbak, Burcu Kümbül Güler, Işıl Kasapoğlu, Mustafa Küpçü, Tülün Liman, Kuvvet Lordoğlu, Hagop Minasyan, Ruhan Odabaş, Atilla Oral, Pınar Özkan, Arzu Özsoy Özmen, Murat Özveri, Doğa Başar Sarıipek, Feyza Turgay, F. Yavuz Ulugün, Kadir Yüksel ve Muhammet Şengöz.

  • Künye: Kolektif – Gri Yeşil: İzmit, derleyen: Tuncay Bilecen, İletişim Yayınları, şehir, 415 sayfa, 2018

Rita Ender – “Kolay Gelsin” (2015)

Bir işte nasıl karar kılarız?

Meslekler, zaman içinde nasıl evrim geçirir?

Rita Ender’in pek çok meslekten insanla yaptığı ve okur için çok önemli bir deneyim olacak bu söyleşiler, zamanında Agos gazetesinde yayınlanmış.

Marangozdan baklavacıya, gramofon tamircisinden tesisatçıya, zangoçtan dolmakalem tamircisine, farklı meşgaleler, farklı mekânlar ve ilginç insan hikâyelerine bakmak isteyenlere.

Kitabın en önemli katkılarından biri de, zamanında bizdeki mesleklerin asıl kurucuları olan gayrimüslimlerin emeklerini gözler önüne sermeleri.

Zira, İstanbul’daki mesleklerin çoğunun asıl başlatıcısı gayrimüslimler ve kitap da bu hususu daha görünür kılıyor.

  • Künye: Rita Ender – “Kolay Gelsin”, İletişim Yayınları

Pelin Aslan Ayar – Fantastik Roman (2015)

On dokuzuncu yüzyılın sonundan 1960’a kadarki zaman diliminde fantastik roman türüne odaklanan, fantastiğin Türkçe edebiyat içindeki yolculuğunu aydınlatan bir çalışma.

Bizde fantastiğin neden cılız bir tür olarak kaldığı ve 1950’lerden itibaren türün işlevsel bir kimliğe bürünmesinin nedenleri, Pelin Aslan Ayar’ın burada tartıştığı diğer ilgi çekici konular.

  • Künye: Pelin Aslan Ayar – Fantastik Roman, İletişim Yayınları

Ceren Lordoğlu – İstanbul’da Bekâr Kadın Olmak (2018)

Türkiye’nin herhangi bir şehrinde herhangi bir kadın, gece vakti korkmadan, ürkmeden evine dönemez.

Kadınlar bu konuda ne hissediyor?

Peki, yine aynı kadınlar buna karşı ne gibi direnme yöntemleri ortaya koyuyor?

Sosyal dışlanma, sosyal mesafe ve sosyal sınır gibi konularla ilgilenenler için önemli saptamalar barındıran bu özenli çalışma, bekâr kadınların mekânla ilişkili görünür hale gelen sosyal dışlanma deneyimlerini kapsamlı bir bakışla inceliyor.

Ceren Lordoğlu, İstanbul’da birbirinden farklı sınıfsal ve kültürel özelliklere sahip bekâr kadınların mekânla ilişkili yaşadıkları sınırlılıkları ve aynı zamanda bunlarla baş etme, direnme yöntemlerini ve güçlenmelerini, birebir görüşmelere dayanarak görünür kılıyor.

Çalışma, mekânla toplumsal cinsiyet arasındaki karşılıklı ilişkinin takibini ayrıntılı bir bakışla ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Ceren Lordoğlu – İstanbul’da Bekâr Kadın Olmak, İletişim Yayınları, sosyoloji, 248 sayfa, 2018

Dionysios Stathakopoulos – Bizans İmparatorluğu’nun Kısa Tarihi (2018)

Bizans üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Dionysios Stathakopoulos’tan, fiziksel dünyasının oluşumundan çöküşüne, Bizans’ı kronolojik ve coğrafi bağlamına yerleştiren özenli bir inceleme.

Kitabın en iyi yanı, Bizans hakkındaki temel bilgileri bir araya getirmesi, dürüst ve ciddi bir anlatımla stereotiplere meydan okuması ve Bizans’ı sağlam bir şekilde hem Avrupa, hem de Ortadoğu Ortaçağ’ı bağlamına yerleştirmesidir diyebiliriz.

Bizans hakkında hem güvenilir hem de derli toplu bir kaynak arayanların kaçırmaması gereken bir çalışma.

  • Künye: Dionysios Stathakopoulos – Bizans İmparatorluğu’nun Kısa Tarihi, çeviren: Cumhur Atay, İletişim Yayınları, tarih, 260 sayfa, 2018

Zehra Yılmaz – Dişil Dindarlık (2015)

Din mücadelesinde kadına hangi roller biçildi?

Kadınlar dini ne kadar dönüştürdü?

İslamcı kadın hareketinin geçirdiği dönüşümün derinlikli bir tahlili, burada.

Zehra Yılmaz’ın çalışmasını özgün kılan bir husus da, yalnızca İslam dünyasının yerel dinamiklerini değil, küresel değişimin yarattığı etkiler ile İslami feminizm tartışmalarını da konuya dâhil etmesi.

  • Künye: Zehra Yılmaz – Dişil Dindarlık, İletişim Yayınları

Hasan Ünal Nalbantoğlu – Arayışlar (2009)

‘Arayışlar’, Hasan Ünal Nalbantoğlu’nun bilim, kültür ve üniversite konularına odaklandığı yazılarından oluşuyor.

Nalbantoğlu metinlerinde, günümüzde kültürün, bilimin, üniversitenin geçirdiği dönüşümleri eleştiriyor; bunun aşılması için alternatiflerin neler olabileceğine odaklanıyor.

Yazar, Türkiye insanının bilgiyle ilişkisini sakatlayan, kültürel anlamda “kitch”leşmeye neden olan etkenleri irdelerken, ulus-devletin öncelikleri ile ticarileşmenin kıstırdığı üniversiteyi de kıyasıya eleştiriyor.

Kitapta ayrıca, Nalbantoğlu’nun Behice Boran, Muzaffer Şerif Başoğlu, Mübeccel Kıray ve Şerif Mardin gibi bilim insanlarının üretimlerini değerlendirdiği metinleri de yer alıyor.

  • Künye: Hasan Ünal Nalbantoğlu – Arayışlar, İletişim Yayınları, bilim, 430 sayfa

Abdulrazak Gurnah – Sessizliğe Hayranlık (2018)

Sürgün edebiyatı denince ilk akla gelen yazarlardan olan Abdulrazak Gurnah, bu etkileyici romanında, iki toplum arasında sıkışıp kalmış isimsiz bir anlatıcının hayatına iniyor.

Hikâyenin kahramanı, yıllar önce ülkesi Zanzibar’dan İngiltere’ye göç etmiştir.

Aradan geçen zaman diliminde, hayalini kurduğu akademisyenlik mesleğini icra etmekte olan kahramanımız, İngiliz sevgilisiyle dışarıdan bakıldığında mutlu mesut bir hayat yaşamaktadır.

Fakat işler göründüğü gibi değildir.

Gerçekte kahramanımız, şimdi yaşadığı İngiltere’ye hiçbir zaman kendini tam anlamıyla ait hissedememiş, öte yandan İngiliz toplumunun gözünde nihayetinde bir göçmen olarak kalmıştır.

Kahramanımız, bu arada kalma duygusunu atlatabilmek için doğup büyüdüğü topraklara, Zanzibar’a dönmeye karar verir.

Ama bu yolculuk, kahramanımızın açısından hesapta olmayan krizlere sebep olacaktır.

Zira anavatanındaki ruhsal ve manevi engeller, bütün acımasızlıklarıyla onun karşısına dikilecektir.

Gurnah, etnisite, ırk, cinsiyet, ulus, kimlik ve aidiyet temalarını ustaca işleyen ve bunu yaparken de sınırları ve milliyetleri kat eden sağlam bir hikâye sunuyor.

  • Künye: Abdulrazak Gurnah – Sessizliğe Hayranlık, çeviren: Müge Günay, İletişim Yayınları, roman, 249 sayfa, 2018

Kudret Emiroğlu – Kısa Osmanlı-Türkiye Tarihi (2015)

Osmanlı’dan bu yana Türkiye tarihinin çerçevesini oluşturmuş Padişahlık Kültürü’nün eleştirel bir okuması.

Osmanlı modernizminin sınıf siyasetiyle ilişkisi, yönetici zümrenin iktisadi temeli, devlet-halk ilişkisinin biçimlenişi, Osmanlı ve Cumhuriyet bürokrasisinin devamlılığı, Kudret Emiroğlu’nun enine boyuna tartıştığı kimi konular.

Emiroğlu’nun çalışmasını nemli kılan bir başka husus da, tarihe tepeden değil, aşağıdan, yani ezilenlerin çerçevesinden bakması.

  • Künye: Kudret Emiroğlu – Kısa Osmanlı-Türkiye Tarihi, İletişim Yayınları

Sema Erder – Zorla Yerleştirmeden Yerinden Etmeye (2018)

Türkiye tarihini, ülkenin iskân politikaları ekseninde yeniden okuyan ve bu bağlamda toplum mühendisliğini, bizzat bunun en etkili araçlarından biri olarak kullanılagelen iskân politikaları ekseninde tartışan çok önemli bir eser.

İşçi göçü, gettolaşma, gecekondulaşma, çocuk göçü, uluslararası göç, insan ticareti, yerel siyaset, kentsel gerilim gibi konularda yaptığı değerli araştırmalarıyla bildiğimiz Sema Erder, kitabında başlangıç olarak, iskân kurumunun, zorunlu göç aracılığıyla “toplum, devlet ve mekân” ilişkilerini nasıl yönettiğini irdeliyor.

Kitabın devamında ise şu konular tartışılıyor:

  • Osmanlı döneminde iskân kurumunun oluşumu, kurumsallaşması, işleyişi ve etkileri,
  • İskân kurumunun Osmanlı toplumunda savaşta ve barışta nasıl uygulandığı, kozmopolit toplumu nasıl ürettiği ve bunun toplumsal yaşamı ve farklı toplumsal kesimleri nasıl etkilediği,
  • Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki iskân kurumu ve uygulamalarının Batı Anadolu ve Doğu Anadolu’da farklılaşan karakteri,
  • Balkan göçü bağlamında iskân kurumunun dış göç kurumu olarak anlamı,
  • İç iskân uygulamaları bağlamında 1950’den bu yana değişen iskân anlayışı,
  • Afetler veya kamu yatırımları nedeniyle yerinden edilip mülksüzleştirilenler,
  • Yeni iskân kanununun inşaat sektörünün “kolaylaştırıcısı” olma işlevleri…

Künye: Sema Erder – Zorla Yerleştirmeden Yerinden Etmeye: Türkiye’de Değişen İskân Politikaları, İletişim Yayınları, kent çalışmaları, 312 sayfa, 2018