Martin Gilbert – Winston Churchill (2011)

  • CHURCHILL, Martin Gilbert, çeviren: Süha Sertabiboğlu, İş Kültür Yayınları, biyografi, 1163 sayfa

 

Ünlü tarihçi Martin Gilbert bu kitabında, İngiliz devlet adamı Winston Churchill’i hem kişisel hem de siyasî yönleriyle anlatıyor. Şu ana kadar birçok araştırmaya konu olan Churchill’in yaşamının tam bir resmini sunuyor diyebileceğimiz kitap, Churchill’e dair varolan birçok yanlış algılama ve inancın aksine, onun düşüncelerini, eylemlerini, başarılarını ve inandıklarını esas alarak, dengeli bir değerlendirme ortaya koyuyor. Gilbert kitabı için, Churchill’in kişisel arşivinden, eşi Clementine’in koleksiyonundan, devlet arşivlerinden, onunla yakın temasta bulunan kişilerin anlatımlarından ve Churchill’in ailesinin anılarından yararlanmış.

Nicholas Capaldi – John Stuart Mill (2011)

  • JOHN STUART MILL, Nicholas Capaldi, çeviren: İsmail Hakkı Yılmaz, İş Kültür Yayınları, biyografi, 445 sayfa

 

Nicholas Capaldi ‘John Stuart Mill’de, 19. yüzyılın bu en etkili İngiliz filozofunun yetkin bir biyografisini kaleme getiriyor. Bilindiği gibi Mill, metafizik, epistemoloji, ahlak, sosyal felsefe, siyaset felsefesi, din felsefesi ve eğitim felsefesinin de dahil olduğu başlıca felsefe alanlarının tümüne önemli katkılarda bulundu. Kitapta sırasıyla, düşünürün çocukluğu, gençliği, şirketteki çalışma deneyimi, yaşadığı psikolojik ve entelektüel bunalım, Harriet Taylor’la aşkı keşfedişi, geçiş dönemi makaleleri, dünya çapında başarıya kavuşması ve son yılları anlatılıyor. Bunun yanı sıra Mill’in aslında bir romantik olduğu, Capaldi’nin en dikkat çeken tezi. Yazar, Mill’in 1830’dan 1840’a kadarki dönemde babasından devraldığı radikal programı, romantik ve muhafazakâr bir çerçeve içinde korumaya çalıştığını savunuyor.

Alexander McCall Smith – İskoçya Sokağı 44 Numara (2011)

  • İSKOÇYA SOKAĞI 44 NUMARA, Alexander McCall Smith, çeviren: Aslı Mertan, İş Kültür Yayınları, roman, 514 sayfa

 

Alexander McCall Smith’in ‘İskoçya Sokağı 44 Numara’sı, Edinburgh’un gerçek olan bu sokağında, kurmaca bir binada yaşamakta olan farklı tiplerin hikâyelerini anlatıyor. Okulda istediği başarıyı yakalayamayan ve bunun gerilimini yaşayan Pat, onun çapkın ev arkadaşı Bruce, gösteriş düşkünü İrene ile beş yaşındaki oğlu ve binanın entelektüel siması Domenica Macdonald, romanda karşımıza çıkan kişilerden birkaçı. Güldürüyü romanın harcı olarak kullanan Smith, yerlisi olduğu Edinburgh’un öğrenciler, şairler, başarısızlar, hırslılar, ilginç tipler, ressamlar ve çapkınlardan mürekkep bu bohem sokağında yaşanan keyifli olayları hikâye ediyor.

Sevim Dabağ – Gezindim Boş Odalarda (2011)

  • GEZİNDİM BOŞ ODALARDA, Sevim Dabağ, İş Kültür Yayınları, söyleşi, 129 sayfa

 

‘Gezindim Boş Odalarda’, gazeteci Sevim Dabağ’ın, Türkiye edebiyatının önde gelen şairlerinin eşleriyle yaptığı söyleşilerden oluşuyor. Şair eşleri burada, kendi tanıklıklarıyla eşlerini, onlarla geçirdikleri hayatlarını anlatmalarının yanı sıra, yaşadıkları dönemin kültürel, sanatsal ve tarihsel atmosferine dair ayrıntıları da okurla paylaşıyor. Kitabı önemli kılan hususların başında da, Türkiye edebiyatını etkilemiş şairlerin hayatlarına dair belki de son tanıklıkları barındırıyor olması. Kitaba konuk olan şair eşleri şöyle: Münire Aksal (Sabahattin Kudret Aksal), Jale Birsel (Salâh Birsel), Mefharet Cansever (Edip Cansever), Münire Dıranas (Ahmet Muhip Dıranas), Biket İlhan (Attila İlhan), Huriye Necatigil (Behçet Necatigil), Vildan Saraç (Tahsin Saraç), Zühal Tekkanat (Cemal Süreya) ve Güler Yücel (Can Yücel).

Sadun Tanju – Doludizgin (2011)

  • DOLUDİZGİN, Sadun Tanju, İş Kültür Yayınları, biyografi, 311 sayfa

 

Sadun Tanju ‘Doludizgin’de, Milliyet’in kurucusu gazeteci-yazar Ali Naci Karacan’ın biyografisini kaleme getiriyor. Tasvir-i Efkâr, İkdam, Politika, İnkılâp ve Bugün gibi dönemin önemli gazetelerinde çalışmış olan Karacan, 1. Dünya Savaşı’nda von der Goltz’un tercümanlığını da üstlenmişti. Karacan ayrıca, Milli Mücadele’yi destekleyen Akşam gazetesinin kurucuları arasında da yer almıştı. Tanju kitabında, Babıâli’de çekirdekten yetişme bir gazeteci olan Karacan’ın gazeteciliğinin ve yazarlığının izini sürerken, Karacan’ın kafasındaki en büyük projelerden biri olan Milliyet gazetesini çıkarma sürecini de ayrıntılı bir şekilde ele alıyor.

Ali Akyıldız – Sürgün Sefir Sadullah Paşa (2011)

  • SÜRGÜN SEFİR SADULLAH PAŞA, Ali Akyıldız, İş Kültür Yayınları, biyografi, 488 sayfa

 

Ali Akyıldız ‘Sürgün Sefir Sadullah Paşa’da, büyükelçi olarak uzun yıllar görev yapmış ve bir Tanzimat aydını olan Sadullah Bey’in kapsamlı bir biyografisini sunuyor. Berlin ve Viyana Büyükelçisi olarak görev yapmış Sadullah Paşa, Ayastefanos Antlaşması ve Berlin Kongresi’nin müzakerelerine de katılmıştı. Sadullah Paşa’nın ailesi, eğitimi ve kariyerini inceleyerek çalışmasına başlayan Akyıldız, ardından, Paşa’nın devlet adına kabul ettiği görevleri ve beklenmedik intiharının arkasındaki nedenleri ele alıyor. Akyıldız ayrıca, Sadullah Bey’in eserlerini ve görüşlerini irdeliyor ve böylece onun bir Tanzimat aydını olarak portresini çiziyor.

Mirze Elekber Sabir – Hophopname (2007)

  • HOPHOPNAME, Mirze Elekber Sabir, çeviren: İsa Öztürk, İş Kültür Yayınları, şiir, 188 sayfa

 

1911 yılında ölen Mirze Elekber Sabir, Azerbaycan’ın önemli şairlerinden. ‘Hophopname’de yer alan seçme şiirler, mizahın, özellikle de hicvin yetkin kullanımına iyi örnekler sunuyor. Elekber’in şiirleri, devrimci, demokratik, çağdaş, halkçı ve gerçekçi yönleriyle, Azerbaycan şiirinin yenilikçi ve batılı yönlerini geliştirmişti. Sabir’in ilk şiirleri, çağdaşlaşmayı savunan anlayışıyla dikkat çeken ‘Molla Nasreddin’ dergisinde yayımlanmıştı. Kitabın bu çevirisinin sunuşu İlber Ortaylı, önsözü ise, Sabir’in şiirlerini Türkçeye kazandıran İsa Öztürk tarafından kaleme alınmış. Sabir’in şiirleri, yergi şiirlerine ilgi duyan okurlara hitap edecek nitelikte.

John Dos Passos – A.B.D. 42. Enlem (2011)

  • A.B.D. 42. ENLEM, John Dos Passos, çeviren: Oya Dalgıç, İş Kültür Yayınları, roman, 489 sayfa

 

John Dos Passos, ‘A.B.D.’ üçlemesinin ilk kitabı olan ’42. Enlem’de, Amerikan toplumun çeşitli katmanlarından seçtiği karakterler aracılığıyla, ABD’nin kapitalist vahşetini yerden yere vuruyor. Romanın merkezinde, Fanny, J. Ward Moorehouse, Eleanor Stottard, Janey Williams ve Charley Anderson adlı karakterler yer alıyor. Güçlü gözlem yeteneğiyle dikkat çeken roman, bu karakterlerinin yaşadıkları ekseninde, tüketim hırsının ele geçirdiği ve kayıtsızlığın başat hayat biçimi haline geldiği ABD kültürünü kıyasıya eleştiriyor. Sacco ve Vanzetti’nin idamlarının da yer aldığı romanın bir bölümü de, Enternasyonal’in dizeleriyle başlıyor.

Preserved Smith – Rönesans ve Reform Çağı (2007)

  • RÖNESANS VE REFORM ÇAĞI, Preserved Smith, çeviren: Serpil Çağlayan, İş Kültür Yayınları, tarih, 325 sayfa

Preserved Smith’in ‘Rönesans ve Reform Çağı’, bu dönemin tarihini verirken, yoğun olarak dönemin sosyal arkaplanına odaklanmasıyla dikkat çekiyor. Smith, Rönesans’tan Reform’a uzanan süreci anlatırken odak noktasına insanı ve onun somut, günlük yaşamındaki değişimleri koyuyor. Bu dönemdeki okullar, düşünce akımları, kitaplar, yayıncılık dünyası, eğlence mekânları, mutfakları, fahişeleri, ayyaşları, uşakları ve cadıları, çalışmada okuyucunun karşılaşacağı ilginç bazı ayrıntılar. “Reform tarihine ilişkin yeni bir kitap yazma isteğim, bu hareketin 16. yüzyıldaki ekonomik ve entelektüel devrimlerle olan kendine özgü ilişkisini yerli yerine koyma ihtiyacından kaynaklanmıştır.” diyen Smith’in kitabı, ‘Sosyal Koşullar’, ‘Kapitalist Devrim’, ‘Belli Başlı Düşünce Akımları’, ‘Dönemin Mizacı’ ve ‘Reform Hakkında Yorumlar’ başlıklı bölümlerden oluşuyor.

Melih Cevdet Anday – Gizli Emir (2007)

  • GİZLİ EMİR, Melih Cevdet Anday, İş Kültür Yayınları, roman, 274 sayfa

İlk baskısı 1970 yılında yapılmış ‘Gizli Emir’ için, Melih Cevdet Anday’ın metinlerinde bulunan “gelecek öngörüsü”nün doruğa ulaştığı roman demek, herhalde abartı olmaz. Çünkü bu romanın kurguladığı yarında hayat, totaliter bir sistemin egemenliğindedir. Kentte yaşamı düzenlemek için kurulan ‘Asayişi Yerleştirme Olağanüstü Teşkilatı’ (AYOT), yönetimi tümden ele geçirmiş, amaçsız sorgulamalar, birbiriyle çelişen kararlar ve sürekli baskınlarla, başta kentin sanatçıları olmak üzere halkı canından bezdirmiştir. Bu aşamada, kentin tüm sakinleri, nereden ve ne zaman geleceği belli olmayan ‘Gizli Emir’i beklemektedir. Çünkü gizli emir AYOT’un kurduğu her şeyi değiştirecektir.