James H. Meyer – İmparatorluklar Arası Türkler (2021)

Osmanlı’da İttihat ve Terakki’nin iktidarında siyasi ve kültürel arenada başı çeken iki merkez vardı.

Bunlardan biri Pan-Türkçüler, diğeri de Türk Yurdu dergisi çevresiydi.

İşte James Meyer de, bu yapıların Osmanlı-Çarlık Rusyası sınır boylarında Türk milliyetçiliği ve Müslüman kimliğini pazarlama stratejilerini geniş bir bağlamda izliyor.

‘İmparatorluklar Arası Türkler’, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde; 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında, söz konusu çevrenin hikâyesini merkeze alarak Türk milliyetçiliğinin de kurucuları arasında sayılan Yusuf Akçura, İsmail Gasprinskiy ve Ahmet Ağaoğlu’nun Rusya ve Osmanlı’daki dünyalarını mercek altına alıyor.

Meyer bunu da, eş merkezli üç çevreye odaklanarak yapıyor: En içerideki çemberde Türk Yurdu yer alıyor.

Bir sonraki daha geniş çemberde, Rusya taşrasında eğitim reformu için idareyle olduğu kadar kendi cemaatleri içinde de mücadele veren “usul-i cedid” taraftarları yer alıyor.

En geniş üçüncü çember ise, “imparatorluklar arası Müslümanlar”dan, yani imparatorluklar arasında gidip gelen; kâh birinde kâh diğerinde yaşayan tüccarlar, hacılar, mülteciler ve sayısız Müslümandan oluşuyor.

Arşivlerden kişisel mektuplara pek çok belgeden yararlanan Meyer, Akçura ve arkadaşlarının bu imparatorluklar arası cemaatin de ayrılmaz bir parçası olduklarını savunuyor.

  • Künye: James H. Meyer – İmparatorluklar Arası Türkler (1856-1914), çeviren: Renan Akman, İş Kültür Yayınları, tarih, 336 sayfa, 2021

Kolektif – Türkiye’nin Bütün Ağaçları ve Çalıları (2021)

Tam 813 tür barındıran, ayrıca renkli fotoğraflarla zenginleştirilmiş, Türkiye’nin ağaçları ve çalıları üzerine muazzam bir kaynak.

Ciltli olarak basılan çalışma, Türkiye’deki odunsu bitkilerin adlarını, türlerini ve nerelerde bulunduklarını açıklıyor, ayrıca onları nasıl tanıyacağımız konusunda anahtar bilgiler veriyor.

Editörlüğünü Türkiye’nin önde gelen orman botanikçilerinden olan Profesör Ünal Akkemik’in yaptığı ve şimdiye kadar bu alanda yapılmış en kapsamlı çalışma niteliğinde olan kitap, TEMA Vakfı’nın katkılarıyla ortaya çıkmış.

Her doğaseverin kitaplığında bulunması gereken bir eser.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’nin Bütün Ağaçları ve Çalıları, editör: Ünal Akkemik, İş Kültür Yayınları, doğal yaşam, 1368 sayfa, 2021

Yaron Ayalon – Osmanlı İmparatorluğu’nda Doğal Afetler (2020)

Osmanlı İmparatorluğu’nda doğal afetler olgusuna çevresel ve toplumsal tarih ile felaket psikolojisini kullanarak bakan çok özgün bir çalışma.

Yaron Ayalon, Osmanlı’da doğal afetlere toplumun, devletin ve cemaatlerin nasıl tepki verdiğini araştırıyor ve doğal afetlere yaklaşım konusunda Müslümanlar ile gayrimüslimler arasındaki sınırların Osmanlı toplumu için sanıldığı kadar katı olmadığını ve dönemine göre değiştiğini ortaya koyuyor.

Felaketler karşısındaki kaçma, saklanma veya tevekkül gibi çeşitli davranış kalıplarına yeni bir ışık tutan ve tarihsel verilerle toplumsal psikoloji ve toplumbilim çalışmalarını harmanlayan çalışma, barındırdığı kimi ilginç tezlerle de dikkat çekiyor.

Örneğin Ayalon’a göre, Osmanlı devletinin kuruluşunda Kara Veba da önemli bir etkendi ve bu tür felaketlerle mücadele Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde de büyük önem taşıyordu.

  • Künye: Yaron Ayalon – Osmanlı İmparatorluğu’nda Doğal Afetler, çeviren: Zeynep Rona, İş Kültür Yayınları, tarih, 320 sayfa, 2020

Robert A. Norman ve Sharad P. Paul – Son Doğal İnsan (2020)

Protezler ve lazer cerrahisi gibi teknolojiler, çok daha sağlıklı hayatlar yaşamamıza vesile oldu.

Geleceğin insanı ise, daha da gelişkin teknolojiler sayesinde, bunun gibi pek çok yapay fakat çok cazip özelliğe sahip olacak.

Robert Norman ve Sharad Paul de bu kitaplarında, kapıda bizi bekleyen büyük buluşlar ve olağanüstü değişimlerin yaratacağı geleceğin insanının nasıl bir şey olacağı, neye benzeyeceği üzerine bilimsel bir tartışma yürütüyorlar.

‘Son Doğal İnsan’, bizi bekleyen geleceğe şüpheli bakmayı da ihmal etmeden,

  • Doğal ve yapay bağlamında gelecekte insan olmanın ne ifade edeceğini,
  • Bizi bekleyen asıl tıbbi ve sosyal sorunların neler olduğunu,
  • Başarıya giden en iyi yolu seçerken odaklanmamız gereken öncelikli hedeflerin hangileri olduğunu,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konuları tartışmaya açıyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Bir gün Son Doğal İnsan’ı çok özleyebiliriz, ne var ki belki de türümüzü devam ettirmek ve daha da ileriye gitmek için gereken niteliklere ancak geleceğin değiştirilmiş insanı sahip olabilir.”

  • Künye: Robert A. Norman ve Sharad P. Paul – Son Doğal İnsan: Nereden Geldik Nereye Gidiyoruz?, çeviren: Yonca Aşçı Dalar, İş Kültür Yayınları, bilim, 200 sayfa, 2020

Frédéric Lenoir – Arayanlar İçin Açıklamalı Bilgelik (2020)

Yakın zamanda Türkçeye kazandırılan ‘Spinoza Mucizesi’yle bildiğimiz Frédéric Lenoir, şimdi de bilgeliği ve bilgelik arayışını konu edindiği bir felsefi sorgulamayla karşımızda.

Şu kısacık hayatımız içinde mümkün olan en iyi ve en doğru şekilde yaşamak için neler yapmalıyız?

Lenoir, kalbimizle ve aklımızla dengeli bir biçimde yaşamayı öğrenmemizin bize bilgeliğin kapısını araladığını söylüyor.

Yazara göre, ancak bu denge sayesinde insanlığa erişebilir ve ruhumuzu gölgeleyen ve başkasıyla ilişkimizi zehirleyen kötülüklerden kurtulabiliriz.

‘Arayanlar İçin Açıklamalı Bilgelik’, soylu, bilinçli, aydınlık, sevgi dolu, uyumlu, adil, huzurlu, neşeli ve özgür bir hayatın ne olduğu üzerine bizi derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Frédéric Lenoir – Arayanlar İçin Açıklamalı Bilgelik, çeviren: Yusuf Yıldırım, İş Kültür Yayınları, felsefe, 112 sayfa, 2020

François Hartog – Eskiler, Modernler, Yabanıllar (2020)

Modernler, kendilerinden öncekileri nasıl algıladı ve yorumladı?

François Hartog, düşünceler tarihinde gezinen bu ilgi çekici incelemesinde, aslında en modern olma iddiasındaki kişilerin geçmişle nasıl analojiler kurduklarını, onlar gibi düşünüp onları taklit ettiklerini ortaya koyuyor.

Biz insanlar, bugünü anlamaya çalışırken, geçmişle paralellikler kurar, kimi zaman da ideal tipler inşa ederiz.

Antikçağ’ın bilgeleri Eskiler ve Yeni Dünya’nın yerlileri Yabanıllar, bu tiplerdendir.

Öte yandan Hartog’un da saptadığı gibi, çalkantılı siyasal dönemlerde, sancılı değişim anlarında antikçağ okumaları bir kırılma ve başlangıç anı bulma arzusuyla şekillenir.

Mesela Fransız Devrimi sırasında Jakobenler, Fransa’yı yeni bir Sparta’ya dönüştürerek canlandırmak isterler.

Böylece Roma Cumhuriyeti’nin kuruluşu, Atina’da tiranların devrilmesi, gündelik siyasi kavgalar içinde kolaylıkla referans haline gelir.

İşte Hartog da, paradoksal bir şekilde geçmişle ve eskilerle analojiler kuran, onlar gibi düşünüp onları taklit etme arzusu duyanların, çoğu zaman en modern olma iddiasındaki kişilerdir olduğunu gösteriyor.

“Modernlerin” gelecek tahayyülleri ekseninde geçmişi nasıl kurgulayıp ondan ne şekilde yararlandıklarını irdeleyen ‘Eskiler, Modernler, Yabanıllar’, düşünceler tarihi alanına çok önemli bir katkı.

  • Künye: François Hartog – Eskiler, Modernler, Yabanıllar, çeviren: Adnan Kahiloğulları, İş Kültür Yayınları, tarih, 304 sayfa, 2020

Frédéric Lenoir – Spinoza Mucizesi (2020)

 

 

Spinoza, “Dalga geçmemeli, ağlayıp sızlamamalı, nefret etmemeli; anlamalı.” demişti.

Spinoza’nın sadece yaşadığı dönemin çok ötesinde değil, zamanımızın da çok ötesinde bir mucize olduğunu belirten Frédéric Lenoir bu güzel kitabında, Spinoza’nın zihnimizi nasıl aydınlatabileceğini, yüreğimizi nasıl ferahlatabileceğini anlatıyor.

İki bölümden oluşan kitabında Lenoir, ilk olarak Spinoza’nın hem dinde, hem politikada hem de felsefede nasıl büyük bir devrim gerçekleştirdiğini irdeliyor.

Yazar çalışmasının ikinci bölümünde ise, Spinoza’nın neden bir bilgelik ustası olduğunu ele alıyor.

  • Künye: Frédéric Lenoir – Spinoza Mucizesi, çeviren: Aslı Sümer, İş Kültür Yayınları, felsefe, 160 sayfa, 2020

Holly Webb – Ayının Peşinde (2016)

Ben ve Cassie, yeni taşındıkları evden memnundur.

Kocaman bir bahçe, bahçede bir kulübe ve bir sera, çocukları fazlasıyla memnun etmiştir.

Günün birinde, seradan garip sesler gelmeye başlar.

Ayrıca bıraktıkları sosisleri de birileri alıyor.

Acaba bahçeyi mesken tutan bir ayı mı var? İki kafadar, ayıyı yakalamak için kolları sıvar.

  • Künye: Holly Webb – Ayının Peşinde, çeviren: Bülent O. Doğan, İş Kültür Yayınları

James Joll ve Gordon Martel – Birinci Dünya Savaşı Neden Çıktı? (2016)

Birinci Dünya Savaşı, öylesine büyük bir kırılma yarattı ki, etkileri halen olanca ağırlığıyla sürmekte.

Alana dair bir klasik olarak kabul edilen ve yeni bilgilerle güncellenen bu çalışma, savaşın siyasi, ekonomik, askeri ve toplumsal nedenlerini aydınlatmasıyla, konu hakkında bir başucu kitabı.

  • Künye: James Joll ve Gordon Martel – Birinci Dünya Savaşı Neden Çıktı?, çeviren: Orhan Dinç Tayanç, İş Kültür Yayınları

Léo Grasset – Zürafa Boynun Neden Uzun? (2016)

Göz alabildiğine uzanan Afrika savanlarında yaşayan hayvanların birbirinden ilginç yaşamları.

Léo  Grasset, çok sayıda görsel barındırmasıyla da zenginleşen çalışmasıyla okurlarını, zebralar, filler, bal porsukları, aslanlar, ceylanlar, mandalar ve tabii ki zürafalar gibi pek çok hayvanın dünyasına inmeye davet ediyor.

  • Künye: Léo Grasset – Zürafa Boynun Neden Uzun?, çeviren: Yonca Aşçı Dalar, İş Kültür Yayınları