Seneca – İyilikler Üzerine (2023)

Stoa felsefesinin temel kavram ve öğretilerinin en güzel örneğinin sergilendiği çalışmaların başında Seneca’nın ‘İyilikler Üzerine’ adlı kitabı gelir.

İyiliğin hakiki doğası, yapılan iyiliğe iyilikle mukabele etme ve minnettarlığın meziyetleri bireysel ve toplumsal ahlâka dönük yönleriyle mükemmelen tartışılır burada.

Seneca, gerçek mutluluk ile erdem, bilgelik ile özgürlük, sağduyu ile düzen, akılcı olmama ile nankörlük, sahip olma hırsı ile kaybetme korkusu, haz ile ölçülülük, ahlâki doğruluk ile günah, irade ile talih, tutku ile esaret, doğaya uygun yaşama arzusuyla gerçek zenginlik, özü itibarıyla iyi olan ile kaçınılması gerekenler arasındaki ilişki ve çelişkileri irdeler.

Nankörlük konusuna da genişçe bir yer ayrılır.

Nankörlük olgusunun ne olduğu, bir kusur olarak ceza gerektirip gerektirmediği, nankör kişinin esasen nasıl biri olduğu, iyiliklerin neden unutulmaya açık olduğu anlatılır ve nankörlüğün bedeli ile insan ilişkilerine verdiği zarar tartışılır; tarihten ve siyasetten örnekler verilir.

Güzel söz söyleme sanatına kazandırdıklarıyla adını unutulmazlar arasına kazıyan Seneca, bu uzun eserinde dikkat çekici, paylaşmaya değer ve ironisini cesurca sergileyen özdeyişlerin (sententia), açık ve berrak tanımların nadide bir demetini hediye eder bizlere.

Seneca’nın yaşamının son dönemlerine ait bu eserin ilk dört kitabı ağırlıklı olarak öğretici ve bütünsel bir özellik gösterirken, son üç kitap tamamlayıcı nitelikte olup daha serbest bir içeriğe sahip.

Yedi kitaplık “İyilikler Üzerine” (De Beneficiis) Seneca’nın ahlâk felsefesi üstüne yazdığı denemelerden olup, dostu Aebutius Liberalis’e ithaf ettiği bir eserdir.

Levent Keskin’in yetkin çevirisiyle ilk defa Latinceden Türkçeye tam metin olarak kazandırılmıştır.

  • Künye: Seneca – İyilikler Üzerine, çeviren: Levent Keskin, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 285 sayfa, 2023

Lucius Annaeus Florus – Kısa Roma Tarihi (2022)

Florus’un bu eseri Romulus’tan İmparator Augustus’a kadar olan Roma Tarihi’nin bir özeti (epitomae) olup, Titus Livius’un Ab Urbe Condita adlı kitabı temelinde Roma İmparatorluğu’nun kabaca ilk yedi yüz yılındaki tüm savaşların ve iç çatışmaların kısa anlatımlarını içeriyor.

Edebi yönü ağır basan eser, özellikle Ortaçağ ve Yeniçağ’da önemli bir başvuru kaynağı oldu.

Kitap, MS 2. yüzyılda yazıldı.

Eser iki ana bölümden oluşuyor.

Birinci kitap diye de tabir edilen ilk ana bölüm efsanevi kuruluş yılı MÖ 753’ten, Romulus ve Yedi Krallar Devri ile başlar ve Parthlarla yapılan ilk savaşlara kadar uzanır; can alıcı bir genel tekrarla sona erer.

İkinci kitap yani ikinci ana bölüm ise Gracchus Kardeşler ve plebs ayaklanmalarından itibaren başlar ve Octavianus’a “Augustus” unvanı verilen ve böylece Principatus dönemine girilen MÖ 27 tarihine kadar sürer.

Eserin kapsadığı tarihî olaylar içinde bilhassa Kartaca savaşları, Anadolu’ya yapılan askerî seferler, İç savaşlar ve Triumvirlik yönetiminde yaşanan ciddi şahsi kavgalar yazarın tuttuğu ışık ve heyecanlı üslubuyla ilgi çekici.

Son derece yerinde ve zihin açıcı bilgiler içeren saptamalarıyla bu eser, sadece bir kısa Roma tarihi değil, aynı zamanda askerlik, siyaset, coğrafya ve etnografyayla ilgili özlü, ana fikir niteliğinde değerlendirmeleriyle klasik bir eser özelliğini taşımaktadır.

  • Künye: Lucius Annaeus Florus – Kısa Roma Tarihi, çeviren: Levent Keskin, Doğu Batı Yayınları, tarih, 216 sayfa, 2022