Marguerite Duras – Savaş Yılları Defterleri (2015)

Marguerite Duras’nın 1943-1949 yılları arasında yazdığı, onun gelişimine, iç dünyasına, yazarlığının belli başlı duraklarına ışık tutan dört defter.

Yazarın Hindiçin’de geçen çocukluk yılları ile Nazi işgali sırasındaki faaliyetlerine dair bilinmeyenleri de aydınlatan defterler, Duras’nın özgün dünyasına inmek isteyenlere önerilir.

Künye: Marguerite Duras – Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayıncılık

Marguerite Duras – Yaz Yağmuru (2008)

Fransız edebiyatının önemli isimlerinden Marguerite Duras’nın ‘Yaz Yağmuru’, dahi kahramanı Ernesto’yu ve onun çocukluğunda yaşadıklarını hikâye ediyor.

Duras, kalabalık ve yoksul bir ailede yaşayan Ernesto ve kız kardeşi Jeanne’ın hiçlik ve ölüm fikriyle örülü çocuk dünyalarını, ailenin diğer bireylerini de kurguya dâhil ederek anlatıyor.

Vitry banliyösünde yaşayan kalabalık ailenin çocuklarından Ernesto ve Jeanne, suç ortaklığı yapmışlardır.

Bu suç ortaklığı kısa süre içinde ensest bir ilişkiye dönüşecektir.

Duras, çocukların yaşadığı ilişkiyi, ikisinin dünyayı anlama ve yorumlama çabaları çerçevesinden verir.

Çocukların hisleriyle gerçek dünyanın uyuşmazlığı ise, romanın asıl trajik boyutunu oluşturuyor.

  • Künye: Marguerite Duras – Yaz Yağmuru, çeviren: İsmail Yerguz, Sel Yayıncılık, roman, 137 sayfa

Marguerite Duras – Bir Yaz Akşamı On Buçukta (2007)

  • BİR YAZ AKŞAMI ON BUÇUKTA, Marguerite Duras, çeviren: Muhterem Anıt, Can Yayınları, roman, 116 sayfa

bir-yaz-aksami

‘Bir Yaz Akşamı On Buçukta’, Marguerite Duras’nın aşkın trajik yönlerini merkeze aldığı bir romanı. Roman, Maria, eşi Pierre, kızları Judith ve arkadaşları Claire’in, İspanya’nın taşrasına yaptıkları bir geziyi hikâye ediyor. Fakat kaldıkları kasabaların birinde, bir aşk cinayetine tanık olurlar. Rodrigo Paestra, karısını ve karısının aşığı Toni Perez’i öldürdüğü için, şehirde olağanüstü bir durum vardır. Polisler ile Paestra arasındaki kovalamaca roman boyunca sürer. Bu cinayetin arifesinde, Maria da kocasının kendisini aldattığına tanık olacaktır. Maria böylece, kendisi gibi bir aldatılan olan Paestra’nın hissettiklerini anlamaya çalışacaktır.

Marguerite Duras – Acı (2007)

  • ACI, Marguerite Duras, çeviren: Orçun Türkay, Sel Yayıncılık, roman, 173 sayfa

Melankolik, romantik ve yoğun metinlerin üstadı Marguerite Duras’nın ‘Acı’ isimli bu romanında, dünyanın görüp görebileceği en trajik savaşlardan biri olan 2. Dünya Savaşı’ndan kaynaklanan gerçek bir acıyı hikâye ediliyor. 2. Dünya Savaşı sırasında yaşanan Paris işgalinde, Nazi subayları, dönemin ünlü sanatçı ve düşünürlerinin yoğunluklu olduğu bir bölgedeki Yahudilerin izini sürüp, onları toplama kamplarına gönderir. Aralarında François Mitterand ve Marguerite Duras’nın da bulunduğu Direnişçiler, bu kıyımı engellemeye çalışırken, Naziler, Duras’ın eşi Robert Antelme’yi tutuklayıp toplama kampına gönderirler. İşte Duras’ın romanı, bu gerçek olayın hikâyesini anlatıyor.

Marguerite Duras – Yann Andréa Steiner (2007)

  • YANN ANDRÉA STEINER, Marguerite Duras, çeviren: Esra Özdoğan, Sel Kitapçılık, roman, 111 sayfa

Marguerite Duras, ‘Yann Andréa Steiner’da, on yıl boyunca mektuplaştığı, âşık olduğu ve 1996 yılındaki ölümüne kadar beraber olduğu kitaba ismini veren sevgilisini anlatıyor. Yann Andrea Stéiner, 1970’li yıllarda henüz yirmi yaşındayken Marguerite Duras’ın bir romanını eline alıp kendisinden etkilendi. On yıl süren mektuplaşmalardan sonra genç okur, âşık olduğu yazar ile, o ölene kadar ayrılmamak üzere bir araya gelir. On altı yıl süren bu birliktelik, Duras’ın bu kitabında kurgu ve gerçek iç içe geçtiği bir şekilde okurlara sunuluyor. Duras’ın bilinen yetkin tarzı, bu romandaki şaşırtıcı ve tutumlu dil kullanımıyla daha bir zenginleşiyor.