Murat Özyüksel — Hicaz Demiryolu (2026)

Abdülhamid’in en büyük projelerinden biri olan Hicaz Demiryolu, yalnızca İstanbul’u Medine’ye bağlayan bir ulaşım hattı değil, Osmanlı Devleti’nin son döneminde siyasal, ekonomik ve dinî hedefleri bir araya getiren kapsamlı bir modernleşme girişimiydi. Murat Özyüksel, ‘Hicaz Demiryolu’ adlı çalışmasında bu iddialı projenin ortaya çıkışını, inşa sürecini ve tarihsel sonuçlarını, imparatorluğun çözülme yıllarının geniş çerçevesi içinde ele alıyor.

1900 yılında yapımına başlanan ve büyük ölçüde dünya Müslümanlarından toplanan bağışlarla finanse edilen demiryolu, 1908’de Medine’ye ulaştı. Temel amacı hac yolculuğunu daha güvenli ve hızlı hâle getirmek olsa da, hattın askerî sevkiyatı kolaylaştırmak, Arap vilayetleri üzerindeki merkezi otoriteyi güçlendirmek ve Osmanlı halifesinin İslam dünyasındaki liderlik iddiasını pekiştirmek gibi stratejik işlevleri de bulunuyordu. Bu nedenle Hicaz Demiryolu, II. Abdülhamid’in Panislamizm siyasetinin en görünür sembollerinden biri hâline geldi.

Kitap, Osmanlı yönetiminin sınırlı mali imkânlara ve zorlu coğrafi koşullara rağmen gerçekleştirdiği bu mühendislik başarısını ayrıntılarıyla değerlendirirken, projenin karşılaştığı engelleri de göz ardı etmiyor. Çöl şartları, bedevi kabilelerinin saldırıları, Mekke emirlerinin çekinceleri, Avrupalı büyük devletlerin bölgedeki nüfuz mücadeleleri ve imparatorluğun giderek artan ekonomik ve siyasal kırılganlığı, hattın uzun vadeli hedeflerine ulaşmasını engelleyen başlıca etkenlerdi. Medine’ye kadar ulaşan demiryolunun Mekke’ye uzatılamaması ve I. Dünya Savaşı sırasında önemli ölçüde tahrip edilmesi, bu tasavvurun yarım kalmasına yol açtı.

Özyüksel, Hicaz Demiryolu’nu yalnızca teknik veya ekonomik bir yatırım olarak değil, Osmanlı Devleti’nin son büyük atılımlarından biri olarak yorumluyor. Demiryolu, bir yandan modernleşme iradesini, mühendislik kapasitesini ve merkezî devletin yeniden güç kazanma arzusunu temsil ederken, diğer yandan imparatorluğun karşı karşıya kaldığı siyasal bağımlılıkları, bölgesel direnişleri ve çözülme sürecinin sınırlarını da görünür kılıyor. Böylece Hicaz Demiryolu’nun hikâyesi, rayların ötesinde, bir imparatorluğun ayakta kalma mücadelesini, umutlarını ve tarih sahnesinden çekilişini anlamaya imkân veren çarpıcı bir tarih anlatısına dönüşüyor.

Murat Özyüksel — Hicaz Demiryolu
• Alfa Yayınları
Tarih • 408 sayfa • 2026

Murat Özyüksel – Anadolu ve Bağdat Demiryolları (2025)

Murat Özyüksel’in bu kitabı, Anadolu-Bağdat ile Hicaz demiryollarını birbirinden bağımsız hatlar olarak değil, Osmanlı’nın son dönemindeki siyasi ve dini stratejileri bir araya getiren büyük bir proje olarak ele alıyor. Sultan II. Abdülhamit’in, İstanbul’dan Mekke’ye uzanan bir demiryolu ağı kurma arzusu, yalnızca ulaşımı kolaylaştırmak değil; aynı zamanda ümmetin bütünlüğünü sağlamak ve merkezi otoriteyi pekiştirmek gibi çok yönlü hedefler taşıyordu. Sultan, bu hayalini gerçekleştirmek için Anadolu Demiryolu Şirketi Genel Müdürü Kurt Zander’e, her iki hattı birleştirecek bir bağlantı hattının hızla inşa edilmesi talimatını verir.

Anadolu-Bağdat demiryolu hattı, özellikle Osmanlı-Alman ilişkileri açısından bir dönüm noktasıdır. 1888 yılında Deutsche Bank’ın Anadolu’da demiryolu imtiyazı alması, Almanya’nın Osmanlı topraklarında artan etkisinin somut göstergesidir. Bu gelişme, sadece ekonomik değil; siyasi ve diplomatik ilişkilerde de yeni bir dönemin başlangıcını işaret eder. Demiryolu projeleri, modernleşme arayışındaki Osmanlı için hem teknik ilerleme hem de uluslararası destek aracı haline gelmiştir.

Özyüksel, bu büyük altyapı projelerinin ardındaki siyasi ve ekonomik niyetlerin ötesine geçerek, 1888 öncesinde yapılan hatların ardındaki toplumsal dinamikleri de inceler. Yerel halkın beklentileri, yatırımcıların çıkarları ve devletin merkeziyetçi politikaları arasındaki etkileşim, demiryolunun şekillenmesinde belirleyici olmuştur. Kitap, Osmanlı modernleşmesinin altyapı üzerinden nasıl inşa edildiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Murat Özyüksel – Anadolu ve Bağdat Demiryolları: Osmanlı İmparatorluğu’nda Nüfuz Mücadelesi, Alfa Yayınları, tarih, 560 sayfa, 2025