Arthur Asa Berger – Kültür Eleştirisi (2022)

İletişim alanının önde gelen profesörlerinden, felsefi romanlarıyla da bildiğimiz Arthur Asa Berger’in ‘Kültür Eleştirisi’, kültür kavramına dair netlik kazanmak isteyen herkesin ve özellikle öğrencilerin, deyim yerindeyse, imdadına koşuyor.

Edebiyat teorisinden Marksizme, psikanalizden göstergebilim ve sosyolojiye kadar pek çok kavram bu çalışmada son derece sade ve anlaşılır bir dille çok sayıda örnekle anlatılıyor.

Kitabın meramı yazarın şu sözlerinde de ifade buluyor:

“Etrafınızdaki dünyayı farklı görmeye başladığınızda ya da bu kitapta öğrendiklerinizi medyaya, politikaya, sanata, popüler kültüre ve gündelik yaşamın çeşitli yönlerine uygulayabileceğinizi düşündüğünüzde bu yapıt amacına ulaşmış olacaktır.”

  • Künye: Arthur Asa Berger – Kültür Eleştirisi: Kültürel Kavramlara Giriş, çeviren: Özgür Emir, Alfa Yayınları, kültürel çalışmalar, 232 sayfa, 2022

Anthony Storr – İnsan Yıkıcılığı (2022)

Anthony Storr’un en son bulguları ve psikoterapist olarak kendi birikimlerini dikkate alarak tamamen yeniden kaleme aldığı ‘İnsan Yıkıcılığı’, insanlığın kötülük kapasitesini inceliyor.

Kitap saldırganlık, nefret ve zalimlik kapasitemizle alakalı psikolojik ve psikiyatrik bulgular sunuyor.

Storr soykırım, ırksal çatışma ve şiddetin büyük ölçekli diğer dışavurumlarına ışık tutma çabasıyla, bizleri bireysel davranışlardan grup ve ulusların davranışlarına dair kolay çıkarımlar yapmamamız için uyarıyor ve agresif kişilik bozuklukları, sadomazoşizm ve paranoyak hezeyan mekanizmaları üzerine aydınlatıcı tartışmalar açıyor.

İlk kez 1972’de yayımlanan ‘İnsan Yıkıcılığı’, insan ruhunun bazı en karanlık köşelerini aydınlatan bilimsel, kapsamlı bir çalışma.

  • Künye: Anthony Storr – İnsan Yıkıcılığı: Soykırım ve İnsan Zulmünün Kökenleri, çeviren: Mehmet Gürsel, Alfa Yayınları, inceleme, 180 sayfa, 2022

J. D. Bernal – Modern Çağ Öncesi Fizik (2022)

Ünlü fizikçi ve bilim tarihçisi J.D. Bernal Londra Üniversitesi, Birkbeck Kolejinde fizik birinci sınıf öğrencilerine verdiği dersleri kitaplaştırdığı ve özgün basımında alt başlık olarak ‘’İnsanın Uzantısı’’ ifadesini kullandığı bu eserinde, antikçağdan klasik fiziğin, yani on dokuzuncu yüzyılın sonuna, atomun ve göreliliğin keşfinden hemen öncesine kadar fiziği anlatıyor.

Atom fikrini ortaya atan Demokritos’tan modern fizikçilerin atomuna kadar kesintisiz bir bağın olduğunu savlayan Bernal, tarihsel yöntemin fiziğin temel kavramlarına uygun bir giriş olacağını savunarak, kitabın okurlarına konunun teorik ve pratik yönleri arasındaki etkileşimi gösteriyor.

Bilgin olarak bilinen Bernal, hiçbir zaman Nobel Ödülü kazanmamış olsa da, Dorothy Hodgkin, Max Perutz ve Aaron Klug da dahil olmak üzere seçkin öğrencilerinden bazıları Nobel aldı.

Bu kitabı fizik öğrenmeye başlamak isteyenler için harika bir giriş niteliğinde.

Yazar, kitabının amacını şöyle açıklıyor:

“Yeni keşiflerin prestijini göz önüne alarak, konunun eski kısımlarının büyük miktarda unutulacağının muhtemel olduğunu ve onları fiziğin bir yandan denizcilik ve topçuluğun gereksinimleriyle karşılıklı etkileşimin, diğer yandan ise felsefi ve dini düşüncelerin gelişimiyle karşılıklı etkileşimin bir sonucu olarak büyüdüğü yola bir rehber olarak genç fizikçilerin zihinlerinde tutmak için bir şeyler yapmak gerektiğini hissettim.”

  • Künye: J. D. Bernal – Modern Çağ Öncesi Fizik: Kuantum Öncesi Fiziğin Tarihi, çeviren: Berat Gönültaş, Alfa Yayınları, bilim, 320 sayfa, 2022

Stefano Mancuso – Bitkilerin İnanılmaz Yolculuğu (2022)

Bitkiler yolculuk yapabilirler mi?

Bitki nörobiyolojisi alanında dünyanın önde gelen otoritelerinden Stefano Mancuso bu sorudan yola çıkarak kökleri toprağa bağlı bitkilerin kendi türünü korumak için kıtalar arasında nasıl yolculuk yapabildiklerini gözler önüne seriyor.

‘Bitkilerin İnanılmaz Yolculuğu’nda, hayvanlar tarafından dünyanın dört bir yanına taşınan bitkilere, tecrit edilmiş bölgelerde nasıl büyüyebildiklerine, İkinci Dünya Savaşında atom bombasına maruz kalmış Hibakujumoku ağaçlarına, Çernobil faciasına direnen bitkilere, verimsiz adalara nasıl hayat getirdiklerine ve dünyayı dolaşırken çağlar boyunca nasıl seyahat edebileceklerine şahit oluyoruz.

  • Künye: Stefano Mancuso – Bitkilerin İnanılmaz Yolculuğu, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları, bilim, 168 sayfa, 2022

Nigel Warburton – Felsefenin Kısa Tarihi (2022)

Felsefe gerçekliğin doğası ve nasıl yaşamalıyız sorularıyla başlar.

‘Felsefenin Kısa Tarihi’, görünüş ve gerçek, benliğin doğası, tanrının varlığı ve hem birey hem de toplumun bir üyesi olarak nasıl yaşamamız gerektiği gibi felsefenin ana temalarına odaklanıyor.

2000 yıllık Batı felsefesini Sokrates’ten hayvan hakları hareketine kadar ana hatlarıyla sunuyor.

Warburton çoğumuzun gözünü korkutan ve anlaşılmaz bulduğu felsefeyi herkesin anlayabileceği ve günlük hayatında kullanabileceği bir konu haline getiriyor.

Batı felsefesinin büyük düşünürlerini kronolojik sırayla tanıyacağınız, zevkle okunacak mükemmel bir giriş kitabı.

Batının düşünce tarihiyle ilgilenmek isteyenler için iyi bir başlangıç noktası olan kitap, felsefe öğrenmek isteyenler için paha biçilmez bir klasik.

Felsefenin sanıldığı kadar karışık ve zor olmadığını, tam tersine güzel bir zihin alıştırması olduğunu kanıtlayan kitap, Batı felsefesi tarihinde öğretici ve eğlenceli bir gezinti.

  • Künye: Nigel Warburton – Felsefenin Kısa Tarihi, çeviren: İrem Taşçıoğlu, Alfa Yayınları, felsefe, 360 sayfa, 2022

Meropi Anastassiadou – Selanik (2022)

Osmanlı döneminin önemli şehirlerinden biri olan Selanik pek çok halka ev sahipliği yaptı.

Çokuluslu ve çokdinli yapısıyla halkların iç içe yaşadığı kozmopolit şehir, Tanzimat Fermanıyla birlikte kültür ve ticarette olağanüstü gelişmeler kaydedip Osmanlı modernleşmesinin merkezinde yer aldı.

Şehrin silüeti; mahalleleri, surları, limanları, evleri; dönemin yaşam koşulları; geleneksel meslekler ve yüksek sosyetesiyle Selanik, Batıdaki Fransız İhtilali ve fikir akımlarından da en çok etkilenen şehirlerden biri oldu.

Tanzimat öncesi dönemden Balkan Savaşlarına giden süreci anlatan ‘Tanzimat Çağında Bir Osmanlı Şehri Selanik’, çokuluslu bir şehrin dağılışına hepimizi tanık ediyor.

  • Künye: Meropi Anastassiadou – Selanik: Tanzimat Çağında Bir Osmanlı Şehri 1830-1912, çeviren: Işık Ergüden, Alfa Yayınları, tarih, 504 sayfa, 2022

Ömer B. Albayrak – Alman Düşüncesinde Sanat ve Aşkınlık (2022)

Sanatın ahlakla ve dinle ortak ve ayrı yönleri nelerdir?

Ömer B. Albayrak, Alman düşünürlerinin sanata ilişkin söylediklerini sanat ve aşkınlık bağlamında irdeliyor.

Bugün sanat üstüne yeni ne söylenebileceği sorusuna bir karşılık bulmanın en iyi yollarından biri hâlâ 18 ve 19. yüzyıl Alman düşüncesini yeniden yorumlamaktan geçiyor.

Zira söz konusu dönem, Kant’ın felsefi devriminin Almanya’daki mirasçısı olan idealist akım ve romantiklerden estetiğin kurucusu Baumgarten’a kadar son derece zengin ve şaşırtıcı bir içeriği barındırıyor.

Albayrak, bu çalışmasında Alman düşünürlerinin sanata ilişkin söylediklerini sanat ve aşkınlık bağlamındaki sorular üzerinden tartışmaya açıyor:

Sanatın ahlakla ve dinle ortak ve ayrı yönleri nelerdir?

Sanat aşkınlıkla ilişki kurmanın bir yolu olabilir mi?

Modern kapitalist dünyada yeniden biçimlenen sanat faaliyeti, bu dünyanın insanının aşkınlıkla ilişki kurması açısından nasıl bir işlev görebilir?

Albayrak, aşkınlık fikrinin özellikle Hegel’de nasıl tarihselleştirildiğini tartışmaya açarak Alman düşünürlerinin sanata ilişkin söylediklerini sanat ve aşkınlık bağlamında okurun ilgisine sunuyor.

  • Künye: Ömer B. Albayrak – Alman Düşüncesinde Sanat ve Aşkınlık: Sanatın Modern Dünyadaki Rolü, Alfa Yayınları, felsefe, 192 sayfa, 2022

 

Fredric Jameson – Postmodernizm (2022)

Fredric Jameson’dan postmodernizmin sıkı bir Marksist analizi.

Jameson, bu klasikleşmiş yapıtında, postmodernizmin, kapitalizm tarafından yönlendirilen bir kitle kültürü olarak günlük hayatımızın her yönüne nüfuz ettiğini söylüyor.

Postmodernizm, günümüzde çokça telaffuz edilen, ama çoğu kişi için ne olduğu tam olarak kavranıp tanımlanamayan belirsiz bir kavram.

Bir fırsatı mı, yoksa bir erozyonu mu; bir dayatmayı mı, yoksa özgürleşmeyi mi temsil ettiği konusunda da bir fikir birliği olduğunu söylemek güç.

Postmodernizm tartışmalarında öncü bir yere sahip bulunan Amerika’nın en dikkate değer entelektüeli ve uluslararası alanda tanınan edebiyat kuramcısı Jameson, bu zor konuyu Marksist bir eleştirel mesafeyle ele alıyor.

Jameson postmodernizmin, kapitalizm tarafından yönlendirilen bir kitle kültürü olarak günlük hayatımızın her yönüne nüfuz ettiğini ileri sürüyor.

Bu özelliğiyle ideolojileri şekillendirmesi ve bunu da medya kültürü üzerinden bir hegemonyaya dönüştürmesi ise postmodern dünyada insanların yaşama biçimlerinin belirlenmesinde işleyen süreci yansıtıyor.

Sanat eserlerinden mimariye, teorik tartışmalardan ekonomiye dek pek çok ayrıntıya yer veren Jameson’ın bu kitabı, postmodernizm konusunda çarpıcı ve derinlikli bir tartışma.

  • Künye: Fredric Jameson – Postmodernizm: Ya da Geç Kapitalizmin Kültürel Mantığı, çeviren: Cem Gönenç, Alfa Yayınları, felsefe, 476 sayfa, 2022

Susan Wise Bauer – Ortaçağ Dünyası (2022)

Ortaçağ dünyası üzerine her kitaplıkta bulunmayı hak eden devasa bir çalışma.

Susan Wise Bauer, o dönemi çok yönlü bir bakışla irdelemekle yetinmiyor, aynı zamanda Ortaçağ’ın etkilerini Avrupa’nın yanı sıra dünyanın geri kalan bölgelerinde de izliyor.

Dünya tarihini Antik, Ortaçağ, Rönesans ve Modern olmak üzere dört ana dönem halinde ele alan serinin ilk kitabı Antik Dünya’da, Susan Wise Bauer dünya üzerindeki tüm antik dönem uygarlıklarında krallıkların yükselişini ele almıştı.

Ancak 4 ve 12. yüzyıllar arasında hükümdarlar sahip oldukları güç için yeni bir meşruiyet geliştirerek politik ve askeri eylemlerini haklı çıkarmak üzere ilahi gerçek ya da ilahi lütfa yöneldiler.

Yetki, imparatorluk inşa etmek üzere kudretle yer değiştirdi.

‘Ortaçağ Dünyası’ sadece Doğu ve Batı Avrupa’daki büyük mücadeleleri değil, Kuzey Afrika, Ortadoğu, Uzakdoğu, Orta Asya ve Amerika kıtalarındaki muazzam güç çekişmelerini de birlikte ele alarak, ortaçağ dünya tarihini yalın ve mükemmel bir dille anlatıyor.

Roma ve Konstantinopolis arasındaki Büyük Bölünme’den Sang Hanedanı’nın yükselmesine, Muhammed Peygamber’den Charlemagne’nın taç giymesine, Hindistan’ın kutsal savaşlarından Haçlı Seferleri’nin başlamasına kadar kralların, imparatorların, generallerin ve yönettikleri insanların şiddet dolu hikâyesini anlatıyor.

İlk kitapta olduğu gibi, bu kalınlıktaki bir tarih kitabının zor anlaşılır olmaktan uzak, zevkle okunabilecek son derece canlı bir anlatıma sahip olabileceğini gösteriyor.

Bauer on yaşında Latince öğrendi, on yedi yaşında koleje başlayıncaya kadar ebeveynlerinin rehberliğinde evde klasik eğitim gördü.

Edebiyat, Amerika ve din tarihi alanlarında uzmanlaştığı çok yönlü ve kapsamlı eğitim sürecinde dağarcığına Yunanca, Aramice ve Korece gibi dilleri de ekleyerek, çalışmaları için sağlam bir altyapı oluşturdu.

Evde öğretim alanındaki en önemli uzmanlardan biri kabul edilen Bauer’in özellikle hem gençler hem de yetişkinlere yönelik tarih kitapları, benzer çalışmaların arasından hızla sıyrılarak güvenilir ve çoksatan eğitim kitapları arasında yerini aldı.

  • Künye: Susan Wise Bauer – Ortaçağ Dünyası: Roma İmparatoru Büyük Constantinus’un Hristiyanlığı Kabul Etmesinden 1. Haçlı Seferi’ne, çeviren: Mehmet Moralı, Alfa Yayınları, tarih, 790 sayfa, 2022

Stefano Mancuso – Bitki Ulusu (2022)

Bitkiler anne babalarımız gibidir, biz ortalığı kasıp kavursak da yaşamamızı sağlamaya devam eder.

Bitki nörobiyolojisi alanında dünyanın önde gelen otoritelerinden olan Stefano Mancuso, insan olmayan her şeyi nesnelere indirgeyen insanmerkezciliğe sıkı eleştiriler yöneltiyor.

Ekonomik modelimiz ve teknolojimiz için gereken başlıca kaynaklar tükenmek üzere.

Yeniden üretilemeyecek kaynakların tüketilmesi, küresel ısınmanın yerküre üzerindeki olumsuz sonuçları, biz insanları geri dönüşü olmayan bir noktaya taşıyor.

Kendini evrenin merkezi olarak gören insanın gerçeklerle yüzleşmesi gerekiyor.

Bitkilerin korunması, alınacak önlemlerin daha ciddi bir şekilde uygulanması ve doğanın sesine, Bitki Ulusuna kulak vermenin zamanı geldi.

Kural çok basit: Sürdürülebilir bir dünya için etrafımızı göz alabildiğine yeşillendirmeliyiz.

Bitki Ulusunu yok etmek insanlığı yok etmektir.

İşte Mancuso da bu enfes çalışmasında, sadece insanın değil, esasında bitkilerin ve dolayısıyla da insanların yaşamının esas dayanağını oluşturduğu güçlü bir manifesto sunuyor.

  • Künye: Stefano Mancuso – Bitki Ulusu, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları, bilim, 120 sayfa, 2022