Mary Roach – Savaşan İnsanların Tuhaf Bilimi (2025)

 

Mary Roach bu kitabında, savaşı epik nutuklardan, ağır silahlardan ve ciddi yüzlü generallerden kurtarıp biraz terli, biraz tuhaf, bolca da komik bir yere taşıyor. Bu kitapta savaş, “nasıl daha iyi vururuz?” sorusundan çok “asker neden bu kadar kötü kokuyor ve bunu nasıl çözeriz?” gibi meselelerle ele alınıyor. Çünkü Roach’a göre savaşın asıl cephesi, insan bedeninin ta kendisi.

Anlatı boyunca askerlerin başına gelen küçük ama can sıkıcı felaketler mercek altına alınıyor: Pantolonun sürtüp yara yapması, botların ayakları mahvetmesi, uyuyamayan askerler, patlamaması gereken ama bazen patlayan yemek ısıtıcıları… Koku bombası, köpekbalığı kovucu, laboratuvarlarda patlamaya dayanıklı mankenlere işkence eden bilim insanları, asker terini ölçen ekipmanlar ve “bu gerçekten gerekli miydi?” dedirten deneyler kitabın başrollerinde yer alıyor.

‘Savaşan İnsanların Tuhaf Bilimi’ (‘Grunt: The Curious Science of Humans at War’), askerin düşmandan çok çevreyle mücadele ettiğini gösteriyor. Sıcak, soğuk, basınç, böcekler, mikroplar ve korku; hepsi aynı anda saldırıyor. Bilim insanları da bu kaosun ortasında, askeri biraz daha az acı çeker hâle getirmek için tuhaf ama ciddi çözümler üretiyor. Yazar, tüm bu süreci hem şaşkınlıkla hem kahkahayla anlatırken, bilimin savaş koşullarında ne kadar yaratıcı —ve bazen absürt— olabildiğini gözler önüne seriyor.

Kitap, savaşı yücelten bir kitap değil; tam tersine “insani” yönünü didikliyor. Sonuçta ortaya hem güldüren hem de “bunca para gerçekten buna mı gidiyor?” diye düşündüren, akılda kalıcı ve alışılmadık bir savaş kitabı çıkıyor.

  • Künye: Mary Roach – Savaşan İnsanların Tuhaf Bilimi, çeviren: Nilbert Yılmaz, Fol Kitap, bilim, 264 sayfa, 2025

Daniel J. Levitin – Müzik ve Beyin (2025)

Daniel J. Levitin’in bu çalışması, adlı kitabı, müziğin insan beyni, duyguları ve sağlığı üzerindeki etkilerini bilimsel ve kişisel bir anlatımla ele alıyor. ‘Müzik ve Beyin: Bilim, Duygu ve İyileşme Arasında Akustik Bir Köprü’ (‘I Heard There Was a Secret Chord: Music as Medicine’), nörobilim ile müzik arasındaki karmaşık ilişkiyi anlamaya çalışırken, müziğin yalnızca bir sanat formu değil, aynı zamanda biyolojik ve terapötik bir araç olduğunu savunuyor.

Kitap, müziğin beynin farklı bölgelerini nasıl etkilediğini açıklıyor. Ritmin motor hareketlerle, melodinin hafıza ve duygularla, armoninin ise karmaşık bilişsel süreçlerle nasıl ilişkilendiğini gösteriyor. Müzik dinlemenin, hatta söylemenin, ağrıyı azalttığı, stres hormonlarını düşürdüğü ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilimsel bulgularla destekleniyor.

Levitin, müziğin tedavi edici gücüne dair pek çok örnek sunuyor: Alzheimer hastaları, travma yaşayan bireyler ya da depresyonla mücadele eden insanlar üzerinde müziğin olumlu etkileri gözlemleniyor. Müziğin bu yönü, hem geleneksel kültürlerde hem de modern tıpta kendine yer buluyor.

Ayrıca, kitabın kişisel tonu da dikkat çekici. Levitin, kendi müzik deneyimlerini ve gözlemlerini de katarak, müziğin insani tarafını ön plana çıkarır. ‘Müzik ve Bayin’, müziğin sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda bir şifa ve bağ kurma biçimi olduğunu güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.

  • Künye: Daniel J. Levitin – Müzik ve Beyin: Bilim, Duygu ve İyileşme Arasında Akustik Bir Köprü, çeviren: Nilbert Yılmaz, Say Yayınları, müzik, 424 sayfa, 2025

Mary Roach – Doğa, Yasaları Çiğnediğinde (2022)

  • Kırmızı ışıkta geçen geyiklere ceza kesilir mi?
  • Mülke izinsiz giren ayı tutuklanabilir mi?
  • Ağaçlardan seri katil olur mu?
  • Doğa, insanların yasalarını çiğnediğinde izlenecek yol nedir?

Bundan üç yüzyıl önce yasaları çiğneyen hayvanlar mahkemelerde yargılanabiliyor, aforoz edilebiliyor, yuvalarından çıkmaları için tahliye emri alabiliyor, hatta sürgüne gönderilebiliyorlardı.

Peki, bugün ne değişti?

New York Times’ın en çok satılan kitaplar listesinin müdavimi Mary Roach, bizi bugün bu soruların yanıtını hukukta veya başka yerde değil bilimde aramaya davet ediyor.

İnsan ile vahşi yaşam arasındaki bitmek bilmez çatışmayı çözmek için insan davranışı ve vahşi yaşam biyolojisi alanlarının kavşak noktasında yer alan ‘insan/doğa çatışması bilimi’nin ışığında, trajikomik olayların yaşandığı ‘sorunlu bölgelerde’ çok eğlenceli ve şaşırtıcı bir yolculuğa çıkarıyor.

Bu yolculukta ekip arkadaşları da en az kendisi kadar sıra dışı: bir insan/fil arabulucusu, ayı yöneticisi, yırtıcı saldırıları ve adli tıp uzmanları, lazer korkuluk üreticileri ve daha kimler, kimler…

Roach, Aspen’in arka sokaklarından Hindistan’da leoparların terör estirdiği mezralara, Papa’nın Paskalya Ayini’nden bir gece önce martı saldırılarına maruz kalan Aziz Petrus Meydanı’na uzanan yolculuğunda, bilim ve okuru için hiçbir zahmetten kaçınmayıp sıçan yeminin tadına bakıyor, hatta yolda bir makağın saldırısına da uğruyor.

Sorunu doğada değil kendimizde, yani insanda aramamızın belki daha iyi olacağını fısıldıyor.

  • Künye: Mary Roach – Doğa, Yasaları Çiğnediğinde: Tüylü Zanlılar, çeviren: Nilbert Yılmaz, Fol Kitap, bilim, 304 sayfa, 2022

Edwin H. Sutherland – Profesyonel Hırsız (2022)

Hırsızlık bu ülkede, “çalıyor ama çalışıyor” özlü sözüyle olağanlaştırıyor.

Kriminolog Edwin Sutherland de, ünlü hırsız Chic Conwell’le bir araya gelerek bizi profesyonel hırsızlık dünyasında dudak uçuklatan bir yolculuğa çıkarıyor.

Cepçiler, çorcular, yankesiciler, düzenbazlar, ayan ablalar, silkeleyiciler, çeteler, işbitiriciler, patronlar, namuslu ve namussuz aynasızlar, savcılar, hâkimler, enayiler ve organize işler: Hırsızlık, mülkiyet kadar eski bir olgu.

Hatta bugün ‘çalıyor ama çalışıyor’ denilerek siyasetçilerin olağan faaliyetinin bir parçası haline bile getirilmiş durumda.

Yirminci yüzyılın en etkili kriminologlarından sayılan Sutherland’in, Şikago’da hırsızlık mesleğini yürüten ünlü Chic Conwell’le yaptığı işbirliğinin ürünü olan bu klasikleşmiş kitap, okuru yeraltı ve suç dünyasının kuytu köşelerinde bir yolculuğa çıkarıyor.

Hırsızlar âleminde dönen dolapların, hırsızlar ile kolluk kuvvetleri, siyasetçiler ve bürokratlar arasındaki girift ilişkilerin, dostlukların ve düşmanlıkların etkileyici bir portresini sunuyor.

Hırsızlığın nasıl dallanıp budaklandığını, hırsızlar topluluğunun kendi ahlak kuralları, iletişim dilleri ve görgü kurallarının bulunduğunu gözler önüne seriyor.

Hırsızlar ile toplumun yerleşik kurumları arasındaki ilişkinin bir düşmanlık ilişkisinden çok daha fazlası olduğunu ortaya koyuyor.

  • Künye: Edwin H. Sutherland – Profesyonel Hırsız, çeviren: Nilbert Yılmaz, Fol Kitap, inceleme, 216 sayfa, 2022