Immanuel Kant – Pragmatik Bakış Açısından Antropoloji (2022)

Çok güzel haber:

Kant’ın yirmi beş yıl boyunca verdiği Antropoloji dersinin notları, bu kitapta.

“İnsan Nedir?” sorusunu merkezine alan kitap, Kant felsefesine bütünlüklü bir bakış sunmasıyla da önemli.

Felsefe tarihine yön vermiş en önemli düşünürlerden Immanuel Kant, üç büyük eleştiri kaleme aldı: ‘Saf Aklın Eleştirisi’, ‘Pratik Aklın Eleştirisi’ ve ‘Yargıgücünün Eleştirisi’.

Bilgi felsefesi, etik ve estetik anlayışımızda devrim yaratan bu eserler genellikle üç soru ile ilişkilendirildi: “Ne bilebilirim?”, “Ne yapmalıyım?” ve “Ne umabilirim?” Ancak Kant felsefesinin sürekli atlanan ve görmezden gelinen dördüncü bir sorusu daha vardı: “İnsan nedir?”

Kant’ın yaklaşık yirmi beş yıl boyunca verdiği Antropoloji dersinin notlarından oluşan ve hayattayken yayına hazırladığı son yapıtı olan bu kitap, “İnsan nedir?” sorusunu merkezine alıyor.

Antropolojinin görevi olarak insanı, tarih boyu oynadığı roller ve taktığı maskelerle ele alan empirik antropolojiden farklı olarak, insanın neliği ve ne olması gerektiğini araştırıyor; insanın kendi potansiyelini gerçekleştirme sorumluluğunu vurguluyor.

Felsefi antropoloji denilen insana bu yeni bakış, çağdaş felsefenin önemli isimleri Max Scheler, Ernst Cassirer, Martin Heidegger ve Michel Foucault tarafından farklı şekillerle de olsa alımlanarak büyük bir etkide bulundu.

Bu anlamda Antropoloji çağdaş felsefenin köklerine de ışık tutuyor.

Delilik ve dehâ, yatkınlık ve eğilim, haz ve tatmin ile birlikte bilişsel yetilerin ilişkisinin ele alındığı bu kitap, felsefi bir sistem olarak Kant felsefesini bütünlüklü bir bakışla anlama imkânı sunuyor.

  • Künye: Immanuel Kant – Pragmatik Bakış Açısından Antropoloji, çeviren: Mukadder Erkan, Fol Kitap, felsefe, 328 sayfa, 2022

La Mettrie – Makine İnsan (2022)

 

On sekizinci yüzyılın ortalarında yayımlanan ‘Makine İnsan’, düşünce dünyamızı köklü şekilde dönüştüren kitaplardandır.

La Mettrie, bu felsefe klasiğinde, insanın varlığı ve eyleminin mekanik süreçlerle ilişkisini tartışıyor.

Kitap, isimsiz olarak yayımlanması ile birlikte öfkeli protestolara maruz kaldı. Yayıncısı, Kilise Meclisine çağrıldı: Kitabın bütün nüshaları yok edilmeli; yazarın kimliği ifşa edilmeli ve bir daha böyle bir ‘suç/günah’ işlemeyeceğine dair kutsal bir yemin içmeliydi.

Tabii ki her yasaklı kitap gibi, düşünce dünyamızı değiştirmesine hiçbir şey engel olamadı.

Neden mi?

Çünkü bağnazlığın silahları hakikati savunanları yok edebilirse de, hakikatin kendisini asla yok edemez.

‘Makine İnsan’ın içinden büyüdüğü felsefi tohum, Kartezyen ‘makine hayvan’ doktriniydi.

Descartes’a göre hayvanlar bilinçsiz birer otomattan ibaretti.

La Mettrie’ye göre ise insan bedeni yaylarını kendi kendine kuran bir makinedir.

  • Ruh sadece bizdeki düşünen parçayı adlandırmak için kullanılması gereken boş bir terimden ibarettir.
  • Dişliler yerine organlar, yaylar yerine eklemlerden yapılmış birer makine olabilir miyiz?
  • Duyumsamak, düşünmek, bilmek, iyiyi kötüden, maviyi sarıdan ayırt etmek, aslında sadece birer hayvan olmak değil midir?
  • Bütün bunlar bir maymun ya da papağan olmaktan daha çelişik şeyler midir?
  • Bunu kabullenmeye engel olan o ‘yüce ve kibirli insanlığımız’ olabilir mi? Sözcüklerin icadından ve dillerin bilgisinden önce insan neydi?
  • Peki ya ölümden sonra bu ‘makine’ye ne olacak?

Bu makinenin veya hayvanının ölümden sonra hemen bozulduğunu veya başka bir biçim aldığını asla söyleyemeyiz ona göre, çünkü bu konuda kesinlikle hiçbir şey bilmiyoruz.

Buna kederlenmek, benzerlerinin kabuklarını görüp de üzülen tırtıllarınki kadar saçma bir akıl yürütme değil midir?

Belki de birer kelebek olacağız, kim bilir.

Kaderimiz hakkında kökenimizden başka ne biliyoruz?

Kendimizi sonsuzlukta kaybetmenin âlemi yok.

Sonsuzluk hakkında en ufacık bir fikrimiz olsun diye yaratılmadık biz.

İnsanın varoluşunun sebebinin yine kendi varoluşunda olmadığını kim bilebilir?

  • Künye: La Mettrie – Makine İnsan, çeviren: Aslı Avcan ve Enfal Erkan, Fol Kitap, felsefe, 224 sayfa, 2022

Paul Hühnerfeld – Heidegger (2022)

Martin Heidegger’in felsefesini yaşamı ve kişiliğiyle bağlantılı şekilde ele alan çalışmalar çok azdır.

Paul Hühnerfeld’in 1959 tarihli bu çalışması ise, Heidegger’in kişiliği ve özellikle politik kimliği hakkındaki tartışmalar için bugün de en önemli kaynaklardan biri.

Kitap, neredeyse peygamber sayılmış ve bazı çevrelerce etrafına bir esrar perdesi çekilmiş bir adamı teşrih masasına yatırıyor.

Hühnerfeld, büyük bir açıklık ve açık sözlülükle, filozofun kendi ‘varolana atılmışlık’ını, yani kişiliğini sergiliyor.

Kitap kutsal olana saygısızlık etkisi bırakıyor ve 1930’lu yılların Heidegger’ini gözümüzün önünde bir skandal figür hâline getiriyor.

Heidegger’in felsefesi ve kişiliği hakkında sahip olduğu temel bilgilere dayanarak, Karaorman’ın efsanevi düşünürü hakkında şunu düşünmemizi istiyor: Heidegger felsefesi Nazizmden unsurlar barındırıyor mu?

  • Künye: Paul Hühnerfeld – Heidegger: Bir Filozof, Bir Alman, çeviren: Doğan Özlem, Fol Kitap, felsefe, 144 sayfa, 2022

John Waller – Mikrobun Keşfi (2022)

Şu dünyada ne çok mikrop var!

John Waller, 1880-1900 yılları arasında mikropların keşfedilmesinin hayatımızda yarattığı olağanüstü devrimi çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.

Gerçek devrimler dünyamızın çehresini ve ona bakışımızı değiştirir.

1880-1900 yılları arasında gerçekleşen olağanüstü bilimsel devrim, sadece yirmi yıl içinde bizim dünyaya bakışımızı sonsuza dek değiştirdi.

Batılı hekimler, mikropların varlığını kanıtlayıp hastalıkların nedenleri ve doğası hakkında binlerce yıldır süregelen yanlış fikirleri ve eski tedavi yöntemlerini birer birer terk etti.

Bu kitap, tıp tarihindeki en büyük ilerlemelerden biri olan mikrobun keşfinin soluk kesici hikâyesini anlatıyor.

Bilimsel gayret, düşünsel cesaret, sayısız kişisel ve siyasi çekişme, fedakârlıklar ve alınan büyük risklerin nasıl meyve verdiğini gösteriyor.

Bu büyük devrimin güvenli ameliyatlara, geniş çaplı aşı seferberliklerine, hijyen ve sanitasyon alanında çarpıcı iyileştirmelere ve bugün çoğumuzun hayatını borçlu olduğu antibiyotik ilaçların ortaya çıkışına nasıl zemin hazırladığını çarpıcı bir dille gözler önüne seriyor.

‘Mikrobun Keşfi’, mikrop kuramının nasıl, neden ve kim sayesinde son derece tartışmalı bir kuram olmaktan çıkıp modern tıbbın ana ilkelerinden biri hâline geldiğinin izini sürüyor.

  • Künye: John Waller – Mikrobun Keşfi: Dünyayı Değiştiren Devrimin Kısa Tarihi, çeviren: Fahri Öz, Fol Kitap, bilim, 176 sayfa, 2022

Robert Bernasconi – Levinas Okumaları (2022)

Emmanuel Levinas’ın Batı felsefi geleneğine yönelik kışkırtıcı ve radikal meydan okuması üzerine usta işi bir analiz.

Robert Bernasconi, Levinas felsefesinin ana izleklerini çok yönlü bir bakışla aydınlatıyor.

Levinas’ın etik ve politik evrenine sıkı bir giriş olarak okunabilecek kitap, Levinas’ın sonsuz sorumluluk, yersiz yurtsuzlaşma, şüphe etiği anlayışı gibi temel konularını aydınlatıyor.

Levinas için etik, ne bir başlangıç noktası ne de amaçladığı bir varış yeridir, felsefi keşif yolculuğunun kendisinde son bulduğu şeydir.

O izlenecek kurallar dizisi veya idealler ileri sürmez.

Örneğin ona göre vicdan başkasının yüzüyle biçimlenir ve etiğin görevi vicdanı rahatlatmak değil, rahatsız etmektir.

“Öldürmeyeceksin!” aynı zamanda “komşunun yaşamasını sağla” demektir.

Ötekini tanımak ise bir “açlığı” tanımaktır.

Kısacası onun görevi bir etik inşa etmek değil, etiğin anlamını bulmaktır.

Levinas, iki dünya savaşını, faşizmi ve Auschwitz’i engelleyememiş demokratik kurumların kırılganlığını görmüştü.

Bu nedenledir ki, onun etiği aynı zamanda politik içerimlerle doludur.

Levinas yalnızca mazlumların felsefesini yazmakla kalmamış, felsefeyi mazlumların yazabileceği ve onların bütünüyle anlayabileceği bir alana taşımıştır.

Zeynep Direk’in editörlüğünü yaptığı çalışma, Bernasconi’nin Türkçe baskıya özel önsözü ile sunuluyor.

  • Künye: Robert Bernasconi – Levinas Okumaları, editör: Zeynep Direk, çeviren: Özkan Gözel, Rüya Kalıntaş ve Çiğdem Yazıcı, Fol Kitap, felsefe, 272 sayfa, 2022

Max Weber – Antik Uygarlıkların Tarım Sosyolojisi (2022)

Max Weber’den Antikçağın sosyal ve ekonomik gelişimi hakkında eşsiz bir inceleme.

Weber, 3000 yıllık bir tarih boyunca siyasi ve entelektüel gelişmeleri şekillendiren kurumsal çerçevenin izini sürüyor.

Modern sosyolojinin kurucularından biri sayılan ve sosyolojik yöntemi yetkinleştiren Max Weber’in iktisatçı, hukukçu ve tarihçi yönü zaman zaman göz ardı edilmiş, görüşleri ‘idealist’ diye yaftalanıp genellikle Karl Marx’ın fikirlerinin karşısına konmuştur.

Kimilerince ‘Antikçağın toplumsal ve iktisadi gelişimi hakkında bugüne dek yazılmış en özgün ve derinlikli çalışmalardan biri’ olarak görülen elinizdeki kitap, bir bakıma Weber’in işte bu gibi önyargılara bir itirazıdır.

Weber, uzun süre boyunca görmezden gelinmiş, değeri sonraları anlaşılmış bu çalışmasında sosyoloji, iktisat ve hukuk bilgisiyle donanmış bir tarihçi gözüyle 3000 yıllık bir tarih boyunca siyasi ve entelektüel gelişmeleri şekillendiren kurumsal çerçevenin izini sürüyor.

Antikçağın Mısır, Roma, Mezopotamya ve Ege uygarlıklarının iktisadi ve sınıfsal ilişkilerini somut, maddi koşullarından hareketle ve hayranlık uyandırıcı bilgi birikimi ve tartışmacı tavrıyla çözümlerken, bugün bildiğimiz kapitalizmin neden Antikçağ yerine feodal Ortaçağda sahneye çıktığı sorusuna bir yanıt arıyor.

  • Künye: Max Weber – Antik Uygarlıkların Tarım Sosyolojisi, çeviren: Gamze Karaca ve Özgür Balkılıç, Fol Kitap, sosyoloji, 520 sayfa, 2022

Kolektif – Tanrı (2022)

Tarihin büyük filozofları Tanrı hakkında ne düşünüyordu?

Tam da böyle bir derleme arayanlara hitap eden eldeki çalışma, Aristoteles’ten Spinoza’ya, Musa Bin Meymun’dan Pascal ve Nietzsche’ye Tanrı’nın felsefi serüvenini izliyor.

  • Tanrı kimdir?
  • Her şeyden daha üstün olan ve varlığı hiçten yaratan bir Tanrı mı?
  • Evreni yaratıp köşesine çekilen bir varlık mı?
  • Yoksa kuluna şah damarından daha yakın olan bir dost mu?

Felsefenin merkezî sorularından olan Tanrı’nın neliği sorusu bu kitapta filozofların temel metinleriyle ele alınıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Tanrı’nın özü, hayalgücünün nesnelleştirilmiş özüdür. Tanrı kalbin arzuladığı ve heves duyduğu her şeydir.” -Feuerbach

“Tanrı ya vardır ya da yoktur. Hangi tarafa yöneleceğiz? Çekinmeden Tanrı’nın var olduğu üzerine bahse girin!” -Pascal

“Gerçekten de biz filozoflar ve ‘özgür ruhlar’, ‘yaşlı tanrı’nın ‘öldüğü’ haberi karşısında yeni bir şafağın ışıklarıyla uyanmış gibi hissediyoruz: Kalbimiz minnettarlıkla, şaşkınlıkla, önseziyle, bekleyişle dolup taşıyor…” -Nietzsche

“Sen, Tanrım, öylesine gerçek bir şekilde varsın ki, var olmadığın düşünülemez bile ve doğru olan da budur. Çünkü senden daha iyi bir şeyi düşünebilecek bir zihin olsaydı, yaratılmış olan yaratıcısından üstün olurdu.” -Canterburyli Anselmus

“Senin için sessizlik övgüdür.” -Musa Bin Meymun

“Şeyler Tanrı tarafından meydana getirildikleri biçim ve düzenden başka hiçbir biçim ve düzende meydana getirilemezlerdi.” -Spinoza

  • Künye: Kolektif – Tanrı, editör: Marie-Frédérique Pellegrin, çeviren: Adnan Akan, Fol Kitap, felsefe, 256 sayfa, 2022

George Santayana – Aklın Yaşamı (2022)

İnsanlığın hakikati keşfetmesi binyılların sonucudur.

İspanyol filozof George Santayana’nın ilk kez Türkçeye çevrilen bu şaheseri, aklın gelişimini din, sanat, felsefe, ahlak ve bilimde yaşanan gelişmeleri merkeze alarak tartışıyor.

Santaya’nın başyapıtı olan ‘Aklın Yaşamı: İnsan Gelişiminin Evreleri’nden seçki ilk kez Türkçede.

Santaya’nın bu kitapta bir araya getirilen denemeleri, şiirden teolojiye, metafizikten materyalizme, estetik algıdan idealizme uzanan kapsamlı meseleleri konu ediniyor.

Santayana’nın bu denemelerinde aklın yaşamı, evrenin kötü bir kopyası değil, bir başına insanın dışavurumudur.

Filozofun düşünceleri aslında tek bir tez etrafında toparlanabilir: İnsanın hakikati keşfetmesi, uzun ve sancılı bir sürecin sonucudur.

Çünkü insan aklı, kesinlikle bir sonuçtur ve gerçekte gayet geç oluşmuş, son derece düzenli bir evrimin ürünüdür.

Santayana bu gelişimi örneklendirmek için dinde, sanatta, felsefede, ahlakta ve bilimde yaşanan gelişmelere ilgiyle odaklanmaktadır.

Aklın modern dünyadaki serüveninde ise işler değişmiştir.

Artık kesin bir yerlere yerleşmek mümkün değildir.

Akıl ve muhakeme sürüncemededir.

Üzerine yüklenen herhangi bir sorumluluk olmadığı için akıl sorumsuzlaşmıştır.

Yine de Santayana insanın kendisini gerçekleştirebileceği koşulların geleceğin dünyasında ortaya çıkması ihtimaline her fırsatta inandığını dile getirmekten vazgeçmez.

Ona göre bütün hayatımız, ruhun tutkuları ile doğanın güçleri arasında bir uzlaşma, başlangıç aşamasındaki gevşek bir uyumdur.

Santaya’nın yapıtı, bizi büyük sorular etrafında dolanan bir filozofun engin düşüncesine ortak olmaya çağırıyor.

  • Künye: George Santayana – Aklın Yaşamı, çeviren: Oya Özağaç, Fol Kitap, felsefe, 280 sayfa, 2022

Harry Brighouse – Adalet Teorileri (2022)

‘Adalet Teorisi’, siyaset felsefesinin en temel konuları hakkında ufuk açıcı bir tartışma.

Harry Brighouse burada, adaletin doğası, insanca yaşamanın anlamı ve adil bir dünyanın olanaklarını derinlemesine irdeliyor.

John Rawls’un ‘Bir Adalet Teorisi’ başlıklı ünlü eseri 1971 yılında yayımlandığında, adalet hakkında yapılagelen çağdaş felsefe, siyaset ve hukuk tartışmalarının çehresini değiştirdi.

Aldığı övgüler ve eleştirilerle daha sonraki girişimler için bir esin kaynağı hâline geldi ve alanda bir sıçrama tahtası teşkil etti.

Bugün Batı dünyasının birlikte yaşama kültürünü, çatışmaları yönetme stratejilerini, kurumlarını üzerine inşa ettiği ilkeleri ve hayata geçirdiği temel siyasaları, bu tartışmayı ana hatlarıyla kavramadan anlamak epey güç.

Bu kitap bu esaslı tartışmanın ‘çözünürlüğü yüksek ve kolay okunabilen bir haritasını’ sunuyor.

Okuru John Rawls, Amartya Sen, Martha Nussbaum, Milton Friedman, Robert Nozick, Will Kymlicka, Nancy Fraser, G. A. Cohen, Susan Moller Okin gibi isimlerle aynı masada oturmaya, adaletin doğası, insanca ve hakça yaşamanın anlamı, adil bir dünyanın olanağı hakkında yapılagelen bu uzun soluklu söyleşiye bizzat katılmaya çağırıyor.

Siyaset felsefesinin en temel konularını kolay yoldan öğrenmek isteyenler için bulunmaz bir kılavuz olan bu kitap, adalet teorilerinin temel kavramlarını ortaya koyuyor; istendik sonuçlarını ve uygulamada yol açtığı beklenmedik sorunları parlak ama yalın bir anlatımla gözler önüne seriyor.

  • Künye: Harry Brighouse – Adalet Teorileri: Çağdaş Bir Tartışma, çeviren: İsmail Yılmaz, Fol Kitap, felsefe, 232 sayfa, 2022

Kolektif – 21. Yüzyıl İçin Tanrı (2022)

Robotlara da peygamber gelir mi?

‘21. Yüzyıl İçin Tanrı’, dünyanın dört büyük dininden 50 bilim insanının din ve bilim arasındaki karşılıklı ilişkiye muazzam katkıda bulunan metinlerini sunuyor.

Modern bilim, dünyayı anlamamızda devrim yarattı.

Büyük Patlama evrenin başlangıcına dair bir ışık yaktı.

Nasıl insan olduk sorusu, evrimsel varlık hiyerarşisinin bulgularıyla yanıtlandı.

Einstein, bildiğimiz maddenin enerjiye dönüştüğünü ve farklı boyutların varlığını ortaya koydu.

Peki ya tüm bu devrimsel gelişmeler Tanrı hakkındaki bilgimizi nasıl etkiledi?

  • Büyük Patlamadan önce ne vardı?
  • Evrendeki bu ince ayar bir Akıllı Tasarımcının varlığının kanıtı mıdır?
  • Einstein, Tanrı’ya inanıyor muydu?
  • Beyinde bir Tanrı noktası var mı?
  • Yaşam neden var oldu?
  • Genetik mühendisliği, Tanrı rolünü oynamak mıdır?
  • Darwin, Tanrı’yı öldürdü mü?
  • Evrim, Tanrı’ya dair bilginin anahtarı mı?
  • Freud, Tanrı ile çalışır mı?
  • Bedenden fazla bir şey miyiz? Yoksa bir ruhumuz var mı?
  • Marslılara da kitap inmiş midir?

Hıristiyan, Yahudi, Müslüman ve Hindu geleneklerinden 8 ülkeden 50 bilim insanı, psikolog, teolog ve filozof, eldeki kitapta bu soruların cevaplarını arıyor.

Ele alınan konular kozmoloji, evrim ve genetik mühendisliğinden uzay dışı yaşama, ruha ve din-bilimin tartışmasına uzanan geniş bir yelpazeyi oluşturuyor.

Birlikte ele alındığında, yazarlar, Tanrı’ya ve Tanrı’nın dünyayla ve bizimle etkileşimine dair zorlu ve zenginleştirilmiş bir anlayış ortaya koyuyorlar.

Kitap, bilim ve din konusunda kafası karışıklar için rehber niteliğinde.

  • Künye: Kolektif – 21. Yüzyıl İçin Tanrı, editör: Russell Stannard, çeviren: Şaban Ali Düzgün, Fol Kitap, 224 sayfa, 2022