Henri Bergson – Antik Yunan Felsefesi (2021)

Henri Bergson’un Antik felsefe üzerine verdiği altın değerinde dersleri, burada.

Bergson, Stoacılardan İskenderiye okuluna, Pythagorasçılardan Antik Yunan felsefesinin Batı düşüncesini nasıl etkilediğine pek çok konuyu tartışıyor.

Bu derslerde Bergson, Sokrates öncesi filozofların varlık, doğa ve insana dair kurgulamalarını ele alıyor.

Stoa, Elea ve İskenderiye okullarının savundukları görüşleri değerlendiriyor.

Varlığın özüne sayıları yerleştiren Pythagorasçıların ve her şeyin ateşten gelip ateşe döndüğünü savunan, hareketi öne çıkaran Herakleitos’un fikirlerinin içermelerini serimliyor.

Erdemin öğretilebileceğini savunan Sofistlerle hakikat uğruna ölmeyi göze alan Sokrates arasındaki tartışmanın Platon ve Aristoteles aracılığıyla Batı felsefesinin ve kültürünün temellerini nasıl attığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Henri Bergson – Antik Yunan Felsefesi, çeviren: Adnan Akan, Fol Kitap, felsefe, 256 sayfa, 2021

Henri Bergson – Süre ve Eşzamanlılık (2021)

Einstein’ın görelilik kuramının felsefede nasıl devrimci bir dönüşüm yarattığını ilk fark edenlerden biri Henri Bergson’du.

Bergson ‘Süre ve Eşzamanlılık’ta, Einstein’la zamanın doğası hakkında hararetli bir tartışmaya girişiyor.

Einstein’ın 20. yüzyılın başında ortaya attığı görelilik kuramı çığır açıp modern fizik biliminin çehresini sonsuza dek değiştirdi.

Bu dâhiyane ve yenilikçi kuram, bilim insanları arasında ilk andan itibaren heyecanla karşılandıysa da felsefi içermeleri nedeniyle dönemin felsefecileri arasında kuşkuya, hatta infiale neden olacaktı: Uzay ve zamanı aynı potada eritiyor, zamanı uzay cinsinden ifade etmeye izin veriyor, böylece evrenin dokusunu kökten değiştiriyordu.

Bu kuramın felsefe açısından barındırdığı tehlikeyi görenlerin başında, zaman olgusunun felsefenin temel sorunlarının anahtarı olduğunu düşünen Henri Bergson geliyordu.

Yirminci yüzyılın en önemli filozoflarından biri olan Bergson, bu kitapta, Einstein’la zamanın doğası hakkında girdiği hararetli tartışmayı açıyor.

Görelilik kuramının felsefi anlamını ortaya koyuyor.

Bir filozofun, fizik biliminin en çetrefil sorunlarına felsefenin gözlükleriyle nasıl bakabildiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

  • Künye: Henri Bergson – Süre ve Eşzamanlılık: Einstein’ın Teorisi Hakkında, çeviren: Erdem Baykal, Fol Kitap, felsefe, 224 sayfa, 2021

Marquis de Sade – Tanrıya Karşı Söylev (2021)

Bir Tanrı varsa bile, bizim saygı ve sevgimize layık bir varlık mıdır?

Zihnimizde unutulmaz yer edinmiş Marquis de Sade, kendine has tarzıyla Tanrı üzerine düşünüyor.

Fransız edebiyatçı ve de Sade’ın kitabı, Tanrı’yı özgün ve benzersiz bir durumdan yola çıkarak düşünüyor.

Ona göre ateizm, şiddetli ve çelişik bir fetihtir; çocukluğumuzun korkunç oyuncaklarının insanlığın yüreğinden ve belleğinden tamamen sökülüp atılmasıdır.

  • Ne Tanrı ne de din varsa evreni yöneten kimdir?
  • Maddenin sürekli hareketi her şeyi açıklar mı?
  • ‘Doğamız gereği’ ölümsüz olmayı arzulamamız sonsuzluğun bir kanıtı mıdır?
  • Peki, bizi ürküten bu karanlık, bu sonsuz yok oluş korkusunu ne yapmalı?

Dönemin karmaşası ve anlam kargaşası içerisinde de Sade, “Felsefe her şeyi söylemelidir” diyor; sansüre ve her tür despotizme karşı her şeyi söylemelidir.

Bu kitap ile yazar, okuru, hapishane hücresinin yalnızlığından taşan felsefi bir tutarlılık arayışına davet ediyor.

  • Künye: Marquis de Sade – Tanrıya Karşı Söylev, çeviren: Işık Ergüden, Fol Kitap, felsefe, 144 sayfa, 2021

Ernst von Aster – Bilgi Teorisi ve Mantık (2021)

Bilgi teorisi ve mantığın temel kavramları konusunda klasik bir yapıt arayanlar bu kitabı kaçırmasın.

Kitap, Ernst von Aster’in 1941 ile 1945 arasında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünde verdiği dersleri bir araya getiriyor.

Varlık, düşünce ve dil arasındaki bağlantıları ‘haritalandırmak’ felsefenin başlıca hedeflerinden biri olagelmiştir.

Yirminci yüzyılın istikrarsız, yeniliklere ve değişimlere gebe düşünsel coğrafyasında böyle bir harita çıkarmanın öncelikle güvenilir ve istikrarlı düşünme araçlarına sahip olmaktan geçtiği düşüncesi, yüzyılın ilk yarısından itibaren mantık ve bilgi teorisinin felsefede öne çıkması ve rağbet görmesi için yeterli oldu.

İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünde on iki yıl (1936-1948) boyunca öğretim üyeliği yapmış Alman filozof Ernst von Aster’in 1941 ile 1945 yılları arasında sistematik felsefe dalında verdiği ders notlarının Macit Gökberk tarafından çevrilip kitaplaştırılmasıyla ortaya çıkmış bu eser, bilgi teorisi ve mantığın en temel kavramlarının bir dökümünü çıkarıyor.

Bilginin neliği, mantık ve bilgi arasındaki ilişki, tümevarım, görecilik ve yöntem sorunu gibi bilgi teorisinin en çetrefil problemlerini, felsefeyle kıyısından köşesinden ilgilenen herkesin anlayabileceği berrak bir dille irdeliyor.

  • Künye: Ernst von Aster – Bilgi Teorisi ve Mantık, çeviren: Macit Gökberk, Fol Kitap, felsefe, 224 sayfa, 2021

Kolektif – Kayıp Yüzleşme (2021)

‘Kayıp Yüzleşme’, Levinas ve Lacan’ı karşılaştıran çok önemli bir çalışma.

Felsefe ve psikanalizin buluşmasının bize ne denli ufuk açıcı bir perspektif kazandıracağını görmek isteyenler kaçırmasın.

Çalışma, 20. yüzyıl düşüncesinin iki büyük ismi Levinas ve Lacan’a, öteki, iyi, arzu ve yüceltim başlıkları üzerinden karşılaştırmalı bir okuma sunuyor.

Bu, hem psikanaliz ile etiğin, trajedi ile metafiziğin bir araya geldiği bir yeniden düşünme olanağı hem de Hegel, Freud, Heidegger, Derrida ve Irıgaray’ı birlikte okuma imkânı sunan bir karşılaşma.

  • İnsan arzusu ile ötekilik arasında nasıl bir ilişki vardır?
  • İnsan deneyimi bağlamında kökensel olanın kaybı ne anlama gelmektedir?
  • Kişisel tarihimizin sorumluluğunu almak için hangi başlangıç koşullarını kabul etmemiz gerekir?
  • Bu başlangıç koşulları trajik midir, yoksa geri alınamaz bir belirlenimin sonucu mudur?
  • İnsan olmanın anlamı ve sınırı nerede başlar, nerede biter?

Felsefenin hep yeni baştan başlamayı gerektirdiği yerde, Levinas ve Lacan’ı hiç yapılmadığı şekilde bir araya getirme çabası, hem yakın geçmişin hem de şimdinin yakıcı problemlerini bir kez daha düşünmek adına okura önemli olanaklar sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kayıp Yüzleşme: Levinas ve Lacan, editör: Sarah Harasym, çeviren: Kadir Gülen, Fol Kitap, felsefe, 328 sayfa, 2021

Louis Lavelle – Söz ve Yazı (2021)

Bu kitap, söz ve yazı üzerine derinlemesine bir felsefi tefekkür olarak okunmalı.

Fransız filozof Louis Lavelle; dil, düşünce, okuma ve yazmanın insanın bütün hayatını nasıl mucizevi şekilde dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor.

Dil bir mucizedir; içimizde doğup, bedenin bariyerlerini parçalayan bir çığlık gibidir.

Şeylerin imgelerini yeniden üreterek, onları ışığa, yani varoluşa çağırır.

Dilin doğuşu bir dünyanın doğuşudur; kendisine karşı duran yine de onu aydınlatan başkasını anlamamızı sağlayan da bu dünyadır.

Şiirsel dilde görüldüğü gibi, her dil gerçekten bir büyüdür.

Kelime içeri girmemize imkân tanıyan tılsım gibidir; her telaffuz edildiğinde ânın dar penceresinden sonsuzluğu bize yeniden keşfettirir.

Yazmak ise kendini şekillendirmeyi, kendini bulmayı öğrenmektir.

Yazı kişinin kendisiyle bir tür sohbetidir, başkaları bu sohbetin dışında kalır.

Hiç durmadan vahiy getiren tanımadığımız bir dostu içimizde keşfetmemizi sağlar.

Hayatımız da her gün yazdığımız bir kitap gibidir, en iyi kitaplar zihnimizi beslemekten ziyade sarsanlardır.

Lavelle’in bu kitabı da, dil, sessizlik, düşünce ve okuma üzerinden, okuru, söz ve yazı hakkında derin bir düşünüme davet ediyor.

  • Künye: Louis Lavelle – Söz ve Yazı: Sessizlikten Çığlığa, çeviren: Işık Ergüden, Fol Kitap, felsefe, 160 sayfa, 2021

Søren Overgaard, Paul Gilbert ve Stephen Burwood – Metafelsefe (2021)

Felsefe okumaya başlamadan önce felsefenin ne olduğunu ve nasıl yapıldığını öğrenmek daha iyi fikir.

‘Metafelsefe’, felsefe yapmanın farklı yollarını anlamak için harika bir fırsat.

  • Felsefe nedir?
  • Nasıl felsefe yapmalıyız?
  • Felsefenin bir özü var mı?

Bu soruları sorarak ‘metafelsefe’ye, yani ‘felsefenin felsefesi’ne adım atmış oluyoruz.

Günümüzde felsefe, kafa karıştırıcı ve göz korkutucu bir dizi felsefi yöntem ve yaklaşımla kuşatılmış durumda.

  • Peki, bunlar ne kadar ‘felsefe’?
  • Frege, Carnap, Husserl, Heidegger ve Derrida için felsefenin neliği tartışması Sokrates ile Sofistlerden beri süregelen bir çatışmanın ürünü müdür?
  • Analitik ve Kıta felsefesi ayrımı neye dayanıyor?
  • Fenomenoloji, bilim ve dil felsefesi ortak bir felsefe tanımı yapabilir mi?
  • Sinema ve yemek felsefesi gibi çiçeği burnunda ‘felsefe’leri nerede konumlandırmalı?

Bu kitap, metafelsefeye ve felsefeye çağdaş tartışmalar üzerinden giriş yapıyor.

Tüm bu sorularla beraber bu kitap aynı zamanda bir çağdaş felsefe okuması sunuyor.

Russell, Rorty, Timothy Williamson, Bernard Williams, Dennett, Searle, Nagel, Merleau-Ponty üzerinden felsefenin neliği sorusuna cevap arıyor.

Çalışma, felsefe yapmanın farklı yollarını anlamak isteyenler için felsefi düşünüme güçlü bir çağrı.

  • Künye: Søren Overgaard, Paul Gilbert ve Stephen Burwood – Metafelsefe: Felsefenin Felsefesi, çeviren: Ahmet Eyim ve Eren Rızvanoğlu, Fol Kitap, felsefe, 320 sayfa, 2021

José Bové ve Gilles Luneau – Sivil İtaatsizliğe Çağrı (2021)

Prometheus’tan bu yana, baskının olduğu her yerde direniş de vardır.

Fransız çiftçi, siyasetçi ve sendikacı José Bové ile gazeteci-yazar Gilles Luneau, tarihten ve günümüzden çarpıcı sivil itaatsizlik örnekleri eşliğinde, sivil itaatsizliğin etik ve estetik değerlerini açıklıyor.

Mitolojiden çağdaş siyasete kadar, insanın olduğu her yerde baskı, baskının olduğu her yerde direniş vardır.

Prometheus, tanrıların buyruğuna itaatsizlik edip insanlığa ateşi verdi.

Alman kadınlar, Naziler tarafından gözaltına alınan Yahudi eşlerinin ve çocuklarının salıverilmesi için günlerce eylem yaptılar.

Gandhi, namlunun ucunda, “Tuz Yürüyüşü”ne çıktı.

Martin Luther King, hayal ettiği eşitlikçi dünyaya ulaşmak için yollara düşmekten çekinmedi.

Rosa Parks, beyazların tüm aşağılayıcı bakışlarına ve öfkesine rağmen oturduğu yerden kalkmadı.

Kadınlar özgürlüklerini kazanabilmek için ataerkine başkaldırdılar.

Sivil itaatsizlik, meşruluğunu yitirmeyen ve tarihin akladığı şiddetsiz bir direniş biçimi olageldi.

Baskılardan bunalan, kuralların keyfiliği ve haksızlıklar karşısında vicdanına kulak verenlerin başvurduğu, tarihin seyrini değiştirebilen sarsıcı bir güç olduğunu defalarca kanıtladı.

Bu kitap, uygarlaşma serüveninin en görkemli olaylarının bazen en mütevazıları olabildiğini gösteriyor.

“Başka bir dünya” hayalinin, silahlardan, sopalardan ve kaba güçten çok daha etkili olabildiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: José Bové ve Gilles Luneau – Sivil İtaatsizliğe Çağrı, çeviren: Işık Ergüden, Fol Kitap, siyaset, 288 sayfa, 2021

Brian Thomas Swimme ve Mary Evelyn Tucker – Evrenin Yolculuğu (2021)

Evren, çok küçük bir parçacık olarak başlayıp Bach’ın bestelerine dönüşen olağanüstü bir enerji olayıdır.

Brian Thomas Swimme ve Mary Evelyn Tucker, kozmosun, yeryüzünün ve insanın mucizevi hikâyesini anlatıyor.

‘Evrenin Yolculuğu’, kozmosun, yeryüzünün ve insanın muazzam yolculuğunun her bir parçası ilham verici ve birbirine bağlı yolculuğunun hikâyesi.

Milyarlarca galaksinin içinde trilyonlarca yıldızdan sadece biri olan Güneş’in yörüngesinde dönen bir gezegende yaşıyoruz; üstelik aynı doku, aynı kumaş ve aynı yaratıcılık hikâyesinin içerisinde.

Bugün biliyoruz ki evren, çok küçük bir parçacık olarak başlayıp zaman içinde galaksilere, yıldızlara, palmiyelere, pelikanlara, insanlara ve Bach’ın bestelerine dönüşen çok büyük bir enerji olayıdır.

  • Evren nasıl oluştu?
  • Peki ya yıldızlar?
  • Nereden geldik, bir maymundan ya da bir balıktan mı?
  • Yaşam nasıl beliriverdi?

Kitap bu ve bunun gibi basit birkaç sorunun yanıtını ararken nasıl bir mucize sonucunda bugüne geldiğimizi çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

  • Künye: Brian Thomas Swimme ve Mary Evelyn Tucker – Evrenin Yolculuğu: Kozmosun ve İnsanlığın Destansı Hikâyesi, çeviren: Eda Doğançay, Fol Kitap, bilim, 152 sayfa, 2021

Ünsal Çimen – Azizler ve Dâhiler (2021)

Ortaçağ’da akıl, iktidarın bizzat kendisi haline gelmiş dini yobazlıkla kıyasıya bir savaşa girişmişti.

Ünsal Çimen, o dönemden Hypatia ve Galieo’yu merkeze alarak din ve aklın mücadelesini anlatıyor.

Kitap, Ortaçağda bilim ve felsefenin sekülerizm ve iktidarla ilişkisini ele alıyor.

Ortaçağı açan ve kapatan iki bilim insanı, Hypatia ve Galileo üzerinden aklın, din ve iktidarla savaşını anlatıyor.

Kitapta, şu soruların yanıtları aranıyor.

  • Cadılıkla suçlanarak öldürülen bilim kadını ve filozof İskenderiyeli Hypatia yalnızca bir efsaneden mi ibaretti?
  • Hypatia’nın katli ve Galileo’nun yargılanması din ile bilimin çatışmasının mı ürünüydü?
  • Bilim ve felsefenin, teolojinin hizmetçisi olduğu öğretisi iktidar için araç olarak mı kullanıldı mı?
  • Antik bilim ve felsefenin çöküşüne neden olan Kilise’nin yükselişi miydi?

Kitap, bu ve bunun gibi soruların yanıtlarını ararken azizlerin ve dâhilerin bitmek bilmez mücadelesinin öyküsünü anlatıyor.

  • Künye: Ünsal Çimen – Azizler ve Dâhiler: Ortaçağda Bilim ve Sekülerizm, Fol Kitap, bilim, 136 sayfa, 2021