Mark Solms – Hisseden Beyin (2022)

Sinirbilim alanının önde gelen araştırmacılarından Mark Solms, ‘Hisseden Beyin’de psikanaliz ve sinirbilim arasındaki yolu aydınlatma vazifesini üstleniyor.

Sigmund Freud’un tümüyle psikiyatrik vakalardan çıkarsadığı soyut kavramların beyin dokusundaki karşılıklarının peşine düşerek, nöropsikanaliz alanının belki de en başat hedefinin peşinden gidiyor.

Üstelik bu “ağır” meseleyi herkesin anlayabileceği bir üslupla ele almayı başarıyor.

Çalışma, zihnin yapısı ve işlevlerine dair psikanalizden öğrendiklerimizin nörolojik temelini haritalandırmasıyla önemli.

  • Künye: Mark Solms – Hisseden Beyin: Nöropskinaliz Yazıları, çeviren: Kerem Işık, Okuyanus Yayınları, psikanaliz, 248 sayfa, 2022

Serol Teber – Politik Psikoloji Notları (2022)

‘Politik-Psikoloji Notları’nda Serol Teber tam anlamıyla Frankfurt Okulu’nun tilmizi haline gelmiştir.

Liberal yazarlarda görülen ortak öğeler olan emperyalizm kuramını yok sayma, tarihsel olarak verili sınıf mücadelelerini görmezden gelme, bunların yerini çeşitli psikolojik, Veberyen eleştirilerle doldurma eğilimi, dünyanın geleceğine ilişkin karamsarlık ve umutsuzluk bütün boyutları ile ortaya çıkar.

Öyle bir karamsarlık vardır ki girişte Teber şunları yazmıştır: ‘ve insan, yapabileceği son etkinliğin ancak intihar olduğunu, fakat artık, intihar edebilecek kadar olsun bir etkinlik yeteneğinin kalmadığını anlar…’

Kitaptan bir alıntı:

“Politik psikoloji, çeşitli toplumbilim disiplinleri arası temel erekleri gözden kaçırmadan, reelpolitik yapıların, insanın psişik yapısı üzerine olan etkilerini araştırma, kuramsal/ampirik bulgulardan çıkarsamalar yapma, yeni yöntemler oluşturma, insan ve toplum üzerine yeni bilgiler edinme, eski bilgileri bu yenilerinin ışığında yeniden yorumlama çabasına girmiştir. Burada, sosyolojinin, politolojinin, psikolojinin, sosyal psikolojinin ve psikiyatrinin, politik-psikolojiye büyük katkıları olmaktadır. Gerçekte politik psikoloji, böylesi birikimlerin ortak paydasını oluşturmaktadır.”

  • Künye: Serol Teber – Politik Psikoloji Notları, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 248 sayfa, 2022

Leonard Mlodinow – Duygusal (2022)

Duyguların ve düşüncelerin karşılıklı ilişkisini keşfetmek açısından çok önemli bir kitap.

Leonard Mlodinow, evrim ve biyolojiden de yararlanarak duygularımızı nasıl daha iyi anlayacağımızı ve onlardan nasıl en iyi şekilde faydalanacağımızı anlatıyor.

Yoksa hepimize yalan mı söylediler?

Başarının anahtarı olarak yıllar boyunca rasyonel düşünme işaret edildi, düşünme ve hissetmenin davranışlarımızda ayrı ve karşıt güçler olduğu hepimize benimsetildi, ancak son dönemde araştırmacılar tarafından yeni bir keşif ortaya atıldı: Duygular da en az düşünmek kadar önemlidir!

Başkalarıyla nasıl daha iyi bağlantı kurabileceğimizin; hayal kırıklıklarımızı, korkularımızı, endişelerimizi nasıl anlamlandırabileceğimizin; daha mutlu bir yaşam sürdürmek için neler yapabileceğimizin cevabı duygularımızı anlamakta yatıyor.

Öncü bilim insanlarının laboratuvarlarına dalan ve felaketle flört eden gerçek dünya senaryolarına yolculuk yapan Leonard Mlodinow, duygularımızın nasıl yardımcı olabileceğini, neden bazen incittiğini ve her iki durumda da neler öğrenebileceğimizi gösteriyor.

Tüm dünyada büyük yankı uyandıran ‘Subliminal’in yazarı Mlodinow, evrimimize ve biyolojimize ilişkin derin kavrayışları kullanarak, duygularımızı daha iyi anlamamız ve onların faydalarını en üst düzeye çıkarmamız için bize araçlar sunuyor.

Karakteristik netliği ve büyüleyici hikayeleriyle ‘Duygusal: Duygular Düşünceyi Nasıl Şekillendirir?’, yeni duygu bilimini keşfediyor ve bize doğanın en büyük armağanlarından birinden en iyi şekilde yararlanmamız için temel bir rehber sunuyor.

  • Künye: Leonard Mlodinow – Duygusal: Duygular Düşünceyi Nasıl Şekillendirir?, çeviren: Damla Atamer, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 276 sayfa, 2022

Darian Leader – Çizgilerle Lacan Rehberi (2022)

Lacan’ı okumak zor, anlamak daha da zor derler.

Freud’dan bu yana psikanalizin belki de en etkili ve en tartışmalı entelektüeli Jacques Lacan’la tanışmak, onun edebiyat, sanat ve felsefe üzerindeki tesirini görmek için muhtemelen bundan daha iyi bir fırsat olamazdı.

Yaşayan en mahir Lacancı psikanalistlerden Darian Leader imzalı ‘Çizgilerle Lacan Rehberi’, okuyucuyu Lacan’ın dünyasında telaşsız bir gezintiye çıkaran, Lacancı teorinin kuytu köşelerinden ustalıkla geçen bir rehber.

  • Künye: Darian Leader – Çizgilerle Lacan Rehberi, çeviren: Turgay Sivrikaya, Okuyanus Yayınları, psikanaliz, 184 sayfa, 2022

Serol Teber – Davranışlarımızın Kökeni (2022)

‘Davranışlarımızın Kökeni’, Serol Teber’in klasikleşmiş yapıtlarındandır.

Teber burada, evrimin kritik aşamalarının insan davranışlarını nasıl biçimlendirdiğini ortaya. Koyuyor.

Teber kitabında, insanlaşma sürecinde iki ayak üzerinde durabilme, başparmağın gelişimi, alet yapımı ve kullanımı gibi unsurları evrimin kritik basamakları olarak değerlendiriyor ve tüm bunların beyin gelişimini nasıl etkilediğini, insan davranışlarını nasıl biçimlendirdiğini detaylı bir biçimde inceliyor.

Yazıldığı tarih olan 1975’ten bu yana güncelliğini koruyan kitap, Türkiye’nin her dönemine uygun biçimde halkı aydınlatmaya yönelik açıklamalar içeriyor ve her türlü gericiliğe karşı duruyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Çağımızın kuşkusuz en önemli sorunu, yabancılaşmanın bilincine varmak ve bunun uzantısı olarak da bilinen belirli yöntemler ışığında ona karşı koymaktır.

Maymunun insana dönüşümünden sonra karşılaşılan ve yüzde yüz aşılması gereken en önemli sorunlardan biri budur. Böylece insanın gelişimine karşı son engeller de kaldırılacak ve evrim alabildiğine hızlanacaktır. İnsan düşüncesi, doğayla yeniden bütünleştiğinde yüz yıl öncesinden beri müjdelenen kavramların maddeleşmesi ve insanın ölümsüzleşmesi gerçekleşecektir.

Yabancılaşmanın yıkılmasıyla davranışlarımıza şekil veren fetişler ortadan kalkacak ve örneğin miras düzeni gerçek kişilerarası ilişkilere, şovenizm yurtseverliğe, bireycilik özgürlükten yana özlemlere dönüşebilecek olanakları bulabilecektir.

Yabancılaşma süreci, uzun bir çelişkiler zinciri içermekte ve yine her çelişkide olduğu gibi özünde ileriye dönük, evrimsel yanlar taşımaktadır. Bu evrimsel yanlar, insanın tuksaklığına karşı özgürlüğe dönüktür. Üretimin, evrimin, beynin ve insanın gelişimini içeren özgürlüğe”

  • Künye: Serol Teber – Davranışlarımızın Kökeni, Okuyanus Yayınları, psikanaliz, 344 sayfa, 2022

Laura S. Brown – Feminist Terapi (2022)

Feminist Terapi, kadınlar ile gücü elinden alınmış grupların ataerkil yaklaşımlar içeren geleneksel psikoterapi yöntemlerine karşı duydukları hoşnutsuzluk nedeniyle ortaya çıktı.

Başlangıçta çağın cinsiyetçi bakış açısına karşı düzeltici bir işlev görürken, günümüzde toplumsal cinsiyet, sosyal konum ve güç analizini insan zorluklarını anlamak için birincil strateji olarak kullanan sofistike, postmodern ve bütünleştirici bir uygulama haline geldi.

Laura Brown, bu kısa ve anlaşılır kitapta yalnızca kadınlar için değil, patriyarkal düşünce biçiminden etkilenen herkes için kapsayıcı bir rehber sunuyor.

  • Künye: Laura S. Brown – Feminist Terapi, çeviren: Özge Yılmaz, Okuyanus Yayınları, psikoterapi, 159 sayfa, 2022

Serol Teber – Melankoli (2022)

Freud, “Uygarlığın bedeli nevrozla ödenir.” demişti.

Kendisini “Her dem günahkarlığın ve saçmalığın keyfini yaşayan bir melankolik” olarak tanımlayan Serol Teber ise bu eşsiz kitabında, ilkçağdan günümüze kadar sanatta ve edebiyatta melankoliyi inceliyor.

Toplumsal huzursuzlukların arttığı dönemlerde yaşanan güvensizlik ortamlarında sıklıkla sözü edilmeye başlanan melankoli, bir yaşam tarzı, bir ruhsal durum ve bir kişilik tipi olarak tanımlanırken, toplum düşmanlığı yaptıkları ve tanrıya başkaldırdıkları düşünülen melankolikler “akılsız deliler” olarak parmakla gösterilmişlerdi.

Tutuklanan, kliniklere kapatılan, toplama kamplarına gönderilen melankolikler aynı zamanda pek çok trajediye, romana, şiire, sanat eserine imzalarını atmışlardır.

Kendi deyimiyle “her dem günahkarlığın ve saçmalığın keyfini yaşayan bir melankolik” olan Serol Teber, ilkçağdan günümüze kadar sanatta ve edebiyatta melankoliyi inceliyor; bu kavramın nasıl doğduğunu, geliştiğini, tarih boyunca bu durum içinde olanlara nasıl yaklaşıldığını, yasaklamaları, özgürlüğü, acıyı ve Hiç’liği anlatıyor.

Topluma ayak uyduramadığı düşünülen ressam, şair, filozof ve yazarların kişisel tarihlerini ele alarak melankolinin eserlerine nasıl yansıdığını tüm detaylarıyla ortaya koyan ve bu sırada dönemin dinamiklerini titizlikle inceleyen ‘Melankoli: Normal Bir Anomali’ Albrecht Dürer, Friedrich Hölderlin, Walter Benjamin gibi dâhilerin izini sürüyor.

  • Künye: Serol Teber – Melankoli: Normal Bir Anomali, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 392 sayfa, 2022

Patrick J. Casement – Hastadan Öğrenmek (2022)

Genelde psikanalistler hastalarını dinler, onlara perspektif kazandırır.

Patrick Casement ise bunun tam tersi bir yönteme başvurarak bir psikanalist olarak kendini hastalarının gözünden görmeyi denemiş.

Casement, ‘Hastadan Öğrenmek’te terapi süreçlerindeki hiyerarşiyi tersine çevirerek terapistleri alışılmışın dışında bir patikada yürüyüş yapmaya davet ediyor.

Terapinin ve psikanalizin birçok yönünü klinik ortamda, gerçek vakalarla test ediyor ve üzerine yeni ama tanıdık konsept ve teknikler öne sürüyor.

Merkezinde hastanın izinden gitmek, kendini hastanın gözünden görmek gibi ilkelerin bulunduğu bu yöntemlerle, terapistleri zaman zaman girebildikleri çıkmaz sokaklardan geri tutmaya çabalıyor.

Mesleğe yıllarını vermiş bir terapist ya da sadece konunun meraklısı olmanız fark etmiyor, kitap boyunca erişilmeye çalışan o kıymetli şeye tanık oluyorsunuz: Her iki taraf için de olabildiğine açık ve sağlıklı ilerleyen bir terapi süreci.

  • Künye: Patrick J. Casement – Hastadan Öğrenmek: Bir Psikanalistin Danışma Odası, çeviren: Banu Tatari, Okuyanus Yayınları, psikanaliz, 536 sayfa, 2022