Adam Zagajewski – İki Kent (2023)

‘İki Kent’, modern Polonya edebiyatının önde gelen temsilcilerinden ve aynı zamanda Polonya’da “68 Kuşağı” ve “Yeni Dalga” yazarları arasında önemli bir yere sahip olan Adam Zagajewski’nin hayal gücü ve tarih, şiir ve akıp giden zaman arasındaki boşlukları doldurduğu denemelerini içeriyor.

Zagajewski kaybediş ve özlem arasında savrulup duran bir çocuğun hayreti ve satırlar arasında kendine yeni dünyalar inşa eden bir şairin ustalığıyla, şimdiki zamana tutunmak yerine geçmişe takılıp kalan insanların ve henüz dört aylıkken ailesinin efsanevi Lwów’dan sanayi şehri Gliwice’ye sürülmesiyle birlikte başlayıp, yitirilmiş Lwów’un özlemiyle geçen çocukluğunun izlerini sürüyor.

İnsan ruhunun doğasındaki ikilikler, masumiyet ve deneyim, tarihin çıkmazları, varlığın doğası, kişisel ve toplumsal suçluluk duygusu ve sanatın işlevi gibi farklı konular arasında gidip gelen bu denemeleriyle Zagajewski, modern Avrupa edebiyatının en ilgi çekici seslerinden biri olduğunu ortaya koyuyor.

Susan Sontag, bu kitap için şöyle diyor:

“‘İki Kent’ müthiş bir zihnin derinliklerine doğru çıkılan bir yolculuk. Adam Zagajewski düzyazıda da şiirlerinde olduğu kadar bilge, ışıl ışıl ve vazgeçilmez bir yazar.”

  • Künye: Adam Zagajewski – İki Kent, çeviren: Osman Fırat Baş, Livera Yayınevi, deneme, 304 sayfa, 2023

Czeslaw Milosz – Tutsak Edilmiş Akıl (2017)

Varşova’daki Nazi işgalinin yanı sıra Sovyetlerin ülkesi Polonya’ya yönelik baskılarını da bizzat deneyimlemiş büyük şair ve denemeci Czeslaw Milosz’tan diktatörlüklerin, totaliterliğin altında inim inim inleyen insanlığa bir ağıt.

1953’te yayımlanan kitabın konusu, ağırlıklı olarak komünizmin düşüncelerin ifade edilmesi üzerindeki baskıcı tutumu ve bunun ardında entelektüel dünyada yaşanan çölleşme.

Fakat kitabı yalnızca bundan ibaret görmek, onun sahip olduğu evrensel ve çağlar üstü niteliği basite indirgemek olur.

‘Tutsak Edilmiş Akıl’, güncelliğini halen koruyan ve dünya üzerinde baskıcı yönetimler var oldukça da etkili kalacak bir metin.

Kitap, baskıcı iktidarların aklı neden ele geçirmeye ihtiyaç duyduklarını, zamanla bunda hangi araç ve yöntemleri kullanarak başarılı olduklarını ve buna karşı ruhumuzu ve aklımızı nasıl koruyabileceğimizi anlamak için iyi bir fırsat.

Kitaptan bir alıntı:

“Tek bir şey biliyorum: Eğer arkadaşım, zaferin tatlı meyvelerini yiyecekse, yerküre uzun yüzyıllar için planlı şekilde imar edilecekse, o güne kadar yaşayacaklara yazık. Şimdi yataklarında uyuyorlar ya da aptal eğlencelere veriyorlar kendilerini ve gerçekten her bir eylemleriyle yok oluşa hizmet etmeye uğraşıyorlar.”

Milosz, karamsar bir tablo çiziyor görünse de, iyinin nihayetinde kazanacağına duyduğu derin inançla bize de muazzam bir ümit aşılıyor.

  • Künye: Czeslaw Milosz – Tutsak Edilmiş Akıl, çeviren: Osman Fırat Baş, MonoKL Yayınları, anlatı, 240 sayfa