Martin Arnold – Vikingler: Savaş Kurtları (2021)

Tarihin en çılgın halklarından olan Vikingler üzerine rehber nitelikte bir çalışma.

Martin Arnold, Avrupa’yı kasıp kavurmuş Vikinglerin 8. ve 11. yüzyıllar arasındaki fırtınalı tarihini adım adım izliyor.

Sekizinci yüzyıl sonlarında çetin denizleri aşarak yaşadıkları soğuk coğrafyadan güneye inen Vikingler, başta İngiltere olmak üzere Batı Avrupa krallıklarına düzenledikleri saldırılar ve acımasız faaliyetleriyle Hristiyanların korkulu rüyası hâline geldiler.

İki yüzyılı aşkın devam eden işgaller sonucunda Vikinglerin önemli bir kısmı İngiltere’ye, Fransa’nın kuzeybatısına, Sicilya’ya ve İtalya’ya yerleşti.

Bazıları savaş meydanında yendikleri Hristiyanların dinini kabul etti ve Odin’den yüz çevirip İsa Mesih’e iman etmeye başladı.

Böylece, bir zamanlar korku saldıkları Hristiyan Avrupa kültürünün içinde yavaşça eridiler.

Vikinglerin bir kolu, Batı Hristiyanlığıyla etkileşim kurmak yerine Doğu Avrupa’ya yöneldi ve Hazarlar ve Müslümanlarla ticari ilişkiler tesis etti.

Bir başka kol ise daha batıya yelken açıp İzlanda, Grönland ve Kuzey Amerika’da yeni maceralara atıldı.

Arnold çalışmasında, Vikinglerin gündelik yaşamlarını, inanışlarını, efsanelerini, askeri zaferlerini ve arkalarında bıraktıkları büyük mirası, dönemin kaynakları ve arkeolojik veriler üzerinden canlı bir biçimde anlatarak 8. ve 11. yüzyıllar arasında Avrupa’yı kasıp kavuran Vikinglerin fırtınalı tarihini genel hatlarıyla sunuyor.

  • Künye: Martin Arnold – Vikingler: Savaş Kurtları, çeviren: Sıla Onat, Selenge Yayınları, tarih, 148 sayfa, 2021

Abraham Constantin Mouradgea D’ohsson – Moğol Tarihi (2021)

Moğollar üzerine tarihte yapılmış ilk modern çalışma, karşımızda.

Abraham Constantin Mouradgea D’ohsson’un eseri, Moğollar üzerine yapılan tüm çalışmalara temel oldu.

Moğollar tarih sahnesine çıktıkları andan itibaren kendi törelerini meskûn dünyanın dört bir yanına yaydılar.

Haklarında üretilen efsaneler, çoğu zaman gerçekleri geride bıraktı.

Hemen hemen tüm Orta Çağ devletleri, bir defa dahi olsa Moğol korkusunu iliklerine kadar hissetti.

Onların tarihte bıraktıkları bu derin iz, haklarındaki araştırmaları da bollaştırdı.

Bu konuda klasik tarihçilerin sayısız kayıtları bulunmasına rağmen ilk modern çalışma D’ohsson tarafından 19. yüzyılda yapıldı.

D’ohsson’un çalışması kısa zamanda büyük ilgi gördü ve birçok dile çevrildi.

Çalışma, klasik ve modern tarihçiliğin arasındaki ince çizgide duruyor.

Kitap, Osmanlı entelektüel çevrelerinin de dikkatinden kaçmadı ve Mustafa Rahmî tarafından Türkçeye tercüme edilerek İstanbul’da neşredildi.

Eserin yazımı üzerinden neredeyse iki yüzyıl geçmiş olmasına rağmen, gerek kaynaklara nüfuz edişi gerekse orijinal malzemeye hâkimiyeti bakımından geçerliliğini hâlâ koruyor.

Türkiye’nin önde gelen Moğol tarihi uzmanlarından Prof. Dr. Ekrem Kalan tarafından günümüz Türkçesine aktarılan ve titiz notlarıyla okuyucunun dikkatine sunulan çalışma, Orta Asya, Orta Doğu, Hindistan, Deşt-i Kıpçak, Doğu Avrupa ve Uzak Doğu çalışmalarında hâlâ en önemli kaynaklardan bir olma özelliğini koruyor.

  • Künye: Abraham Constantin Mouradgea D’ohsson – Moğol Tarihi, çeviren: Mustafa Rahmi, Selenge Yayınları, tarih, 240 sayfa, 2021

Kolektif – Osmanlı ve Avrupa Topraklarında Beş Gürcü Seyyah ve Seyahatnameleri (2021)

 

Gürcülerin on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıl Osmanlı ve Avrupa’yı anlattığı, tarihsel açıdan altın değerinde beş seyahatname bu kitapta.

Bu seyahatnamelerin her biri, Türkçede ilk kez yayımlanıyor.

On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyılda Osmanlı ve Avrupa’yı anlatan çok sayıda seyahat eseri Türkçede mevcut olsa da, Gürcülerin bu döneme dair gözlemleri bu kitaba dek söz konusu edilmemişti.

Her biri Türkçede ilk defa yayımlanan bu metinler söz konusu dönemde Osmanlı topraklarındaki sayısız hadiseye ilk elden tanıklık ediyor.

Bazısı diplomatik bazısıysa dinî sebeplerle yola çıkan ve her hâlükârda Osmanlı topraklarından geçen beş Gürcü’nün seyahat notları, okuyucuyu Karadeniz’in sarp dağlarındaki dar geçitlerden Fransa kırsalına, Papa XI. Clemens’in huzurundan Mehmet Ali Paşa’nın sarayına, Kudüs mabetlerinden Ayasofya’ya yolculuğa çıkarıyor.

Dönem üzerine çalışan araştırmacıların daha önce hiç karşılaşmadığı birçok meseleye ve günümüzde yok olmuş birçok mimarî yapıya ışık tutan kitap, Gürcü Dili ve Edebiyatının Gürcistan toprakları dışında tanıtılması için gösterdiği gayretlerden dolayı Gürcistan’da Yakob Gogebaşvili madalyasına layık görülen Harun Çimke tarafından titizlikle derlendi ve tercüme edildi.

  • Künye: Surhan Saba Orbeliani, Timote Gabaşvili, İona Gedenvanişvili, Giorgi Avalişvili ve Giorgi Eristavi – Osmanlı ve Avrupa Topraklarında Beş Gürcü Seyyah ve Seyahatnameleri (XVIII. ve XIX. Yüzyıl), çeviren: Harun Çimke, Selenge Yayınları, seyahatname, 376 sayfa, 2021

Tuna Akçay – Roma Dünyasında Ölüm (2020)

“Ağır gelir ölüm

neredeyse tanıdık olup da herkese

kendini tanımadan ölene.”

Romalı filozof Seneca, ‘Thyestes’te böyle demişti.

Tuna Akçay ise bu özgün incelemesinde, Roma dünyasında ölümün nasıl algılandığını, sosyal yaşama nasıl yansıdığını irdeliyor.

Akçay, birçok görsel malzemeyle de zenginleşen anlatısında, ölümün Romalılara göre nasıl bir olgu olduğunu, yaşayanlarla ölümün ve ölülerin ilişkisinin ne şekilde kurulduğunu ve bu girift ilişkinin hangi ritüellerle somutlaştırıldığını ortaya koyuyor.

Kitabı, Roma arkeolojisi, Roma dini, pagan inançları, Roma mezarları ve ölü kültüyle ilgilenenlere hitap ettiği kadar arkeoloji, dinler tarihi ve eski çağ tarihi alanlarına da dâhil edilebilecek önemli bir çalışma olarak öneriyoruz.

  • Künye: Tuna Akçay – Roma Dünyasında Ölüm: Mezarlar, Ritüeller ve Öteki Dünya, Selenge Yayınları, tarih, 128 sayfa, 2020

Derviş Tuğrul Koyuncu – Osmanlı İmparatorluğu’nda İçki Üretimi ve Tüketimi (2020)

 

“Sofular haram demişler…”

Yobazların düşündüğünün aksine, kafa bulmak da kadim geleneklerimiz arasındadır.

Derviş Tuğrul Koyuncu da, Osmanlı’da içkinin üretimi, ticareti ve tüketimini çok yönlü bir bakışla ortaya koyarak bu hakikati bize bir kez daha hatırlatıyor.

Koyuncu kitabında, İslam dininde yasaklanmasına rağmen, içki ticareti ve üretiminin nasıl olup da Osmanlı’da bu denli süreklilik gösterdiği sorusunu merkeze alıyor.

Çalışma, İmparatorluğun içki üretim bölgeleri, İstanbul’a içki gönderen yerleşim yerleri, İstanbul’un bilhassa 18. yüzyıldan sonraki içki tüketim miktarı ve bu miktarlarda zamanla görülen dönüşümleri aydınlatmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor.

Üç bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde, içki tüketiminin İslam’da haram kılınmasından hareketle Osmanlı İmparatorluğu’nda içki tüketimine verilen cezaların, içki üretiminin, ticaretinin ve içki tüketimin vergilendirilmesinin hukuki dayanakları ele alınıyor.

İkinci bölümde, söz konusu hukuki dayanağın, 1500-1839 yılları arasında alkollü içkilerin ve bunun satışını gerçekleştiren mekânların, siyasi olaylara ve devletin ekonomik şartlarına bağlı olarak geçirdiği serüven ve bu serüvenin Osmanlı ekonomisine etkileri değerlendiriliyor.

Üçüncü ve son bölümde ise, alkollü içkilerin üretimi, ticareti ve İstanbul’daki tüketim eğilimi ortaya konuluyor.

Kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nda alkollü içkilerin üretim, ticaret ve tüketimi ile İmparatorluğun siyasi, tarihi, sosyolojik ve kültürel yapısıyla nasıl iç içe geçtiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Derviş Tuğrul Koyuncu – Osmanlı İmparatorluğu’nda İçki Üretimi ve Tüketimi, Selenge Yayınları, tarih, 248 sayfa, 2020

İrfan Polat – Türk Masal ve Efsanelerinde Olağanüstü Güçler ve Varlıklar & Türkiye Sahasının Demonoloji ve Diabolojisi (2020)

Korku, yalnızca bireysel bir mesele değil, ondan da öte, toplumu bir araya getiren bir olgudur, harçtır.

Masallar ve efsaneler ise, geçmişten günümüze korkularımızı toplumsal alanda en çok yansıtan folklor ürünleridir.

İşte İrfan Polat, Türk masal ve efsanelerinde korkunun nasıl işlendiğini ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Bu masal ve efsanelerde, korkunun olağanüstü güçler ve varlıklar şeklinde nasıl cisimleştiği, korkuların mahiyeti ve korkuların işlevi konusunda aydınlatıcı bilgiler veren çalışma, bununla da yetinmeyerek bunları halkbilimin teorik zenginliğinden yararlanarak çok yönlü bir şekilde analiz ediyor.

Kitap, binlerce yıllık Türk anlatı geleneği içinde masal ve efsane temelli zengin bir korku haritası ve belleği olarak okunabilir.

  • Künye: İrfan Polat – Türk Masal ve Efsanelerinde Olağanüstü Güçler ve Varlıklar & Türkiye Sahasının Demonoloji ve Diabolojisi, Selenge Yayınları, folklor, 464 sayfa, 2020