N. N. Sukhanov – 1917 Rus Devrimi (2020)

Nikolai Nikolaevich Sukhanov, ilk Sovyet MYK üyelerinden biri olmasıyla tarihçiden de öte, Rus Devrimi’nin birebir tanığıdır.

Sukhanov’un günü gününe tuttuğu notlardan oluşan bu nadide kitap ise, Rus Devrimi’nde yaşananları sıcağı sıcağına anlatan eşsiz bir çalışma.

Sukhanov’un toplamda yedi ciltlik, binlerce sayfalık bu eseri, ilk olarak Berlin’de yayımlandı, Stalin yönetimindeki Rusya’da yayımlanması ise mümkün olmadı.

Rus Devrimi literatüründe kabul görmüş ilk on kitaptan biri olarak gösterilen kitabında Sukhanov, Şubat Devrimi’nden Ekim Devrimi’ne, Nisan Günleri’nden Temmuz Günleri’ne 1917’yi baştan sona kapsayan notlarla detaylı bir Rus Devrimi fotoğrafı çekiyor.

Kitap, Sukhanov’un Martov gibi mesai ve mücadele arkadaşlarının yanı sıra Lenin, Troçki, Kamenev, Kerenski gibi isimler üzerine yaptığı incelikli gözlemleriyle de dikkat çekiyor.

  • Künye: N. N. Sukhanov – 1917 Rus Devrimi: Devrim Üzerine Notlar, çeviren: Gün Zileli, Edebi Şeyler Yayınları, siyaset, 632 sayfa, 2020

Kolektif – Kent ve Planlama (2020)

Kent planlaması üzerine nitelikli eser arayanlar bu kitabı kaçırmasın.

48 yazarın katkıda bulunduğu, tam 728 sayfalık bu dev çalışma, planlama kavramlarından planlama hukukuna, İstanbul’un dönüşümünden planlamada yenilikçi yaklaşımlara konuyu çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Çalışmanın, Türkiye’de şehir ve bölge planlama, kentsel tasarım ve kentsel planlamanın öncü isimlerinden Prof. Hüseyin Kaptan’a armağan olması ise bambaşka bir güzellik.

Kaptan Hoca ile birlikte çalışmış, planlamış, üretmiş, yolu kesişmiş akademisyen ve tasarımcıların 34 makalesini bir araya getiren kitap, konuyla ilgilenen her okurun kitaplığında muhakkak bulunmalı.

  • Künye: Kolektif – Kent ve Planlama (Hüseyin Kaptan’a Armağan), editör: İclal Dinçer ve Zeynep Enlil, YEM Yayın, mimari, 728 sayfa, 2020

Alexander Moseley – Siyaset Felsefesine Giriş (2020)

Siyaset felsefesinin başlangıcından bugüne uğradığı ana duraklar hakkında aydınlanmak için harika bir rehber.

Alexander Moseley devletçilikten muhafazakârlığa, sosyalizmden anarşizme ve ekolojiye siyasi düşünceleri en özlü biçimleriyle ele alıyor.

Çalışma, bir yandan okuru konuyla ilgili düşünmeye sevk etmesi, öte yandan da mevcut siyasi keşmekeşi anlamasını sağlayacak entelektüel donanımı sağlamasıyla büyük önem arz ediyor.

Kitap bununla da yetinmeyerek hukuk, savaş, küreselleşme, enternasyonalizm, milliyetçilik ve ayrılma hakkı bağlamlarında uygulamalı bir siyaset felsefesini tartışıyor, ayrıca Platon’dan Aristoteles’e, Locke’tan Rousseau’ya, Hobbes’tan Marx ve Rawls’a, siyaset felsefesine büyük katkılarda bulunmuş belli başlı isimlerin fikirlerini de serimliyor.

  • Künye: Alexander Moseley – Siyaset Felsefesine Giriş, çeviren: Banu Karakaş, Metropolis Kitap, felsefe, 286 sayfa, 2020

Judith Butler – Çöz(ül)en Cinsiyet (2020)

Cinsel farkı nedeniyle dışlananlar için yeni bir hayat dilini nasıl kurabiliriz?

Judith Butler, toplumsal cinsiyet ve feminist teorinin, yalnızca dışlananı değil ataerkiyi, iktidarı, kısacası tüm bir toplumu nasıl özgürleştirebileceğini ortaya koyuyor.

Çalışmasında toplumsal cinsiyet karmaşıklığına hukuk, psikiyatri, sosyal teori ve edebiyat teorisi içinde yeni bir meşrulaştırma lügatı geliştirmeye koyulan Butler, bunu da iyi bir hayat nasıl yaşanır sorusunu merkeze alarak yapıyor.

Böylece ‘Çöz(ül)en Cinsiyet’, cinsel farkı nedeniyle dışlananlar için iyi bir hayatın nasıl yaşanacağını toplum, edebiyat, felsefe, sosyoloji ve klinikte izlemesiyle çok önemli.

  • Künye: Judith Butler – Çöz(ül)en Cinsiyet, çeviren: Barış Engin Aksoy, MonoKL Yayınları, feminizm, 304 sayfa, 2020

Simon Critchley – Mizah Üzerine (2020)

Mizah ve kahkahanın anti-depresan özelliği üzerine usta işi bir felsefi soruşturma.

Simon Critchley, insan gibi melankolik bir varlığın nasıl olup da gülebildiğini, başka bir deyişle biçareliğimizdeki yüceliğimizin izini sürüyor.

Kitapta, esprinin fenomenolojisinden bedenin dışa vurduğu bir patlama olarak kahkahaya, tutucu mizahtan kahkahanın mesiyanik gücüne, felsefede mizahtan etnisite ve mizahın etnisitesine ve mizah ile psikanalize pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Gülmenin bizim hem yüceliğimiz hem de çaresizliğimiz olduğunu belirten Critchley, gülmenin gerçek bir anti-depresan olduğunu, özgürleştirdiğini ve hafiflettiğini söylüyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Mizah, egonun kendisini gülünç bulmasıyla harekete geçen bir anti-depresandır. Özne kendini adi bir nesne olarak görünce, acı acı ağlamak yerine, kendine gülerek teselli bulur. Mizah egoyu körelten, Prozak kaynaklı sersemlik gibi işleyen bir anti-depresan olmaktansa, bir tür kendini tanıma ilişkisidir.”

“Mizah genellikle karanlık ama her zaman berraktır. Kişinin kendisi ve dünyası ile kurduğu derinlemesine bilişsel bir ilişkidir. Mizahın bize insan durumunun tevazusu ve sınırlılığını hatırlattığını ileri sürmek isterim; trajik-kahramansı bir olumlamaya değil güldürücü onaya, Prometheusçu bir otantikliğe değil, otantik olmamanın komikliğine çağrıda bulunan bir sınırlılığı.”

“Benim için gülümseme – sahip olmak ile olmamakla, haz ile acıyla, insan durumunun yüceliği ve acısıyla alay eden – mizahın özüdür. Bu, en yüce gülüş, gülmeye gülen gülüş, mutsuzluğa gülen gülüş, epigrafın bu kitaba karşı neşesiz gülüşüdür, risus purus’tur. Yine de bu gülümseme mutsuzluk değil yükselme, serbestlik, özgürlük ve tesellinin duruluğunu getirir. Bu nedenle, biz, melankolik hayvanlar yani insanlar aynı zamanda en güler yüzlü olanlarız. Gülümseriz, kendimizi gülünç buluruz. Biçareliğimizden gelir yüceliğimiz.”

  • Künye: Simon Critchley – Mizah Üzerine, çeviren: Seyran Sam, MonoKL Yayınları, felsefe, 136 sayfa, 2020

Rita Sommers Flanagan ve John Sommers Flanagan – Klinik Görüşme (2020)

Özellikle genç klinisyenlerin kaçırmaması gereken bu çalışma, klinik görüşmelerin nasıl yapılacağı konusunda bir başvuru kaynağı.

Rita Sommers Flanagan ve John Sommers Flanagan psikoloji, psikiyatri, psikolojik danışma ve rehberlik, sosyal hizmetler başta olmak üzere görüşme ile bir başka kişiye yardım etmeyi amaç edinmiş pek çok meslek çalışanına zengin bir içerik sunuyor.

Toplamda dört kısımdan oluşan çalışmanın ilk kısmında, klinik görüşmede temel ve güncel uygulamalar açıklanıyor.

İkinci kısım, klinik görüşme sürecinde dinleme ve ilişki geliştirmeyi, üçüncü kısım da, görüşmenin yapılandırılması ve değerlendirilmesi sürecini ele alıyor.

Çalışmanın son kısmı ise, zorlu danışanlar, genç danışanlar, aile ve çift görüşmeleri gibi özel gruplarla klinik görüşmelerin nasıl yapılacağını irdeliyor.

  • Künye: Rita Sommers Flanagan ve John Sommers Flanagan – Klinik Görüşme: Psikolojik Değerlendirme Esasları, çeviren: Gülçin Akbaş ve Leman Korkmaz, İthaki Yayınları, psikoloji, 608 sayfa, 2020

 

W. Lawrence Neuman – Toplumsal Araştırma Yöntemleri, Cilt 1-2 (2020)

Lawrence Neuman’ın bu kitabı, sosyal bilimler alanında klasik olmaya aday.

İlk olarak 2006’da yayınlanan iki ciltlik bu devasa çalışma, o günden bu yana dünyanın pek çok ülkesinde sosyal bilimlerle ilgilenen akademisyenlerin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve araştırmacıların başucu kaynaklarından biri haline geldi.

Kitabın son baskısından yapılan elimizdeki çeviri de, Türkiye’de sosyal bilimler alanında çalışan araştırmacılar ve öğrenciler için çok önemli bir kılavuz.

Kitap, nitel ve nicel toplumsal araştırma yöntemlerini, farklı bilimsel paradigmaların ontolojik, epistemolojik ve metodolojik öngörülerini dikkate alarak açıklıyor.

Bir araştırmanın ilk aşamasından son aşamasına bütün ayrıntılarıyla vakıf olmak açısından kitabı edinmekte fayda var.

  • Künye: W. Lawrence Neuman – Toplumsal Araştırma Yöntemleri, Cilt 1-2, çeviren: Özlem Akkaya, Siyasal Kitabevi, sosyoloji, 1024 sayfa, 2020

Billie Holiday ve William Dufty – Billie Holiday Otobiyografi (2020)

Billie Holiday, olağanüstü bir blues şarkıcısıydı, ama bundan çok daha fazlasıydı.

Irkçı önyargılar ve sömürüyle mücadele eden muhteşem bir kadındı mesela.

Bu kitap, Billie Holiday’in görkemli yükselişinin ve dokunaklı hayatının sağlam bir anlatısı olarak karşımızda duruyor.

Holiday kitabında, yetiştiği çevreyi, müzik kariyerinde tanıştığı sıra dışı simaları ve hem bir kadın hem de bir siyahi olarak ödediği akıl almaz bedelleri bizimle paylaşıyor.

Bunun yanı sıra, tekrar tekrar girdiği hapis günlerini, aşklarını, evliliklerini ve hayatını zindana çeviren eroin bağımlılığını da çekincesiz anlatıyor Holiday.

Kitap, tüm acılara rağmen tebessüm etmeyi başarabilmiş, trajedilere ince esprileriyle karşılık vermiş sıra dışı bir kadının dünyasına yakından bakmamıza olanak veriyor.

  • Künye: Billie Holiday ve William Dufty – Billie Holiday Otobiyografi, çeviren: Avi Pardo, Encore Yayınları, otobiyografi, 207 sayfa, 2020

Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali (2020)

Bugün her bebek, gözlerini Devlet “Ana”dan miras borçlara açıyor.

Sınıf mücadelesinin şimdi borç etrafında serpilip yoğunlaştığını belirten Maurizio Lazzarato da, Nietzsche, Deleuze, Guattari, Foucault ve Marx’ın fikirleri ışığında, neoliberal sistemin kamu borcuyla tüm toplumu nasıl borçlandırıp esir aldığını ortaya koyuyor.

Dünyanın dizginlerini ele geçirmiş neoliberal iktisada sıkı bir eleştiri olarak okunabilecek kitapta Lazzarato, borç dediğimiz olgunun kapitalist ekonomi için tehdit olmak bir yana, bizzat neoliberal projenin tam merkezinde bulunduğunu belirtiyor.

Lazzarato’ya göre, alacak-borçlu ilişkisi, sömürü ve tahakküm mekanizmalarını çaprazlama şiddetlendiriyor.

Zira bu ilişki, çalışanlar ile işsizler, tüketiciler ile üreticiler, çalışan ve çalışmayan nüfus yahut emekliler arasında hiçbir ayrım yapmıyor.

Bu kesimlerin tümü sermaye karşısında borçlu, suçlu ve sorumluyken, sermaye ise kendini Büyük Alacaklı, Evrensel Alacaklı olarak gösteriyor.

Borç ekonomisini ve onun tabi kılma politikasını kapsayan ve aşan borç ekonomisini analiz etmek için teorik araçlardan, kavramlardan yoksunduk.

‘Borçlandırılmış İnsanın İmali’, tam da bu boşluğu doldurmasıyla büyük öneme haiz.

  • Künye: Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali: Neoliberal Durum Üzerine Deneme, çeviren: Murat Erşen, Dergah Yayınları, siyaset, 143 sayfa, 2020

Kolektif – Mekânsal Ağlar (2020)

Anadolu’nun arkeolojik, kültürel mirası ve kimliği hakkında çok önemli bir haritalama.

Daha önce burada ‘Lydia Arkeolojisi‘ adlı önemli bir kitabına da yer verdiğimiz Christopher Roosevelt’in derlediği bu derleme yayın, bunu da, geçmişi incelemek için Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve diğer analitik araçların kullanıldığı araştırma projelerine odaklanarak yapıyor.

Arkeoloji ve kültürel miras alanlarında görece yeni tekniklere de odaklanan çalışma, veri koleksiyonlarını mekânsal boyuta taşıyan ve web tabanlı haritalamaya yönelik çalışma yapan farklı disiplinlerden araştırmacıları bir araya getiriyor.

Kitapta yer alan makaleler, Ortaçağ Anadolu’sundaki Yahudi toplulukların haritalanması, Hrant Dink Vakfı’nın Türkiye Kültür Varlıkları Haritası, Osmanlı dönemindeki bostancıbaşı kayıtlarından yola çıkarak İstanbul kıyı şeridindeki sosyo-mekânsal farklılıkların araştırılması gibi farklı konuları ele alıyor.

  • Künye: Kolektif – Mekânsal Ağlar: Araştırma ve Kamu Erişimi İçin Anadolu’nun Geçmişinin Haritalandırılması, derleyen: Christopher H. Roosevelt, çeviren: Duygu Çamurcuoğlu ve N. Pınar Özgüner, Koç Üniversitesi Yayınları, arkeoloji, 224 sayfa, 2020