Feroz Ahmad – Jön Türkler: Osmanlı İmparatorluğu’nu Kurtarma Mücadelesi (2020)

Jön Türklerin I. Dünya Savaşı yıllarında verdikleri Osmanlı İmparatorluğu’nu yok olmaktan kurtarma mücadelesi üzerine çok önemli bir çalışma.

Kitap, Feroz Ahmad’ın ilk kez 1969’da yayımlanan ‘İttihat ve Terakki’ adlı büyük yankı uyandırmış eserinin devamı niteliğinde.

Ahmad burada, 191-1918 zaman aralığında, siyasi kontrolü tamamen ele geçiren İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Cihan Harbi’ne girişinden liderlerinin bir Alman denizaltısıyla kaçmak zorunda kaldıkları 1918 yılına kadar yaşanan önemli dönüm noktalarını izliyor.

Kitabın dikkat çeken yönlerinden biri de, İttihatçıların Atatürk’ün önderliğinde modern Türkiye’nin doğuşu mücadelesindeki yerlerini ve 1926 İzmir Suikastı davasıyla birlikte tasfiye edilmeleri sürecini de ele alması.

  • Künye: Feroz Ahmad – Jön Türkler: Osmanlı İmparatorluğu’nu Kurtarma Mücadelesi (1914-1918), çeviren: Tansel Demirel, İş Kültür Yayınları, tarih, 312 sayfa, 2020

Pierre Bourdieu – Sanatın Kuralları (2020)

Pierre Bourdieu’nün yeni bir baskıyla yayımlanan ‘Sanatın Kuralları’, sanat sosyolojisi alanında kült yapıtlardandır.

Bourdieu burada, on dokuzuncu yüzyılda devlet bürokrasisi ve akademilerin dayattığı güzellik anlayışlarından kendini kurtaran bir yazınsal ve sanatsal dünyanın nasıl adım adım yapılandığını ortaya koyuyor.

On dokuzuncu yüzyılın ortalarından günümüze yazın ve sanat tarihine bir pencere açan Bourdieu, özellikle Gustave Flaubert’in modern yazın alanında yaptıklarını diğer sanatlara uyarlıyor.

Bunu yaparken sanat ile toplumsal yapı arasındaki çok yönlü ilişkiyi güçlü bir şekilde hatırlatan Bourdieu, on dokuzuncu yüzyılda sanatın edindiği yeni özerkliğin toplumsal yapıyla olan karmaşık bağlantısını çözümlüyor.

  • Künye: Pierre Bourdieu – Sanatın Kuralları: Yazınsal Alanın Oluşumu ve Yapısı, çeviren: Necmettin Kâmil Sevil, Alfa Yayınları, sanat, 588 sayfa, 2020

Giorgio Agamben – Çocukluk ve Tarih (2020)

Çocukluk ve günlük yaşamı merkeze alarak deneyim ve bilginin nasıl birbirinden ayrıldığını izleyen harikulade bir çalışma.

Giorgio Agamben, yeni baskısıyla raflardaki yerini alan kitabında, Kant, Hegel, Husserl ve Benveniste’yi takip ederek çocukluk, dil, deneyim ve bilgi konularını yeniden yorumluyor.

Walter Benjamin, “deneyim yoksulluğu”nun 1. Dünya Savaşı’nın sebep olduğu yıkımın bir sonucu olarak moderniteden kaynaklandığını söylemişti.

Agamben ise, deneyimin yıkılması için artık bir felakete gerek kalmadığını, herhangi bir modern şehirdeki günlük yaşamın bunun için yeterli olabileceğini söylüyor.

Doğa ve kültür arasındaki antropolojik karşıtlık; konuşma ve dil arasındaki dilbilimsel zıtlık; öznenin doğuşu ve bilinçaltının ortaya çıkışı; ritüeller ve oyunlar arasındaki farklılıklar, Agamben’in bu bağlamda tartıştığı kimi dikkat çekici konular.

Deneyim, bilgi, oyun gibi herkesin üzerinde anlaştığını düşündüğü terimleri didikleyen Agamben, felsefeden dilbilime, antropolojiden siyasete geçerek, okura yeni ufuklar açıyor.

  • Künye: Giorgio Agamben – Çocukluk ve Tarih: Deneyimin Yıkımı Üzerine Bir Deneme, çeviren: Betül Parlak, Alfa Yayınları, felsefe, 212 sayfa, 2020

Yannis Hamilakis – Ulus ve Harabeleri (2020)

Arkeoloji, tarih, siyaset ve antropolojinin kesiştiği noktada yer alan özgün bir çalışma.

Yannis Hamilakis ‘Ulus Harabeleri’nde, Yunanistan’da klasik antikite, arkeoloji ve ulusal imgelem arasındaki ilişkileri çok yönlü bir bakışla inceliyor.

Bunu yaparken günümüz toplumu ve siyasetiyle geçmişin izleri ve yansımaları arasındaki karmaşık ilişkiyi gözler önüne seren Hamilakis, belirli bir disipline hapsolmadan, uzmanlardan meraklı genel okuyuculara kadar uzanan geniş bir okur kitlesine hitap ediyor.

Ulus tasavvurunun geçmişe ait maddi izlere neden ihtiyacı vardır?

Bu izler, ulusun hayal edilme sürecinde nasıl bir işlev görür?

Batı modernliğinin araçlarından biri olan arkeoloji, ulusun varlığına kanıt oluşturduğu düşünülen eserleri nasıl üretir?

Ulus-devletler, aydınlar ve ulusun “ötekileri” de dâhil olmak üzere farklı gruplar, kendi ulusallık fikirlerini kurgulamada eski eserleri nasıl kullanırlar?

Hamilakis, disiplinlerarası bir bakışla bu ve bunun gibi pek çok ilginç sorunun yanıtını tartışıyor.

  • Künye: Yannis Hamilakis – Ulus ve Harabeleri: Yunanistan’da Antikite, Arkeoloji ve Ulusal İmgelem, çeviren: Ayşe Boren, İletişim Yayınları, arkeoloji, 480 sayfa, 2020

David Macey – Michel Foucault (2020)

Michel Foucault’nun yaşamı, entelektüel serüveni ve beslendiği kaynaklar üzerine sağlam bir çalışma arayanlara bu kitabı öneriyoruz.

David Macey, Foucault’nun nasıl bir düşünce ortamı içinde yaşadığını, nasıl ürettiğini, ayrıca Althusser, Hyppolite, Canguilhem, Dumezil, Barthes, Deleuze, Vuillemin gibi düşünürlerle ilişkilerini çok yönlü bir bakışla ortaya koyuyor.

Macey ayrıca, Foucault’nun Fransa ve yaşadığı diğer ülkelerde başına gelen ilginç olayları; çalışma ve üretme biçimini ve “arkeoloji”, “soykütük”, “hakikat” ve “benlik kaygısı” gibi farklı eserlerine damgasını vuran temel kavramlarının oluşum sürecini de açıklıyor.

Kitap, 20. yüzyıl düşüncesindeki önemli bir kopuşa önderlik etmiş Foucault’nun dünyasına daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: David Macey – Michel Foucault, çeviren: Fatih Demirci, Runik Kitap, biyografi, 154 sayfa, 2020

Robert C. Solomon – Akılcılıktan Varoluşçuluğa (2020)

Kant ve Hegel ile başlayan rasyonalist gelenek ile varoluşçular arasındaki bağ nedir?

Ünlü Amerikalı akademisyen Robert Solomon’un tam 710 sayfalık bu muazzam eseri, varoluşçuluğun kökenleri üzerine muazzam bir çalışma.

Solomon, 20. yüzyılın en popüler ve etkili entelektüel akımı olmuş varoluşçuluğun kökenlerini, Nietzsche, Kierkegaard, Husserl, Heidegger, Sartre ve Merleau-Ponty gibi bu geleneğin önde gelen düşünürlerini merkeze alarak açıklıyor.

Solomon bununla da yetinmeyerek, varoluşçuların rasyonalist gelenekle nasıl hesaplaştıklarını ve nasıl bir anlamda onun sürdürücüsü olduklarını tartışıyor.

Solomon’un burada en dikkat çeken tezi ise, kaygı, sahicilik, hiçlik, absürtlük, ümitsizlik, başkalarıyla ilişkiler gibi somut insani deneyimleri felsefenin merkezine taşıyan ve etki gücünü bu somutluktan alan varoluşçuluğun sanıldığı gibi akılcılık karşıtı bir felsefi gelenek olmadığı şeklinde özetlenebilir.

Tüm felsefe okurlarının edinmeleri gereken bir çalışma.

  • Künye: Robert C. Solomon – Akılcılıktan Varoluşçuluğa: Varoluşçular ve 19. Yüzyıldaki Kökleri, çeviren: Reha Kuldaşlı, İş Kültür Yayınları, felsefe, 710 sayfa, 2020

Roger Garaudy – Karl Marx (2020)

Önde gelen Marksist düşünürlerden Roger Garaudy’nin kaleminden şahane bir Karl Marx biyografisi.

Garaudy burada, yalnızca Marx’ın hayatını anlatmıyor, aynı zamanda O’nu etkileri bugün de devam eden büyük bir filozof yapan tarihsel, sosyolojik ve kişisel dinamikleri de açıklıyor.

Kitapta, Marx’ın doğduğu çevre, ailesi, eğitim yılları, Hegelci dönemi, Fichte ve Feuerbach ile tanışması, Engels ile dostluğu ve verdiği politik mücadele gibi konular ayrıntılı bir bakışla ele alınıyor.

Marx’ın düşünce dünyasının şekillenişine ve evrimine daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Roger Garaudy – Karl Marx: Entelektüel Bir Biyografi, çeviren: Adnan Cemgil, Fol Kitap, biyografi, 184 sayfa, 2020

Yılmaz Murat Bilican – Babamın Defterleri (2020)

Gençlerin antik felsefeyi daha yakından tanımasını sağlayacak çok güzel bir kitap.

Yılmaz Murat Bilican’ın kaleme aldığı Özlem Deveci’nin resimleriyle zenginleşen çalışma, aklındaki sorulara yanıt arayan meraklı bir gencin, antik filozofların dünyasına yaptığı bir yolculuğu anlatıyor.

Ege, tozlu raflarda, babasına ait eski defterler bulur.

Bu defterlerde antik felsefe döneminden sekiz büyük filozofla yapılan söyleşiler yer almaktadır.

Ege de bu defterlerden yola çıkarak Thales, Heraklit, Parmenides, Protagoras, Sokrates, Platon, Aristoteles ve Epikuros’la tanışacak ve daha da önemlisi, hem o dönemin hem de günümüzün sorularına yanıt bulmaya çalışacaktır.

  • Künye: Yılmaz Murat Bilican – Babamın Defterleri: Filozoflarla Zamandışı Söyleşiler, resimleyen: Özlem Deveci, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 288 sayfa, 2020

Bruce Fink – Lacancı Özne (2020)

Lacancı özne kavramı hakkında yetkin bir çalışma arayanlara bu eseri kesinlikle tavsiye ederiz.

Bruce Fink, Lacan’ın yeni ve radikal özne teorisini kapsamlı bir şekilde açıkladığı gibi, Lacan’ı, felsefe tarihinde uzun bir geçmişi olan öznenin ne anlama geldiğini araştıran modern düşünürlerin büyük geleneği içine yerleştiriyor.

Fink çalışmasında ayrıca, Lacan’ın öteki, nesne, dil gibi yapılanmış bilinçdışı, yabancılaşma, ayrılık, baba metaforu, jouissance ve cinsel farklılık gibi temel kavramlarını da net bir şekilde açıklıyor.

  • Künye: Bruce Fink – Lacancı Özne: Dil ve Jouissance Arasında, çeviren: Kemal Güleç, Encore Kitap, psikanaliz, 304 sayfa, 2020

Peter Hudis – Fanon: Barikatların Filozofu (2020)

“Biz… artık nefes alamadığımız için de isyan ediyoruz.”

Frantz Fanon bu sözü, Amerika’da siyahilere yönelik uygulanagelen protestolarda gündeme gelen bir slogan olmasından çok önce, 1960’ların başında söylemişti.

Peter Hudis’in eldeki kitabı da, Fanon’un hayatı ve mücadelesi üzerine dört dörtlük bir çalışma.

Hudis, Fanon’un hayatını ve çalışmalarını eleştirel bir bakışla izlemekle kalmıyor, aynı zamanda Fanon’un yazdıklarının günümüzde ırkçılık ve onun doğurduğu yabancılaşmaya nasıl güçlü yanıtlar verdiğini de gözler önüne seriyor.

Fanon, kendi döneminin toplumsal mücadeleleri içerisinde yeni bir insanlık uğruna bıkmadan usanmadan çabaladığı için yirminci yüzyılın önde gelen düşünürlerinden biriydi.

Hudis’in çalışması ise, Fanon’un mevcut momente özgürleştirici bir alternatif geliştirme çabasının yeniden canlanmasına yardımcı olup olamayacağını tartışmasıyla özellikle dikkat çekiyor.

  • Künye: Peter Hudis – Fanon: Barikatların Filozofu, çeviren: İbrahim Yıldız, Dipnot Yayınları, biyografi, 216 sayfa, 2020