Murray Bookchin – Toplumsal Ekoloji ve Komünalizm (2013)

  • TOPLUMSAL EKOLOJİ VE KOMÜNALİZM, Murray Bookchin, çeviren: Fuat Dara Elhüseyni, Sümer Yayıncılık, siyaset, 128 sayfa

TOPLUMSAL

Murray Bookchin ‘Toplumsal Ekoloji ve Komünalizm’de, kökleşmiş toplumsal sorunlardan kaynaklanmış var olan ekolojik sorunlarımızın çözümüne dair perspektifler sunuyor. Bookchin’e göre, yaşanan büyük petrol sızıntıları, tropikal ormanların ve asırlık ağaçların yok edilmesi, yaşam mekânlarını su altında bırakan hidroelektrik santral projelerinin artması ve buna benzer ekolojik tahribatlar, gezegenimizin ekolojik geleceğinin belirleneceği gerçek savaş alanının bizzat toplumsal alan oluşunun göstergeleri. Düşünür, toplumun ekolojik bir temelde yeniden inşa edilebilmesi için ne gibi bir kolektif çalışma yürütüleceğine odaklanıyor.

Murray Bookchin – Toplumu Yeniden Kurmak (2013)

  • TOPLUMU YENİDEN KURMAK, Murray Bookchin, çeviren: Kaya Şahin, Sümer Yayıncılık, siyaset, 228 sayfa

 TOPLUMU

Siyaset felsefecisi Murray Bookchin ‘Toplumu Yeniden Kurmak’ta, bugünkü ekolojik ve toplumsal sorunlarımızın kaynaklarını anlaşılır ve tutarlı bir biçimde ortaya koyuyor. İnsanın insana tahakküm etme anlayışının, doğayı tahakküm altına alma anlayışından önce oluştuğunu ve kabile hiyerarşilerinin, erkek-egemen avcı ve savaşçı toplulukları gibi yapılarla pekiştiğini söyleyen Bookchin, bu tahakküm biçimlerinin zamanla doğaya da yansıtıldığını belirtiyor. Yazar bugünün toplumuna alternatif olarak, katılımcı siyaseti, yerinden yönetimi, yaşanabilir küçük topluluklar oluşturulmasını ve doğaya zarar vermeyecek teknolojileri koyuyor.

Immanuel Wallerstein – Bilginin Belirsizlikleri (2013)

  • BİLGİNİN BELİRSİZLİKLERİ, Immanuel Wallerstein, çeviren: Berivan Alataş, Sümer Yayıncılık, felsefe, 250 sayfa

 BILGININ

Immanuel Wallerstein ‘Bilginin Belirsizlikleri’nde, şimdinin, geçmişin ve geleceğin bilinemeyeceğini savunuyor, bilinemezliğin insanı ve özellikle, kendini sosyal gerçekliği açıklamaya adadığını farz eden sosyal bilimleri soktuğu durumu tartışıyor. Muğlaklığın, bilgi sistemlerimizin temel yapı taşı olarak ele alınması halinde, şimdiye ve tarihe odaklanmada deneysel olarak yararlı olacak gerçeklik anlayışları inşa etmemize olanak tanıyacağını söyleyen Wallerstein, 21. yüzyılda sosyal bilimleri bekleyen sorunları, kesinliklerin sonunu ve disiplinlerin karşılaştıkları belli başlı ikilemleri nasıl aşacaklarını irdeliyor.