Jeanette Winterson – Fener Bekçisi (2010)

Jeanette Winterson, modern bir masal olarak tanımlanabilecek ‘Fener Bekçisi’nde, Gümüş’ün yaşadıkları üzerinden sevginin dönüştürücü gücünü hikâye ediyor.

Gümüş, babasını hiç tanımamış, annesinin ölümüyle de sahipsiz kalmıştır.

Onu, Cape Wrath Feneri’nin yaşlı bekçisi Pew yanına alır.

İkilinin bir araya gelişi, deniz fenerinin garip hikâyesinin de başlamasına vesile olur.

Zira, güçlü hafızasıyla Pew, 19. yüzyılda bu deniz fenerini kuran din adamı Babil Dark’ın ilginç hayatını Gümüş’le paylaşacaktır.

Dark, biri aydınlık öteki karanlık olmak üzere iki hayat yaşamıştır.

Ve geçmişte kalmış bu hikâyenin, bugün de söyleyebilecekleri vardır.

  • Künye: Jeanette Winterson – Fener Bekçisi, çeviren: Zarife Biliz, Turkuvaz Kitap, roman, 200 sayfa

Claudio Magris – Mikrokozmoslar (2010)

İtalyan edebiyatçı Claudio Magris, Türkçeye daha önce çevrilen ‘Tuna Boyunca’da, Tuna’nın kaynağına inerek, nehrin geçtiği ülkeleri, şehirleri, entelektüel bir bakış açısıyla ele almıştı.

Magris, elimizdeki benzer çalışması ‘Mikrokozmoslar’da ise, doğduğu, yaşadığı toprakları; Trieste ve Istria Yarımadası’na yakın bölgeleri, kendine özgü tarzıyla anlatıyor.

Bu bölgeleri, insanı ve coğrafyasıyla ince ince dokuyan Magris, sıradan hayatlarını yürüten insanların kimi zaman komik, kimi zaman hüzünlü ve nostaljik hikâyelerini sunuyor.

Etkileyici üslubuyla da dikkat çeken kitap, sıradan ve küçük hayatların taşıdığı büyük anlamları gözler önüne seriyor.

  • Künye: Claudio Magris – Mikrokozmoslar, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Turkuvaz Kitap, anlatı, 248 sayfa

Jacques Attali – Karl Marx (2010)

Fransız ekonomist, yazar ve siyasetçi Jacques Attali ‘Karl Marx’ta, “Evrensel zihin” diye tanımladığı Karl Marx’ın yazgısını, entelektüel ve politik yörüngesini, yaşadığı yoksulluğu, parayla ve kadınlarla ilişkisini ve siyaseti kökten değiştiren eserlerini; bütün bir Marx ailesinin serüveni ekseninde anlatıyor.

Kitabın ilgi çeken yönlerinden biri, Marx’a daha çok kutsayıcı ya da düşmanca yaklaşan çalışmaların aksine, ona mesafeli kalmayı başarmasıdır diyebiliriz.

Attali, Marx’ın hayatını ve onun ortaya koyduğu çalışmaları irdelerken, günümüz dünyasını şekillendiren ve birçok dönüşümün yaşandığı 19. yüzyılı da yeniden yorumluyor.

  • Künye: Jacques Attali – Karl Marx, çeviren: Martı Şahin ve Melike Işık Durmaz, Turkuvaz Kitap, biyografi, 432 sayfa

Klaus Mann – Sonsuzda Buluşma (2010)

Büyük yazar Thomas Mann’ın oğlu Klaus Mann’ın anılarının ilk bölümü olan ‘Çağının Çocuğu’ kısa bir süre önce Türkçeye kazandırılmıştı.

Yazarın ‘Sonsuzda Buluşma’ romanı ise, gerek kendisinin, gerek çevresindeki insanların günlük hayatlarını ve nasıl bir ruh hali içinde yaşadıklarını dolaysız bir biçimde vermesiyle dikkat çekiyor.

Hitler’in iktidara gelişinin arifesinde, Almanya’daki huzursuz dönemi tasvir eden Mann, gelecek umutları kalmamış, gerçekliği uyuşturucuda arayan kayıp bir kuşağın dünyasına iniyor.

Roman, Sebastian ve Sonja karakterleri ile arkadaşlarının yaşadıkları aracılığıyla, faşizmin gölgesinde nefes almaya çalışan bohem bir çevreyi resmediyor.

  • Künye: Klaus Mann – Sonsuzda Buluşma, çeviren: Tevfik Turan, Turkuvaz Kitap, roman, 279 sayfa

Kolektif – Kadın ve Mekân (2010)

Uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olan ‘Kadın ve Mekân’da yer alan makaleler, kadınların mekânlarda nasıl, ne tür roller ve işlevler üstlendiklerini; mekânlarda kurdukları ilişkilerle, onları nasıl anlamlandırdıklarını ve varoluş biçimleriyle mekânların nasıl bütünleştiğini irdeliyor.

Kitabın ilk bölümünde yer alan makaleler, koşullar ne olursa olsun mekânda kendini konumlandırırken, yoktan kendini var eden kadınları anlatıyor.

İkinci bölümdeki makaleler, mekânlar aracılığıyla varlıkları sınırlanmaya çalışılan kadınları incelerken, son bölümdeki makaleler de, kadın mekân ilişkisinin farklı ortamlara yansımalarını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Kolektif – Kadın ve Mekân, derleyen: Ayşen Akpınar, Gönül Bakay ve Handan Dedehayır, Turkuvaz Kitap, kadın, 384 sayfa

John Irving – Dördüncü El (2010)

John Irving, trajikomik yönleriyle öne çıkan romanı ‘Dördüncü El’de, bir aslana elini kaptırdıktan sonra hayatı alt üst olan Patrick Wallingrad’ın hikâyesini anlatıyor.

Bir televizyon kanalının muhabiri olarak Hindistan’a giden Wallingford, sol elini bir aslana kaptırır.

Irving’in kurgusunda karşımıza çıkan karakterlerin yolu, bir şekilde bu kazayla kesişir.

İlk el nakli ameliyatını gerçekleştirme hayali kuran el cerrahı Dr. Zajac ve çok sevdiği kocasını elini bağışlamaya ikna eden Doris Clausen, ilginç öyküleriyle, Wallingford’un hayatına adım atar.

Savruk bir hayat yaşayan Wallingford, bu karakterler aracılığıyla hayatı üzerine yeniden düşünmeye başlayacaktır.

  • Künye: John Irving – Dördüncü El, çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu, Turkuvaz Kitap, roman, 336 sayfa

Jonathan Aitken – Nazarbayev: Kazakistan’ı Yaratan Adam (2009)

Göçer bir aileden gelen Nur Sultan Nazarbayev, gençliğinde bir demir çelik fabrikasında yüksek fırın işçisi olarak çalıştı.

Genç bir Komünist Parti üyesi olarak siyasete giren Nazarbayev, Nikita Kruşçev, Mihail Suslov, Leonid Brejnev ve Yuri Andropov dönemlerini yaşadı.

Daha sonra önlenemez bir hızla yükselen Nazarbayev, 1991 yılında kurulan Kazakistan’ın o günden bu yana devlet başkanlığını yürütüyor.

Jonathan Aitken elimizdeki çalışması ‘Nazarbayev’de, ülkesinde diktatörlük kurmakla da itham edilen Nur Sultan Nazarbayev’in, çelik işçiliğinden dünyanın stratejik açıdan en önemli ülkelerinden Kazakistan’ın devlet başkanlığına, önlenemez yükselişini anlatıyor.

  • Künye: Jonathan Aitken – Nazarbayev: Kazakistan’ı Yaratan Adam, çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu, Turkuvaz Kitap, biyografi, 287 sayfa

Atilla Dorsay – Hindistan Sıcağından Norveç Buzuluna (2009)

‘Hindistan Sıcağından Norveç Buzuluna’, Atilla Dorsay’ın ilgiyle karşılanan ‘Yaşam ve Ölüm Kentleri’nden sonraki ikinci gezi kitabı.

Dorsay bu kitabında, “Gitmeyi hep isteyip asla başaramayacağımı sandığım” dediği coğrafyalara dair izlenimlerini okurlarıyla paylaşıyor.

Fas, Kiev, Bosna, Prag, Karlovy-Vary, Yunan adaları, Taormina, Kopenhag, Hindistan ve Nepal, Dorsay’ın gezdiği dünyanın gözde ülke ve şehirlerinden birkaçı.

Dorsay ayrıca, Antakya, Adana, Bursa, Afyon, Bodrum, Fethiye, Diyarbakır, Gaziantep ve Kars gibi, Türkiye kentlerine dair izlenimlerini de kitaba dahil etmiş.

Görsel açıdan da oldukça zengin olan kitap, Dorsay’ın gezi yazılarını okumak isteyenler için iyi bir fırsat.

  • Künye: Atilla Dorsay – Hindistan Sıcağından Norveç Buzuluna, Turkuvaz Kitap, gezi, 189 sayfa

Ian McEwan – Zamanın İzlerinde (2009)

İngiliz yazar Ian McEwan, bir yetişkinlik ve çocukluk romanı olan ‘Zamanın İzlerinde’ isimli son eserinde, çocuğunu kaybeden bir babanın yaşadığı bunalımı ve dönüşümü hikâye ediyor.

Çocuk kitapları yazarı olan Stephen Lewis, üç yaşındaki kızıyla birlikte alışverişe çıkar.

Bulundukları süpermarketin kasa kuyruğunda beklerken, dalgınlık sonucu kızını kaybeder.

Bu şok, Lewis’ın hayatının alt üst oluşunun ilk aşaması olacaktır.

Kaybın ağır acısıyla baba, gördüğü her çocuğun yüzünde, kaybolan kızının yüzünü arayacaktır.

Ayrıca baba, kızının yokluğunun üstesinden gelmek için, kendi çocukluğuna doğru bir yolculuğa çıkacaktır.

Yolculuğu Lewis’ı, hem çocukluğunun unutulmuş gizlerine götürecek, hem de onun yetişkinlik, kimlik, yerleşik olmak gibi kavramlar üzerine yeniden düşünmeye sevk edecektir.

McEwan’ın romanıyla, 1987 Whitbread Ödülü’nü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Ian McEwan – Zamanın İzlerinde, çeviren: Emre Ağanoğlu, Turkuvaz Kitap, roman, 278 sayfa

Anne Rice – Vampir Lestat (2009)

‘Vampir Lestat’, Anne Rice’ın ‘Vampir Günlükleri’ üçlemesinin ikinci kitabı.

Hatırlanacağı gibi, çok satan ilk kitap ‘Vampirle Görüşme’, başrollerinde Tom Cruise ve Brad Pitt’in yer aldığı bir filme de uyarlanmıştı.

Rice, serinin ikinci romanında ise, başkahramanı Lestat’ın bir rock yıldızı oluşunu hikâye ediyor.

On sekizinci yüzyılın Paris’inde yaşadığı serüvenlerle bilinen ölümsüz Lestat, günümüz dünyasında hayranları tarafından el üstünde tutulan bir yıldız olmanın keyfini yaşar.

Lestat burada da, kendisinden beklenen sıradışılıkları yapmak için her fırsatı kullanır.

Fakat diğer vampirlerin bu durumdan pek de memnun kalmaması, bazı sıkıntılara sebep olacaktır.

  • Künye: Anne Rice – Vampir Lestat, çeviren: Kıvanç Güney, Turkuvaz Kitap, roman, 677 sayfa