Erik Olin Wright — Sınıfı Anlamak (2026)

Erik Olin Wright, ‘Sınıfı Anlamak’ta sınıf kavramının günümüz kapitalist toplumlarını açıklamadaki gücünü yeniden değerlendiriyor. Sınıfı yalnızca gelir, meslek ya da statü farkı olarak değil; sömürü, tahakküm, fırsatların denetimi ve toplumsal güç ilişkileriyle örülü çok katmanlı bir yapı olarak ele alıyor. Marx ile Weber arasındaki klasik ayrımları yeniden yorumlayan Wright, sınıf tartışmasını karşıt kuramların mücadelesi olmaktan çıkarıp, farklı yaklaşımların güçlü yanlarını bir araya getiren bütünleşik bir analiz geliştirmeyi amaçlıyor.

Kitabın ilk bölümü, Marksist, Weberci ve tabakalaşma temelli sınıf kuramlarını karşılaştırıyor. Wright, her yaklaşımın kapitalist toplumun farklı bir yönünü görünür kıldığını savunuyor: bireysel nitelikler, fırsatların tekelleştirilmesi ve sömürü ilişkileri birbirini dışlayan değil, birbirini tamamlayan açıklama düzeyleri oluşturuyor. Weber, Charles Tilly, Aage Sørensen, Michael Mann, David Grusky, Thomas Piketty ve Guy Standing gibi düşünürlerin yaklaşımları eleştirel fakat yapıcı biçimde tartışılıyor; amaç rakip kuramları çürütmekten çok, açıklayıcı katkılarını ortak bir çerçevede buluşturuyor.

İkinci bölüm, yirmi birinci yüzyılda sınıfın hâlâ anlamlı olup olmadığını sorguluyor. Mikro-sınıf yaklaşımları, gelir ve servet eşitsizlikleri, prekarya tartışmaları ve “sınıfın ölümü” tezleri ayrıntılı biçimde inceleniyor. Wright, kapitalizmin dönüşmesiyle sınıf ilişkilerinin karmaşıklaştığını kabul ediyor; ancak bunun sınıfın ortadan kalktığı anlamına gelmediğini, tersine eşitsizliklerin yeni biçimlerde örgütlendiğini gösteriyor. Özellikle prekaryanın bağımsız bir sınıf olmaktan ziyade mevcut sınıf ilişkilerinin yeni bir görünümü olduğunu savunuyor.

Son bölümde odak, sınıf mücadeleleri ve sınıf uzlaşmalarına kayıyor. Wright, kapitalistlerle işçiler arasındaki ilişkinin yalnızca sıfır toplamlı bir çatışma olmadığını; belirli tarihsel ve kurumsal koşullarda her iki tarafın da yarar sağlayabileceği sınıf uzlaşmalarının mümkün olabileceğini ileri sürüyor. Ancak ekonomik krizler, küreselleşme ve neoliberal dönüşümler bu uzlaşma zeminini aşındırırken yeni çatışma dinamikleri yaratıyor.

‘Sınıf Anlamak’ (‘Understanding Class’), kapitalizmi anlamanın ve daha adil toplumsal düzen arayışlarının hâlâ sınıf çözümlemesini gerektirdiğini; farklı kuramsal gelenekleri birlikte düşünmenin ise bu arayışı hem analitik hem de siyasal açıdan daha güçlü kıldığını söylüyor.

Erik Olin Wright — Sınıfı Anlamak
Çeviren: Yener Çıracı • Yordam Kitap
Sosyoloji • 336 sayfa • 2026

Elizabeth M. Deloughrey – Antroposen Alegorileri (2025)

Elizabeth M. Deloughrey’in ‘Antroposen Alegorileri’ kitabı, insanlığın gezegen üzerindeki derin etkilerinin ve bu etkilerin edebiyattaki yansımalarının incelendiği önemli bir çalışma. Kitap, özellikle iklim değişikliği ve çevresel bozulmanın edebiyatta nasıl temsil edildiğini mercek altına alıyor.

Deloughrey, “Antroposen” kavramını merkez alarak, insan faaliyetlerinin gezegenin jeolojik süreçlerini etkileyecek kadar önemli bir hale geldiği yeni bir jeolojik çağın başladığını söylüyor. Bu yeni çağda, insanlık hem jeolojik bir güç haline geliyor hem de bu gücün sonuçlarıyla yüzleşiyor.

Kitapta, Karayipler ve Pasifik Adaları gibi iklim değişikliğinin etkilerini en şiddetli hisseden bölgelerin edebiyatına özel bir önem veriliyor. Bu bölgelerden gelen yazarların eserlerinde, yükselen deniz seviyeleri, şiddetli fırtınalar, ekosistemlerin çöküşü gibi konuların nasıl ele alındığı inceleniyor. Deloughrey, bu eserlerde yer alan alegorik anlatıların, iklim krizinin karmaşıklığına ve insan deneyiminin derinliğine dair önemli içgörüler sunduğunu vurguluyor.

Yazar, aynı zamanda, edebiyatın iklim değişikliğiyle mücadelede oynayabileceği rolü de tartışıyor. Edebiyatın, iklim krizinin duygusal ve psikolojik etkilerini anlamamıza yardımcı olabileceğini, empati kurmamızı sağlayabileceğini ve toplumsal bilinç oluşturabileceğini savunuyor.

‘Antroposen Alegorileri’, yerli ve postkolonyal halkların sömürgecilik ve insan kaynaklı iklim değişiminin etkileriyle nasıl edebiyat aracılığıyla mücadele ettiğinin izini sürüyor ve postkolonyal adaletsizliklerin günümüzün çevresel felaketleriyle nasıl iç içe geçtiğini, yıkımın estetiği ve anlatı biçimleri üzerinden çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor.

Kitap, iklim değişikliği ve edebiyat arasındaki ilişkiyi derinlemesine inceleyen, disiplinler arası bir çalışma. Kitap, hem akademisyenler hem de iklim krizi ve edebiyatla ilgilenen herkes için değerli bir kaynak.

  • Künye: Elizabeth M. Deloughrey – Antroposen Alegorileri, çeviren: Yener Çıracı, Livera Yayınevi, ekoloji, 376 sayfa, 2025