Göksel Aymaz – Militan İyimserlik (2021)

Harekete geçirmeyen, hamlesiz, kötürüm bir iyimserlik yerine, militan bir iyimserliği nasıl inşa edebiliriz?

Ernst Bloch’un “Gelecek kısmet olarak gelmez insanın ayağına” sözünden yola çıkan Göksel Aymaz da, sosyal bilimlerde bugün esamisi dahi okunmayan değiştirme arzusuyla yüklü bir epistemoloji öneriyor.

Sosyal bilimlerin iyi ve güzel olanı ne yaratmaya ne de ayırt etmeye yarayacak araçlara sahip olmadığını, sadece doğru olanı ayırt edebilecek araçlara sahip olduğunu iddia ettiğini ve sosyal teoride umudun bugün çok nadir bulunduğunu belirten Aymaz, bu sorunu aşmak, başka bir deyişle iyi ve güzel olanı gelecekte yaratma uğraşına Bloch’un mucidi olduğu “Militan İyimserlik” yaklaşımının nasıl eşlik edebileceğini tartışıyor.

  • Künye: Göksel Aymaz – Militan İyimserlik: Sosyal Bilimler İçin Bir Epistemoloji, Yordam Kitap, siyaset, 192 sayfa, 2021

Kolektif – Proletaryanın Büyülü Kutusu (2021)

Türkiye siyasal hayatında çok önemli ve değerli bir yeri olan Türkiye İşçi Partisi, 13 Şubat 1961ʼde 12 işçi-sendikacı tarafından kuruldu.

Bu yıl, Türkiye İşçi Partisiʼnin 60. kuruluş yıldönümü ve bu eşsiz çalışma da, TİP sözcülerinin 1961-1971 döneminde yaptıkları o efsanevi radyo konuşmalarına odaklanıyor.

Türkiye’nin 1960ʼlı yıllarında radyo en önemli iletişim aracıydı.

Televizyon yayınları bu on yılın sonlarına doğru başlayacaktı.

Radyo, 1961 yılına gelinceye dek devletin ve egemen sınıfların ağzıydı.

Fakat mikrofonların başına Türkiye İşçi Partisi sözcüleri geçince, devlet radyosu bir anda “proletaryanın büyülü kutusu” haline geldi.

Türkiye İşçi Partisi sözcüleri, devlet radyosunda yaptıkları konuşmalarla yepyeni bir siyaset dili ve etkileyici bir siyasal seslenme biçimi oluşturdular.

İşte bu özenli çalışma, TİP sözcülerinin altı seçim için yaptıkları efsanevi radyo konuşmalarının metinlerini içermekle kalmıyor, Mehmet Ali Aybar’dan Yaşar Kemal’e, Kemal Türkler’den Can Yücel’e, Rıza Kuas’tan Hamdoş’a, Tarık Ziya Ekinci’den Çetin Altan’a TİP’in çok etkili hatiplerinin radyoda yaptığı konuşmaların ses kayıtlarını da içinde barındırıyor.

Bu tarihî konuşmalar, karekodlar aracılığıyla da dinlenebiliyor.

Yedi bölümden oluşan ‘Proletaryanın Büyülü Kutusu’nun “Nağmeler” başlığını taşıyan ilk bölümünde, Erdem Buriʼnin yazıp Tülay Germanʼın seslendirdiği ve TİPʼin seçim şarkısı olarak da kullanılan “Yarının Şarkısı” ile Can Yücel tarafından yazılıp Barış Özgenç tarafından bu kitap için özel olarak seslendirilen “TİP Türküsü” adlı şiir yer alıyor.

İkinci bölümde Gökhan Atılganʼın bu konuşmaları ele alan makalesi bulunuyor.

“Sesler” başlığını taşıyan üçüncü bölümde, TİPʼin sözcülerinin radyodaki seçim konuşmalarının metinleri yer alıyor.

Behice Boranʼın 1968ʼdeki radyo konuşması da ilk kez bu kitapla okuyucuya ulaşıyor.

“Sözler” başlığını taşıyan Dördüncü Bölümde TİPʼin 1963, 1965, 1966, 1968 ve 1969 seçim bildirileri yer alıyor.

TİP adına radyo konuşması yapan 43 kişinin portrelerinin yer aldığı beşinci bölüm, “Yüzler” başlığını taşıyor.

Kitabın ekler bölümünde ise, TİPʼin 1961-1969 dönemindeki radyo konuşmalarına ilişkin bazı belgeler bulunuyor.

  • Künye: Kolektif – Proletaryanın Büyülü Kutusu: Türkiye İşçi Partisi Radyoda, hazırlayan: Attila Aşut ve Gökhan Atılgan, Yordam Kitap, siyaset, 544 sayfa, 2021

George Thomson – Eski Yunan Toplumu Üstüne İncelemeler, Cilt 1 – 2 (2021)

Batı uygarlıklarına kaynaklık etmiş tarihöncesi Ege’de felsefe, bilim ve sanatın gelişimi üzerine harikulade bir eser.

İki cilt olarak yayımlanan ‘Eski Yunan Toplumu Üstüne İncelemeler’in ilk cildi ‘Tarihöncesi Ege’, ikincisi ise ‘İlk Filozoflar’ başlığını taşıyor.

Sosyal bilim alanında, etnoloji, arkeoloji, sosyoloji, dilbilim gibi disiplinlerden yararlanan, disiplinlerarası çalışmalar açısından çığır açmış bir yapıt olan ‘Tarihöncesi Ege’de, eskiçağın Ege’si ele alınıyor.

Burada, totemcilikten dine, kabileden devlete, anaerkillikten ortaklaşmacılığa tüm bir tarihsel süreç ortaya konulurken, farklı Ege halklarının, kahramanlık çağı hanedanlıklarının ve onların destanını anlatan Homeros’un hikâyelerine de uzanılıyor.

Çalışmanın ikinci cildi olan ‘İlk Filozoflar’ ise, eskiçağ felsefesine ve felsefenin tarihine maddeci bir anlayışla ve meta üretimiyle ilişkileri bağlamında yaklaşıyor.

Thomson bu yapıtında da, farklı ilkçağ toplumlarındaki büyü ve miti, tanrıların doğuşunu, Doğu despotizmini, Yunanistan ile Çin arasındaki benzerlik ve farklılıkları, Yakındoğu ve Mezopotamya’yı, Suriye ve Girit’i ve tüm bu coğrafyalardaki düşünürleri derinlemesine inceliyor.

Burada farklı filozoflar ve felsefe okulları, hem demokrasiye bakışlarıyla, hem “oluş”, “varlık” gibi kavramlara dönük düşünsel üretimleriyle hem de maddecilik ile idealizm arasındaki konumlanışlarıyla irdeleniyorlar.

  • Künye: George Thomson – Eski Yunan Toplumu Üstüne İncelemeler, Cilt 1 – 2, çeviren: Celal Üster ve Mehmet H. Doğan, Yordam Kitap, tarih, 864 sayfa, 2021

Oktar Türel – Küresel İktisadi Tarihçe, 1980-2009 (2021)

“Neoliberal Çağ” olarak adlandırabileceğimiz 1980-2009 dönemindeki küresel iktisadi gelişmeleri ustaca betimleyen ve analiz eden bir çalışma.

Oktar Türel’in daha önce yayımlanan ve burada da yer verdiğimiz ‘Küresel Tarihçe, 1945-79’un devamı olan kitap, neoliberal çağın küresel iktisadi yönetişim mekanizmasını, iktisat politikalarını ve bunların uygulanmasını adım adım izliyor.

Kitap, üç kısımdan oluşuyor.

Türel burada, neoliberal dönüşümün dönüm noktalarından uluslararası para ve finans sisteminin değişimine, dünya ticaretinde kurumsallaşmalardan kaynak tahsisi sorunları ve politikalarına, talep yönetimi ve bölüşüm politikalarından çağdaş kapitalizmin finansal krizlerine pek çok konuyu aydınlatıyor.

  • Künye: Oktar Türel – Küresel İktisadi Tarihçe, 1980-2009, Yordam Kitap, iktisat, 480 sayfa, 2021

Ellen Meiksins Wood – Kapitalizmin Kökeni (2021)

Kapitalizme alternatif düşünebilmek için kapitalizmin geçmişine ilişkin alternatif anlayışları tartmak gerekir.

İşte çağdaş Marksist düşüncenin büyük isimlerinden Ellen Meiksins Wood’un bu çalışması da, kapitalizmin kökeni ve buna ilişkin tarihsel-teorik tartışmalar üzerine eşsiz bir eser.

Wood öncelikle, konuya ilişkin başlıca tarihsel açıklamaları ve tartışmaları özetliyor, özellikle en yaygın kapitalist gelişme modeli olan “ticarileşme modeli”ni ele alarak bu modele yapılan başlıca itirazları inceliyor.

Yazar, devam eden sayfalarda da, basmakalıp görüşlere karşı çıkan alternatif bir tarihsel anlatı taslağı çiziyor ve bu bağlamda, kapitalist olmayan ticaret, kapitalist emperyalizmin kökeni, kapitalizm ile ulus devlet arasındaki ilişki üzerine özgün tezler geliştiriyor.

“Kapitalizm olarak bildiğimiz bu dinamik iktisadi sistem, nasıl oldu da feodal Avrupa’nın köylüleri ve derebeyleri arasından çıkıp gelişebildi?” sorusunun yanıtını arayan çalışma, kapitalizmin, son derece özgün tarihsel koşulların geç kalmış ve belli bir yere sıkışmış bir ürünü olduğunu ortaya koyuyor.

  • Künye: Ellen Meiksins Wood – Kapitalizmin Kökeni: Geniş Bir Bakış, çeviren: A. Cevdet Aşkın, Yordam Kitap, tarih, 224 sayfa, 2021

Lev Vigotski – Psikolojideki Krizin Tarihsel Anlamı (2021)

Kuramları psikoloji biliminde devrim yaratmış Lev Vigotski, gelişim psikolojisinden eğitim bilimine ve sanat psikolojisine çok farklı alanlarda üretti.

Düşünürün ilk kez 1926’da yayımlanan ve güncelliğini bugün de koruyan ‘Psikolojideki Krizin Tarihsel Anlamı’, psikoloji biliminin içinde bulunduğu krizden kurtuluşunun yolunun Marksist materyalist bir yöntembilime dayalı psikoloji bilimini yeniden inşa etmek olduğunu belirtiyor.

Vigotski bu amaçla, Marx’ın kapitalist toplumsal üretim ilişkilerini çözümleme yöntemini, psikoloji biliminin konusuna uygun kavramlar ve kavramsal aygıtlarla psikoloji bilimine uyguluyor.

Kendi döneminin ana akım psikoloji eğilimlerinin bir çeşit meta-psikolojiye dönüştüklerini, bir dünya görüşü, bir metafizik olarak ortaya çıktıklarını söyleyen Vigotski’nin burada yürüttüğü tartışma, günümüzde psikoloji biliminde yöntem birliği eksikliğinden kaynaklı tartışmaların doğru sonuca ulaştırılmasına da katkı sağlayabilecek nitelikte.

Öte yandan kitap, psikolojinin Freud, Adler, Pavlov gibi büyük isimleriyle, Gestalt okuluyla, Rusya’daki Machçılıkla vb. kriz ve yöntembilim bağlamında derinlemesine bir tartışma yürütmesiyle tarihi öneme de sahip.

  • Künye: Lev Vigotski – Psikolojideki Krizin Tarihsel Anlamı: Yöntembilimsel Bir İnceleme, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, psikoloji, 256 sayfa, 2021

Ben Fine – Mikroiktisat (2021)

Kelimenin gerçek anlamıyla kırk yıllık iktisat profesörü Ben Fine, mikroiktisat hakkında nitelikli bir kitapla karşımızda.

Fine, yedi bölümden oluşan kitabında, mikroiktisadın iktisat tarihindeki yerinden tüketici ve talep kuramına, üretim ve maliyet fonksiyonlarından tekel ve oligopole, toplulaştırılmış üretim fonksiyonundan içgücü piyasalarına pek çok konuyu aydınlatıyor.

Kitap, mikroekonomik modellerin kavramsal içeriklerini ve metodolojilerini eleştirel bir biçimde gözler önüne sermekle yetinmiyor, aynı zamanda konunun teknik yapısı ve mimarisini de göz ardı etmeden okurlarını bilgilendiriyor.

Bu kitabı alanlara, Ben Fine’ın Ourania Dimakou ile birlikte kaleme aldığı ve yine Yordam Kitap’tan çıkan ‘Makroiktisat’ kitabını da tamamlayıcı eser olarak tavsiye ediyoruz.

  • Künye: Ben Fine – Mikroiktisat: Eleştirel Bir Kılavuz, çeviren: Benan Eres, Cansu Başak, Gürsan Şenalp ve İlker Haza, Yordam Kitap, iktisat, 176 sayfa, 2021

György Lukács – Marksizm mi Varoluşçuluk mu? (2021)

György Lukács’ın varoluşçuluğun Marksist bir çözümlemesini gerçekleştirdiği harikulade çalışması, ilk kez Türkçede!

İkinci Dünya Savaşı sonrasında yükselen varoluşçu düşüncenin felsefi ve politik bağlamlarını derinlemesine irdeleyen Lukács, varoluşçuluğa, bütün modern burjuva ideolojilerinde gördüğümüz kendiliğinden nihilizmin mührünün vurulduğunu belirtiyor.

Varoluşçuluğun, ideoloji düzeyinde de günümüz burjuva anlayışının manevi ve ahlaki kaosunu yansıttığını düşünen Lukács, buradan hareketle burjuva felsefesinin içinde bulunduğu bunalımı tartışıyor.

Lukács bunu yaparken, varoluşçuluğun faşizm ile olan ilişkisinin nasıl ele alınması gerektiğini, varoluşçu ahlak felsefesinin çelişkilerini, emperyalist aşamada idealizm hangi felsefi temellerle “kurtarılmaya” çalışıldığını, varoluşçuluğun maddeci bilgi kuramına ve diyalektiğe karşı gösterdiği direnişin burjuva ideolojisi ile bağlantısının ne olduğunu, varoluşçuluğun soyut ve öznel özgürlük anlayışının burjuva felsefesiyle nasıl iç içe geçtiğini ve bunun gibi pek çok hayati sorunun yanıtını veriyor.

  • Künye: György Lukács – Marksizm mi Varoluşçuluk mu?, çeviren: Mehmet Sert, Yordam Kitap, felsefe, 224 sayfa, 2021

Alexander Anievas ve Kerem Nişancıoğlu – Batı’nın Egemenliği Nasıl Kuruldu? (2020)

Kapitalizmi küresel hâkimiyete taşıyan etkenler nelerdi?

Alexander Anievas ve Kerem Nişancıoğlu’nun özgün tezler barındıran bu çalışmaları, kapitalizmin kökenlerini ve tarihini uluslararası ve jeopolitik bir çerçeveden izliyor.

Tarihsel bir üretim biçimi olarak kapitalizmin temelinde bu “uluslararası olma halinin” yattığını belirten yazarlar, kapitalizmin ayrıksı bir üretim biçimi olarak ortaya çıkmasına imkân sağlayan “Avrupa dışı” jeopolitik koşulları ve faillik biçimlerini ele alarak, bu varsayımlarını destekliyor.

Yazarlar, yaygın kanıların aksine, kapitalizmin kökenlerinin kültürel ve coğrafi açıdan Avrupa’nın sınırlarına hapsedilemeyeceğini iddia ediyor ve buradan yola çıkarak Moğol istilalarının dünyayı birleştirmesinden vebanın yıkıcı ve yaratıcı etkilerine, Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa üzerindeki jeopolitik baskısından Amerika ve Asya’daki sömürgelerin sınıfsal ve toplumsal cinsiyete dayalı ilişkilerin ortaya çıkışındaki tarihsel rolüne, kapitalizmi yaratan farklı süreçleri birbirleri ile ilişkileri içerisinde analiz ediyor.

  • Künye: Alexander Anievas ve Kerem Nişancıoğlu – Batı’nın Egemenliği Nasıl Kuruldu?: Kapitalizmin Jeopolitik Kökenleri, çeviren: Çağdaş Sümer, Yordam Kitap, tarih, 384 sayfa, 2020

Patricia van der Esch – İkinci Enternasyonal (2020)

İkinci Enternasyonal’in Birinci Dünya Savaşı öncesi tutanakları, sosyalizmin köklerinin incelenmesi bakımından en zengin kaynaklardan birini oluşturur.

Fakat sosyalist hareketin bu önemli evresinin eksiksiz bir tarihi hâlâ yazılmayı bekliyor.

Patricia van der Esch’in bu çalışması ise, sosyalizmin başlangıç dönemi tarihindeki bu boşluğu doldurmasıyla büyük öneme haiz.

Van der Esch, kongre tutanaklarına, özellikle Fransız ve Alman sosyalistlerin kaleme aldığı raporlara, süreli yayınlara, anılara, mektuplara, biyografilere ve Enternasyonal’le ilgili her tür belgeye başvurarak sosyalizmin ve sosyal demokrasinin tarihinde çok önemli bir kesit olan İkinci Enternasyonal’in 1889’dan 1923’e uzanan tarihini veriyor.

İkinci Enternasyonal insanlarının savaşsız bir dünya ve sınıfsız bir toplum yaratma konusunda besledikleri muazzam umudu bir kez daha gözler önüne seren çalışma, aynı zamanda Jaurès, Vaillant, Frossard, Vandervelde, Huysmans ve Marcel Cachin’e kadar birçok Fransız ve Belçikalı sosyalist önderin sağlam portrelerini de sunuyor.

  • Künye: Patricia van der Esch – İkinci Enternasyonal, 1889-1923, çeviren: Erden Akbulut, Yordam Kitap, tarih, 256 sayfa, 2020