Liz Walker – Ekoköy Ithaca (2016)

Amerika’da iki kadın, bir ekoköy kurma hayaliyle yola çıkar ve bin bir zorluğa, engele rağmen, bu hayallerine ulaşır.

Liz Walker’ın tuttuğu günlüklerden ortaya çıkan bu kitap, söz konusu ekoköyün oluşumunu adım adım anlatıyor.

Ekoköy İthaca’nın kuruluşu, aynı zamanda ilham almanın, dayanışmanın ve paylaşmanın hikâyesi olarak okunabilir.

  • Künye: Liz Walker – Ekoköy Ithaca, çeviren: Orhan Tuncay, Yeni İnsan Yayınevi

Diana Leafe Christian – Birlikte Bir Yaşam Kurmak (2020)

Kendine yeten, sürdürülebilir bir ekoköy oluşturmanın yolları nedir?

Diana Leafe Christian, her potansiyel ekoköy okurunun muhakkak okuması gereken bu kitabı, topluluklarda yaşayan veya onlar için tasarım yapan birçok permakültür tasarımcısı için altın değerinde bir kılavuz.

Kitap, ekoköy kurarken iyi bir başlangıçla yola çıkmak için ne yapmak gerektiğini, 90’lı yılların başından beri kurulan pek çok topluluğun yaşadığı deneyimlerden yola çıkarak açıklıyor.

Birçok pratik uygulamayla zenginleşen çalışma, vizyon belgelerinin oluşturulmasından karar verme sürecinin ve topluluğun idaresinin belirlenmesine, anlaşmalar ve ilkelerin oluşturulmasından arazi için para kaynağı bulunması ve arazinin satın alınmasına, ekoköyde iletişim ve işleyişten ekoköye katılacak insanların seçilmesine kadar pek çok aydınlatıcı konuyu ele alıyor.

  • Künye: Diana Leafe Christian – Birlikte Bir Yaşam Kurmak: Ekoköyler ve Niyetli Topluluklar İçin Pratik Bilgiler, çeviren: Zeliha Yıldırım, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 416 sayfa, 2020

Melih Aşanlı – Geleneksel Yapı Teknikleri (2016)

Herkes kendini evini yapmak ister.

Fakat bunu tümüyle doğal ve ekolojik yöntemlerle yapabilmek, ayrı bir maharet ister.

Kendisi de kırsala yerleşerek yeni baştan evini tasarlayan Melih Aşanlı, evin nasıl bir araziye inşa edileceğinden malzemelerin nasıl seçileceğine, doğayla uyum içinde bir ev yapmak isteyenler için dört dörtlük bir rehber sunuyor.

  • Künye: Melih Aşanlı – Geleneksel Yapı Teknikleri, Yeni İnsan Yayınevi

Şölen Kipöz – Modada Yavaşlık (2020)

Modada “trendler” her yıl değişiyor.

Bu da her yıl, akıl almaz oranda çöp anlamına geliyor.

Buna, kapitalizme özgü “hızlı moda”nın akıl almaz bir hızla yarattığı ürünleri ve iş gücünün ucuz olduğu ülkelerde, adil olmayan, ağır ve kötü koşullarda köleleştirilen tekstil işçileri ya da çocuk işçileri de eklediğimizde ortaya vahimden de öte, korkunç bir hakikat çıkıyor.

İşte Şölen Kipöz’ün bu kitabı, yavaş moda yaklaşımının sürdürülebilir bir dünya için neden hayati derecede önemli olduğunu ayrıntılı bir şekilde ortaya koymasıyla önemli.

Ekolojik, sürdürülebilir, adil ve etik bir moda anlayışını tasarım, üretim, tüketim ilişkisi üzerinden yeniden üretmenin yolları üzerine düşünün Kipöz, üretimde daha özgün, doğa ile barışık, el emeğinin değer gördüğü, uzun ömürlü ürünleri nasıl çoğaltabileceğimizi anlatıyor.

Yavaş modada zanaat, modayı yavaşlatan ekonomi modelleri ve moda tasarımı eğitiminde sürdürülebilirlik gibi konuların ele alındığı kitabın bir diğer önemli katkısı ise, Türkiye’de yavaş moda anlamında ortaya konmuş tasarım, marka ve kolektif hikâyelerine de yer vermesi.

  • Künye: Şölen Kipöz – Modada Yavaşlık, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 240 sayfa, 2020

Kemal Yılmaz – İstanbullu Elefteria (2016)

Bir Rum ile bir Türk arasında yaşanan ve 6-7 Eylül olaylarında büyük bir sınavdan geçen trajik aşkın hikâyesi.

Kemal Yılmaz, geriye dönüşlerle kurguladığı romanında iki gencin her şeye rağmen hiç sönmeyen aşklarının izini sürerken, aynı zamanda İstanbul’un utanç günleri olarak tarihe geçen 6-7 Eylül’de yaşananları belgesel bir tarzda ortaya koyuyor.

  • Künye: Kemal Yılmaz – İstanbullu Elefteria, Yeni İnsan Yayınevi

Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu – Hayvan Deneyleri (2020)

Hayvan sömürüsü hayatımızın her alanında var.

Fakat türcülük, öylesine gözümüzü kör etmiş ki, şiddete, adaletsizliğe ve yaşam hakkı ihlaline maruz kalan hayvanları sürekli görmezden geliyoruz.

Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu imzalı bu nitelikli çalışma ise, hayvanların vahşice sömürüldüğü ve çoğunlukla ses etmediğimiz başka bir sorunu, bilim dünyasındaki hayvan deneylerini tartışmaya açıyor.

Hayvan deneyleri, çoğunlukla farkında olmasak da, hayatımızın her alanında var.

Hastayken kullandığımız ilaçlarda, bindiğimiz aracın yakıtında, çantamızdaki kozmetik ürünlerde, ofisimizdeki kalemin mürekkebinde, elimizdeki cep telefonunda, kısacası yaşamımızın her saniyesinde var.

Tüm dünyada bilim insanları hayvan deneylerine karşı dernekler ve organizasyonlar kuruyor, fakat Türkiye’de bu mücadelede bilim insanlarının oldukça geride durduğu görülüyor.

Daha da vahimi, bu kadar önemli bir konuyla ilgili Türkçede şu ana kadar yazılmış herhangi bir kaynak da yok.

İşte bu konuda bir ilk olan kitap, günümüz bilim dünyasının hayvan deneylerine karşı oluşundaki bilimsel ve ahlaki gerekçeleri ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor, böylece bizde de benzer bir girişime öncülük edecek teorik zemini kuruyor.

Kitap, yakın zamanda vakitsiz bir şekilde aramızdan ayrılan hayvan hakları savunucusu ve vicdani retçi Burak Özgüner’in anısına ithaf edilmiş.

  • Künye: Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu – Hayvan Deneyleri: Hayvanlar Bizim İçin mi Var?, Yeni İnsan Yayınevi, hayvan, 240 sayfa, 2020

David Evans – Sıfır Atık (2020)

Bu güzel kitap, dünyada bu kadar yoksulluk varken satın aldığımız gıdaların nasıl ve neden daha kullanılamadan çöpe atıldığını inceliyor.

Sürdürülebilirlik, yiyecek ve sorumluluk, tüketimin sosyolojisi ve tüketim coğrafyası gibi alanlarda çalışmış Profesör David Evans, her tüketicinin muhakkak okuması gereken ‘Sıfır Atık’ta, “gıda” olarak algılanan maddelerin “atığa” dönüşme sürecini ve birkaç pratik adımla bu korkunç israfın önüne nasıl geçebileceğimizi anlatıyor.

Evans, insanların çoğunlukla satın aldıkları gıdaları umursamadıkları için değil, miktarı nasıl azaltacaklarından emin olmadıkları için onları çöpe attıklarını söylüyor ve gıda israfını nitelikli bir küreselleşme analizi, gücün politik ve ekonomik boyutlarını merkeze alarak irdeliyor.

Evans, gıda israfı sorununu çok yönlü bir şekilde saptamakla kalmıyor, aynı zamanda gıda tüketimini planlamak, tutumlu olmayı öğrenmek, artakalan yemekleri çöp kutusuna atmak yerine değerlendirmek, yeniden kullanım ve atıkları azaltmak konularında çok değerli ipuçları da veriyor.

  • Künye: David Evans – Sıfır Atık: Tüketim Kültürü ve Gıda İsrafı, çeviren: Burcu Yeşil, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 128 sayfa, 2020

Andrew Dobson – Ekolojizm (2016)

İklim değişikliği, ormansızlaşma, asit yağmuru, türlerin yitimi, ozon seyrekleşmesi…

Bunlar, giderek daha yakıcı hale gelen ekolojik sorunlarımız.

Bu nitelikli kitap, sürdürülebilir bir çevreciliğe giden elimizin altındaki yolların çeşitliliği ve sürdürülebilir bir toplumun neye benzeyebileceği konularında bir başucu kitabı.

  • Künye: Andrew Dobson – Ekolojizm, çeviren: Cengiz Yücel, Yeni İnsan Yayınevi

Angelika Claussen ve Alex Rosen – Nükleer Felaketlerle Yaşamak (2016)

Çernobil’de otuz altı, Fukuşima’da on bir yıldır yaşanan nükleer felaketlerden kaynaklı sağlık sorunları hakkında bizi aydınlatan bir çalışma.

Her iki bölgede kazaların oluş biçimi, kazaların kanser ve kanser dışı hastalıkların artışındaki rolünü daha iyi kavramak için iyi bir kaynak.

  • Künye: Angelika Claussen ve Alex Rosen – Nükleer Felaketlerle Yaşamak, çeviren: Alper Öktem, Yeni İnsan Yayınevi

Uwe Hoering – Gıda Bağımsızlığı (2016)

İthalat, dışa bağımlılık ve gıda güvencesizliği, toplumların geleceğini derinden etkileyecek.

Gıdanın ticarileşmesinin gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirten Uwe Hoering de, şehirli tüketicileri verili tüketim alışkanlıklarını sorgulamaya ve ne olduğunu bilemedikleri ürünleri tüketmeye son vermeye davet ediyor.

‘Gıda Bağımsızlığı’, ne yediğimiz, ne içtiğimiz ve bunun yakın ve uzak gelecekteki sonuçları üzerine düşünmek için birebir.

  • Künye: Uwe Hoering – Gıda Bağımsızlığı, çeviren: Sedef Yıldırım Östling, Yeni İnsan Yayınevi