Shiraz Maher — Selefi Cihatçılık (2026)

Shiraz Maher bu çalışmasında, Selefi-Cihatçılığı yalnızca terör eylemleriyle açıklanabilecek güvenlik merkezli bir mesele olarak değil, kendi içinde tutarlı düşünsel dayanakları, tarihsel sürekliliği ve siyasal hedefleri bulunan kapsamlı bir ideoloji olarak inceliyor. ‘Selefi Cihatçılık: Bir Fikrin Tarihi’ (‘Salafi-Jihadism: The History of an Idea’), modern cihatçı hareketlerin ortaya çıkışını anlamak için İslam düşünce tarihine, sömürgecilik sonrası siyasal kırılmalara ve modern Ortadoğu’daki çatışma dinamiklerine birlikte bakıyor. Maher’e göre El-Kaide, DEAŞ ya da benzeri örgütler birbirinden kopuk yapılar değil; ortak bir düşünsel damardan beslenen, fakat farklı tarihsel koşullarda farklı stratejiler geliştiren hareketler olarak okunmalı.

Kitabın merkezinde Selefi-Cihatçılığın “beş temel sütunu” olarak tanımlanan kavramlar yer alıyor: tevhit, hâkimiyet, cihat, tekfir ve el-vela ve’l-bera. Maher, özellikle tevhit anlayışının yalnızca teolojik bir ilke olmaktan çıkıp siyasal bir düzen projesine dönüştüğünü vurguluyor. Bu yaklaşımda egemenlik yalnızca Tanrı’ya ait kabul edildiği için laik devletler, demokratik sistemler ve modern ulus-devlet yapıları gayrimeşru görülüyor. Böylece siyasal mücadele, yalnızca iktidar mücadelesi değil, aynı zamanda “hakiki İslam düzenini yeniden kurma” savaşı olarak sunuluyor.

Maher’in dikkat çektiği en önemli noktalardan biri, cihat kavramının tarihsel dönüşümü. Geleneksel İslam hukukundaki farklı yorumları inceleyen yazar, modern Selefi-Cihatçı hareketlerin bu kavramı küresel ve sürekli bir savaşa dönüştürdüğünü gösteriyor. Özellikle Sovyet-Afgan Savaşı’nın bu dönüşümde belirleyici rol oynadığını savunuyor. Afganistan deneyimi, farklı ülkelerden gelen militanların ortak bir ideolojik ağ kurmasına, küresel cihat fikrinin yayılmasına ve sonrasında El-Kaide gibi örgütlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.

Kitapta tekfir kavramına ayrı bir önem veriliyor. Maher, başlangıçta sınırlı bir dinsel hüküm olan tekfirin zamanla siyasal bir silaha dönüştüğünü anlatıyor. Bu anlayış yalnızca Batı’yı değil, Selefi-Cihatçı yorumlara katılmayan Müslüman toplumları, yöneticileri ve hatta diğer İslamcı hareketleri de hedef haline getiriyor. DEAŞ’ın uyguladığı aşırı şiddetin ve mezhepçi yaklaşımın arkasında da bu genişletilmiş tekfir anlayışı bulunduğunu ileri sürüyor.

Maher ayrıca El-Kaide ile DEAŞ arasındaki farklılaşmayı ayrıntılı biçimde inceliyor. El-Kaide daha uzun vadeli, stratejik ve küresel bir mücadele yürütmeye çalışırken DEAŞ doğrudan devletleşme, toprak kontrolü ve hilafet ilanı üzerinden hareket ediyor. Ancak iki yapı arasındaki farklara rağmen, her ikisinin de aynı ideolojik çekirdekten beslendiğini savunuyor. Bu nedenle Selefi-Cihatçılığı yalnızca örgüt isimleri üzerinden değil, sürekli dönüşen bir düşünsel gelenek olarak değerlendirmek gerektiğini öne sürüyor.

Kitap boyunca Afganistan, Irak, Suriye ve Batı ülkelerindeki saldırılar üzerinden modern cihatçı hareketlerin gelişimi incelenirken, ideolojinin dijital çağda nasıl yayıldığına da dikkat çekiliyor. Maher, internetin ve sosyal medyanın Selefi-Cihatçı propagandayı küreselleştirdiğini, kimlik krizleri yaşayan bireyler için yeni aidiyet biçimleri sunduğunu belirtiyor. Böylece kitap, modern radikalizmin yalnızca askeri ya da güvenlikçi yöntemlerle açıklanamayacağını; tarihsel, teolojik ve toplumsal boyutları birlikte değerlendirmek gerektiğini ortaya koyuyor.

Shiraz Maher — Selefi Cihatçılık: Bir Fikrin Tarihi
Çeviren: Barış Çalışkan • Phoenix Yayınları
Tarih • 256 sayfa • 2026

Published by

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

Bir cevap yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.