Kentler yalnızca binaların, caddelerin ve meydanların toplamından ibaret değildir; aynı zamanda iktidarın, sınıfsal ilişkilerin, gündelik yaşamın ve toplumsal mücadelelerin biçimlendiği siyasal mekânlardır. Engin Bozkurt, ‘Kentin Politik Tasarımı: Mekân, Gündelik Hayat ve Yerel Yönetimler’ adlı çalışmasında, kent deneyimini mimarlık, sosyoloji, siyaset bilimi ve ekonomi politiği buluşturan disiplinlerarası bir bakışla ele alıyor. Flanörün merakını eleştirel bir perspektifle birleştiren eser, kentin estetik yüzünün ardındaki toplumsal eşitsizlikleri, iktidar ilişkilerini ve gündelik hayat pratiklerini görünür kılarken, farklı kent deneyimlerinin siyasal anlamlarını da tartışıyor.
Kitabın ilk bölümü, kentsel mekânın gündelik yaşamı nasıl şekillendirdiğini ve bireylerin şehirle kurduğu ilişkinin hangi ekonomik, kültürel ve ideolojik dinamikler tarafından belirlendiğini inceliyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi kentlerde dolaşmanın farklı deneyimlerinden faşizmin mekânsal izlerine; kahvehaneler, meyhaneler ve birahaneler gibi kamusal buluşma alanlarının toplumsal hafızadaki yerine kadar uzanan geniş bir çerçeve sunuyor. Mimarlık, konut politikaları, minimal yaşam anlayışı, Tiny House hareketi, Airbnb ve Fairbnb tartışmaları, yürüyüş kültürü ve “15 dakikalık kent” modeli gibi güncel konular üzerinden, mekânın yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda sınıfsal ve siyasal bir üretim alanı olduğunu gösteriyor.
İkinci bölüm ise yerel yönetimleri ve kent siyasetini küresel örnekler üzerinden değerlendiriyor. Merkezî iktidar ile yerel yönetimler arasındaki güç ilişkilerini tarihsel bir perspektifle ele alırken, toplumcu belediyecilik, komünist yerel yönetim deneyimleri, Latin Amerika’daki asi şehirler, belediye sosyalizmi, kibbutz modeli, Venezuela komünleri ve dijital sosyalizm gibi farklı uygulamaları karşılaştırmalı biçimde inceliyor. Yerel yönetimlerin yalnızca hizmet sunan kurumlar değil, toplumsal dayanışmayı, demokratik katılımı ve alternatif ekonomik modelleri geliştirebilecek siyasal aktörler olabileceğini tartışıyor.
Eser ayrıca iklim krizi, orman yangınları, dayanışma ekonomileri, tüketim boykotları, grevler ve tekno-feodalizm gibi güncel sorunları da kent perspektifinden değerlendiriyor. Kentleşme süreçlerinin çevresel, ekonomik ve toplumsal sonuçlarını birlikte ele alırken, yerel yönetimlerin geleceğin demokratik ve sürdürülebilir kentlerini kurmadaki rolünü sorguluyor. Böylece ‘Kentin Politik Tasarımı’, kenti yalnızca yaşanılan bir yer olarak değil, gündelik hayatın, siyasetin ve toplumsal dönüşümün kesiştiği dinamik bir mücadele alanı olarak yeniden düşünmeye çağırıyor.
Engin Bozkurt — Kentin Politik Tasarımı: Mekân, Gündelik Hayat ve Yerel Yönetimler
• Nota Bene Yayınları
Kent Çalışmaları • 288 sayfa • 2026

