Michael Palmer – Kumpas (2007)

  • KUMPAS, Michael Palmer, çeviren: Bilge Sultan Has, Bilge Kültür Sanat Yayınları, roman, 410 sayfa

kumpas

Michael Palmer’ın ‘Kumpas’ı, ahlaklı olmaya çalışan bir tıpçının başına gelenleri hikâye ediyor. Kendini işine adamış başarılı bir cerrah olan Will Grant, sözcüsü olduğu Hipokrat Derneği vasıtasıyla, sigorta şirketlerine savaş açar. Fakat daha fazla kâr edebilmek için çoğu zaman hastaların sağlığını hiçe sayan kararlar verebilen bu dev şirketlere karşı verdiği mücadelede Grant, kurban durumuna düşecektir. Büyük sigorta şirketlerinin üst düzey yöneticilerini hedef seçerek, her birini canice öldüren bir seri katil onu müttefiki ilan etmiştir. Bir komplo sonucu görevinden uzaklaştırılan Grant, suçsuzluğunu ispatlamak için gerçek katili bulmak zorundadır.

Melih Gürsoy – İşkolik (2007)

  • İŞKOLİK, Melih Gürsoy, MG Yayınları, roman, 327 sayfa

iskolik

Melih Gürsoy, ‘İşkolik’te, tüm hayatını işten ibaret yaşayan bir kahramanı hikâye ediyor. Romanın merkezine, gerçek ismini sakladığı bir sanayiciyi koyan Gürsoy, “O benim en yakın arkadaşımdı. Bütün ömrünü çalışmaya adadı. Sevdiği kızla birlikte olamayınca hayata küstü. Hiç evlenmedi, hep tek başına yaşadı. Öldüğünde Türkiye’nin en zengin insanlarından biriydi,” diyor. Roman, bu karakter üzerinden, işkolik olmanın, işe tapmanın bireyi getirebileceği çıkışsızlığı hikâye ediyor. Gürsoy’un romanı, Protestan çalışma ahlakının “Çalış, harcama, biriktir,” anlayışını eleştiriyor. Türkiye sanayisinin önemli isimlerinden olan Gürsoy’un ilk romanı olan ‘İşkolik’ yazarın hayatından da izler taşıyor.

Gün Zileli – Komün (2007)

KOMÜN, Gün Zileli, Yaba Yayınları, roman, 224 sayfa

komun

Gün Zileli’nin ‘Komün’ü, ‘Geleceğe İlişkin Bir Politik Alegori’ alt başlığını taşıyor. Roman, hayali bir devrimin gerçekleştiği 2046 yılı Türkiye’sini kurguluyor. 2024 yılında Türkiye’de “İkinci Cumhuriyet” ilan edilmiş ve Türkiye, ‘Dersim-Zaza Eyaleti’, ‘Konya Özerk Eyaleti’, ‘Trakya-Rumeli Eyaleti’nden oluşan federatif bir yapıya geçmiş ve bu eyaletlerde komünal yönetimler kurulmuştur. Tarih 2046’yı gösterdiğinde ise, İstanbul 8. bölgede bir araya gelen devrim komününde işler daha da karışık bir hal alır. Devrimciler, Komün’ü eski heybetine kavuşturmaya çalışırlarken, yeni bir sorun baş göstermiştir. Zira seçme ve seçilme hakkının fraksiyon üyelerine yasaklanması, her şeyi daha da zorlaştırmıştır.

Diane Setterfield – On Üçüncü Hikâye (2007)

  • ON ÜÇÜNCÜ HİKÂYE, Diane Setterfield, çeviren: Candan Selman, Altın Kitaplar, roman, 400 sayfa

onucuncu-hikaye

amazon.com’un 2006 yılının en iyi kitabı olarak seçtiği ‘On Üçüncü Hikâye’, Diane Setterfield’in ilk romanı. Roman, Margaret isimli kahramanının iç hesaplaşmasını hikâye ediyor. Anne ve babasıyla beraber yaşayan Margaret, içten içe, doğumuyla ilgili çeşitli şüpheler taşımakta, fakat bunu anne ya da babasıyla paylaşamamaktadır. Margaret’in bu iç hesaplaşmalar içinde en büyük uğraşı ise, ölen ünlü insanların biyografilerini yazmaktır. Günün birinde, ünlü bir yazar olan Vida Winter, kendisinden biyografisini yazmasını isteyecektir. Biyografiyi yazmaya başlayan Margaret, yazarla beraber, kendi geçmişine de uzanacak ve böylece peşini bırakmayan hayallerle boğuşacaktır.

Stephen King – Korku Ağı (2017)

  • KORKU AĞI, Stephen King, çeviren: Esat Ören, Altın Kitaplar

korku_agi_kapak_35X50kalip

King’in ünlü romanı, 25 yıl aradan sonra yeni bir baskı ve tam metin olarak Türkçede! Yazar Ben Mears, sakin bir kasaba olan Jerusalem’s Lot’ta korkunç bir olay yaşamıştır. Mears, yıllar sonra, çocukluğunu konu alan bir roman yazmak amacıyla kasabaya döner. Fakat kasabada, tam da bu esnada kuşkulu ve oldukça gizemli bazı olaylar yaşanacaktır.

Hüseyin Şengün – Eylül Sürgünleri (2007)

  • EYLÜL SÜRGÜNLERİ, Hüseyin Şengün, Kora Yayınları, roman, 464 sayfa

eylul-surgunleri

12 Eylül üzerine, özellikle de son zamanlarda çok sayıda eser yayınlandı. Hüseyin Şengün’ün ‘Eylül Sürgünleri’ de, bu üretimlere yeni örneklerden birini oluşturuyor. Roman, bu dönemde olup bitenleri, öğretmen Ali Kemal’in dünyasından anlatıyor. Öğretmenlik yaptığı bir okulda darbeyle yüz yüze gelen Ali Kemal’in dünyası, hiç tahmin edemeyeceği şekilde altüst olacaktır. Darbeyle beraber, Türkiye’de yaşanan kırılmalar ve acılar, Ali Kemal’in de birebir deneyimleyeceği sıkıntılar olacaktır. Yazar Şengün, 1979 yılında yurt dışına çıktı ve 1988 yılında da vatandaşlıktan çıkarıldı. Yazar, uzun yıllardır Almanya’da yaşıyor ve bu romanı da, kendisinin hayatından yoğun izler taşıyor.

Richard Klapholz ve Alex Klarman – Nakit Makinesi (2007)

  • NAKİT MAKİNESİ, Richard Klapholz ve Alex Klarman, çeviren: Leyla Yenisey Artay, Pan Yayınları, roman, 241 sayfa

nakit-makinesi

‘Nakit Makinesi’ aslında bir roman. Fakat bildiğimiz türden kurguya sahip bir roman değil. Alt başlığı ‘İş Romanı’ olan bu kitapta, yazarlar Klapholz ve Klarman, ticari kuruluşlarda satış sürecinin nasıl yönetileceğini roman formunda tartışıyor. Romanda, kurucusunun E. M. Goldratt olduğu Darboğaz Yönetimi (TOC) yaklaşımı, roman boyunca satış sürecinin ne şekilde yönetileceği konusunda esas alınan teori. TOC’un kendine has bir yönetim anlayışı var. Diğer yönetim yaklaşımları felsefe, tarih, sosyoloji gibi sosyal bilimlerin yöntemlerini kullanırken, TOC fizik, kimya, biyoloji gibi doğal bilimlerin yöntemlerine başvurur. Kitap, temel bir sorun üzerinden, TOC’un sunabileceği imkânları düşünüyor.

Claire Messud – İmparatorun Çocukları (2007)

  • İMPARATORUN ÇOCUKLARI, Claire Messud, çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu, Yapı Kredi Yayınları, roman, 498 sayfa

imparatorun-cocuklari

Claire Messud, son romanı ‘İmparatorun Çocukları’nda, 2001 yılının New York’unda, otuzlu yaşlarına yaklaşmakta olan üç arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Bu kahramanlar, belgesel yapımcısı Danielle, eşcinsel sanat eleştirmeni Julius ve ünlü bir gazetecinin, gazetecilikte başarısız olmuş kızı Marina’dır. Bu üç ismin hayatları, iyi bir gazeteci, nam-ı diğer bir İmparator olan Murray’la kesişecektir. Messud, bu üç kahraman ve bunları çepeçevre saran İmparatorlar üzerinden bir kuşağı, modern hayatı ve New York’u anlatıyor. Kahramanlarımızın gündelik hayhuyla geçen hayatları, 11 Eylül saldırılarının ardından büyük bir dehşetle örülecektir.

Léo Malet – Kara Üçleme (2007)

  • KARA ÜÇLEME, Léo Malet, çeviren: Haldun Bayrı, Metis Yayınları, roman, 405 sayfa

kara-ucleme

‘Kara Üçleme’, Leo Malet’in aynı yayınevi tarafından daha önce yayınlanan, ‘Hayat Berbat’, ‘Güneş Bize Haram’ ve ‘Ecel Terleri’ isimli üç kitabını bir araya getiriyor. Dolayısıyla kitap, özellikle Malet hayranlarının ilgisini çekecek nitelikte. Bu romanlardan ‘Hayat Berbat’, bir fabrikanın grevdeki işçileriyle dayanışma için soygun yapan bir grubun üyelerinin birer adi soyguncuya dönüşmesini hikâye ediyor. ‘Güneş Bize Haram’, yetim sokak çocuğu Andre’nin, hayatının tek anlamını ve sıcaklığını kenar mahalle dilberi Gina’da bulmasını anlatıyor. Ciltteki son roman olan ‘Ecel Terleri’ ise, boyundan büyük işlere kalkışan Paul Blondel isimli kahramanının cezaevinden firarını hikâye ediyor.

Minette Walters – Şeytan Fox (2007)

  • ŞEYTAN FOX, Minette Walters, çeviren: Solina Silahlı ve Esra Şirin, Artemis Yayınları, roman, 470 sayfa

seytan-fox

‘Şeytan Fox’ İngiltere’nin Shenstead’inde geçiyor. Bu küçük kasabada yaşayan yaşlı Aisla Lockyer-Fox, üzerinde geceliği ve yanı başındaki kan lekeleriyle ölü bulunur. Gözler şüpheli olarak, kadının toprak sahibi zengin kocası Albay James Lockyer-Fox’a çevrilir. Resmi soruşturma ölümün “doğal nedenlerden” gerçekleştiğini söylese de, kasabada James’le ilgili dedikoduların sonu gelmez. Walters’ın kurgusu, romanın kahramanı James ve ailesinin gizemli, şiddet dolu geçmişini hikâye ediyor. Kahramanımız James’le ilgili dedikodular azalacağı yerde artınca, Londra’da avukatlık yapan Mark Ankerton konuyu araştırmak için bu küçük kasabaya doğru yola koyulacaktır.