Anthony Aveni – Yıldız Hikâyeleri (2021)

Gökyüzü, yaşamın anlamı hakkında hikâyeler anlatmak için öteden beri bir tuval vazifesi gördü.

Kozmoloji üzerine kültürel çalışmalarıyla bildiğimiz Anthony Aveni de bu harika çalışmasında, antik ve çağdaş çok sayıda kültürün tasavvur ettiği yıldız hikâyelerini irdeleyerek kozmik anlatıların doğasında var olan kültürel çeşitliliğe odaklanıyor.

Gökyüzünün farklı çağlarda ve farklı kültürlerde hayatın anlamı, kader ve gelecekle ilgili hikâyelerle birlikte anılması insanların ilgisini çekmeyi hep başarmıştır.

Yunan ve Roma mitlerinden Çin mitolojisine, kadim kâhinlerden modern falcılara varıncaya dek, bilinmezi bilmenin başrolü olmuştur gökyüzü ve yıldızlar.

Aveni, nesillerden beri sevilerek anlatılan hikâyeleri bir araya getirerek yıldızlarla dolu gökyüzünün sıra dışı bir haritasını çıkarıyor: Orion, Pleiadlar, Samanyolu’nun karanlık bulut takımyıldızları, Kutup takımyıldızlar…

Bizden önce sayısız kuşak boyunca anlatılagelen bu hikâyeler, bugün de bizler tarafından paylaşılmayı ve üzerinde düşünülmeyi çokça hak ediyor.

‘Yıldız Hikâyeleri’, hayat karşısında yaşadığımız deneyimlerin gökyüzündeki yansıması üzerine olağanüstü bir çalışma.

  • Künye: Anthony Aveni – Yıldız Hikâyeleri: Dünya Kültürlerinde Takımyıldızlar, çeviren: Erdem Gökyaran, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 152 sayfa, 2021

Kolektif – Hellenistik ve Roma Dönemlerinde Anadolu (2021)

Büyük İskender’den Geç Roma İmparatorluğu Dönemi’ne değin Anadolu coğrafyasında yaşanan siyasal ve kültürel olayları, etkilerini ve sonuçlarını geniş bir perspektiften ele alan sağlam bir çalışma.

Kitap, Büyük İskender’in Perslere karşı yürüttüğü Doğu Seferi ile başlayan ve etkileri yaklaşık 300 yıl boyunca süren Hellenistik krallıklar ve Hellenistik Dönem devam ederken MÖ 133 yılında diplomasi yoluyla Pergamon’u alan ve eyalet sistemiyle Anadolu’ya adımını atan Romalıların izlerini takip ediyor.

Her biri alanında uzman bilim insanları tarafından kaleme alınan 25 makaleden oluşan kitapta; Hellenistik ve Roma Anadolusu’nun coğrafyası, tarihi, Büyük İskender sonrası kurulan Hellenistik krallıklar, Roma’nın bu krallıklarla yürüttüğü güç ve iktidar mücadelesi, Anadolu’daki başlıca Roma kentleri ve eyalet merkezleri, sikkeleri, mimarisi kronolik bir sırayla birbirini tamamlayan makaleler eşliğinde okuyucuya aktarılıyor.

  • Künye: Kolektif – Hellenistik ve Roma Dönemlerinde Anadolu: Krallar, İmparatorlar, Kent Devletleri, hazırlayan: Oğuz Tekin, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 404 sayfa, 2021

A. Muhibbe Darga – Kazı Başkanının Karavanası (2021)

Türkiye arkeoloji tarihinin en önemli isimlerinden Muhibbe Darga, çalıştığı, başkanlık ettiği pek çok önemli kazıda öğrenci ve işçilerine kendi elleriyle yemekler yapmış.

Yakın köylerden tarifler toplamış, bunlara bildiklerini eklemiş.

İşte bu kitap da, yemek tariflerinin yanında bu büyük bilim kadınımızın anılarını da içermesiyle dikkat çekiyor.

Bu kitap anılar ve yemeklerle yüklü.

Zira kazı anıları arasında, arkeolojik bulguların heyecanına lezzeti karışan, yaşama sevincine eşlik eden yemekler hatırlıyor Darga.

Sadece kazı karavanası değil, İstanbul’da kurulan sofraları, bir zamanlar Fenerbahçe’den tutulan balıkları, çocukluktan hatırası kalan beyaz pilavı anıyor…

Reçellerse hep başrolde, tarifi kimden alındıysa onun hakkı verilerek aktarılıyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Bizim hayatımızda serüvenler hiç bitmedi, bitmesin de…

Bu bir yemek kitabı mı? Bir omlet bana neler hatırlattı! Şimdi aklıma daha neler geliyor…”

  • Künye: A. Muhibbe Darga – Kazı Başkanının Karavanası: Arkeolojinin Delikanlısından Yemek Tarifleri, Yapı Kredi Yayınları, yemek, 128 sayfa, 2021

Christopher Dell – Okült, Cadılık ve Büyü (2021)

Bir nevi ezoterik bilgiler ansiklopedisi olarak da okunabilecek usta işi bir çalışma.

Christopher Dell, çarpıcı resimler eşliğinde, Yontma taş devrindeki büyü inancından çağımızda yeniden canlanan paganizm ilgisine konuyu geniş bir tarihsel çerçevede irdeliyor.

Tarihin neredeyse bütün şifreli, mistik ve uhrevi yaklaşımların canlı ve sürükleyici bir tarihini sunan çalışma, büyücülük tarihinin önde gelen figürlerini nadir ve az bilinen kaynaklardan alınma yüzlerce resim eşliğinde inceliyor.

Büyü meraklılarının olduğu kadar şüphecilerin de ilgisini çekecek zengin bir ezoterik düşünce kaynağı.

  • Künye: Christopher Dell – Okült, Cadılık ve Büyü: Resimli Tarih, çeviren: Begüm Kovulmaz ve Şeyda Öztürk, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 400 sayfa, 2021

David S. Katz – İngilizlerin Gözünde Türkiye (2021)

David Katz’ın bu önemli çalışması, İngiltere kamuoyunda ve İngiliz siyasetinde Türk imajının oluşumuna katkıda bulunan beş yazarı inceliyor.

Bunlar, tarihçi Edward Gibbon, şair Lord Byron, başbakan Benjamin Disraeli, romancı John Buchan ve son olarak da tarihçi Arnold Toynbee.

Katz, özellikle Gibbon, Byron ve Toynbee’nin İngiltere’deki Türk imajı üzerindeki etkilerinin bugün de sürdüğünü belirtiyor.

Gibbon’ın Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne dair eserini ortaya koyuşundan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanına kadar iki yüz yıllık bir zaman dilimini kat eden Katz, Britanya’daki okurlar açısından Türkiye algısını şekillendirmiş bu beş yazarı ele alırken, Türkiye’nin her zaman nasıl modern İngiliz ve Avrupa yaşantısının bir parçası olduğunu gözler önüne seriyor.

Öte yandan anılan isimlerin ortak noktasının Türk hayranlığı olması, özellikle ikisinin söz konusu dönemde İngiltere’de hâkim olan Türkiye düşmanı siyasete alet olduğu göz önünde bulundurulduğunda okuru şaşırtacaktır.

Örneğin Byron Yunan bağımsızlık mücadelesinin sembolü haline gelirken Toynbee de Birinci Dünya Savaşı sırasında yürüttüğü propaganda faaliyetiyle Türk imajına etkileri hâlâ süren kalıcı bir zarar vermişti.

Ele alınan beş simanın hayat hikâyesi, Türklerle olan münasebetleri ve Türklere dair kendi görüşleriyle şekillenmesinde rol oynadıkları Türk imajı arasındaki tezat, okurların zevkle okuyacağı ilginç bir entelektüel macera sunuyor.

  • Künye: David S. Katz – İngilizlerin Gözünde Türkiye, 1776-1923, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 256 sayfa, 2021

Edip Cansever ve Alev Ebüzziya Siesbye – İki Satır, İki Satırdır (2021)

“Seni sevmeyi dünyanın en güzel şiiri yapacağım.”

Modern şiirimizin büyük ustası Edip Cansever’in iç dünyasına girmek açısından hazine değerinde bir kitap.

‘İki Satır, İki Satır’dır’, Cansever’in Alev Ebüzziya’ya, 1962-76 yıllarında yazdığı 123 mektuptan oluşuyor.

Burada ne yazık ki, sadece Ebüzziya arşivindeki Cansever mektupları yer alıyor, Ebüzziya’nın Cansever’e karşılık verdiği mektuplarsa saklanmadığı için bulunmuyor.

Cansever’in en üretken döneminde, ‘Tragedyalar’ (1964), ‘Çağrılmayan Yakup’ (1966), ‘Kirli Ağustos’ (1970), ‘Sonrası Kalır’ (1974), ‘Ben Ruhi Bey Nasılım’ (1976) gibi başyapıtlarının oluştuğu yıllarda yazılmış mektuplar bize çok şey söylüyor.

Burada Cansever’in gönlünden geçenleri, sıkıntıları, düşleri, amaçları dile getirişinde; günlerini kimlerle, nasıl geçirdiğini anlatışında; kısacası sözü kâğıda her döküşünde şiirle yaşadığı, özgün buluş ve söyleyişler geliştirdiği görülüyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“İki satır, iki satırdır, Alev reis! Biz ki, çoğu zaman iki satır için yaşıyoruz. Kimi zaman da kelime kelime, harf harf bakarız bu iki satırlara.”

“İster seramik yap, ister kendini koy dünyaya. İkisi arasında büyük bir fark mı var sanıyorsun? Ben seni, acıyı sevgiye dönüştüren; korkuyu cesarete, çirkini güzele çeviren usta bir simyacı olarak görüyorum.”

“Ne sıkıntıyı düşünüyorum bugün, ne ölümü. Dünya beyaz, ben beyazım. Ve insanlar koro halinde şiirlerimi okuyorlar bana. Bense serserinin biriyim. Kafamın içi yanmış yemek kokuyor. Allahtan yanımda değilsin bugün; dudaklarına bakar da, bir hafta sokağa çıkamazdım sonra.”

“Neden her sabah sabah olur. Ben ellerime bakarım, gözlerime. Yazılı kâğıtsız bir dünyada yaşamayı düşlerim hep. Dünyanın en güzel dilekçeleri yıldızlardır, en güzel makbuzlar yeni kesilmiş yaşlı ağaçlardır, en güzel senetler o gün sevdiğim biriyle buluşacağım saattir. Ben mektubum, kitabım, boşluğa içinden giydirilmiş kahverengi bir eldivenim.”

“Dün gece bir transatlantik geçti, İstanbul bir başka yere göç ediyor sanırdın.”

  • Künye: Edip Cansever ve Alev Ebüzziya Siesbye – İki Satır, İki Satırdır: Alev Ebüzziya’ya Mektuplar 1962-1976, yayına hazırlayan: Habil Sağlam, Yapı Kredi Yayınları, mektup, 304 sayfa, 2021

Kolektif – Şiddet ve Yıkıcılık (2021)

Şiddet ve yıkıcılık olgusunu intihardan savaş travmalarının aktarımına, aile içi şiddetten internette geniş bir perspektiften irdeleyen usta işi bir çalışma.

Yerli ve yabancı psikanalistlerin makalelerini barındıran bu kitap, çocuk ve ergen ruhsallığına yakından bakmak için çok iyi fırsat.

Kitapta,

  • Sigmund Freud başta olmak üzere birçok öncü psikiyatristin kendine yönelik şiddete nasıl yaklaştıkları,
  • Evlat edinilmiş ergenlerde kendine dayatılan bir şiddet türü olarak intihar girişimleri,
  • Nevrotik bir anoreksinin düzenlenişi ve öznenin bir “iyileşme çabası” olarak anoreksi,
  • Bazı anoreksiya vakalarında görülen bir ergenlik düşlemi olarak anneyi yiyip bitirme korkusu,
  • Fobilerin ergenin dünyasında kendisini nasıl ortaya koyduğu,
  • Kadın erkek ilişkisi içindeki şiddet ve yıkıcılığın dinamikleri,
  • Nesilden nesile aktarılan travmaların çocuk ve yetişkinin ruhsal alanlarını nasıl dönüştürdüğü,
  • Gelişen teknolojinin saldırganlığı nasıl tetiklediği,
  • Ve bunun gibi dikkat çekici konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Philippe Jeammet, René Roussillon, Tuba Tokgöz, François Marty, Rosine Perelberg, Chris Joannidis, Talat Parman, Marjorie Roques, Anne-Valérie Mazoyer, Kerime Camadan, Mary T. Brady, Filiz Torun, Sezai Halifeoğlu, Tijen Demirörs, Defne Satgan Gouban ve Neslihan Zabcı.

  • Künye: Kolektif – Şiddet ve Yıkıcılık, hazırlayan: Tijen Demirörs, Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 208 sayfa, 2021

Max Frisch – Sorular, Sorular, Sorular (2021)

Max Frisch’in dehasını bir kez daha ortaya koyan, insan varoluşunun temel meseleleri üstüne kurgulanmış on dört soruşturma.

‘Sorular, Sorular, Sorular’, Frisch’in dostluk, para, evlilik, kadınlar, anayurt, mülkiyet, ölüm, ahlak ve alkol gibi meseleler hakkında sorduğu, aydınlatıcı ve eğlenceli 351 soru barındırıyor.

Esasında Frisch’in ‘Günlükler 1966-1971’ içinde yer alan ve Almancada tek kitap halinde ayrı basımı ilk kez 1987 sonunda yapılan kitabın, yazarın ölümünden sonra ortaya çıkan, ahlak, alkol, teknoloji temalı üç soruşturmanın da eklenmesiyle Kasım 2019’da yayımlanan bu genişletilmiş baskısıyla, Frisch’in bütün soruşturmaları ilk kez eksiksiz şekilde bir araya getirilmiş oluyor.

Kitapta yer alan birkaç soru:

  • Sizin ve tanıdığınız herkesin ölümünün ardından insan soyunun korunması sizin için hâlâ önemli midir?
  • İradeniz sayesinde dünyaya gelmeyen çocuklarınızın sayısı kaç?
  • Hastalık, trafik kazası ya da benzer bir nedenle ölümü içinizi umutla dolduracak siyasetçinin adı nedir?
  • Bir topluluktan mı nefret etmek daha kolay gelir size, belli bir şahıstan mı?
  • Zamanla akıllandığınıza inanmaktan ne zaman vazgeçtiniz, yoksa hâlâ buna inanıyor musunuz?
  • Özeleştiriniz sizi ikna ediyor mu?
  • Hiç kimseyi öldürmediğinizi varsayalım: Bunun gerçekleşmemiş olmasını nasıl açıklarsınız?
  • Ölmeyi mi tercih edersiniz yoksa bir süre daha sağlıklı bir hayvan olarak yaşamayı mı?
  • Evlilik kurumun kendiliğinden keşfedebilir miydiniz?

Künye: Max Frisch – Sorular, Sorular, Sorular, yayına hazırlayan: Tobias Amslinger ve Thomas Strässle, çeviren: Ogün Duman, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 112 sayfa, 2021

Anonim – Kerem ile Aslı Hikâyesi (2021)

‘Kerem ile Aslı’ hikâyesinin en zengin içerik ve motiflerini barındıran Raif Yelkenci yazması, 1940’lı yıllardan beri kayıp sanılıyordu.

Ta ki bu hikâye üzerine doktora tezi hazırlamış Ali Duymaz, tam adı ‘Raif Yelkenci Nüshası Hikâyet-i Kerem Han’ olan bu hazine değerindeki yazmanın izine Fransa Millî Kütüphanesi’nde (Bibliothèque nationale de France) rastlayana kadar.

‘Kerem ile Aslı’ hikâyesi, bilindiği gibi Anadolu’da, Balkanlar’da, Azerbaycan’da ve Türk Cumhuriyetlerinin bazılarında çok tanınmış bir halk hikâyesidir.

Raif Yelkenci yazması ise, 19. yüzyılın tam ortasında istinsah edilmiş, öbür ‘Kerem ile Aslı’ nüshalarına nazaran zengin içerik ve motifleri, dili ve yazım özellikleri bakımından eşsiz bir eserdir.

Yazmanın özlü bir inceleme, çevriyazı metin, açıklayıcı notlar, dizin ve harita ile yayına hazırlanması bu halk klasiğinin araştırılma tarihine ülkemizden yapılmış önemli bir katkı.

Sevgili uğruna şehirler, dağlar, ırmaklar, fırtınalar aşan, büyüleri sihirleri bozan, hikâye bittiğinde muradına eremeyip ah çekerek yanan bahtsız Kerem, ardından külleriyle sevdiğinin de yanmasına sebep olur.

Her satırıyla, her dizesiyle halk kültürümüzü zenginleştiren ‘Kerem ile Aslı’ hikâyesi, şairler, yazarlar, sinemacılar, ressamlar, besteciler, gölge oyunu sanatçıları için geçmişte olduğu gibi bugün de ilham veren bir hazine olmaya devam ediyor.

  • Künye: Anonim – Kerem ile Aslı Hikâyesi (Raif Yelkenci Yazması), hazırlayan: Ali Duymaz, Yapı Kredi Yayınları, folklor, 192 sayfa, 2021

Kolektif – Kadınlar Kadınları Analiz Ediyor (2021)

Kadın, kadının düşmanı değil, dermanıdır.

Bu derlemede bir araya gelen metinler de, kuramsal ve klinik psikanaliz ışığında kadının toplumsal sorunlarına ve ruhsal dünyasına daha yakından bakıyor.

Kitapta bir araya getirilen makaleler, kadın cinselliği, toplumsal cinsiyet, psikanalistin cinsiyeti ve bunun aktarımdaki rolü gibi konulara odaklanıyor.

Kitapta, toplumsal cinsiyet sorunlarıyla bağlantılı olarak kadınların maruz kaldığı aile içi şiddet, ensest ve cinsel taciz gibi sorunların yanı sıra, ruhsal düzlemde kadınsı cinsellik, annelik, kadınsı ve erkeksi, eşcinsellikler gibi konular ele alınıyor.

Kuramsal ve klinik psikanaliz düşüncesiyle toplumsal alanda yaşanan meseleler arasında bağlar kuran bu metinler, psikanaliz kavramlarının gelişmesine ve güncellenmesine büyük katkıda bulunacak türden.

Çalışma, İstanbul Psikanaliz Derneği ile Psike İstanbul’un 19-20 Ekim 2019 tarihlerinde Yapı Kredi Kültür Sanat’ta gerçekleştirdikleri Kadınlar ve Psikanaliz Komitesi (COWAP) konferansındaki sunumların bir derlemesini ve 18 Ekim 2019’da İstanbul Psikanaliz Derneği ile Psike İstanbul Uluslararası Psikanaliz Çalışmaları Örgütü (IPSO) komitelerinin ortaklaşa düzenledikleri COWAP IPSO etkinliğinde sunuların yazıların bir kısmını içeriyor.

  • Künye: Kolektif – Kadınlar Kadınları Analiz Ediyor, derleyen: Elda Abrevaya ve Melis Tanık Sivri, Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 136 sayfa, 2021