Emine Uçak Erdoğan – Çanakkale Savaşı’nda Kürt Civanlar (2008)‏

  • ÇANAKKALE SAVAŞI’NDA KÜRT CİVANLAR, Emine Uçak Erdoğan, Yarımada Yayınları, tarih, 104 sayfa

Emine Uçak Erdoğan’ın ‘Çanakkale Savaşı’nda Kürt Civanlar’ başlıklı bu ilgi çekici çalışması, Çanakkale Savaşı’na katılan ve kimisi burada ölen Kürt gençlerini anlatıyor. Erdoğan’ın savaşa katılanların yakınlarıyla görüşerek kaleme aldığı kitabı, Kürtlerin Çanakkale Savaşı’na katılımına odaklanan ilk çalışma olmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor. Kürtlerle Türklerin Çanakkale Savaşlarındaki ortaklık ve dayanışmasını daha iyi kavramak için iyi bir fırsat.

Başak Ergil – The Image of Nâzım Hikmet and His Poetry (2008)

  • THE IMAGE OF NÂZIM HİKMET AND HIS POETRY IN ANGLO-AMERICAN LITERARY SYSTEMS, Başak Ergil, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Yayınları, inceleme, 235 sayfa

‘The Image of Nâzım Hikmet and His Poetry in Anglo-American Literary Systems’, daha önce Radikal Kitap’ta gösterdiğimiz ‘İngiliz-Amerikan Yayın Dünyasında Nâzım Hikmet İmajı’ isimli kitabın İngilizce hazırlanmış baskısı. Başak Ergil, İngilizce’ye en çok şiiri çevrilen Nâzım Hikmet imajını, 1930’lardan günümüze dek İngiliz-Amerikan dergi ve kitapları üzerinden inceliyor. Çalışmanın en ilgi çeken yönü de, bu kaynaklarda, ilk etapta “Türkiye’nin komünist şairi” olarak sunulan Nâzım Hikmet’in, 2000’lere gelindiğinde romantik yönleriyle tanımlanan mistik, lirik bir kahramana nasıl dönüştüğünü saptaması.

Faik Bulut – Ordu ve Din (2008)

  • ORDU VE DİN, Faik Bulut, Berfin Yayınları, inceleme, 660 sayfa

Araştırmacı-yazar Faik Bulut ‘Ordu ve Din’de, 1826 yılından 2007’e kadarki ordu-din ilişkisini inceliyor. Türkiye’nin yakın tarihinden başlayarak Atatürkçülük ve şeriatçılık, ordu ve irtica, tarikatçılık, toplumun İslamlaşması ve farklı cemaatlerin gizli ve açık faaliyetlerinin bugüne kadarki seyrini inceleyen Bulut, şimdi yeniden alevlenen laiklik ve şeriat tartışmaları konusunda önemli ayrıntılar sunuyor. İlk baskısı 1994 yılında yapılan ve resmi belgeler ışığında Türkiye’deki İslamcı faaliyetleri ordunun aynasından göstermeyi amaçlayan kitap, yeni bilgi ve belgelerle de güncellenmiş.

 

Mithat Diker – Yolun Yarısında (2008)

  • YOLUN YARISINDA: RALLİLERDE 35 YIL, Mithat Diker, Geniş Kitaplık, anı, 136 sayfa

Ralli dalında birçok ödülün sahibi olan Mithat Diker için, hayat ve yol aynı anlamlara geliyor. Diker’in anılarından oluşan bu kitap, kendisinin yollarda otomobil yarışlarıyla geçen otuz beş yılını kapsayan anılarından oluşuyor. Kitabın en ilgi çeken yönü, bu spora uzun yıllarını vermiş bir ismin, Türkiye’deki ralli sporu tarihinin nitelikli bir fotoğrafını çekmesidir denebilir. Diker bu otuz beş yılın kişisel hayatındaki izdüşümünü paylaştığı gibi, Türkiye’de gittikçe yaygınlaşan bu sporun geçirdiği büyük dönüşümü de gözler önüne seriyor. Diker’in anıları, kendisinin 1970’li yıllardaki gençlik dönemlerinde, gizli gizli başladığı yarışlar ile 2000’li yıllardaki profesyonel mücadelelerine kadar uzanıyor.

 

Per Petterson – At Çalmaya Gidiyoruz (2008)‏

  • AT ÇALMAYA GİDİYORUZ, Per Petterson, çeviren: Deniz Canefe, Metis Yayınları, roman, 214 sayfa

Norveçli edebiyatçı Per Petterson, ‘At Çalmaya Gidiyoruz’da, hayatının yaşlılık dönemlerine varmış Trond karakterinin geçmişiyle yüzleşmesini, tabiri caizse “günah çıkarmasını” hikâye ediyor. 67 yaşına gelen Trond, kenti ardında bırakıp Norveç ormanlarında inzivaya çekilir. Fakat bu esnada, uzun yıllardır geçmişinde kaldığını zannettiği tesadüfler yeniden karşısına çıkar. Trond’un henüz on beş yaşındayken başına gelen bu ilginç tesadüfler, o zaman olduğu gibi şimdi de hayatını alt üst edecektir. Roman yayınlanmasının hemen ertesinde, Norveç Kitapçılar Ödülü ile Norveç Edebiyat Eleştirmenleri Ödülü’nü kazandı. Kitap çevrildiği diğer dillerde de beğeniyle karşılanmıştı.

 

Kolektif – Yaşamak Eşittir Yazmak (2008)

  • YAŞAMAK EŞİTTİR YAZMAK: GÜRSEL AYTAÇ KİTABI, yayına hazırlayan: Yıldız Ecevit, M. Osman Toklu ve Sevil Onaran, Hece Yayınları, inceleme, 344 sayfa

Alman edebiyatı profesörü Gürsel Aytaç, Türkiye yazınına çeviri, inceleme, eleştiri ve tanıtım yazıları gibi, birbirinden oldukça farklı alanlara katkıda bulunmuş, değerli bir araştırmacı. Önemli bir çabanın ürünü olan, ‘Yaşamak Eşittir Yazmak: Gürsel Aytaç Kitabı’, Aytaç için kaleme alınmış çok sayıda yazı ile kendisiyle yapılmış bir söyleşiden oluşuyor. İlk gençlik yıllarında başladığı yazılarını, sonraları da aksatmadan sürdüren Aytaç, Türkiye edebiyatına onlarca kaynak kitap sundu. Bu çalışma, Aytaç’ı, bir edebiyat bilimci, eleştirmen, çevirmen, edebiyat tarihçisi ve bir insan olarak ele alıp değerlendiriyor.

 

Peter Ackroyd – Troya’nın Düşüşü (2008)‏

  • TROYA’NIN DÜŞÜŞÜ, Peter Ackroyd, çeviren: Mehmet H. Doğan, Yapı Kredi Yayınları, roman, 207 sayfa

Peter Ackroyd ‘Troya’nın Düşüşü’nde, hayalperest kahramanı Heinrich Obermann’ın hikâyesini anlatıyor. Ackroyd’un Obermann karakteri, bir zamanlar Türkiye’ye gelerek Ege kıyılarındaki Hisarlık’ta arkeolojik kazılar yapan Alman arkeolog Heinrich Schliemann’ın ta kendisidir. 1860’ların sonunda, Homeros’un İlyada’da anlattığı Troya’nın Hisarlık olduğuna inanan Schliemann, bunu ispatlamak için Troya’da kazılara başladı. Schliemann aslında tam bir hayalperestti. Zira tezinin doğruluğunu kanıtlamak için kimi zaman aşırıya da kaçarak bilimsel olmayan yollara başvurmaktan çekinmemişti. İşte roman, Obermann karakteri üzerinden, Schliemann’ın ünlü hikâyesine yeniden hayat veriyor.

 

Magda Szabó – Iza’nın Şarkısı (2008)

  • IZA’NIN ŞARKISI, Magda Szabó, çeviren: Hakan Tansel, Kanat Yayınları, roman, 240 sayfa

Magda Szabó ‘Iza’nın Şarkısı’nda, kahramanları Bayan Szöcs ve kızı Iza arasındaki ilişki üzerinden çetrefilli kuşak çatışmasını hikâye ediyor. Bayan Szöcs, kocası öldükten sonra Budapeşte’de yaşayan kızı Iza’nın beraber yaşama teklifini kabul eder. Evini, kasabasını, geçmişini geride bırakan Szöcs, tek bir ayrıntısı bile geçmişine ait olmayan bu “yeni” hayatında, gün geçtikçe yabancılaşmaya, kabuğuna çekilmeye başlar. Modern çağa bir türlü adapte olamayan Szöcs, günün birinde tekrar kökenlerine dönmeye, unutamadığı geçmişine gitmeye karar verir. Szabó, kadının köklerine duyduğu özlemi, kızı ile yaşadığı kuşak çatışması ekseninde, sahici bir üslupla resmediyor.

 

Stan Lauryssens – Dali ve Ben (2008)

  • DALİ VE BEN: SÜRREALİST BİR HAYAT, Stan Lauryssens, çeviren: Baysan Bayar, APRIL Yayıncılık, anlatı, 296 sayfa

Stan Lauryssens ‘Dali ve Ben: Sürrealist Bir Hayat’ isimli bu kitabında, yakın tarihin ünlü simalarıyla olan maceralarını anlatıyor. Belçikalı sanat eserleri komisyoncusu Lauryssens bu işini icra ederken, yolu Salvador Dali, Andy Warhol, Beatles grubu üyeleri, Frank Sinatra, Pablo Picasso ve Elvis Presley gibi birçok meşhur isimle kesişiyor. Lauryssens’in kitabı, Dali başta olmak üzere, bu ünlü şahısların pek bilinmeyen özelliklerini, onlarla nasıl tanıştığını, nasıl bir ilişki kurduğunu ve bu isimlerle yaşadığı maceraları anlatıyor. Lauryssens’in bu deneyimlerini eğlenceli ve akıcı bir dille tasvir ettiğini de belirtelim.

 

Mehmet Murat Somer – Buse Cinayeti (2008)

  • BUSE CİNAYETİ, Mehmet Murat Somer, Merkez Kitaplar, roman, 207 sayfa

Mehmet Murat Somer’in ikinci romanı olan ‘Buse Cinayeti’, aşk-siyaset-şantaj üçgenindeki ilişkileri hikâye ediyor. Gündüzleri bilgisayar programcılığı yapan, geceleri de bir travesti kulübü işleten Burçak, bir gün, çalışanlarından Buse’nin öldürüldüğünü öğrenir. Bu cinayetin peşine düşen Burçak, öldürülen Buse, ya da eski adıyla Kız Fevzi’nin oldukça karmaşık ilişkiler içinde olduğunu öğrenir. Büyük bir siyasi partinin önde gelen isimlerinden olan bir erkekle aşk yaşayan Buse, bu nedenle öldürülmüştür gibi görünmektedir. Onu öldürenlerin asıl amacı ise, siyasetçiye şantaj yapmaktır. Somer’in ‘Peygamber Cinayetleri’nden hatırlanacak isimsiz dedektifi burada yeniden karşımıza çıkacak ve cinayetin ardındaki gizleri çözmeye çalışacaktır.