Hakan Karadaş – Düşünüyorum Öyleyse Sınavdan Kaç Alırım? (2008)

  • DÜŞÜNÜYORUM ÖYLEYSE SINAVDAN KAÇ ALIRIM?, Hakan Karadaş, Carpe Diem Yayınları, felsefe, 171 sayfa

Hakan Karadaş, genç okurlar için kaleme aldığı ‘Düşünüyorum. Öyleyse Sınavdan Kaç Alırım?’da, ünlü filozofların, fizikçilerin üzerinde kafa yorduğu bazı temel felsefe kavramları ile ilgili değerlendirmelerini sunuyor. “Bizler hiçbir kitaba sığmayacak kadar büyük, BBC belgeselleriyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir mucizenin içindeyiz aslında. Adına hayat denen bir mucize bu,” diyen Karadaş’ın seçtiği metinlerin de, soyut ve kuru bilgiler olmaktan öte, hayatla olabildiğince iç içe metinler olmasının, kitabı daha eğlenceli ve zevkli kıldığını belirtelim.

Erol Göka – Hayata ve Aşka (2008)‏

  • HAYATA VE AŞKA… Erol Göka, Aşina Kitaplar, deneme, 254 sayfa

‘Hayata ve Aşka’, psikiyatrist Erol Göka’nın, insanın ruh ve düşünce dünyasına odaklanan denemelerinden oluşuyor. Hayatın anlamının olup olmadığı, aşırı bilginin zararları, marka anlayışının yarattığı kimlik krizi, neden gençlere düşman olunduğu, âşık olunup olunmadığının nasıl anlaşılacağı, evliliğin insana aykırı olup olmadığı, internet ilişkileri ve aşkları, kitapta yer alan ve aşk ile hayata odaklanan çok sayıdaki konudan birkaçı. Ruh dünyasının dönüşüme uğradığını ve birçok okura ulaşmak istediğini söyleyen Göka, kitabının, bu yeni ruh halinin ürünü olduğunu söylüyor.

Ursula K. Le Guin – Zihinde Bir Dalga (2017)

  • ZİHİNDE BİR DALGA, Ursula K. Le Guin, çeviren: Tuncay Birkan, Müge Gürsoy Sökmen, Özge Çelik, Özde Duygu Gürkan ve Savaş Kılıç, Metis Yayınları, deneme, 296 sayfa

‘Yerdeniz’ serisinden ‘Mülksüzler’e, dünya edebiyatına büyük yapıtlar armağan etmiş Ursula K. Le Guin’den farklı konulara eğilen denemeler. Le Guin’in edebiyat, yazmak ve okumak, yazarlar, hayat ve hayal gücü gibi konularda dair kaleme aldığı denemeler, kendisinin külliyatına önemli bir katkı sunuyor. Le Guin buradaki yazılarında kadın olmak, yaşlı olmak, okur olmak, yazar olmak, güzellik saplantısı, toplumsal cinsiyet, gerçek ve kurmaca, gençlik, koleksiyoncular, anlamak ve dinlemek, yazarlık atölyeleri gibi pek çok konuyu kendine has tarzıyla irdeliyor. Kitabın bir diğer ilgi çekici yanı da, Le Guin’in Tolstoy, Borges, Dickens, Twain ve J. R. R. Tolkien gibi yazarlar üzerine değerlendirmelerini barındırması. Sıra dışı bir hayal gücüne sahip bir yazardan hayal gücüne ve yaratıcılığa övgü niteliğinde metinler.

Görgün Özcan – Osmanlı Şehirciliği ve Vakıflar (2017)

  • OSMANLI ŞEHİRCİLİĞİ VE VAKIFLAR, Görgün Özcan, Yeditepe Yayınları, tarih, 344 Sayfa

Görgün Özcan uzun soluklu araştırmalarının meyvesi olan elimizdeki çalışmasında, vakıfların Osmanlı şehirciliğindeki rolünü araştırıyor. Bunu yaparken bazı örnek şehirler üzerinden ilerleyen yazar, vakıfların Osmanlı şehirlerinin kaderini tayin etmede nasıl işlevler üstlendiklerini aydınlığa kavuşturuyor. Osmanlı şehir sisteminin tarihsel kaynakları, Anadolu Selçuklu şehirleşmesi ve yerel yönetim, Osmanlı şehir sisteminin idari işleyişi ve bürokratik yapısı, Osmanlı şehrinde mekânsal yerleşim ve imar kuralları, Osmanlı şehirlerinin kuruluşunda vakıf imaret sisteminin rolü, vakıfların toplumsal hayat üzerindeki etkileri ve Osmanlı ekonomik sisteminin işleyişinde vakıfların yeri gibi pek çok konunun ele alındığı kitap, Osmanlı dönemindeki vakıf anlayışını aydınlattığı gibi Osmanlı şehirlerinin toplumsal, ticari ve idari dinamiklerini de analiz ediyor.

Denis Dutton – Sanat İçgüdüsü (2017)

  • SANAT İÇGÜDÜSÜ, Denis Dutton, çeviren: Murat Turan, Ayrıntı Yayınları, sanat, 304 sayfa

Sanatı alışıldığı üzere belirsiz “yaratıcılık” veya “eğitim” kavramları yerine insanoğlunun evrim tarihinin hangi durağında olduğu bağlamında irdeleyen ufuk açıcı bir çalışma. Dutton bu ünlü yapıtında, sanatın kadim evrimsel kaynaklarını ve bunun günümüzün sanatsal zevk ve ilgilerini nasıl etkilediğini araştırıyor. Takvimler ve üzerindeki manzara resimleri, insanların tarihöncesinden kalma tercihlerine nasıl hitap eder? Sanatsal deneyimin özündeki zevk arayışı başka amaçlar için evrilmiş kadim içgüdülerin bir yan ürünü mü, yoksa kendi başına ayrı bir içgüdü mü? Sanat evrimsel bir adaptasyon mu? Bu ve buna benzer birçok önemli soruya yanıt arayan Dutton, okurunu, insandaki sanatsal yaratımın kaynaklarına bakmaya davet ediyor.

Perry Anderson – Antikiteden Feodalizme Geçişler (2017)

  • ANTİKİTEDEN FEODALİZME GEÇİŞLER, Perry Anderson, çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, İletişim Yayınları, tarih, 336 sayfa

İngiliz Yeni Sol’u içerisindeki önemli simalardan biri olarak uzun yıllardır New Left Review’un editörlüğünü yürüten Perry Anderson, elimizdeki ufuk açıcı çalışmasında, klasik antikitenin siyasal ve toplumsal dünyasını, oradan Orta Çağ dünyasına geçişin doğasını ve Avrupa’da bunun sonucu olarak ortaya çıkıp gelişen feodalizmin yapısını ve evrimini keşfe koyuluyor. Bu bağlamda Akdeniz ve Avrupa’daki bölgesel farklılıkları kapsamlı bir şekilde karşılaştıran Anderson, mutlakıyeti, feodalizm ve antikite arka planına göre yeniden tartışıyor. Çalışma özellikle, feodalizm öncesi siyasal, toplumsal, iktisadi ve sınıfsal yapıları tarihsel bir perspektifle inceleyerek Avrupa deneyiminin özgünlüğünü gözler önüne sermesiyle önemli bir boşluğu dolduruyor.

Henri Troyat – Çehov (2016)

  • ÇEHOV, Henri Troyat, çeviren: Vedat Günyol, Alfa Yayınları, biyografi, 444 sayfa

Henüz 27 yaşındayken Goncourt Ödülü’nü kazanmış, önde gelen Rus yazarlarının nitelikli biyografilerinin yazarı olarak ünlenmiş Henri Troyat, bu biyografilerine Rusya’nın en büyük oyun ve kısa öykü yazarı Anton Çehov’u da ekliyor. Çehov’a ilgi duyan herkesin okuması gereken kitap, dedesi bir köle olan yazarın yaşamından pek çok bilinmeyeni aydınlatıyor. Çehov’un doğduğu çevre, aile çemberi, okul yılları ve kaçamakları, Moskova’da geçirdiği maceralı zamanlar, gazetecilik ve doktorluk dönemleri, yazarlık yolunda attığı ilk adımlar ve başarı yolunda hızla kat edilen mesafeler, edebiyat ve sanat dünyasından dostları, çok geç yaşta bulduğu büyük aşkı ve tüberküloz nedeniyle erken yaşlarda hayatını kaybedişi… Bu ve bunun gibi pek çok bilgi, burada okurun karşısına çıkıyor. Usta çevirmen ve eleştirmen Vedat Günyol’un usta işi çevirisi de kitabı cazip kılan önemli etkenlerden.

#henryrosovski – Üniversite: Bir Dekan Anlatıyor (2016)

  • ÜNİVERSİTE: BİR DEKAN ANLATIYOR, Henry Rosovsky, çeviren: Süreyya Ersoy, Say Yayınları, eğitim, 360 sayfa 2016

Ekonomi profesörü Henry Rosovsky, Harvard Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesinde 1973-1984 ile 1990-1991 yılları arasında dekan olarak görev yapmış, bu sürenin sonunda da kendi isteğiyle görevinden istifa etmiş. Rosovsky’nin bir nevi iç dökme metni olarak düşünülebilecek kitabı, öğrencilerden hocalara, akademik yaşamdan yönetici kadrolara üniversitelerin işleyişine dair önemli deneyimler ve değerlendirmeler barındırıyor. Öğrencilerin okul seçme saikleri nelerdir ve onları üniversitede neler bekler? Üniversitedeki temel kültür eğitiminin amaçları nedir? Harvard’ın çekirdek programı nasıl oluşmuştur? Akademik yaşam nasıl bir döngüyle işler? Üniversitelerde daimi kadro ne işe yarar? Bu ve bunun gibi birçok sorunun yanıtını veren Rosovsky, dekanlık görevini sürdürürken üniversite yönetiminin tepe noktasında yaşanan ilginç ve öğretici olayları da okurlarıyla paylaşıyor. Rosovsky, bölüm başkanının, dekanın, direktörün, rektörün ve rektör yardımcısının üniversite üzerinde mülkiyet hakkını iddia edemeyeceğini, üniversitenin bir okul olduğunu ve öğrenciler olmazsa burada bilimin zamanla tükenip gideceğini belirtiyor. Buna rağmen öğrencilerin de üniversitenin asıl sahibi olmadığını söyleyen yazar, öğrencisinden akademisyenine üniversiteyi bir bütün ve toplumun her kesiminden insanın mülkiyeti olarak okuyor.

Kevin Crossley-Holland – İskandinav Mitolojisi (2016)

Günümüzde İskandinav halkları pek uslu görünse de, kendileri Avrupa’nın en özgün ve ürkütücü, ayrıca gotik ve fantastik edebiyata en çok konu olmuş mitolojilerine sahip.

İskandinav mitolojisi alanına büyük katkılarda bulunmuş, 2005’te aramızdan ayrılan Kevin Crossley-Holland, tüm mitoloji tutkunlarının kitaplıklarında muhakkak bulunması gereken elimizdeki çalışmaya imza atmış.

Bu kitap, neredeyse 300 yıl boyunca Avrupa’daki ve Avrupa ötesindeki en heyecan verici ve etkili güç olmuş Vikinglerin mitlerinde vücut bulmuş Tanrılara, kahramanlara ve canavarlar gibi doğaüstü varlıklara daha yakından bakmak için şahane bir fırsat.

Crossley-Holland kitabına, Vikinglerin etkili olduğu dönemdeki İskandinav dünyasını, Viking kozmolojisini, Viking mitlerinin dayandığı kaynakları ve Viking mitlerinin edebi yapısını irdelediği kapsamlı bir girişle başlıyor.

Kitabın devamında da, Aesirlerden Vanirlere, Darağacı Lordu’ndan Rig’e, Loki’nin Çocukları’ndan İdun’un Elmaları’na, Njord ile Skadi’nin evlenmesinden Skirnir’in yolculuğuna ve Brisinglerin Kolyesi’ne bu sıra dışı mitolojiden harikulade örneklere yer veriyor.

  • Künye: Kevin Crossley-Holland – İskandinav Mitolojisi, çeviren: Simge Kaytan, Say Yayınları, mitoloji, 408 sayfa

Emily Brontë – Uğultulu Tepeler (2016)

  • UĞULTULU TEPELER, Emily Brontë, çeviren: Sibel Alaş, Büyülü Fener Yayınları, çocuk, 172 sayfa

Emily Brontë’nin dramatik yapıtı ‘Uğultulu Tepeler’, şu ana kadar müzikallere, tiyatro oyunlarına, filmlere, hatta baleye ve operaya dönüştürüldü. Elimizdeki baskı ise, bu klasik eserin çocuk ve genç okurlar için hazırlanmış sağlam bir özeti. Yorkshire tepelerinde geçen dramatik sahneleriyle nedeniyle, Victoria döneminin uslu romanlarının çoğundan farklı bir yere konumlanan ‘Uğultulu Tepeler’, yüksek ve çorak bir arazinin üstüne kurulmuş kasvetli bir çiftlik evinde yaşananları hikâye eder. Zengin Earnshaw ailesinin kızı Catherine ile ailenin evlatlığı Heathcliff arasındaki marazi aşkı dokunaklı bir üslupla tasvir eden roman, karanlık ve puslu atmosferiyle de gotik roman türünün sağlam örneklerinden. Aşkın hiç bitmeyecek bir nefrete ve ardından iflah olmaz bir intikam duygusuna evrilerek karakterlerini korkunç bir sona götürüşünün görkemli hikâyesi.