Kolektif — Kentler ve İslamcılıklar (2026)

Kentler yalnızca insanların yaşadığı, hareket ettiği ve gündelik hayatlarını sürdürdüğü mekânlar olarak şekillenmiyor; siyasal mücadelelerin, kimlik arayışlarının ve toplumsal dönüşümlerin de maddi karşılıklarını taşıyor. Bu nedenle camilerden meydanlara, konutlardan kamu binalarına, anıtlardan diplomasi yapılarının mimarisine kadar yapılı çevre, siyasetin kendisini görünür kıldığı önemli alanlardan biri. Bülent Batuman’ın derlediği ‘Kentler ve İslamcılıklar’ (‘Cities and Islamisms’) tam da bu noktadan hareket ederek İslamcılık ile kent, mimarlık ve siyaset arasındaki ilişkiyi farklı coğrafyalar üzerinden inceliyor.

Kitabın temel sorusu, İslam’ın kentleri nasıl biçimlendirdiğinden çok, modern bir siyasal ideoloji olarak İslamcılığın yapılı çevreyle nasıl bir ilişki kurduğu üzerine kuruluyor. Bu ayrım önem taşıyor; çünkü İslamcılık, tarih boyunca değişmeden var olan bir dinsel etkinin uzantısı olarak değil, modern siyasal koşullar içerisinde şekillenen ve farklı bağlamlarda farklı biçimler alabilen bir ideoloji olarak ele alınıyor. Bu nedenle kitap “İslamcılık”tan tek ve homojen bir olguymuş gibi söz etmek yerine, farklı tarihsel, siyasal ve toplumsal koşullarda ortaya çıkan İslamcılıkların mekânsal izlerini araştırıyor.

Bu yaklaşım, mimarlığı da yalnızca estetik veya işlevsel bir üretim alanı olmaktan çıkarıyor. Anıtsal camiler, ulusal mimari üsluplar, yerel ibadet mekânları, devlet yapıları ve kamusal alanlar; kimliğin temsil edildiği, yurttaşlığın tanımlandığı ve iktidarın kendisini görünür kıldığı siyasal araçlar olarak ele alınıyor. Mimari böylece yalnızca siyasetin sonucu değil, aynı zamanda siyasal anlamların üretildiği ve toplumsal öznelliklerin biçimlendiği bir alan olarak ortaya çıkıyor.

Kitabın farklı bölümleri, bu ilişkiyi Kazakistan ve Katar’daki anıtsal camilerden Türkiye’nin “Türk Evi” imgesine, Cezayir’de Sufi zaviyelerinin millileştirilmesinden Endonezya’daki İslamcı şehircilik pratiklerine, Pakistan’daki İslami mimari üzerinden “halk”ın temsilinden Lübnan’daki mimari mezhepçiliğe kadar uzanan örneklerle tartışıyor. İran’daki Hüseyniye İrşad dini merkezi örneği ise İslamcı hareketlerin yalnızca devlet eliyle üretilen yapılarda değil, alternatif kamusal mekânlar ve anıtlar aracılığıyla da kendilerini ifade edebildiğini gösteriyor.

Bu örnekler aynı zamanda İslamcılığın yerel ve küresel olan arasındaki hareketliliğini de görünür kılıyor. İslami mimari biçimleri bir ülkeden diğerine aktarılırken yalnızca dinsel referanslar değil, modernite, ulusal kimlik, diplomasi, küreselleşme ve devlet ideolojileri de bu dolaşıma katılıyor. Böylece aynı mimari dil farklı coğrafyalarda farklı siyasal anlamlar kazanabiliyor; yerel gelenekler küresel İslamcı söylemlerle birleşerek yeni mekânsal biçimler üretebiliyor.

Batuman’ın girişte önerdiği üç temel analiz çerçevesi —Müslüman öznelliklerin inşası, temsil siyaseti ve kentsel mekân üretimi— kitabın bütününe yayılan ortak bir araştırma zemini oluşturuyor. Bu çerçevede kent, İslamcılığın yalnızca üzerinde iz bıraktığı pasif bir zemin olarak değil, İslami kimliklerin, siyasal tahayyüllerin ve toplumsal mücadelelerin üretildiği etkin bir alan olarak değerlendiriliyor.

‘Kentler ve İslamcılıklar’, bu yönüyle Türkiye’deki kentsel ve mimari dönüşümleri kendi sınırları içerisinde değerlendirmek yerine, onları daha geniş bir ulusötesi bağlama yerleştirmeyi amaçlıyor. Farklı ülkelerden örnekleri yan yana getirerek İslamcılıkların mekânı nasıl kullandığını, mekân aracılığıyla nasıl temsil edildiğini ve yapılı çevreyi nasıl dönüştürdüğünü sorguluyor. Ortaya çıkan tablo, kentlerin yalnızca siyasal kararların uygulandığı yerler olmadığını; siyasetin, kimliğin ve ideolojinin taş, beton, meydan, cami ve kamusal alan üzerinden somutlaştığı mücadele alanları olduğunu gösteriyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Abidin Kusno, Bülent Batuman, Farhan Karim, Khairul Hazmi Zaini, Natalie Koch, Pamela Karimi, Saba Madani, Valentina Fedele ve Ward Vloeberghs.

Kolektif — Kentler ve İslamcılıklar: Mekân, Mimarlık, Politika
Derleyen: Bülent Batuman, Çeviren: Yener Çıracı • Dipnot Yayınları
Kent Çalışmaları • 276 sayfa • 2026