Çiğdem Toker – Kamu İhalelerinde Olağan İşler (2019)

Çiğdem Toker, Türkiye’nin karanlık bir çağda olduğu bugün, gazeteciliğin onurunu koruyan eşine az rastlanır isimlerden.

Toker’in Türkiye’de halkın malının kimlere peşkeş çekildiğini, kamu ihalelerindeki yolsuzluğun korkunç boyutlarını gözler önüne serdiği kitabı ‘Olağan İşler’ de, her şeyden önce araştırmacı gazeteciliğin en iyi örneklerinden biri olmasıyla önemli.

Çalışma, kamu ihalelerinde afet, savaş gibi olağanüstü durumlarda başvurulması gereken usulü gösteren 21/b maddesinin son yıllarda AKP iktidarı tarafından sıklıkla ve sıradan bir yöntem olarak nasıl kullanıldığına odaklanıyor.

“Davetli ihale” diye de anılan bu yöntemle gerçekleştirilen kamu ihaleleri “Olağan İşler”e dönüştürülürken, seksen milyonun ürettiği artı değerin hatırı sayılır kısmı 10-15 şirket arasında adeta paylaştırılıyor.

21/b ile yapılan rekabetsiz, kapalı, devleti zarara uğratan ihalelerin çokluğu ve bir grup firmaya akan kamu kaynaklarının boyutları korkutucu.

Toker’in çalışması, yozlaşmış sermaye ve iktidar çevreleri arasında kurulmuş olan kirli ittifakın yöntemlerini gösterdiği gibi, AKP’li yıllarda bölüşüm ilişkilerinin istatistiklere yansımayan boyutlarına da ışık tutuyor.

  • Künye: Çiğdem Toker – Kamu İhalelerinde Olağan İşler, Tekin Yayınevi, siyaset, 296 sayfa, 2019

Esra Çeviker Gürakar – Kayırma Ekonomisi (2018)

Bizde burjuva sınıfı yoktur, hiç olmadı.

Devletin teşvikleriyle gönenen, sırtını tümüyle devlete yaslayan ve buradan beslenen kesimler vardır sadece.

Kimilerince bu durum, bizde Batı’daki gibi güçlü ve devletten bağımsız bir burjuva sınıfının ortaya çıkmamasının en önemli nedenlerinden biri olarak gösterilir.

Peki, AKP iktidarında durum nedir?

Esra Çeviker Gürakar bu değerli çalışmasında, daha önce yandaşlarına rant yaratmak için kanuni boşluklardan yararlanan iktidarların aksine, AKP’nin, bizzat kanun çıkararak nasıl muazzam bir rant alanı yarattığını ortaya koyuyor.

Gürakar, elli bin kamu ihalesi verisine dayanarak siyasal iktidarla sermaye arasındaki ilişki ağını, kayırmacılığı ve yolsuzluğu gözler önüne seriyor.

Gürakar burada,

  • Kamu ihalelerinde kanunlarla yapılan yolsuzluklar,
  • Türkiye’de devlet-özel sektör ilişkileri,
  • Yeni İslami “burjuvazi” ve muhafazakâr iş derneklerinin politik aktörler olarak yükselişi,
  • Seçim bölgelerine kaynaktan aktarım politikası,
  • Türkiye kamu ihale piyasasını küresel standartlarla uyumlaştırma çalışmaları ve 2002 genel seçimlerinden sonra kamu ihale sisteminde yaşanan yozlaşma,
  • Siyasi bağlantılı firmaların kamu ihalelerini kazanması,
  • Ve kamu ihalelerinde kayırmacılığın hepimizin payına düşen maliyeti olarak düşen rekabet ve artan kamu harcamaları gibi önemli konuları irdeliyor.

Kamu varlıklarına el koyarak gerçekleşen zenginleşmenin (birikim), rant yaratma ve ranta el koyup rantı, iktidarı destekleyen toplumsal kesimlere stratejik olarak dağıtmasının, AKP’nin süreğenliğinin en önemli sacayağı olduğunu belirten Gürayak, bu sacayağının en önemli bileşenlerinden birinin de kamu ihaleleri olduğunu, çok sayıda veriye dayanarak gösteriyor.

  • Künye: Esra Çeviker Gürakar – Kayırma Ekonomisi: AKP Döneminde Kamu İhaleleri, İletişim Yayınları, iktisat, 192 sayfa, 2018