Ferit Edgü – Buluşmalar (2019)

Ferit Edgü’nün “yakın dostlarım” dediği kimi yazar ve ressamları farklı yönleriyle irdelediği denemeleri, ‘Buluşmalar’da.

Albert Camus’den Malcolm Lowry’ye, Robert Walser’dan Beckett’a, Kafka’dan Sait Faik’e, Tezer Özlü’den Can Yücel’e pek çok yazar ve Bedri Rahmi’den Turan Erol’a, Chagall’dan Avni Arbaş’a, Sarkis’ten Jean Dubuffet’ye ve Semiha Berksoy’a birçok ressam, Edgü’nün özgün yorumlarıyla karşımıza çıkıyor.

  • Künye: Ferit Edgü – Buluşmalar, Alfa Yayınları

Marshall McLuhan – Yaradanımız Medya (2019)

İletişim kuramcısı Marshall McLuhan, internetin henüz icat edilmediği zamanlarda yaşasa da, yazılı ve görsel basının kitleleri manipüle etmede ne kadar mahir olabildiğine, televizyonun kitlelerin yeni afyonu haline geldiğine yakından tanıklık etti.

“Küresel köy” kavramıyla ilk “medya gurusu” olarak kabul edilen McLuhan, her kültür çağında bilginin kaydedilip aktarıldığı ortamın o kültürün karakterinin belirlenmesinde kesin bir rol oynadığını söyledi.

Bu görüşünü de o ünlü “Ortam mesajdır” deyişiyle özetledi.

McLuhan’ın ilk kez 1967 yılında yayımlanmış, bizde de yeni baskısıyla raflardaki yerini almış ‘Yaradanımız Medya’ adlı bu çalışması ise, medyanın ne denli güçlü bir aygıt olabileceğini, pek çok çarpıcı örnekten yola çıkarak gözler önüne seriyor.

İktidarların medya aracılığıyla propaganda yapmak ve rıza üretmek için trol orduları kurduğu günümüzde, özellikle okunması gereken bir çalışma.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Evrensel, tiranca bir gözetim, hem de ana rahminden mezara kadar gözetim altındayız.”

“Zamanımız neyin nerede başlayıp bittiğinin belirsizleştiği, eski kategorilerin geçersizleştiği – her şeyin yeniden incelenmesinin gerektiği bir zaman.”

“Bugünün gençliği, bugünün yaşam ortamını – yaşadığımız bu elektronik dramayı içgüdüsel bir şekilde anlayabiliyor. Bu drama, mitik ve derinlemesine yaşanan bir drama. Kuşaklar arasındaki bugünkü yoğun yabancılaşmanın nedeni de budur. Yaşadığımız günün savaşları, devrimleri, toplumsal ayaklanmaları da günümüzün elektronik enformasyon araçlarının arabirimleri, kumanda panelleri durumunda.”

“Herkesin herkesin yapıp ettiğiyle bu kadar uğraştığı, hepimizin bir toplumsal değişimin amelesine dönüştüğü günümüz dünyasına nasıl gelip dayandık? Bunu kim programladı? Bu ne iştir?”

“Yeni teknolojiden ‘evli evine, köylü köyüne’ demesini bekleyemeyiz. Artık, günün birinde dönecek yurdunuz, yuvanız kalmadı.”

  • Künye: Marshall McLuhan – Yaradanımız Medya, çeviren: Ünsal Oskay, Nora Kitap, medya, 160 sayfa, 2019

Nick Dyer-Witheford – Siber Proletarya (2019)

O süslü adı “enformasyon devrimi”yle teknoloji, dünya için tam bir yıkımla sonuçlandı.

Kongo’daki altın madenleri, Çin’de işçileri ölümüne çalıştıran fabrikalar, viraneye dönmüş Detroit mahalleleri, bu büyük yıkımın yalnızca buz dağının sadece görünen kısmını oluşturuyor.

Nick Dyer-Witheford da, sınıf iktidarı ve bilgisayarlaşma üzerine sıkı bir analiz sunduğu ‘Siber Proletarya’da, teknoloji sayesinde büyük sınıfsal eşitsizliklerin ve kutuplaşmaların elitler lehine nasıl yumuşatıldığını ortaya koyuyor.

Yaygınlaşan online gözetim ve yoğunlaşan robotlaşmanın ardındaki sınıf tahakkümünü gözler önüne sermesiyle dikkat çeken ‘Siber Proletarya’, bunun yanı sıra, bilişim teknolojisinin radikal hareketlerde yarattığı imkânlara da bakıyor.

Çalışma, Silikon Vadisi’nin yaşadığımız dünyayı nasıl kökten dönüştürdüğüne ve özellikle bugünün enformasyon teknolojisinin muhalif bir siyaset yaratma konusunda ne gibi potansiyeller sunduğuna yakından bakmak için iyi fırsat.

  • Künye: Nick Dyer-Witheford – Siber Proletarya: Dijital Girdapta Küresel Emek, çeviren: Eylem N. Akçay, Z Yayınları, siyaset, 288 sayfa, 2019

Kolektif – Zihin Felsefesi (2019)

Batı düşüncesini derinden etkilemiş zihin felsefesi, özellikle son yıllardaki yapay zekâ olgusu ile yeniden ilgi çekmeye başladı.

Elimizdeki bu derleme ise, zihin felsefesi alanında çalışan veya bu alana ilgi duyan okurların kaçırmak istemeyeceği türden.

Çalışmanın özgünlüğü, konuyu anlaşılması güç teorik bir perspektiften anlatmak yerine, filozoflar üzerinden ele alması.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, zihin felsefesinin ana konularını farklı düşünürlerin fikirlerini tartışmaya açarak irdeliyor.

Kitapta,

  • Edmund Husserl ve fenomenoloji,
  • Merleau-Ponty’nin fikirleri bağlamında fenomenolojik zihin ve beden felsefesi,
  • Gilbert Ryle ve mantıkçı davranışçılık,
  • Bilincin özdeşlik kuramına filozofların yaptığı katkılar,
  • David Lewis ve David Armstrong’a göre bedensel zihin kuramı,
  • Hilary Putnam ve bilgisayımsal işlevselcilik,
  • Jerry Fodor ve temsilci zihin kuramı,
  • Donald Davidson, Daniel Dennett ve normatif zihin,
  • Patricia ve Paul Churchland’ın nörofelsefeleri,
  • Ve bunun gibi pek çok aydınlatıcı metin yer alıyor.

Çalışma, Anglo-Amerikan dünyanın son 70 yılına damgasını vurmuş zihin felsefesini daha iyi kavramak için birebir.

  • Künye: Kolektif – Zihin Felsefesi, derleyen: Andrew Bailey, çeviren: Füsun Doruker, Fol Kitap, felsefe, 376 sayfa, 2020

Mike Pearl – En Sonunda Oldu (2019)

 

Gelecekte bizi nelerin beklediğini merak edenlerin severek okuyacağı bir kitap.

İnsanlar ölümsüz olsaydı ne olurdu?

Dünyadaki son mezbahanın kapandığı gün ne yapardık?

İnternet tümüyle kesilseydi ne olurdu?

Antibiyotikler işe yaramasaydı ne yapardık?

Suudi Arabistan’da petrol bitseydi ne olurdu?

Bireysel silahlanma yasaklansaydı neler değişirdi?

Bu kitabın yazarı Mike Pearl, bu ve bunun gibi senaryoların gerçekleşmesi durumunda olabilecekleri hem aydınlatıcı hem de eğlenceli bir üslupla bizimle paylaşıyor.

Pearl, modern dünyanın büyük sorunlarının bizi nasıl büyük çıkmazlara doğru sürüklediğini açık bir şekilde ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda bu sorunların çözümü konusunda kimi somut önerilerde de bulunuyor.

Kitap, çağımızın en yakıcı ekolojik, siyasi ve iktisadi sorunlarına daha iyi kafa yormak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Mike Pearl – En Sonunda Oldu: Dünyanın Gelecek Senaryoları, çeviren: Ahmet Büyükaksoy, Orenda Kitap, iktisat, 264 sayfa, 2019

Sadık Usta – Dünyayı Değiştiren Düşünürler 2 (2019)

Rönesans’tan Aydınlanma’ya uzanan süreçte fikirleriyle kendilerinden sonraki kuşakları derinden etkilemiş düşünürlerin hayatı ve sistemleri…

Francis Bacon, Galileo Galilei, Thomas Hobbes, Rene Descartes, Spinoza, John Locke, Leibniz ve Montesquieu, çalışmanın bu ikinci cildinde karşımıza çıkan bazı isimler.

  • Künye: Sadık Usta – Dünyayı Değiştiren Düşünürler, İkinci Cilt: Rönesans’tan Aydınlanma’ya Yeni Bir Çağın Doğuşu, Kafka Kitap, felsefe, 344 sayfa, 2019

Nazan Alioğlu ve Bengisu Bayrak – Çağdaş Sanatta Anlam Sorunu Üzerine Bir Deneme (2019)

Sanat nedir?

Bengisu Bayrak ve Nazan Alioğlu, düşünce tarihinde sanat-gerçeklik ilişkisinin nasıl yorumlandığını irdeleyerek bu soruya yeni yanıtlar veriyor.

Yazarlar, bunu yaparken de, çağdaş sanatta anlam yaratmanın yollarından biri olarak tüm Batı sanatını belirlemiş sanat-gerçeklik ilişkisinin nasıl geliştiğinden estetik yargının geçirdiği dönüşümlere, çağdaş sanatta bilişselliğin katılımıyla oluşan yeni estetikle birlikte çoğulcu mimesisin ortaya çıkışından sanatta anlam üretimi sorununa ve görsel sanatlar eğitimindeki güncel krize kadar pek çok konuyu tartışıyor.

  • Künye: Nazan Alioğlu ve Bengisu Bayrak – Çağdaş Sanatta Anlam Sorunu Üzerine Bir Deneme, Literatür Yayıncılık, sanat, 140 sayfa, 2019

Kolektif – Klasik Müzik Kitabı (2019)

Her ne kadar trajik bir dönem geçiriyor olsak da, bahar geliyor bütün neşesiyle.

Bizi müzik neşelendirir ve kuşkusuz bunun en asil yollarından biri de klasik müziktir.

Bu rehber kitap, ilk operanın yazılışından nota sisteminin nasıl ortaya çıktığına, klasik müzik hakkında bilinmesi gereken pek çok önemli ayrıntıyı bize sunuyor.

Pek çok ismin katkılarıyla ortaya çıkan, görsel zenginliğiyle de göz dolduran kitap, Batı klasik müziğinin gelişimi ve bu süreçte rol oynamış türler ve aktörleri derinlemesine analiz ediyor.

Efsanevi bestecilere ait olanlar kadar pek kimsenin bilmediği bestecilerin doksanı aşkın eserinin incelendiği çalışma, ayrıca klasik müziğin bestelenmesi ve anlaşılmasıyla ilgili temel kavramları da açıklıyor.

Klasik müziğe iyi bir giriş yapmak isteyenler kadar, bu alanda çalışanların da keyifle okuyacakları bir eser.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Steve Collisson, Levon Chilingirian, Matthew O’Donovan, George Hall, Malcolm Hayes, Michael Lankester, Karl Lutchmayer, Keith McGowan, Kumi Ogano, Sophie Rashbrook, Christina L. Reitz, Tim Rutherford-Johnson, Hugo Shirley ve Katie Derham-Foreword.

  • Künye: Kolektif – Klasik Müzik Kitabı, çeviren: Tufan Göbekçin, Alfa Yayınları, müzik, 352 sayfa, 2019

Jonathan B. Losos – Kader, Şans ve Evrimin Geleceği (2019)

Evrim biyolojisi hakkında güncel kaynak arayanlara ‘Kader, Şans ve Evrimin Geleceği’ni şiddetle öneriyoruz.

Özellikle konuyu sade bir üslupla ele almasıyla her seviyeden okura hitap eden kitabında Jonathan Losos, en son araştırmaların verilerinden yararlanarak ekosistemlerin korunması, zararlı virüs ve bakterilerle mücadele, uzayda yaşam gibi önemli konularda bizi aydınlatıyor.

Evrimin getirdiği çözümleri her seferinde yeniden deneyimliyoruz.

Fakat kimi zaman en ufak bir mutasyon bile evrim sürecini farklı bir mecraya sürükler.

İşte Losos’un çalışması da, tüm bu değişkenlerin evrimde oynadığı rolü açık bir şekilde ortaya koymasıyla, öte yandan evrimin geleceği üzerine yaptığı dikkat çekici öngörülerle büyük öneme haiz.

Kitaptan birkaç alıntı:

“(…) Staphylococcus (stafilokok enfeksiyonunun nedeni) direnç geliştirdi ve 1950’li yılların ortalarında penisilinden elde edilen sağlık kazanımlarının çoğu kaybedildi. Sonrasında her yeni antibiyotiğin geliştirilmesiyle bakteriler evrimle buna karşı hızla direnç geliştirdi.”

“… Yakınsamaya hak ettiği değeri vermiyor olabiliriz. Biz evrimsel tekizler (kiviler, ornitorenkler, bukalemunlar ve insanlar) benzersiz olabiliriz, ama vücudumuzdaki birçok bölüm başka organizmalarda yakınsak şekilde evrimleşmiştir.”

“Gerçek şu ki, biz insanlar, bir evrimsel tekizlik örneğiyiz; Dünya üzerinde hiçbir yerde hiçbir zaman bizim gibi bir şey evrimleşmedi. Yakınsak evrimin genel olarak her yerde görülmesi, görünüşe göre bizim evrimsel kaçınılmazlığımıza sınırlı bir destek sağlayabiliyor.”

“Evet, doğru; bundan 550 milyon yıl önce dünyada yüzerek dolaşan en yakın ortak atamızın bahse değer gözleri dahi olmamasına rağmen, ahtapotlar sizinle, benimle neredeyse tıpatıp aynı gözyuvarlarına sahiptir.”

“Geçmişte yaşanacak çok cüzi bir farklılığın (büyük-büyük-büyük-milyonuncu-nesilden-büyükbabamız Ernie’nin üzerine düşen bir ağaç, bir orman yangını, bir mutasyon) bizim gelecekteki varlığımızı bitirmeyeceğini kim bilebilir?”

“Kuzey Trinidad’daki tüm dere yataklarında aynı tezat tekrarlanıyor: nehrin aşağısında donuk mat balıklar; yukarısında süslü püslü, göz kamaştırıcı balıklar. Bu tam da bir evrimsel biyoloğu heyecanlandıracak cinsten bir gözlem.”

“Dinozorlar hayatta kalmış olsaydı, onların soyundan gelenler (hakikaten zeki dinozorlar bile) bugün bize hiç benzemeyeceklerdi. Süper boyutta beyne sahip bir tavuk, bundan daha doğru bir benzetme olurdu.”

“…Evrimi öngörebilir miyiz? Kısa vadede, evet, belli ölçüde. Fakat zamanın akışı uzadıkça, atalar ve koşullar farklılaştıkça başarıyla tahminde bulunma olasılığımız düşüyor.”

  • Künye: Jonathan B. Losos – Kader, Şans ve Evrimin Geleceği, çeviren: Barış Gönülşen, Tellekt Kitap, bilim, 376 sayfa, 2019

Tom Rockmore – Hegel’den Önce Hegel’den Sonra (2019)

Yaşayan en önemli Hegel uzmanlarından biri olan Tom Rockmore, tek başına felsefi bir doruk noktası olan Hegel’in düşüncesi üzerine tarihsel bir girişle karşımızda.

Rockmore, hem Hegel’in Batı felsefe tarihi içinde nerede durduğunu ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor hem de Hegel’in mirasının yansımalarını ondan sonra gelen önemli isimler üzerinden izliyor.

Yazar ilk olarak Hegel’in zamanındaki felsefe tartışmalarının ana problemlerini ve kendi konumunu formüle ederek bunları nasıl çözdüğünü gösteriyor.

Ardından, tartışmayı ikinci bir aşamaya taşıyarak, Hegel’in tüm felsefe geleneğinin temel problemlerinin üstesinden nasıl geldiğini ortaya koyuyor.

Kitap, Hegel ile Kant’ın birbirinden apayrı felsefi tavırlarını kapsamlı bir bakışla karşılaştırmasıyla da önemli.

Felsefi altyapısı olmayan, fakat Hegel düşüncesine iyi bir giriş yapmak isteyen okurlara özellikle önerebileceğimiz kitap, her kitaplıkta bulunmayı hak ediyor.

  • Künye: Tom Rockmore – Hegel’den Önce Hegel’den Sonra: Hegel’in Düşüncesine Tarihsel Bir Giriş, çeviren: Kağan Kahveci, Say Yayınları, felsefe, 280 sayfa, 2019