Robert J. C. Young – Beyaz Mitolojiler (2024)

Robert Young’un ‘Beyaz Mitolojiler’i, tarih ve Batı’nın temel kavramlarını sorgulamak için çıkılan bir yolculuğa işaret ediyor.

Young, Avrupa merkezciliği tuzağından kaçınan bir tarih yazmanın mümkün olup olmadığını sorguluyor ve tarihin sadece bir Batı efsanesi mi olduğunu merak ediyor.

Bu düşünceler, sömürge sonrası çalışmalar alanında önemli bir yön çiziyor ve alana devasa bir etki yapıyor.

Sömürge sonrası teori, edebiyat ve tarih alanlarında çalışan herkes için zorunlu bir okuma olan bu kitap, Homi Bhabha’nın önsözde belirttiği gibi, orijinal ve paha biçilmez bir müdahalede bulunuyor ve en köklü figürleri bile kendi pozisyonlarını yeniden düşünmeye sevk ediyor.

  • Künye: Robert J. C. Young – Beyaz Mitolojiler: Tarih Yazımı ve Batı, çeviren: Bensu Altunsoy, Alfa Yayınları, tarih, 416 sayfa, 2024

Richard Holmes – Merak Çağı (2024)

‘Merak Çağı’, on sekizinci yüzyılın sonundaki keşifleri ve icatlarıyla romantik bilim çağını doğuran kadın ve erkeklerin sürükleyici tarihini anlatıyor.

Bu çağ, bilim insanlarının yanı sıra büyük yazar ve şairlere de uzanıyor; tüm yaratıcılar yüksek heyecan, sınırları zorlama ve keşif anlarının tadını çıkarıyor.

Holmes, büyük fikirlerin ve deneylerin –hem başarıların hem de başarısızlıkların– nasıl çoğu zaman yalnız bir adanmışlıktan doğduğunu ve dini inanç ile bilimsel gerçeğin nasıl çarpıştığını gösteriyor.

‘Merak Çağı’ özgünlüğü, hikâye anlatma enerjisi ve entelektüel önemiyle nefes kesici bir kitap.

  • Künye: Richard Holmes – Merak Çağı: Romantik Kuşak Bilimin Güzelliğini ve Dehşetini Nasıl Keşfetti?, çeviren: Mehmet Doğan, Alfa Yayınları, bilim, 552 sayfa, 2024

Andrew P. Wickens – Beynin Tarihi (2024)

‘Beynin Tarihi’ konu üzerine yazılmış ilk anlatısal kitap.

İnsanlık tarihinde bugüne dek beyinle ilgili bilinen inançlar, düşünceler, keşifler, kafa karışıklıkları, yöntemler, kavramlar, deneyler, kuramlar ve tartışmalar kitapta akıcı bir dille anlatılıyor.

Bütün bunlar beynin tarihine ve beyin bilimlerine katkıda bulunmuş kişilerin hikâyeleriyle paralel bir şekilde sunuluyor.

Anlatıdaki hikâyeleri takip ederken sadece tarihini değil, beynin içinde ve beyin bilimleri alanında neler olup bittiğini de kavradığınızı fark edeceksiniz.

‘Beynin Tarihi’ beyinle ilgili tarihöncesi inançlardan tıbbın gelişmesiyle ortaya çıkan bilgi ve yöntemlere; anatomi, farmakoloji, fizyoloji, psikoloji, beyin cerrahisi, nörobilim gibi disiplinlerin doğuşuyla birlikte değişen beyin anlayışımıza ve bugünkü bilgilerimize kapsamlı ve tarihsel bir perspektif sağlıyor.

Andrew P. Wickens, amaçladığı gibi, “basit, anlamlı ve anlaşılır” bir biçimde “beynin tutarlı bir tarihini” anlatmayı başarmış.

Wickens’ın 10 yılını alan bu çalışma, beyin hakkında mevcut bilgimize nasıl ulaştığımızı anlamak isteyen herkesin ilgisini çekecek.

  • Künye: Andrew P. Wickens – Beynin Tarihi: Taş Devri Cerrahisinden Modern Nörobilime, çeviren: Levent Öztürk, Alfa Yayınları, bilim, 636 sayfa, 2024

Halik Kochanski – Direniş (2024)

‘Direniş’, farklı mecralarda, farklı koşullar altında, fakat aynı inançla yürütülmüş bir mücadelenin anlatısıdır.

Halik Kochanski bu büyüleyici ve ürkütücü çalışmasıyla okuru Nazi işgali altındaki Avrupa’da vahşete karşı direnişe geçmeye karar verenlerin kalbini dinlemeye, bıçak sırtı bir hayat süren direnişçilerle hemhal olmaya davet ediyor.

Küçük direniş gruplarının zorlu eylemlere nasıl atılabildiğini meseleyi romantikleştirmeden aktaran yazar, direnişçinin hem kendilerinin hem de sevenlerinin ölümüne sebep olabilecek görevlere hangi duygularla talip olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

‘Direniş’, sıradan insanların Nazi barbarlığına karşı yürüttüğü görkemli mücadelenin kitabı.

Avrupa’nın boyunduruk altına alınmış halklarının karşı saldırıya geçme yollarını mükemmelen anlatan ve efsaneleri yıkan ‘Direniş’, gözü pekliğe, olağanüstü cesarete ilişkin öykülerle örülü.

  • Künye: Halik Kochanski – Direniş: Avrupa’da Yeraltı Savaşı 1939-1945, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, tarih, 984 sayfa, 2024

İbrahim Çiçek – İttihat ve Terakki (2024)

1889 yılında kurulan İttihat ve Terakki Fırkası, Türk demokrasi tarihinin ilk siyasi partisiydi; II. Meşrutiyet’in ilanına önayak oldu ve 1908-1918 yılları arasında kısa kesintilerle devleti yönetti.

Yapılan ilk seçimlerde özgürlükleri genişletmeyi vaat ederek iktidara geldi.

Ancak parti mensupları geçmişe oranla çok daha fazla tahammülsüz ve eleştiriye kapalı bir tutum sergiledi.

Baskı rejimine karşı çıkarak taraftar bulan ve bu sayede iktidara gelen fırka, baskı yapmaya başladı.

Genç ve idealist bir kadroya sahip olan İttihat ve Terakki Fırkası, parçalanmakta olan Osmanlı İmparatorluğu’nu kurtarmak için yola çıksa da, devlet yönetimi konusundaki deneyimsizliği ve dönemindeki iç ve dış sorunlar nedeniyle devletin yıkılışını hızlandırdı.

Yıllardır bu dönemi çalışan İbrahim Çiçek, kapsamlı bir giriş yapmak isteyen okurlar için yazdı.

  • Künye: İbrahim Çiçek – İttihat ve Terakki: İhtilaller, Cinayetler, Darbeler ve Toplumsal Olaylar (1908-1918), Alfa Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2024

Tamer Kaya – Sosyalliğin Evrimi (2024)

İnsanın kendisinden olarak gördüklerine karşı fazla iyi ve fedakârca, öteki olarak gördüklerine karşı ise acımasızca davranışlarının temelinde, insan doğasında kabile içgüdüsünün şekillenmesine neden olan evrimsel süreçlerin rolü var.

Kabile içgüdüsü, grup seçilimiyle şekilleniyor.

Doğal seçilim ile evrim kuramını sadece bireysel seçilim olarak yorumladığımızda açıklayamadığımız fedakârlık gibi davranışları ancak bu bakış açısıyla anlayabiliyoruz.

Sosyal içgüdülerin etkisiyle ortaya çıkan sevgi, aşk, ahlak, fedakârlık, bağlanma, inanma ve ötekileştirme gibi davranış şekillerini açıklamak için gittikçe artan bir şekilde fen bilimlerinden yararlanıyoruz.

Bu konuda biyokimya ve genetik gibi alanların yanı sıra ileri fonksiyonel beyin görüntüleme yöntemleriyle yapılan araştırmalar da bize ışık tutuyor.

Bu kitap, canlılar dünyasındaki sosyalleşme örneklerini de göz önünde tutarak insanın sosyal evrimini anlatıyor.

Evrimsel bakış açısının sadece biyolojik bilimlerin değil, sosyal bilimlerin temelinde de önemli bir yeri olduğunu unutmayarak evrimsel perspektiften bakıldığında, insan davranışını açıklama ve anlamlandırabilmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

  • Künye: Tamer Kaya – Sosyalliğin Evrimi: İçimizdeki Kabile, Alfa Yayınları, inceleme, 408 sayfa, 2024

Lewis Hyde – Unutmanın El Kitabı (2024)

‘Unutmanın Elkitabı’, akademisyen ve edebiyatçı Lewis Hyde’ın unutmanın yaratıcı ve siyasi bir güç olarak şimdiki zamana ne gibi olanaklar sağlayabileceğini ele alan, çarpıcı güzellikteki kitabı.

Hyde, mitler ve efsanelerden çeşitli siyasi meselelere, tarihsel travmalardan kişisel anılarına kadar uzanan geniş bir alanı benzersiz bir incelik ve duyarlılıkla işliyor.

Yazar, başkalarıyla uyumlu şekilde bir arada yaşamak için neler yapılabileceği, özellikle de siyasi farklar arasındaki uçurumun dostane yoldan nasıl aşılabileceği üzerine düşünüyor.

  • Künye: Lewis Hyde – Unutmanın El Kitabı, çeviren: Emine Ayhan, Alfa Yayınları, inceleme, 384 sayfa, 2024

Julia Elyachar – Mülksüzleştirme Piyasaları (2024)

Piyasa yoksullara yardım etmeye çalıştığında ne olur?

Bugün dünyanın pek çok yerinde neoliberal kalkınma programları sıradan insanlara refah ve güçlenme aracı olarak serbest girişim araçlarını sunuyor.

Yoksulları küçük ölçekli girişimcilere dönüştürme planları, onlara piyasanın faydalarını ve küreselleşmenin ödüllerine erişme imkânını vaat ediyor.

Julia Elyachar, bankacıların, sosyal bilimcilerin, STK üyelerinin, kalkınma çalışanlarının ve devlet yetkililerinin Kahire’deki zanaatkârları ve işsiz gençleri mikro girişimciliğe dayalı yeni bir piyasa toplumunun öncüleri haline getirme çabalarını irdeliyor.

Atölye yaşamına dair titiz etnografisiyle, zanaatkârların geleneksel piyasa pratiklerinin Mısır’daki piyasa yaşamının en canlı biçimleri arasında yer aldığını anlatıyor.

Uzun zamandır geri kalmışlıkla suçlanan bu mevcut piyasa pratikleri, sosyal bilimciler ve kalkınma kurumları tarafından “serbest piyasa”yı genişletme deneylerinin hammaddesi olarak benimseniyor.

Elyachar, yoksulların kültürel kaynaklarına ve sosyal ağlarına atfedilen yeni ekonomik değerin, onların ekonomik, sosyal ve kültürel olarak mülksüzleştirilmelerine yol açan daha geniş bir süreci körüklediğini savunuyor.

  • Künye: Julia Elyachar – Mülksüzleştirme Piyasaları: Kahire’de STK’lar Ekonomik Kalkınma Devlet, çeviren: Erkal Ünal, Alfa Yayınları, antropoloji, 368 sayfa, 2024

Philip Mansel – Levant (2024)

Büyük tarihçi Philip Mansel’in Levantenlik mefhumuna ve pratiğine hasrettiği ‘Levant’ta bir zamanların büyük liman kentleri, zevküsefa, özgürlük ve refahın payitahtları olarak boy göstermiş üç şehrin hikâyesini okuyoruz: Smyrna, İskenderiye ve Beyrut.

Bu inşayı gerçekleştirebilmek için pek çok coğrafya, tarih ve kültürle hemhal olan ve sayısız kaynağa başvuran Mansel, dini olanla siyasi olanı ayrıştırıp birbirine karıyor, aynı anda var olabilen kozmopolitlikle milliyetçiliğin gizli savaşını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

Rum, Türk, Ermeni ve Arapların…

Müslüman, Yahudi ve Hıristiyanların…

Fransız, İngiliz ve Osmanlıların bir karşılaşma sahası olarak iş gören bu ziyadesiyle renkli dünya günün sonunda kararacak, felaketlerle yüzleşecektir: Smyrna yanmış, İskenderiye millileştirilmiş, Beyrut iç savaş sonucu parçalanmıştır.

Mansel’in Levant’ı Smyrna, İskenderiye ve Beyrut’un sosyal tarihine ilişkin olarak ortaya konmuş sıra dışı ve fevkalade bir çalışma.

  • Künye: Philip Mansel – Levant: Akdeniz’de İhtişam ve Felaket, çeviren: Nigar Nigar Alemdar, Alfa Yayınları, tarih, 640 sayfa, 2024

Georges Dumézil – Mitra Varuna (2024)

Hint-Avrupa Uygarlığı ve mitoloji uzmanı Dumézil, ‘Mitra-Varuna’da yönetici tanrı ve kahramanların nasıl hep ikili sunulduklarına ışık tutuyor.

Tüm Hint-Avrupa din ve sosyal sistemlerinin üç temel üzerine –egemenlik, savaş ve bereket–inşa edildiği teorisini öne süren Dumézil, ‘Mitra-Varuna’nın nasıl dini ve siyasi egemenliği temsil ettiğini okura sunuyor.

Şafak vakti ve Güneş’le ilişkilendirilen Hint tanrısı Mitra ile gökyüzü, okyanus ve suyla ilişkilendirilen Varuna arasındaki ikili ilişkiden yola çıkan Dumézil, Hindistan’dan İrlanda’ya, İran’dan Eski Almanya’ya kadar uzanan bir coğrafyada ikili tanrı ve kahraman motiflerini gösteriyor.

  • Künye: Georges Dumézil – Mitra Varuna: Hükümranlığın İki Hint-Avrupa Temsili Üzerine, çeviren: Ali Berktay, Alfa Yayınları, inceleme, 240 sayfa, 2024