Eric R. Kandel – Belleğin Peşinde (2016)

Nobel Ödüllü Eric Kandel’den, son elli yılda gerçekleştirilmiş zihin araştırmalarındaki başarıların ve meslek hayatındaki deneyimlerinin bir hikâyesi.

Sinir hücresi sistemleri, bellek depolamanın biyolojisi, snaps bağlantıları, sinir biyolojisi, bellek genleri ve buna benzer pek çok ilgi çekici konu, burada.

Anılarla tarihi, modern biyoloji ile davranış araştırmalarını ustaca bir araya getiren ‘Belleğin Peşinde’, Kandel’in Nazi işgali altındaki Viyana’da geçen çocukluk günlerinden başlıyor.

Kitap ardından, Kandel’in 20. yüzyılın önde gelen bilimcileriyle birlikte başardığı keşiflere yol alıyor.

Yazar hem bireysel hem de bilimsel hayatında belleğin izinden giderken, okuru da bilimin renkli ve sürprizli dünyasıyla buluşturuyor.

  • Künye: Eric R. Kandel – Belleğin Peşinde: Yeni Bir Zihin Biliminin Doğuşu, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları

Eric R. Kandel – Sanatta ve Beyin Biliminde İndirgemecilik (2020)

Sanat ve bilimde ortak bir zemin nasıl bulunabilir?

Nobel Ödüllü Eric Kandel, hem bilimin insan algısının karmaşıklıklarını nasıl keşfedebileceğini hem de bilimin harika sanat eserlerini algılamamıza, takdir etmemize ve anlamamıza nasıl yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Bilimin bir sanat eserini deneyimleme ve anlamlandırmadaki etkisini sorgulayan Kandel, hafızanın nörobiyolojik temellerini ortaya koyan çalışmalarını bu kez sanata uyguluyor ve bu bağlamda öznel dünyalarını renk, biçim ve ışığa damıtan modern sanatçıların nörobilimsel analizini yapıyor.

Kandel ayrıca, resim sanatının Turner, Monet, Kandinsky, Schoenberg ve Mondrian’ın eserlerinden Pollock, de Kooning, Rothko, Louis, Turrell ve Flavin’in soyut dışavurumculuğuna ulaşmak için nasıl bir indirgemeci yaklaşım içinde olduğunu ayrıntılarıyla aktararak, bu yolculuğun sonunda Katz, Warhol, Close ve Sandback’in eserlerini analiz ediyor.

  • Künye: Eric R. Kandel – Sanatta ve Beyin Biliminde İndirgemecilik: İki Kültür Arasında Köprü Kurmak, çeviri: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 216 sayfa, 2020

Tore Janson – Dillerin Tarihi (2016)

Dillerin nasıl doğup ortadan kaybolduğu, neden böyle farklı kaderleri olduğuyla ilgilenen bir kitap.

Yazılı olmayan diller; Hint-Avrupa, Germen, Slav ve Bantu gibi büyük dil grupları; hiyeroglifler ve Mısır dili; fetih ve kültürel yollarla dillerin yayılması ve dillerin nasıl yok olduğu, Tore Janson’un ele aldığı konulardan.

  • Künye: Tore Janson – Dillerin Tarihi, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları

Shelley Emling – Fosil Avcısı (2020)

Henüz on iki yaşındayken, 1811 yılında lchthyosaur’un ilk dinozor iskeletini keşfetmiş Mary Anning’in katkılarını anlatan, böylece okurunu paleontolojinin ilk günlerine götüren harika bir çalışma.

Bilindiği gibi Darwin, Anning’in fosilleşmiş yaratıklarını, geçmişte yaşamın şimdiki gibi olmadığının tartışılmaz kanıtı olarak görmüş, Stephen Jay Gould ise Anning’i “paleontoloji tarihinin en önemli kişiliği” diyerek övmüştü.

İşte Shelley Emling’in bu enfes çalışması da, Anning’in yaşamını anlatıyor ve buradan yola çıkarak paleontolojinin bilim olarak ortaya çıktığı dönemin nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

Anning’in yaşamını ve bilime katkısını, canlı bir şekilde ve sosyolojik bağlamını da ihmal etmeden anlatmasıyla dikkat çeken çalışma, dinozorların keşif sürecini yakından görmek için çok iyi fırsat.

  • Künye: Shelley Emling – Fosil Avcısı: Mary Anning’in Yaşamı ve Paleontolojinin Doğuşu, çeviren: Mehmet Doğan, Alfa Yayınları, bilim, 256 sayfa, 2020

Ken Richardson – Zekânın Bilimi ve İdeolojisi (2020)

Zekâ tanımlanmış, doğuştan gelen ve testlerle ölçülebilen bir özellik midir?

Ken Richardson, zenginlerin zekâları sayesinde servet biriktirdikleri, yoksulların da söz konusu zekâdan yoksun oldukları için yokluk içinde bulundukları iddialarına dayanak oluşturan siyasi ve “bilimsel” tezlerle kıyasıya hesaplaşıyor.

Richardson, zekâ üzerine yapılan benzer çalışmalarının aksine, zekâyı aramaya sinir sisteminin mikro patikalarında başlıyor.

Zekânın değişken çevrelere uyum sağlayan, esnek, işbirliği ve iletişime önem veren özelliklere sahip olduğunu gösteren Richardson, genlerin efendi konumunu yitirdiği, işbirliği ve kültürün sonuç değil bağlama dönüştüğü bir bilişsel evrim ortamında, sinir sistemimizin de diğerlerinin sinir sistemine öylesine bağlandığını ve sınıflı, hiyerarşik mevcut toplum kadar olası bir başka seçeneğin daha ufukta belirdiğini söylüyor.

Bu seçeneği katılımcı, eşitlikçi, kapısı herkese açık bir dünya olarak kavramsallaştıran yazar, buradan hareketle genetiğe ve beyne yönelik indirgemeci bakışı sorguluyor.

“Önümüzdeki görev zorlu, fakat insanlık tarihi bu tür ideolojilerin alaşağı edildiği örneklerle dolu!” diyen Richardson, zekâ konusunda kaderciliği ve karamsarlığı defetmeye yardımcı olacak sağlam bir alternatif sunuyor.

  • Künye: Ken Richardson – Zekânın Bilimi ve İdeolojisi: Genler, Beyin ve İnsanın Potansiyeli, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 360 sayfa, 2020

Paul Bushkovitch – Rusya’nın Kısa Tarihi (2016)

Rusya’nın siyaset, edebiyat, sanat ve bilim alanlarındaki serüvenini 9. yüzyıldan günümüze izleyen, iyi bir çalışma.

Ülkenin farklı tarihsel aktörlerini yaşadıkları dönemden ayrıntılar paralelinde ele alan kitap, Rus toplumunun dini yapısından gündelik yaşamına pek çok konuyu aydınlatıyor.

  • Künye: Paul Bushkovitch – Rusya’nın Kısa Tarihi, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi

Charles Darwin – Solucanlar (2020)

Darwin’in evrim kuramı kadar, daha önceki alışkanlıklarımızı ve kanaatlerimizi köklü bir şekilde dönüştüren bilimsel bir devrim yoktur.

Darwin’in, ufuk açıcı değerlendirmelerde bulunduğu ‘Solucanlar’ adlı bu çalışması ise, evrim olgusunu bu sefer solucanların oluşumu, yaşamları ve alışkanlıklarını merkeze alarak izliyor.

Darwin’in son bilimsel kitabı olan ve ‘İnsanın Türeyişi ve Cinsel Seçilim’ adlı çalışmasından on yıl sonra, yani 1881’de yayımlanan kitap, ele aldığı konuyu çok özgün bir şekilde ortaya koyduğu gibi, Darwinci kuramın nasıl üstün bir açıklama gücüne sahip olduğunu ve açıklamasındaki ekonomikliğin ne denli olağanüstü olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

  • Künye: Charles Darwin – Solucanlar: Bitkisel Humus Oluşumunda Solucanların Etkileri ve Solucan Alışkanlıklarına Dair Gözlemler, çeviren: Mehmet Doğan, Alfa Yayınları, bilim, 190 sayfa, 2020

Steven Pinker – Boş Sayfa (2010)

Harvard Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi, dil ve zihin konusunda yaptığı önemli çalışmalarla bilinen Steven Pinker ‘Boş Sayfa’da, modern yaşamdaki insan doğası kavramının ahlaksal, duygusal ve siyasal boyutlarını irdeliyor.

Pinker, insan zihninin boş bir sayfa olduğu ve aile, toplum gibi faktörler tarafından şekillendirildiği egemen görüşünü, kültürün her şey olmadığı karşı teziyle yanıtlıyor.

Söz konusu egemen görüşün, insanlığın devasa boyutlardaki toplum mühendisliği projeleriyle yeniden şekillendirilebileceği gibi gaddarlıkları da beraberinde getirdiğini savunan Pinker, zihin, beyin, gen ve evrim alanlarında gerçekleştirilen keşiflerden hareketle, insan doğasını yeniden tanımlamaya koyuluyor.

  • Künye: Steven Pinker – Boş Sayfa, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, psikoloji, 581 sayfa

Susan McKinnon – Neo-Liberal Genetik (2010)

Virginia Üniversitesi Antropoloji Bölümü öğretim üyesi Susan McKinnon ‘Neo-Liberal Genetik’te, evrim psikolojisinin tezlerini enine boyuna irdeliyor.

McKinnon, evrim biyolojisi, bilişsel ve deneysel psikoloji, bilgisayım, oyun kuramları ve antropoloji gibi alanlardan beslenen çalışmasında, evrim psikolojisini eleştirel bir gözle değerlendirerek bu alandaki temel yanılgılara odaklanıyor.

McKinnon evrim psikolojisinin, toplumsal kategorileri ve hiyerarşileri doğallaştıran indirgemeci bilimsel açıklamaların en yenisi olduğunu ve özellikle de cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve akrabalık kategorileri için bunu yaptığını ileri sürüyor.

McKinnon ayrıca, evrim psikologlarının; evrim, psikoloji ve kültür hakkında yanıldıklarını,  ortaya koydukları evrensel psikolojik mekanizmalar kuramının altında yatan genetiğe ve cinsiyete dair varsayımların, antropolojik kayıtlardan gelen gözleme dayalı kanıtlarca desteklenmediğini de savunuyor.

  • Künye: Susan McKinnon – Neo-Liberal Genetik, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, bilim, 144 sayfa

Mehmet Doğan – Bilim ve Teknoloji Tarihi (2010)

Mehmet Doğan ‘Bilim ve Teknoloji Tarihi’nde, baş döndürücü bir hızla kaydedilen bilimsel gelişmelerin tarihini dünya ve Türkiye ekseninde araştırıyor.

Çalışmasına, bilimin dünyanın farklı medeniyetlerinde kaydettiği gelişmelerle başlayan Doğan, bazı teknolojiler ile bilim alanlarının gelişimini ve Cumhuriyet Türkiye’sinde ortaya konan bilimsel gelişmeleri anlatıyor.

Tüm çağları ve kültürleri kapsayan bilimsel olayların izini süren yazar, böylelikle kolay okunur ve bilim tarihinin özeti niteliğinde bir esere imza atmış.

Kitap, sadece fen ve teknik bilimler öğretimi alan öğrencilere değil, bilimsel/teknik gelişmeleri derli toplu bir kaynaktan öğrenmek isteyenlere de hitap ediyor.

  • Künye: Mehmet Doğan – Bilim ve Teknoloji Tarihi, Anı Yayıncılık, bilim, 296 sayfa